Değerli dostlarım, geçen hafta yazım “Aile” meselesi üzerineydi. Değerli okurlarımdan aldığım yapıcı tenkitlere çok teşekkürler ediyorum. Aile üzerine bir süre daha devam etmemi talep ettikleri için de ayrıca teşekkür ediyorum. Temel taşımızdır ailemiz. Vazgeçilmezimizdir ailemiz. Bir toplumu ve özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devletini ayakta tutan unsurlardan en önemli olanıdır ailelerimiz.
Aile konusuna şimdilik bir nokta koymak istiyorum. Sebebi ise bazı okurlarımdan aldığım teklif ve gazetemizin “baş yazarı” duayen isim olan sevgili Özcan Özgür Beyefendi Ağabeyimin Gazze ile ilgili yazmış olduğu makale ve yazı sonrasında da adeta yapıt denecek kadar olan bu yazıyı okuyanların azlığı bendenizi de böyle bir çalışmaya adeta itti diyebilirim.
Duayen gazeteci, birikimli ve deneyimli kalem olan kıymetli Özcan Ağabeyimin yazılarını takip edenlerden biriyim. Hatta gece saat 00.00’dan sonraki dakikalarda sonraki günün yazısını ilk otuz dakikada mutlaka okurum da öyle yatağıma uzanırım.
Gazze de yaşananlara ‘İnsanlar Ölmüyor, İnsanlık Ölüyor’ konu başlıklı yazısı harika ve gerçekleri tarihten esintilerle bizlere aktaran bir özelliği de vardı yazının. Tabii kıymetli Özcan Ağabeyim kent yazarı olmamdan dolayı yaz(a)madım ama bebeklerin çocukların katledilmesine dayanamadım diyordu yazısında. Yazısını en az üç defa okudum ve gözyaşlarımı tutamadım. Böyle bir yazının çok çok az okunmasının sebebi neydi. Buradan hareketle bendeniz de ağır aksak da olsa, ilçem Ula ve civarı hakkında olan bitenleri her Çarşamba günleri değerli okurlarımla buluşuyor, dertleşiyoruz. Mahalli yazılar yazıyorum. Ve sevgili Özcan Ağabeyime destek demeyeyim de (haddim değildir) yazısını okuduğumu izah etmek adına böyle bir yazı ile huzurunuzdayım.
Gazze ve Filistin toprakları. Yarım asırdan fazla Osmanlı toprakları içinde yer alan, üç dinin ve özellikle Müslümanlığın mübarek olarak Kur’an da anıldığı Kudüs Şehri de Filistin toprakları içindedir. Müslümanlar için kutsal bir mekandır Filistin ve Gazze. Diğer muharref dinler için de kutsal sayılır Filistin toprakları ve Kudüs-ü Şerif.
Yüce Yaradan İsra Suresinde mealen buyurur. Miraç hadisesini izah buyururken Allah’ımız, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya kulunu (Muhammed’i ) gecenin bir kısmında diye ayet devam eder. Kur’an da etrafını mübarek kıldığımız diye tüm insanlığa haykıran yüze Allah’ımıza nispet yapar gibi Filistin ve Gazze de tüm dünya ülkelerinin gözü önünde özellikle kadınlar ve çocuklar katlediliyor. Çeşitli mahvillerde konuştukların da mangalda kül bırakmayanlar, her konuşmalarında insan hakları, özgürlük, yaşama hakkı, demokrasi diye adeta naralar atanlar 7 Ekim’den bu yana yaklaşık olarak yirmi binden fazla “ ÇOCUK” öldürüldü, onbinden fazla “KADIN” öldürüldü de kimse evet evet bu yapılanı görmezlikten geliyor. Hatta daha da ileri giderek Filistinli kadınlar çocuklarını kendileri öldürüyorlar diye yalandan videolar, haberler yayımlıyorlar.
Eli kanlı terörist İsrail Hükümeti (Halkı bu katliama karşı olduğunu görüyoruz) hiç acımadan onlarca yüzlerce Filistinliyi Gazze’den önce uzaklaştırdı. Güya Sina Çölü tarafına gidin orası daha da güvenli diyerek tüm Gazzelileri vatanlarından, evlerinden, yurtlarından çıkardı, adı Refah olan ama Gazzelilere toplu mezarlık olan yerleri çoluk çocuk demeden onlarca sabî, onlarca günahsız kadını yüzlerce Gazzeli Müslümanları katletti, katletmeye de devam ediyor.
Bu yapılan asla bir savaş değildir. Savaş iki devlet arasında belli kurallar çerçevesinde, sivillere, çocuklara, kadınlara, hastalara, yaşlılara dokunulmaz. Hatta hatta hayvanlara dokunulmaz. O kurallar çerçevesinde belirlenen hedefler imha edilir. Gazze’de yaşananlar sadece ve sadece “Müslüman ve İslam” oldukları için katlediliyorlar, öldürülüyorlar. Dünyada 200’e yakın devlet veya devletçik vardır. Bu devletlerin içinde bizim ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti Devletinden başka Gazze ve Filistin’de yapılanlara yüksek sesle haykıran yok gibidir. Özellikle ırk olarak Arab, din olarak kendilerini Müslüman bile saysalar kısık sesle olsa bu katliama karşı dururlardı diye hayıflanıyorum.
İnsan nesli zaman zaman böyle katliamlara şahit olmuştur. Emperyalist ülkeler başta olmak üzere yıllardır hegemonyasına aldığı yerli halkı hem sömürmüş ve hem de birbirlerini bir nifak sokarak kırdırmıştır.
Yakın tarihimizde Irak Devletinin ve halkının imha edilmesi ve işgal edilmesi, Suriye Devletinin ve topraklarının imha edilmesi ve işgal edilmesi, Mısır Devletinde halkın seçtiği başkanı hapishanelerde çürüterek kendine özgürlükçü ve barışçıl denen emperyalist ve materyalist ülkeler talan ederek dünyanın gözü önünde milyonlarca insanın kanına girmişlerdir.
Gazetemizin baş yazarı, Muğlamızın medar-ı iftiharı olan Gazeteci Özcan Özgür Ağabeyim, üzülme yazımı okumadılar bu toplum, bu gençler diye. Yazmanıza devam ediniz. Doğruları, dürüstçe halka duyuruyorsunuz. Eften püften işe yaramaz dedikodular pirim yapıyor maalesef. Ne bileyim Muğlamız da yaşayan bir milyonu aşkın insan olduğu söyleniyor. Elbette bu toplumun içinde şuurlu, ne yaptığını bilen, doğruya doğru, eğriye eğri diyebilen 1000 kişi çıkar canım.
Bendenizi çok üzen nemelazım, bana ne, beni sokmayan yılan bin yıl yaşasın diyebilen ve öyle yaşayan toplum içinde olmamızdır.
Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız…