Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,

Önderliğinde yazılan,

Kurtuluş destanının,

Onurunu,

Heyecanını,

Ve bu destanın varış noktası olan,

Cumhuriyetimizin ilanının,

101. Yıldönümünün,

Haklı gururunu yaşadık bu hafta.

Bir Kadın Gözüyle Cumhuriyeti değerlendirirsek,

Mustafa Kemal;

Ey kahraman Türk Kadını,

Sen yerde sürüklenmeye değil,

Omuzlar üzerinde,

Göklere yükselmeye layıksın demişti.

Ne mutlu biz kadınlara.

Kurtuluş mücadelemiz için atılmış her adım,

Bugün bu topraklarda yaşamamızın asıl gayesidir.                                                                           

Ancak biz kadınlar olarak,

29 Ekim Cumhuriyet Bayramının,

Önem ve değeri ayrıdır.

101 yıl önce ilk defa ve o günün devamında,

Varlığımızdan bahsedilecek olan bir devrimin,

İlk günüdür.

29 Ekim bugüne kadar,

Kadın olarak yaşayabilmemizin,

Kendi başımıza ayakta durabilmemizin,

Varlık gösterebilmemizin,                                                                                                                

Bir dayanağıdır aslında.

Cumhuriyet;

Tüm kadınların varlığıdır,

Ve kolay elde edilmemiş,

Kolayda bugünlere taşınmamıştır.

Kadın olarak var olma mücadelesi,

Bizim topraklarımızda,

Bugün güya gıpta ile baktığımız,

Medeniyetin beşiği gibi bize şişirilen,

Avrupa ülkelerinden çok daha önce başlamıştır.

Kurtuluş savaşı cephelerde yaşanırken,

Kadınlarımızda kahramanca topraklarımızda,

Bağımsızlık mücadelesi vermiştir.

Nene Hatun’u,

Kara Fatma’yı

Nafize Kadın’ı,

İzmirli Ayşe Hanım’ı

Gördesli Makbule’yi

Kılavuz Hatice’yi,

Ve daha nicelerini unutmadık.

Unutmayacağız.

Bu cesur kadınların torunları,

Mekteplerden mesleklere sıçramışlar,

Ülkenin kadın gücünü oluşturmuşlardır.

Kadın bugünlere kolay gelmedi.

Mesela Afife Jale.

İsyanın ilklerinden birisidir kendisi.

1919 da ilk Türk Kadını olarak,

Tiyatro sahnesinde boy göstermiş olup,

Bunun karşılığı olarak,

Saray rejimi tutuklatmaya kalkmıştır.

Hiç şüphe yoktur ki,

Bu tutuklatılmak istenmesi,

Afife Jale’nin azminin önünde duramamıştır.

Hangi Kadına zincir vurulacakmış,

Şaşarım…

Bugün düşünüyorum ki,

Afife Jale’nin,

Nene Hatun’un,

Gördesli Makbule’nin,

Azmi ve mücadeleci isyanları,

Biz kadınların genlerinde vardır.

Hatta kurtuluş savaşı destanı ülkede yazılırken,

Kadınlar da kendilerine destan yazdırmışlardır.

Babası cephede Atamızla savaşan Refet Angın,

bunlardan biriydi.

İlk Türk Kadın öğretmen olarak tarihe geçmiş,

Atatürk’ün isteği ve yönlendirmesi üzerine,                                                   

Tarih öğretmeni olup,

Çocuklara yaşadıkları tarihi anlatmıştır.

Suat Berk, 21 yaşında ilk kadın Türk hakim olmuş,

Berk’in mesleğinin ilk yıllarında yaptığı açıklamada,                                 

Kadınlar için nelerin nasıl değişmeye başladığını,

Bize özetlemiştir.

“Ben zannederdim ki,

Herkes mahkemeleri dinlemek için,

İşleri olanlar geliyor sanıyordum.                                                                                                                                           

Meğerse hakim kadın olduğum için,

Beni seyretmek için geliyorlarmış” demişti.

Nereden nereye!

Sabiha Gökçen, Halide Edip,

Safiye Ayla, Semiha Berksoy,

Sadiye Hanım, Mualla Eyüboğlu,

Mevhibe İnönü, Afet İnan, Yıldız Moran…

Daha nice rol model kadınlarımız.

Daha nice cesur kadınlarımız,

Daha nice yüksek onurlu kadınlarımız,

Hem ülkemizin,

Hem de kadın olarak,

Varoluş mücadelesinin fitilini,

Cumhuriyet’in bize getirdikleri sayesinde ateşlemişlerdir.

Ve o mücadele bugün,

Kendi ayakları üstünde duran,

Her kadının ilk nefesi niteliğindedir.

Bu bağlamda;

Mustafa Kemal’e,

Cumhuriyet’e,

O’nun yetiştirdiği binlerce cesur,

Onurlu,

Yüksek haysiyetli,

Kadınlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Ülkemizin Cumhuriyet Bayramı bir gün olarak kutlasak da,

O’na sahip çıktığımız her gün

Ülkemizin Bayramıdır.

Yaşasın Cumhuriyet.

Yaşasın Cumhuriyet değerleri.

Atamız Ulu Önder Atatürk,

Ve silah arkadaşlarını sonsuz saygı,sevgi,minnetle…