ÇEVRESİNE VE GELECEĞESAHİP ÇIKANLARIN İFADESİ ALINDI
Menteşe Belediyesi 'nin yok hükmünde ÇED raporuna dayanarakverdiği yok hükmünde yapı ruhsatı ile çimento tesisi inşaatına devam edenyatırımcı Bayır ve Deştin köylüleri ile çevreciler hakkında suçduyurusunda bulunmuş. Duyunca " neden? " dedim, nedeni öğrenince beni birgülmek aldı.!
Bir avuç köylüden korkuyorlarmı ne? Aklıma Cumhuriyet Halk Partisi 'nin (CHP) bir seçim şarkısı geldi;
" Bir ıslıkta sen çalkorkuyorlar, korkacaklar, korksunlar. "
Ama bütün bunlar CHP'li bir belediye başkanı yüzünden... O da korkuyor olmalı... Tabii korkunun " siyasiecele " faydası da yok.
Geçtiğimiz günlerde Deştin 'den, Bayır 'dan bir kaç kişi çimento tesisi yatırımcılarının iş makinalarınınönünü keserek protestoda bulunmuşlar. Niyetlerinin kamuoyu ve algı yaratmakolduğunu söylüyorlar. " Başkaca bir amacımız yoktu. Hiçbir olumsuzluğuniçinde olmayız. " diyorlar...
Ama onlar ne söylerlersesöylesinler, önceki gün Bayır Jandarma Karakolu 'nda ifade verdiler...
xx xx xx
CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİBURAK ERBAY DA ORADAYDI
Kurulmakta olan EntegreÇimento Fabrikası 'nın yetkilileri tarafından " iş makinelerinin önünükestikleri " gerekçesiyle şikayet edilmiş olmalarına tepki gösterenlerönceki gün ifadelerini verdikten sonr a Bayır Meydanı 'nda açıklamadabulundular. " Havasına, suyuna, toprağına, bağına, bahçesine, zeytinağacına, ormanına yani yaşam alanlarına sahip çıkmak ne zamandan beri suçolmuştur? Yaşam alanlarına sahip çıkmak en temel insan hakkıdır "ifadesinde bulundular.
" Sahip çıkma "eylemini birlikte yaptıklarını kaydettiler.
O eylemle ilgili basında yeralan haberlere göre Menteşe 'ye bağlı Bayır Mahallesi ile Yatağan 'ın Deştin Mahallesi arasındaki Tekağaç mevkiinde 2021 yılındayapımı başlayan Entegre Çimento Fabrikasında çalışmalar devam ederken,bölgede 13 Nisan 'da bir özel arazide kurdukları çadırda direnişe devameden köylüler fabrika inşaatına giden şirket araçlarının önünü kesip, " Domatesimizi,biberimizi Deştin Köylüsü olarak zor yetiştiriyoruz, bırakalım o zaman buralarıbeton yapsınlar. Ama bırakmayacağız buraları çimentodan kurtaracağız. Yaöleceğiz ya da buraları kurtaracağız " diyerek tepkilerini dilegetirmişler ve araçları bir süre engellemişlerdi...
7 Mayıs 'ta yapılan o eyleme katılan CHP Muğla MilletvekiliBurak Erbay ise, yargı sürecinin devam ettiğini hatırlatarak, " Bilirkişigelecek Barajlarda ve buralarda incelemelerde bulunacak, çimento fabrikasınaçok yakın iki tane sulama barajı bulunuyor, bunlar bölge için önemli sulamabarajları, suyu fabrika nereden kullanacak, halkı yanlış bilgilendiriyorlar.Yargı süreci devam ederken Şirketin çalışmalara devam etmesini doğru bulmuyoruz "demişti...
xx xx xx
KENDİ KENDİLERİNİ İHBARETTİLER
Çimentoculara karşı bölgehalkının hukuk mücadelesi ve 13 Nisan 'da kurdukları çadırdakidirenişleri sürerken yatırımcı firma 7 Mayıs da iş makinelerinin önünükesen ve bölgeye girişini bir süre engelleyen köylülerden şikayetçi oldu. BayırJandarma Karakolu 'ndan ifadeye çağrılanlardan 11 kişi önceki gün MuğlaÇevre Platformu (MUÇEP) Menteşe Meclisi , Deştin Çevre Platformu , Bayır Çevre Komitesi üyeleri de " ifadecileri " karakol önündebeklediler. Çimento karşıtları ifadelerin ardından meydanda bir araya gelirken,topluluk adına Haluk Özsoy 'un okuduğu ortak açıklamada şu ifadelere yerverildi:
" Çimentocu firma yaşamalanlarına sahip çıkan köylüleri, çevrecileri, ekolojistleri, yeşilleri birerterörist gibi gösterip avukatları Aytaç Cenk Özen, Zülfiye İzbek, Ayşe GizemAtabay (Özen Hukuk Bürosu) aracılığıyla Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığı'na suçduyurusunda bulunmuştur. 'Bir çevre eylemi yaptıkları iddiası ile müvekkilineait inşaat sahasına giden yolu araçları ile geçişe kapatarak, müvekkile aitşantiye sahasına geçecek araç ve insanları fiilen engellemiş ve geçişlerineizin vermemişlerdir' iddiasında bulunmuşlardır. Havasına, suyuna, toprağına,bağına, bahçesine, zeytin ağacına, ormanına yani yaşam alanlarına sahip çıkmakne zamandan beri suç olmuştur? Yaşam alanlarına sahip çıkmak en temel insanhakkıdır. "
Ortak açıklamada, " şikayetçivekili avukatların şikayete konu olan suçu işleyen şahısların isimleri tamolarak tespit edilememiştir " dediklerine dikkat çekilen açıklamadakendi kendilerini ihbar eden platformların üyeleri " Bizler buradanihbarda bulunuyoruz, MUÇEP Menteşe Meclisi, Deştin Çevre Platformu ve BayırÇevre Komitesi üyelerinin tamamı olarak Çimento Yıkım Projesine karşıyız veyaşam alanlarımıza sahip çıkma 'suçunu' hep birlikte işledik ve bu 'suçu'işlemeye devam edeceğiz. " ifadesinde bulundular.
xx xx x xx
DİRENENLER YILDIRILMAKMI İSTENİYOR?
Söz konusu eylemde yer alan MilletvekiliBurak Erbay dokunulmazlık sahibi olduğu için olmalı ifade vermeye gelmemiş.Gelenler içinde Ali Turbalıoğlu ve Bayır 'dan Bekir Kayma k'ında bulunmasına şaşırdım. Çünkü her ikisi de eylemin fotoğraflarında bile yok.
CHP 'nin Bayır 'daki yaşayan en eski temsilcisi ve 30yıldır Bayır 'da çimentoculara karşı direnen Bekir Kaymak meğer, sözkonusu eyleme katılmakla değil, direniş çadırının kurulmasına izin verdiği özelarazisini ' yasadışı eylemlerin lojistik üssü olarak kullandırmakla 'suçlanmış.
O gün o eylemde olmamasınarağmen çimentocuların kendisinden de şikayetçi olduğunu belirten ' doğalyaşamın ve dürüstlüğün sesi ' Ali Turbalıoğlu , ise " O günorada yoktum. Orada bir eylem olduğunu, benim de katıldığımı söyleyip şikayettebulunmuşlar. Ben Çimento Fabrikası'na başından beri karşıyım. Bu bölgedeyaşayan, çiftçilik yapan biriyim. Burada ayrıca 13 maden arama ruhsatına sahipbu fabrikanın buraya zarar vermeme imkanı var mı? O yüzden ben karşıyım,yapılmasını istemiyorum. Umarım yetkililer de sesimizi duyacaktır " diyekonuştu.
Beni bir kere daha gülmekaldı...
Benim tanıdığım AliTurbalıoğlu haberi olsa o eyleme giderdi, ama " Haberim yoktu,gitmedim " diyor. Be kir Kaymak , " Arazi benim, çadırıköylüler kurdu. Lojistik destek vermiyorum, ağa mıyım ben? Ama birlikteyiz.Kimse oraya eli boş gelmiyor. Param olsa gelenleri ağırlayabilirim de... Kimene, suç mu? " diyor...
Ara başlıkta " Direnenleryıldırılmak mı isteniyor? " diye sordum, ama galiba Bekir Kaymak ve AliTurbalıoğlu onları yıldırmış...
xx xx xx
BAHATTİN GÜMÜŞ SEYİRCİKALMAYA DEVAM EDİYOR...
Köylülerin avukatı Nuray Şahbudak ise gazetecilere yaptığı açıklamada " Soyut beyanlarla ve haksızispatlar temel amaca, bu mücadeleye gönül veren, destek veren ve hukukaaykırılığını haykıran vatandaşın sesini kısmak olan bu çimentocu şirketin,hukuk sürecinde kaybedeceği kesindir. Temel olan yaşam hakkıdır. Yaşam hakkınınkorunması amacıyla mücadele veren insanların sesi asla kısılamaz. Doğanın,yaşamın sesini kısmanız mümkün değildir " demiş...
Ben de böyle düşünüyorum...
Seçimlerde kendisine oyverenlerin karakolda ifade vermek durumunda kalmalarının nedeni ve seyircisiolan Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş 'e de " Bu doğasına, çevreve insan sağlığına sahip çıkan insanların başına bir şey gelirse bununsorumlusu olacağının farkında mısın? " diye sormak istiyorum...
Yüzünüz de mi kızarmıyorbilmiyorum...
Önceki gün kendisi de ifadeverenler içinde yer alan Haluk Özsoy ortak açıklamayı okurken " Direnişçadırımız yasadışı eylemlerin lojistik üssü değil yasa dışı çimento yıkımprojesinin önlenmesi için gece-gündüz yedi yirmi dört direnmenin, yaşamalanlarına sahip çıkılmanın güzel bir örneğidir. " diyerek noktayı şöylekoydu:
" Eylemlerimiz nedeniyleçimentocular korkuyorlarsa korkmaya devam etsinler. Havasını, suyunu, toprağınızehirleyip yok edecek ve 12 köyü ve binlerce insanı yerinden yurdundan edip göçetmek zorunda bırakacak olan bu yıkım projesi nedeniyle binlerce insan zatenyıllardır kaygı içinde yaşamaktadır. Korkma ve kaygı duyma sırası onlarda.Buradan haykırıyoruz binlerce insanı mağdur edecek bu yıkım projesini sizlere yaptırtmayacağız.Çimentoya inat, yaşasın hayat. Destin çayı özgür akacak, Muğla cennetkalacaktır. "
-------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Arılar aslasineklere balın boktan daha iyi olduğunu anlatmaya çalışmakla zaman harcamaz.
SÜLEYMAN DEMİREL; "Aslana hüviyet sorulmaz demişler. Kimliktaşımam." DEMİŞTİ...