Marmaris-Datçayolundaki ormanların 4.500 hektarlık bir kısmı maalesef son günlerde yandı.

Geçenyıl da Marmaris'te orman yangını yaşanmış idi.

Sonorman yangınını bir kişinin çıkardığı söyleniyor.

Bukişi yakalanmış.

Bukişi, içkili ve bir aile sorunu olduğu için ormanı yaktığını, söylüyor.

Doğruolabilir, ancak bu kişinin dış bağlantısı olup olmadığı özelliklearaştırılmalıdır.

Kimse"Ben, Türkiye'yi zor durumda bırakmak için ormanı yaktım" demez.

Olanolmuş, "Olan ile ölüme çare yok" demiş atalarımız.

Yanan4.500 hektarlık alan yeniden ağaçlandırılacak.

BuAnayasamızın 169. maddesinin bir emri aynı zamanda.

Yanan4.500 hektarlık alan, yanması daha zor olan meşe palamutu, badem, kedi boynuzu,zeytin, incir gibi yöresel ağaçlar ile donatılmalıdır.

Datça- Palamutbükü mevkii adını " eşe palamutu" ağaçlarından almıştır.

Yöre,meşe palamutu, badem, harup, zeytin ve incir ağaçları için ideal bir iklime vecoğrafyaya sahiptir.

Çamağaçları iğne yapraklı olduğu için, kuruyup yere düşen iğne yapraklar yanmayaçok uygun bir ortamı oluşturuyorlar.

Ayrıcaormanlar devletimize ait olduğu için, insanlarımız kuruyan ağaç dallarını kesipevlerine getirmediklerinden kuruyan dallar ve kuruyan iğne yapraklar, adetayangına davetiye çıkarıyorlar.

Yıllardırbu bölgede orman yangınları yaşanıyor.

Dahaönceleri yöredeki orman yangınları bugünkü gibi Türkiye'nin gündemine gelmezdi.

Yörehalkı bu yangınları hâlâ hatırlar, çünkü çok cani yanmıştır.

İğneyapraklı çam ağaçları dikmekteki ısrarımızdan artık vaz geçmeliyiz.

Buısrarımız ile orman yangınlarını önleyemeyiz.

Ormanyangınlarını azaltmanın çaresi, yöreyi çok seven meşe palamutu, badem, zeytin,harup ve incir ağaçlarından oluşan yeni ormanlık alanlar oluşturmaktan geçiyor.

Basitbir çare ama, uygulanır ise çare oluyor maalesef...