Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde belediye başkanı adayı olmayacağına dair açıklamasının yankıları devam ediyor.
Malum açıklaması şöyle başlıyordu:
“Çok kıymetli hemşehrilerim,
1999 yılında Muğla Belediye Başkanlığıyla başlayan ve 2014 yılında Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla devam eden 3 dönem il, 2 dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı görev ve sürecimi 2024 Yerel Seçimleri ile noktalamak amacıyla önümüzdeki seçimlerde aday olmama kararı aldım.”
Neden?
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, “adaylıktan neden vazgeçtiğini” veya “neden aday olmama kararı aldığını” söylememiş.
Takip edenler bilir, anımsar, “Osman Gürün aday olmaz, aday gösterilir.”... Bunu kendisi söylemişti. Demek ki bu defa “aday gösterilmeyeceğini” gördü veya sezdi...
xx xx xx
Farkında mısınız bilmiyorum, hala Osman Gürün’ün açıklamasına inanamayanlar, ama çok inanmak isteyenler var.
Dün Büyükşehir iş yerlerinden birinden bir çalışandan şu mesajı aldım:
“Ağabey yoksa bu açıklama bir nabız yoklama mı? Vazgeçmez bu kolay kolay.”
Nasıl bir baskı yaratıldıysa, insanlar hala korkuyorlar...
Sanıyorum pek çok insanın 2-3 gündür yaşadığı bayramı Büyükşehir çalışanları CHP’nin adayı belirlendikten sonra bile değil de yeni belediye başkanı her kim olursa o mazbatasını aldığında bayram edecekler, derin bir “Ohhh” çekecekler...
Büyükşehir Belediyesi idarecileri mi?
Onlardan bu günlerde facebook ta arkadaşlık teklifi alıyorum! Çok gülüyorum...
Gitmekte olana “ağam” demediğim gibi gelecek olana da “paşam” demeyeceğimi bilmiyor olmalılar...
“Güvenme dayına peynir ekmek al yanına” derler ya, “Osman ağabey” insan öğütme makinesi gibiydi, yola çıktıklarından ilk Fettah Bardakçı ve Sadettin Ünsal’ı tüketirken en son Hilmi Giresun’u tüketmişti... Bunu bile bile mürit olanlar düşünsün bundan sonrasını...
Beni mi? Beni tüketemedi... Dünkü yazımda vurguladığım gibi 24 yıl önce “hüsrana uğramış” olarak O’nu ben terk ettim...
Neyse O’nun için sevindim, akıllıca davrandı. Adaylığı zorlayıp ezilmekle rezil olmakla karşı karşıya kalmadı... Üstelik ilk defa partisini de rahatlattı...
xx xx xx
Farkında mısınız bilmiyorum, benim dikkatimi çeken bir nokta da Osman Gürün’ün açıklaması sağcılardan çok solcuları sevindirdi...
Bu sosyal medya paylaşımlarında fark ediliyor...
Sol sayfalar bayram yeri gibi...
Bir sosyolog dostum, “AK Partili, MHP’li ve hatta İYİ Partili çevrelerde ‘kurmay’ veya kanaat önderleri denilebilecek olanlar ‘ayıp olmasın’ diye düşünmüş olabilirler” dedi. Ardından da şu eklemeyi yaptı:
“Aslında AK Partililer ve MHP’liler Osman beyin yine aday olmasını istiyorlardı. Onlarında bir kısmı O’nun adaylığında bu sefer Büyükşehri alabileceklerini düşünürken, bir önemli kesimi de yenilerek gitmesini istiyorlardı. Osman bey kendi de farkında mı bilmiyorum, ama aldığı beklenmedik karar ile bu durumu engelledi.”
xx xx xx
Dün Ankara’dan bir dostum aradı. “İl Başkanınız buradaydı. Özgür Özel az sayıda il başkanı ile beraber oldu. Bu iller sıkıntılı iller. Bu illerde kimsenin beklemediği köklü değişimler yaşanacak. Bazı il başkanları ön seçim olmazsa başarılı olamayacaklarını iletti Onlar arasında sizin il başkanı da vardı. Büyükşehir dahil her noktada ön seçim talebinde bulundu. Özgür Özel il başkanlarına açık çek verdi” diye anlattı. Osman Gürün ile ilgili de şu ifadelerde bulundu:
“Kendisi son ana kadar Ankara’da şansını denedi. Sadece O değil, mevcut Milletvekillerinizden biri de denedi. Osman beye anketlerin olumsuzluğu anlatıldı. İsterse ön seçime girebileceği söylendi. Yani Muğla’da atama yok. Büyükşehir ve bütün ilçelerde ön seçim var.”
Tabii bunlar doğrulanmaya muhtaç kulis bilgileri...
Muğla’da CHP’nin büyükşehir de sadece anket yapılacağını biliyorduk. Şimdi hakim nezaretinde olmayan bir ön seçim de gündemde...
Bu CHP çevreleri için “çok iyi bir gelişme” gibi görülse, algılansa bile aslında “yanlış sonuç alınabilecek” bir gelişme... Malum Kurultay öncesi yaşanan ilçe başkanları, il başkanı seçimi arifesinde CHP’li başkanların olduğu yerlerde belediye başkanları, olmadığı yerlerde ilçe başkanları hısım akraba, eş dost, hatta başka partilerden insanları bile üye kaydettiler.
Bu üyelerle yapılacak ön seçimden ya mevcut belediye başkanları ya da şimdi belediye başkanı adayı olan ilçe başkanları çıkar...
Ön seçim veya ön yoklama (temayül) yanında anket de var, ama bakalım bu olumsuzluğa karşı CHP bir önlem aldı mı alır mı hep beraber göreceğiz...
xx xx xx
Dün bir arkadaşım “Osman Gürün giderken Bahattin Gümüş ve öteki arkadaşlarını da neden alıp götürmedi?” diye sordu. Beni bi gülmek aldı... O sırada yanımızda olan biri de “Bahattin’in durumunda bir sıkıntı yokmuş. Öyle olmalı ki Çarşamba günü Kurşunlu’daki cenazeye Erol Kutlay ile geldi. Safa iki kişi girdiler” dedi. Ötekinin karşılığı ilginç oldu:
“Sıkıntı olmadığı belli. Bir yerlere gittiğinde vekil olarak bıraktığı meclis üyesi hanımlar bile aday adayı oldu”
Ne yapayım gülmekle yetindim...
Bahattin Gümüş’ün meclise taşıdığı isimler şimdi karşısında aday adayı... “Vefa” basbayağı bir yerleşme adıymış işte... O değilde bu meclis üyeleri Bahattin Gümüş’ün beş yılına günahıyla sevabıyla ortak değiller mi?
xx xx xx
Muğla’nın ilçelerinde “Yurttaş İnisiyatifleri” ortaya çıkmaya başladı.
İlk “Milas Yurttaş İnisiyatifi” ortaya çıktı. Oluşumun içinde başta KESK, TMMOB, DİSK, BARO, TTB, Kent Konseyleri, Pir Sultan Abdal Dernekleri ile öteki Demokratik Kitle Örgütleri ve ‘Yaşam Savunucuları’ yanında TKP’lilerin, TİP’lilerin, HEDEP’lilerin, EMEP’lilerin, SOL Partililerin yer aldıkları vurgulanıyor.
Bu hareket Menteşe’de de “Muğla Emek ve Demokrasi Güçleri” olarak ortaya çıkmış bulunuyor. Bu harekette hafta sonunda 3 Aralık Pazar günü saat 12.00’de “Geleceğe Yürüyoruz” mottosu ile Menteşe/Akyol Pazaryeri’nde buluşarak “Muğla Adalet ve Demokrasi Yürüyüşü” yapıyorlar...
Peki bu oluşumlar ne diyorlar?
Merak edenler için paylaşalım:
“Başka türlü bir hayatın; yani eşit, özgür, demokratik ve laik bir hayatın hem de mutlulukla yaşanan bir hayatın mümkün olduğunu biliyoruz. Muğla'dan yaktığımız çoban ateşi ile gerek ulusal gerekse yerel yönetimler elindeki erkin şirketlerin sermayenin hizmetinde sunulmasına dur diyoruz.
Ayağa kalkın! Kalkmazsak eğer kaybedeceğimiz onurumuz var. İnsanlığımız var. Kendimizden vaz geçtik, sevdiklerimizin hayatı var.
Demokratik değerler, hukukun üstünlüğü ve eşit bir hayatı yaratmak için alanlarda olacağız ve güzel yarınlara olan inancımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.”
xx xx xx
Bu oluşumlar sayesinde solda belediye meclis üyelikleri belediye başkanlıkları kadar ciddiye alınabilir, kıymetli hale gelebilir diye düşünüyor, umutlanıyorum.
Özellikli yakın zamanda Büyükşehir Belediye Meclisi’nde çimento meselesinde köylülere ve çevrecilere gösterilen yaklaşımdan sonra...!
Umarım sağ tarafta da benzer oluşumlar yaşanır...
Şu anda ortalık belediye başkanı aday adayı ile kaynıyor... Her gün ilçelerde tanıtım toplantıları yaşanıyor...
Bu aday adayları elbette örgütleri, teşkilatları tarafından değerlendirilecekler. Sonra basın değerlendirecek... En önemlisi en son “aday” olduklarında seçmen değerlendirecek...
Ama bence öncelikle aday adayları kendi kendilerini değerlendirmeliler...
Örneğin Bodrum ve Milas’ta “Akbelen”, Yatağan ve özellikle Menteşe’de “Deştin’de Çimento”, Marmaris’te “Simpaş”, Ula’da “Akyaka”, Datça ve Fethiye’de “İmar meseleleri”, Ortaca’da “İztuzu” turnusol kağıtları olacak...
Yani aday olduğunuz ilçelerde tezgahta “İklim değişikliğine, çevreye, demokrasiye, kadın cinayetlerine, yalana, talana karşı” dokumanız, duruşunuz yoksa boşuna aday adayı bile olmayın... Mesela bu anlamda Milas’ı bitirip “Büyükşehir” diyen Muhammet Tokat ile “Menteşe’ye devam” diyen Bahattin Gümüş’ün hiç şansı yok...
------------------
GÜNÜN SÖZÜ; Gelirken nasıl geldiysen, giderken de aynı düzeyde, saygıyla gidebilmek ve arkanda hoş bir sada bırakabilmek de meziyettir.