Bodrum’un usta kalemlerinden Arena Haber Yazarı Abdülkadir Sevindik, 12 Temmuz 2025 tarihli yazısına “Yazılacak Hiç Mi İyi Bir Şey Yok?” başlığı atmış. Hepimizin ortak derdi... Yazılacak iyi şeyler elbette vardır, ama kötülerden iyilere, hatta çok kötülerden kötülere bile bir türlü sıra geliyor ki...

Yazısına “Herkes gibi gazetecilerde güzel bir güne uyanmak ister. Güzel insanları ve olayları haberleştirmek ve yorumlamak ister.” diye başlayıp, çoğumuzun “özlemini” dile getiren Abdülkadir Sevindik “Bu kadar ninni söyleyen varken, sorunları bıkmadan usanmadan dile getiren birileri olmalı değil mi?” diyerek CHP’nin Bodrumlu genç PM Üyesi Alkım Denizaslanı ile ilgili bir paylaşımda bulunmuş.

Güler misin ağlar mısın?” dedirten türden bir paylaşım...

+

CHP Bodrum ve Muğla örgütünün yaşadığı kopukluğu daha net bir şekilde örneklemek için dün yaşanan başka bir durumu daha sizlerle paylaşmak istiyorum.” diyen Bodrumlu Gazeteci Sevindik söz konusu olayı şöyle anlatmış:

Sıradan insanların bile yaşamasının pek mümkün olamayacağı olay, Bodrum Adliyesi’nde görüleceği sanılan CHP’li Parti Meclisi Üyesi Alkım Denizaslanı‘nın davası öncesinde yaşandı. CHP Parti Meclisi Üyesi Alkım Denizaslanı’nın yurtlarından atılan öğrenciler için Bodrum’dan Muğla’ya yaptığı yürüyüş sonrasında açılan dava için Bodrum Adliyesi önünde bir araya gelen; CHP PM üyesi Melisa Uğraş, CHP Muğla Milletvekilleri Av. Cumhur Uzun, Süreyya Öneş Derici, Av. Gizem Özcan, Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, Gençlik Kolları Başkanı Çetin Avcı, BB CHP Grup Sözcüsü Niyazi Atare ve partililerin birlikte yaşadığı olay yok artık dedirtti.

Herkesin koşa koşa geldiği davanın görüleceği yerin Bodrum Adliyesi değil, Muğla Adliyesi olduğunun farkına son dakikada varıldı. Haliyle; Muğla’daki duruşmada bulunamayan PM üyesi Alkım Denizaslanı’nın alınamayan ifadesi, 26 Ekim 2025 tarihinde Bodrum’da alınmasına karar verilirken, ertelenen duruşmanın da 10 Ekim 2025 günü Muğla’da yapılacağı öğrenildi.

Olayın düşündüren tarafı; avukata gerek yok diyen ve her konuda olduğu gibi bu konuda da kendinden fazlasıyla emin olan PM Üyesi Alkım Denizalanı’nın, kendi davasına sahip çıkamaması.. Güldüren tarafı da; destek için orada bulunan ve ikisi milletvekili olan avukatların dava dosyasını incelemeden adliyenin yolunu tutması..

+

Usta gazeteci Abdülkadir Sevindik’in anlattığı olay, çocukluğumda yaşlılardan duyduğum “Devir değişti, inek artık dananın arkasından gidiyor” şeklindeki sözü anımsattı.

Sevindik, hukukçu milletvekillerinin dava dosyasını incelemeden adliyenin yolunu tutmasına dikkat çekmiş, ama ben onların dosyadan haberdar olduklarını düşünüyorum.. Ancak PM Üyesi “Bodrum Adliyesi’nde buluşalım” davetinde bulunduysa, vekiller “Hayır, başım ağrıyor, gelemem” diyebilirler mi?

Ki milletvekilleri sözüm ona yurttan atıldıkları öne sürülen 3 gence sahip çıkan (!) PM Üyeleri Denizaslanı’nın Bodrum’dan Muğla il merkezine protesto yürüyüşüne de birlikte yürüyerek destek vermişlerdi.

Sanki bir akıl tutulması yaşanıyor. Benim bildiğim Milletvekili Gizem Özcan o gençlere genç PM Üyesinden önce zaten sahip çıkmıştı!

Gelin şöyle bir başa dönelim...

+

Her şey CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ilan edilen Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması ile başladı. CHP’liler İl Başkanlığı’ndan yapılan çağrı ile 19 Mart 2025 de ilçelerden Muğla il merkezine aktı... Miting yapsalar olacakmış. İl Başkanı Zekican Balcı “Ya gelen olmazsa” diye tereddüt etmiş olabilir mi bilmiyorum. Sonuçta o gün CHP İl Başkanlığı yanındaki park meydanda başta Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras olmak üzere belediye başkanları ve ilçe başkanlarının da örgütleriyle katılım gösterdiği miting gibi basın açıklaması yapıldı. Basına açıklanan programda yoktu, ama kalabalıktan coşmuş olmalı İl Başkanı Balcı’nın “Yürüyelim” demesi ve Başkan Aras’ın da O’na ayak uydurması sonucu oradaki kalabalık sloganlarla Muğla Adliyesi’ne yürüyüşe geçti. Olanlar oldu...

Gençliğimizde biz buna “korsan yürüyüş” derdik.. Kalabalık Adliye önünde Muğla Polisi ile karşılaştı. Polis izinsiz yürüyüşe göz yumamaz... İl Başkanı, Büyükşehir Başkanı ve başkaları uyarılmış olmalı.. Kalabalık dağılmıyorsa polis ne yapar? Dağıtır... Ve istenmedik olaylar yaşandı... Çok merak ediyorum, İl Başkanı Balcı öğrenciliğinde kaç benzer olaya katılmış olabilir?! Sayelerinde o gün insanlar coplandı, biber gazına maruz kaldı, gözaltına alındı.

Kimse de “Neden?” diye sormadı...

+

Gözaltına alınanlar serbest bırakılırken, polis kalkanını yumruklayan Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü hakkında soruşturma başlatıldı. Yüzüne biber gazı sıkıldığında görevli polise tepki göstereceğine keşke İl Başkanı Balcı’ya tepki göstermiş olsaydı...

Soruşturmalar tamamlandı, Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Geçen hafta Başkan Acar Ünlü ile CHP İl Başkan Yardımcısı Mehmet Barut, İl Gençlik Kolları Başkanı Nazım Şardoğan, Yağız Kalakoğlu, Ali Deniz ve Burak Taşlıcalı ilk duruşmaya çıktılar. “Kamu görevlisine direnme”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla açılan davada ilk savunmalar alınırken, “olay anına ait tüm görüntülerin detaylı incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmesine” hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 16 Ekim tarihine erteledi.

+

Şikayetçi polis memurları ile Muğla İl Emniyet Müdürü Ali Canbolat’ın da katıldığı duruşma CHP Muğla İl Başkanı Zekican Balcı ile Milletvekilleri Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici, Cumhur Uzun ve bazı partililerce de izlendi.

Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü savunmasında “Bize adliyenin önünde gaz sıkıldı. ‘Biz belediye başkanıyız niye gaz sıkıyorsunuz’ dedik. Devam ettiler. Polis arkadan bizi ittiriyor sürekli. Olay bu. Dağılın dediklerini duymadım. Buna rağmen kalkanlar ile baskı yapıldı. Belediye başkanıyım ben niye sıkıyorsun dedikten sonra tekrar sıkışıyor olması üzerine o sözleri söyledim. Karşı kasti bir şey demedim. Polis memurunun kadın olduğunu da bilmiyordum, görmedim” derken, CHP Muğla İl Gençlik Kolları Başkanı Nazım Şardoğan “Ben yürüyüşte ve basın açıklamasında yoktum. Daha sonra adliyenin orada Mehmet Barut gözaltına alınırken neden adamı gözaltına alıyorsunuz dememe kalmadan ben de gözaltına alındım. 5-6 polis üzerime geldi, ben zaten yerdeyim ve karşılık vermedim” ifadesine bulundu.

Başkan Ünlü’den şikayetçi polis memuru E.B. “Önce ‘Dağılın’ diye anons edildi. Acar Ünlü bana doğru geldi ve benim kalkanıma vurdu. Ben kasklıyım. Söylediği sözü bana değil genel olarak söyledi. Kalkana vurma dışında bende bir yaralanma oluşmadı. Şikâyetçiyim” derken, Muğla İl Emniyet Müdürü Ali Canbolat da şu ifadelerde bulundu:

25 Mart günü polise vermiş olduğum ifademi tekrar ediyorum. Yürüyüş gerçekleşti. İl Emniyet Müdürlüğü binasındaki ofisimdeydim, yürüyerek kavşağa geldim. Acar Ünlü’nün kalkana vurması, ben de personelime yapılan bu harekete yönelik başkanı gözaltına almak istediğimde serçe parmağımda bir yaralanma oldu. Kimin yaptığını bilmiyorum. Aylin Karaca Kavşağı’ndan adliye önüne gelene kadar zaten kanunsuz bir yürüyüştü. Polis sözlü ihbarını yaptı. Gaz uyarısını da yapmışlardır herhalde ben kullanmıyorum sonuçta. Gaz kullanma konusunda bir talimatım olmuş mudur hatırlamıyorum

+

Duruşmadan sonra CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan “Marmaris Belediye Başkanımız Acar Ünlü, İl Başkan Yardımcımız Mehmet Barut, İl Gençlik Kolları Başkanımız Nazım Şardoğan ve yol arkadaşlarımız hakkında Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya katıldık. Yol arkadaşlarımız onurumuzdur. Omuz omuza, yan yana, kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.” diye paylaşımda bulunurken, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun şu paylaşımı yaptı:

19 Mart darbesine karşı demokratik tepkisini göstermek üzere eylem yapan Muğlalı vatandaşlarımıza engel olunmak istenmiş ve sonrasında arbede yaşanmıştı. Muğla Adliyesi önünde yaşanan arbede sonrasında Marmaris Belediye Başkanımız Sayın Acar Ünlü, Gençlik Kolları Başkanımız Sayın Nazım Şardoğan, İl Başkan Yardımcımız Mehmet Barut, diğer yol arkadaşlarımız Yağız Kalakoğlu, Ali Deniz ve Burak Taşlıcalı’ya açılan kamu davasının bugün görülen ilk duruşmasına katılarak Anayasal hakkını kullanması engellenen ve bir de haklarında dava açılan yol arkadaşlarımızın yanındaydık. Yargı sopasına boyun eğmeyeceğiz!

+

Bütün bunlar olmayabilirdi.

Tabii “CHP’nin, Alkım Denizaslanı ve Av. Zekican Balcı gibi deneyimsiz ve kifayetsiz ellerde kendini haklı haksız adliye önlerinde daha çok bulacaktır” demeyeceğim, ama umarım bunlar “bilinçli” yapılmıyordur...

Alkım Denizaslanı ve Av. Zekican Balcı milletvekili adaylığına hazırlanıyor olabilirler mi?”...

Yarın bakalım...

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur. --Anton Cehov