Herkesin değilse de “sağduyunun” beklediği oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Gurup Başkanı Özgür Özel arasında ‘temas’ sağlandı… “Yavaş ve sancılı da olsa gerisi gelecektir” diyerek umutlananlar, hatta rahatlayanlar olduğu gibi, “Buradan bir şey çıkmaz, bölünme kaçınılmaz” diye düşünenler de var. Bir de “İmamoğlu” cu oldukları söylenenler bulunuyor. Bu olup bitenler onlar için ise “zaman kaybı” …

Onlar için sadece “Butlan mutlan” kararı değil, nasıl tevafuk ise 13 seçim kaybeden ve buna rağmen 13 yılSakin güç”, “Gandi Kemal”, “Piro Kemal” yakıştırmaları ile saygı ve sevgi gösterilen Kemal Kılıçdaroğlu da yok hükmünde…

İnsan” anlamakta zorlanıyor! Neyse… İşte telefon görüşmesinde konuşulanlar:

- Kılıçdaroğlu, “En uygun zamanda partiyi kurultaya götürmek istiyorum” dedi.

- Özgür Özel, “Bundan memnuniyet duyuyorum, bizim talebimiz de bu yönde. Bu konuyu kendi arkadaşlarımızla değerlendirip dönüş yapacağız.” dedi.

İstanbul’da Gürsel Tekin ile yaşanan krizden ders alınmamış olmalı ki dün sabah CHP Gelen Merkezi önünde “Buradan bir şey çıkmaz, bölünme kaçınılmaz” diyenleri haklı çıktı…

*

4-5 Kasım 2023’e kadar “baba-oğul” gibi birlikte olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Gurup Başkanı Özgür Özel yine “birlikte” emaneti kurultaya götürebilirler mi? Yoksa bir erken genel seçim eşiğinde emaneti bölüp birlikte yok oluşun eşiğine taşırlar mı?

Bu soruların yanıtını vermeden “Muğla ‘mutlak butlanı’ nasıl karşıladı?” ilk açıklamalardan kısa alıntılarla ona bakalım.

Milletvekilleri; Cumhur Uzun, “Partimize dair verilen ‘mutlak butlan’ kararı; Vicdanen de ahlaken de, hukuken de hükümsüzdür. Cumhuriyet Halk Partisi’ni AKP yargısına teslim etmeyeceğiz.” derken, Gizem ÖzcanDemokrasiye yönelik bu müdahaleye karşı tüm üyelerimizi baba ocağımıza, 81 ilde il ve ilçe başkanlıklarımıza ve Genel Merkezimize çağırıyoruz. Geri adım yok, mücadeleye devam.” dedi. Süreyya Öneş Derici de Cumhuriyet Halk Partisi, savaş meydanlarında kurulmuş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Delegelerin özgür iradesiyle genel başkanlarını seçer. Meşruiyetini halktan alır. Atatürk'ün partisine kimse diz çöktüremeyecek.” ifadesinde bulundu…

*

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, X hesabından Özgür Özel’e destek mesajında, “Hak, hukuk ve adalet halkın kararıyla geri gelene kadar sizinle birlikte yürümeye devam edeceğiz, varız Sayın Genel Başkanım!” derken, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ArasDemokrasiye ve halkın iradesine olan inancımızdan güç alıyor, karamsarlığa asla yer vermiyoruz. Sağduyu ve kararlılıkla görevimizin başındayız; Genel Başkanımızın öncülüğünde haklı mücadelemize ve kentimize hizmet etmeye devam edeceğiz.” şeklinde paylaşımda bulundu.

Ahmet Aras Başkanın açıklamasını kısaltmadım, o kadardı…

Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, “Kurultayımızın iradesiyle göreve gelen, partimizin seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in sonuna kadar yanındayız. Demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, “CHP, meşruiyetini mahkeme koridorlarından değil, doğrudan millet iradesinden ve örgütünün sarsılmaz inancından alır.”, Marmaris Belediye Başkanı Acar ÜnlüCumhuriyet Halk Partisi, köklerini Millî Mücadele’den alan kurtuluşun, kuruluşun ve demokrasinin partisidir. Bizim için meşruiyetin tek kaynağı ve en yüce karar verici, yalnızca partimizin özgür üyeleridir.”, Dalaman Belediye Başkanı Sezer DurmuşCumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin demokrasi mücadelesinin en güçlü çatısıdır. Bizler; halkın iradesine, demokrasiye ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz.”, Datça Belediye Başkanı Aytaç KurtCumhuriyet Halk Partisi, tarihinin hiçbir döneminde mücadeleden geri durmadı. Bugün de demokrasiye, örgüt iradesine ve halkın umuduna sonuna kadar sahip çıkacağız.”, Ortaca Belediye Başkanı Evren Tezcan Baba ocağının ışıkları sönmez… Teslim olmayan, darbeye direnen bu millet bizimledir!” ifadelerinde bulundular…

*

Muğla’da CHP’li belediye başkanlarının tamamına yakını Özgür Özel’e açık destek mesajları paylaşırken, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, “parti hassasiyeti” gösteren açıklama yaptı ve sosyal medyada bazı partililerin tepkisiyle karşılandı. Oysa bana göre partisine sahip çıkıyordu. Şöyle:

Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir ailedir. Bu büyük çınarın gücü; farklı düşünceleri demokratik olgunluk içerisinde bir arada tutabilmesinden gelir. Dün yaşanan gelişmeler karşısında hepimizin sorumluluğu; kutuplaşmayı değil dayanışmayı büyütmek, kırgınlıkları değil ortak hedeflerimizi öne çıkarmaktır. CHP’nin kurumsal kültüründe çözümün adresi bellidir. Tartışmaların çözüme kavuşacağı, kararların şekilleneceği yegâne yer; örgütümüzün ve delegelerimizin iradesini yansıtan kongreler ve kurultaylardır. Bugün her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü yurttaşlarımızın beklentisi; kendi içinde ayrışan değil, Türkiye’nin sorunlarına çözüm üreten güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Bana göre Muğla’dan çıkan cesur, sorumluluk taşıyan, “sağduyunun sesi” denilebilecek bir değerlendirme olmuş. “Bu ne korkak bir açıklama böyle! Darbeye karşı mısın değil misin, onu söyle!” diyenler olmuş… Bu kafalar neyin kafasıdır anlayabilmiş değilim…

Böylesine anlamlı ve derinliği olan bir değerlendirme için “danışman sahibi” olmanız gerekmiyor. Tamer Mandalinci Başkanı kutluyorum…

*

Bu arada önceki gün evinin yakınlarında uğradığı silahlı saldırıda dizinden yaralanan ve hayati tehlikesi bulunmayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca ise henüz bir paylaşımda bulunmadı.

Öte yandan en azından siyaset yapan herkes Muğla Büyükşehir Belediyesi Kurucu Başkanı Op. Dr. Osman Gürün ve arkadaşlarının değerlendirmesini merak ediyor. Şimdiye kadar o cenahtan bir tek Marmaris’in önceki Belediye Başkanı Mehmet Oktay oldu.

Alim Karaca’nın da içinde bulunduğu o cenahın “meramını anlatmış” demek ne kadar doğru olabilir bilmiyorum Mehmet Oktay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Mutlak butlan” kararının çıkmasından önceki “siyasetin kirlendiği, CHP’nin arınması gerektiğini” iddia ettiği videosunu paylaşmış ve takipçilerinden tepki almıştı. Paylaşımın altına “Bu paylaşım sizin adınıza üzücü”, “Partiyi yok ettiniz”, “Halk sizi istemiyor” gibi eleştiriler yapıldığı görülmüştü.

İşte ben bunu da anlamıyorum… Toplu linç girişimine herkes katılmak zorunda mı? “Sosyal demokratım” diyenlere yakışmayan bu tepkileri gösterenlerin, Kılıçdaroğlu’nu “ihanetle” suçlayanların, “hain” ilan edenlerin, “kirlenme”, “ahlak” diyen genel başkanlarının bu anlamda iddialarını kanıtlamasını istemeleri gerekmez miydi?

Bu daha doğru olabilirdi… “Mutlak butlan” kararını ve o kararı veren yargıyı eleştirmek “haktır”, bir genel başkanın fotoğrafının duvardan indirmesi, Onun linç edilmesi nedir bilemiyorum…

Vandallık sosyal demokratlara yakışır mı?...

*

Mutlak butlan kararı ile yeniden CHP Muğla İl Başkanlığı’na gelmesi beklenen Av. Zekican Balcı da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bir siyasi parti değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık iradesinin, halk egemenliği idealinin ve Cumhuriyet mücadelesinin taşıyıcısı olan büyük bir çınar olduğunun altını çizdiği açıklamasında “Cumhuriyet Halk Partisi’ni tartışmaların odağına çekme çabalarına kadar uzanan çok yönlü bir baskı ortamıyla karşı karşıyayız. Tam da böylesi dönemlerde bize düşen sorumluluk; kişisel kırgınlıklara, geçmiş tartışmalara ya da iç ayrışmalara teslim olmak değil, Cumhuriyet’in kurucu değerleri etrafında daha güçlü kenetlenmektir.” diyerek, Tamer Mandalinci gibi sorumluluk örneği sergileyerek şu ifadelerde bulundu:

Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinin hiçbir döneminde vesayetlere, baskılara ve anti-demokratik müdahalelere boyun eğmemiştir. Bugün de partimizin örgüt iradesiyle seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde yürütülen demokrasi ve adalet mücadelesine sahip çıkmak; yalnızca bir kişiye değil, halkın değişim umuduna, parti içi demokrasiye ve millet iradesine sahip çıkmaktır. Kişiler gelir gider, dönemler değişir; ancak baki olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin mücadele geleneği, örgüt iradesi ve halkın değişim umududur.

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl da Alim Karaca Başkan gibi şu ana kadar bir açıklamada bulunmadı…

*

Evet 5 gündür maksadı aşan, bölünme yolunu açıcı sert açıklamalar yapılıyor.

Ancak “gerekçeleri haklı da olsa” bu sert açıklamalar keskin, kırıcı ve ötekileştirici görünse de ilerleyen süreçte yumuşamanın yaşanması şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü Muğla’da CHP yönetimini elinde bulunduran bazı belediye başkanları, yönetim anlayışlarında her zaman ilkesel bir görüntü vermiyor. Daha çok kişisel siyasi geleceklerini önceleyen bir anlayış eleştirisiyle karşı karşıyalar.

Bir önceki il yönetimi süreci hatırlandığında da benzer bir tablo görülmüştü. Değişim söylemiyle iktidara yürüyenler, kongre sürecinde Ankara’ya giderken Afyon’da kendileri değişmişti.

Bence bugün kimin kimin yanında durduğundan çok, partinin bu krizden nasıl çıkacağı önemlidir. Elbette partinin bölünmüş bir görüntü vermemesi büyük önem taşımaktadır.

Ben bu satırları yazdığımda dün CHP Genel Merkezi önünde yaşananlar yaşanmamış, Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu önceki gece dün saat 14.00 te buluşmak üzere ikişer temsilci görevlendirmişlerdi. Sanıyorum dün bu görüşmede yapılamadı… Yaşananlar, gelinen nokta üzücü…

Eski genel başkanların ağırlığını taşıyan akillerin, ağabeylerin olmaması büyük talihsizlik. Yaşayanlardan Murat Karayalçın taraf, Hikmet Çetin çok yaşlı…

Mutlak butlan kararına karşı çıkmak, eleştirmek başka, kararın, bir mahkeme kararının uygulanması engellemek başka…

Bunların yaşanması da elbette normal sayılabilir, ama “kurultay takvimi” için kapılar da kapatılmamalıdır… Ki “Mutlak butlan” kararı “tedbirli” bir karardır. Tedbir kalkmadıkça 40 gün içinde veya kaç gün ayda yapılırsa yapılsın o kurultayın meşruiyeti tartışılır olacaktır…

Dün Özgür Özel genel merkezi terk etmeden önce paylaştığı videoda “Bu partinin iktidar yürüyüşünü durduramayacaklar. Bizi genel merkezden zorla çıkarırlarsa mücadeleyi meydanlarda sürdürürüz.” diyordu. Umarım ilerleyen saatlerde ortak akıl işletilmiş sağ duyu galip gelmiş ve uzlaşma kapısı yeniden aralanmıştır. Yoksa CHP’nin bölünmesi kaçınılmaz görünüyor… Kılıçtaroğlu’nu anlamak için bu noktaya mı gelinmeliydi…

--------------- ---------------

GÜNÜN SÖZÜ: İnsan olduğunuzu hatırlayın, geriye kalan her şeyi unutsanız da olur… --Albert Einstein