" Güzellikleri, iyilikleri, sevgiyi, aşkı, teslimiyeti,merhameti ve insanı hayatın, tabiatın içinde tamamlayan, kıvamını bulmasınısağlayan dokular nerede? Dostun gözlerindeki ışığı, sesindeki sıcaklığı, ensıkıntılı anlarımızda yasladığımız omuzları, hayatın bize dokunuşlarının bizdebıraktığı izleri unutmak kabil mi? İmkansız."
Bir ekranla sınırlanan yaşamlar. Bir ekranla bütün dünyayaulaşabiliyorken o ekranın arkasındakine dokunama ma nın, onu koklayamamanın ve hissedememeninçaresizliği. Teknolojinin enginlere sığmayan çareler vadisindeçaresizlikleriyle insanlık. Dünyaya hükmetmek isteyen insan, teknoloji ilebütün evreni bir noktalık çiplere sığdırmışken kendi eliyle kendi mahkûmiyetinihazırlamış oldu.
Her türlü iletişimimizi artık ekran üzerinden yürütüyoruz. Budurumun güzelliklerini, olumlu katkılarını tabiki yadsıyacak değiliz amakazançları ve kayıpları bir dengede tutamadığımız için sıkı ntılarını fazlasıyla yaşıyoruz.
Uzakların yakın olması, uzaktaki dostlarla, sevdiklerimizlebir araya gelmekte, sohbet etmekte kolaylıklar yaşıyoruz. Bir tıkla hemenistediğimiz yerde, istediğimiz bilgiye ve donanıma ulaşabiliyoruz. Hele salgıngünlerinin çıkmazında bize kazandırdıklarını unutamayız. Amma velakin?..
Güzellikleri, iyilikleri, sevgiyi, aşkı, teslimiyeti,merhameti ve insanı hayatın, tabiatın içinde tamamlayan, kıvamını bulmasınısağlayan dokular nerede? Dostun gözlerindeki ışığı, sesindeki sıcaklığı, ensıkıntılı anlarımızda yasladığımız omuzları, hayatın bize dokunuşlarının bizdebıraktığı izleri unutmak kabil mi? İmkansız. İnsan olarak hayattaki yerimiz,dünyayı bir ekranın arkasından izlemek, yönetmek değil. Bizatihi hayatıniçerisinde, hayata dokunarak varlığımızı hissedebiliriz.
Camın arkasındaki insanları izliyorum. Yorgun yüzler,doğallığını kaybetmiş bakışlar, uzaklara dalıp dalıp giden bakışlar,yorgunlukları bütün ruhlarına sirayet etmiş. Ses sese, göz göze, el elekavuşamıyor ki. Camın arkasındaki yüzlere uzaktan bakıyoruz. Teknolojiye maruzkalmış insanların gözlerine baktığımız an bütün ışığını yitirmiş gözler görüyorum.Çünkü o gözler her daim seyirde kalamaz, hissetmedikçe temaşa edemez. Bakmakile görmek arasında bütün duygular, düşünceler y arım kalmış hikâyelere dönüşür.
Ve zaman. Elimizden akıp giden, önüne geçemediğimiz birzaman. Sular nasıl sel olup önüne çıkanı alıp götürürse bu zaman diliminesığınan insan da zamanın elinden tutamaz. Bütün yaşamı zamanın elinde kayargider. Zamanın kıymetine kadir olmak için teknolojinin sahibi olmak gerekir.Teknolojiye hükmedenlerin elinden birer oyuncak olan insan, onlar senaryoyunasıl yazarlarsa onu oynamak zorunda kalırlar.
Elimizden olmayan sebeplerle diye başlayan cümleler artmayabaşlar. Sınırını bilmeyen bir insan topluluğu çıkar karşımıza. Nasılteknolojinin sınır tanımaz yetkinliği varsa teknolojiye hükmedemeyen insan dabu yetkinlik karşısında birer robota dönüşür. Ya da mankurtlaşan bireyler ve obireylerin yalnızlığı.
Bakın bir virüs bütün dünyayı kuşatmış kasıp kavuruyor. Nekadar çaresiz zamanlar içerisinde kaldık. Birkaç yıl önce bütün buyaşadıklarımızı yaşa ya bileceğimizihayâl edebilir miydik? Sanki bir el senaryoyu yazdı, ipleri düğümledi. Bütüninsanlık onun elinde kukla oynatır gibi bizi oynatmaya başladı. Maske, mesafeve temizliğe daha önceki zamanlarda dikkat etmiş olsaydık, bu duruma düşermiydik?
Ya da başka bir cihetten bakalım. Yıllardır mesleğimiöğrencilerimle can cana, göz göze hayata birlikte dokunarak, paylaşarak eğitimin bütüngüzelliklerini yaşayarak icra edebiliyordum. Şimdi sadece sesler ve görüntülerdünyasında öğrencilerime dokunamadan geçirdiğim zaman diliminde bir yanım hepeksik, duygusal açıdan hep boynu bükük kalıyorum. Eğitimde yarım kalmışhikâyelere yer yoktur ki. Ya en arka sırada kendi iç dünyasında yaşayanöğrencilerime, onların gözlerinin içine bakmadan nasıl ulaşacağım? Sesler vegörüntüler ülkesinde bir ekranın ardına hapsolduğum yerden onlara taşımamgereken güzellikleri nasıl taşıyacağım?
Sorular, sorular, sorular.. Sorul arımızı sorunlara dönüştürmeden cevaplarını yaşayarak öğreneceğimiz bu zor zamanlarda daha bilinçli, dahatemkinli hatta daha sabırlı olmalıyız. Bu camın arkasından da önce kendimize,sonra sevdiklerimize ve de insana ulaşabileceğimiz çözümler muhakkak vardır. Oyolları bulmak için talip olmayı, mücadele etmeyi göze almalıyız.
Üzerine gittikçe yaşadığımız zorluklar zamanla gözümüzdebelki daha da büyüyecek. Biz de bu zorluklar karşısında cesaretimizi vegüvenimizi yüreğimizdeki i nsanıbüyüterek güçlenebiliriz.