Türkiye 'de efsane olmuş, hatta yaşarken efsaneleşmişsendikacıları vardı; Kemal Türkler gibi, Şemsi Denizer gibi... Muğla 'daakla gelen ilk iki isim de Mithat Sarı ve Erol Soğancı 'dır. Birde Haluk Alçok ... ' Efsane sendika ' denirse de akıllara DİSK 'tenbaşkası gelmez...

Pandemiden beri basınaçıklamalarına, aktivitelere gitmiyorum. Homofis çalışıyorum, ev kuşu oldum... DİSK 'ebağlı Genel-İş Sendikası Muğla 2 Nolu Şubesi 'nin 14 Ağustos 'tayapılacak olağan genel kurulunda mevcut yönetime karşı liste çıkaran HeybetÖzman ve arkadaşlarının kahvaltıya çağrısına " hayır " diyemedim...Kahvaltımı evde yapıp gittim. Güzelköy Fırın Kafe 'nin sade kahvesigüzelmiş, tavsiye ederim.

Kahvaltıda Özman vearkadaşlarını dinlerken aklıma bu güzel insanlar (Allah ölenlere rahmet,yaşayanlara sağlıklı ömür versin) ve 1 Mayıs 2001 'de kaleme aldığım " Selamolsun direnen Muğla'da barikat çocuklarına... " başlıklı yazım geldi...

DİSK kamuda değil, daha çok örgütlenmenin zor olduğu özelsektörde örgütlü bir sendikadır. Sanayi kenti olmamasından mı ne Muğla 'da DİSK tam anlamıyla var olmamıştır. Ta ki Osman Gürün 'ün belediyebaşkanlığına kadar... " DİSK'i Muğla'ya Osman Gürün getirdi " dedenebilir...!

xx xx xx

" Ne zaman 1 Mayıs'tan sözedilse aklıma gelen 34 kişinin hayatını kaybettiği 'Kanlı 1 Mayıs' ve ardından'Amerikancı' faşist 12 Eylül Askeri Darbesi gelir. Bir de Şemsi Denizer vesonra Muğla... " diye başlamıştım 1 Mayıs 2001 tarihli yazıma. Oyazımda şu ifadelere yer vermişim:

" Türkiye işçi sınıfının 12Eylül'den sonra hala değiştirilmeyen 12 Eylül Yasalarına rağmen ilk direnişiMuğla'da Dalaman SEKA Entegre Tesisleri'nde yaşanmıştır. O zaman Selüloz işçileriözelleştirme öncesi kapatılmak istenen tesisi işgal etmişlerdi. Bu Türkiye'nin12 Eylül'den sonra ilk işçi eylemiydi.

'Bu yasalarla hiçbir şeyyapılamaz' denirken, dönemin Selüloz İş Sendikası Dalaman Şube Başkanı MithatSarı ve arkadaşları yapmıştı...

12 Eylül sonrası en çokbarikatların kurulduğu, işçi eylemlerinin yapıldığı il ise araştırmadım amasanıyorum İstanbul ve İzmir'den sonra Muğla oldu...

Sonra ilginç bir olayyaşandı. Sendikanın CHP'li Şube Başkanı Mithat Sarı genel merkezlerinde 'GenelSekreter' olarak görev alırken, yerine MHP'li M. Haluk Alçok geldi. HalukAlçok'un Şube Başkanlığı'nda Dalaman SEKA çalışanları 12 Eylül'den sonra ilkgrevi de gerçekleştirdiler... "

Sarı ve Alçok 'un sendikası DİSK 'e değil, TÜRK-İŞ 'ebağlıydı. Erol Soğancı 'nın Tes-İş ve Murat Bekem 'in Maden-İşSendikası da öyle... Ama sanki TÜRK-İş değil de DİSK geleneğininsendikacılarıydılar...

xx xx xx

Aslında DİSK 'indışındaki sendikaları ve oralarda sendikacılık yapanları " Sarı sendika "," Sarı sendikacı " diye yaftalamak da çok doğru değil... En azından Muğla 'da doğru değil... Ki mülga Muğla Belediyesi 'nde de " sendikacılar "vardı... Türk-İş 'e bağlı Belediye-İş Sendikası Muğla Şubesi 'ninson başkanı Necdet Doylan 'dır... O da Erol Soğancı , MuratBekem ve Mithat Sarı gibi sanki " DİSK geleneğinden gelmiş "bir sendikacıdır... " İcazetli sendikacılardan " değildir. Şubebaşkanlığını " seçimle " rahmetli Nusret Türk 'ten almıştı... Ozaman Belediye Başkanı rahmetli Orhan Çakır 'dı... Kendisinerahmetli Türk yakın olmasına rağmen genel kurulda " tarafsız "kalmış, delegelerin seçimine müdahale etmemişti... Anlayana ders olsun!

12 Eylül sonrası Muğla 'da DİSK 'in örgütlendiğiilk belediye Köyceğiz Belediyesi 'dir. Ardından Yatağan Belediyesi 'dir... Köyceğiz 'de o sırada Belediye Başkanı Salih Erbay 'dır. Yatağa n'dada o sırada da Belediye Başkanı rahmetli Hasan Haşmet Işık vardır...

xx xx xx

Ne oldu anımsayamıyorum, Yatağan 'da DİSK 'e bağlı Genel-İş gitti, Belediye-İş geldi. İlginçolan DİSK 'e bağlı Genel İş Şubesi Köyceğiz Belediyesi 'nde bugündeyetkili sendikadır... AK Partili Belediye Başkanı Kamil Ceylan "işçiye baskıyapıp" Hak-İş'i getirmeye kalkmamıştır...

Ama mülga Muğla Belediyesi 'nde Osman Gürün 'ün belediye başkanlığı ile birlikte Necdet DoylanBaşkanlığındaki Belediye-İş Sendikası üyesi işçilerin Genel-İş 'egeçmeleri sonucu " yetkili sendika " olmaktan çıktı... Çünkü o zaman OsmanGürün 'ün karşısında o ' efsane ' DİSK 'in geleneğinden gelmişsendikacı gibi, çalışanlardan gücünü alıp çalışanları temsil eden ' sendikacı ' Belediye İş Başkanı Necdet Doylan vardı. Hatırladığım kadar o zamanbelediye işçileri " Kimlikleriniz alıp gelin " diye OrgeneralMustafa Muğlalı İş Hanında bir ofise çağrıldılar ve işçiler " Neden? "bile diyemeden, istenen imzayı verip, Genel İş Sendikası'nın Denizli ŞubesiÜyesi olmuşlardı. Sonra Hamdi Mandal Başkanlığı 'ndaki Genel-İşYatağan Şubesi yetkili olmuştu. Muğla Büyükşehir Belediyesi kurulunca da şube açılması için yeterli üye sayısına ulaşıldı ve UzayKocabaş başkanlığında DİSK 'e bağlı Genel-İş Muğla Şubesi faaliyetegeçti.

Geçen zaman içinde aynızamanda CHP Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi olan Uzay Kocabaş çalışanları temsil edemez hale gelmiş olmalı ki, çalışanlar sendikadeğiştirmenin eşiğine gelince Genel-İş Muğla Şubesi 'ni " 1 " ve " 2 " Nolu Şubeler olarak bölerek, Uzay Kocabaş 'ı 1 Nolu , Kocaba ş'ıneski yönetiminden Yücel Avcı 'yı 2 Nolu Şube'nin Başkanı yaptılar. Şimdi üyeleri sadece Muğla Büyükşehir çalışanlarından oluşanyeni şubenin Başkanı Yücel Avcı çalışanları 14 Ağustos 'tayapılacak olağan kongreye götürüyor...

xx xx xx

Bunları neden yazdım? Ne UzayKocabaş 'ın ne de ardılı Yücel Avc ı'nın bildiğini sanmadığım busüreci şu anda 14 Ağustos 'ta oy kullanacak delegelerini seçmekte olan MUSKİKadrolu çalışanları ile Büyükşehir Kadrolu çalışanları ve MUTTAŞçalışanları bilsinler diye yazdım...

Hafta sonunda cumartesi günü BüyükşehirKadrolu İşçilerin seçimi vardı. Birleştirilen iş yerleri 2 delege ,zabıta 1 delege , ulaşım 1 delege , sağlık 2 delege , malihizmetler 2 delege , çevre koruma 2 delege , fen işleri 2 delege olmak üzere toplam 12 delegeyi seçtiler. Bazıları ile görüşenler olmuş." Yönetim bize kimi destekleyin derse onu destekleriz " demişler.Bana aktaranlar yalan söylemiş de olabilirler, ama Yücel Avcı 'nınkarşısında " liste çıkaran " başkan adayı Heybet Özman , işçilerlekaçak göçek görüşebiliyor...!

Oysa Muğla BüyükşehirBelediyesi , Başkan Osman Gürün ve daire başkanları, genel müdürler HeybetÖzman 'ın kendisini ifade edebileceği " demokratik ortamı "sağlamalılardı... Özellikle DİSK gibi bir efsane konfederasyonu Muğla gibi bir yerde temsil eden ve " seçilmiş temsilci " olmayıtalep eden Yücel Avcı da belediye yönetimden bu ortamın sağlanmasınıgenel kurula gölge düşürülmemesini talep etmeliydi...

Ama devrimci ve demokratolmak o kadar kolay değildir...! 14 Ağustos'ta yapılacak genel kurulda Genel-İşSendikası merkez yönetimi ve MBB yönetimleri tarafsızlıklarını ortayakoymalılar... DİSK Konfederasyonunun kadim geleneğine gölge düşürmemeliler...

xx xx xx

Cumartesi günü BüyükşehirKadrolu İşçilerinin delege seçimleri yapılırken meslektaşlarım ve ben YücelAvcı 'ya karşı liste çıkaran Heybet Özman ve arkadaşları ile birlikte Güzelköy Kafe 'deydik. Genel İş Sendikası Muğla 2 Nolu Şube Başkanlığı 'naaday Heybet Özman basın açıklamasını yaptı. Oraya fazla girmeyeceğim,hem yerim kalmadı hem de arkadaşlarımız gazetelerde haber yaptı.

Beş kişilerdi, kendilerinitanıttılar. Başkan adayı Özman Bodrum 'da, Kamil Bedir ilmerkezinde, Onur Akgül Milas 'ta, Ramazan Bozoğlu Ula 'da velistenin tek kadını Sezen Özoktay da Milas 'ta çalışmaktaymış. Özman sorularımızı yanıtlarken " Bu kadar değiliz. Öteki ilçelerdenarkadaşlarımız var. Deşifre olmasınlar diye onları getirmedik. Listemizde başkakadın arkadaşımız da olsun istedik, ama insanlar haklı olarak çekiniyor. En efeSezen arkadaşımız çıktı. " dedi. Sonra " Korkmuyor musunuz, yakaybederseniz? " dedim. " Neden korkalım? Genel kurul yapıyoruz.Çekilmemiz isteniyor, ama sonuna kadar gideceğiz. Birilerinin yeter artıkdemesi gerekiyordu. Biz sadece sendikamızın yönetiminin çalışanların yönetimiolmasını istiyoruz. Biz siyasetçi değil, sendikacı olacağız. " diyekarşılık verdi.

Bu sefer, " Yakaybederseniz? Başka sendikaya geçer misiniz? Ayrıca Yücel Avcı kongreden öncebeklentilerin karşılanmasını sağlarsa adaylıktan çekilir misiniz? " diyesordum, Özman , şöyle yanıtladı:

" Kimse kaybetmek içinyola çıkmaz. Kaybedersek hiçbir yere gitmeyiz. Biz tekneyi değil, kaptanıdeğiştirmek için yola çıktık. Zor bir seçim, ama işçi arkadaşlarımızagüveniyoruz. Yücel arkadaşımız talep edilen bütün hakları seçimden öncebelediyeden alsa bile; seçimden asla çekilmeyeceğiz. Çünkü varsayalım ki aldı,bu haklar seçimden dolayı verilmiş olacak. Ayrıca seçimden sonra ilk sözleşmedeo haklar kaybedilir, işçinin beklediği ücret artışları sağlanmaz. İşte bu yüzdenasla vazgeçmeyeceğiz. "

xx xx xx

Heybet Özman ve arkadaşları ile ilk kez tanıştık. Kararlı vesamimi insanlardı. Biz karşılıklı sohbet ederken yoldan Şube Başkanı YücelAvcı geçiyordu. O seslenmedi, ama Heybet Özman " Gel çay içelim "diye seslendi. O kaçarcasına uzaklaştı... Ben olsam davete icabet ederdim... Özman 'a" Sen olsan ne yapardın? " dedim, " Gelirdim, çayı içer ' oylarınızıistiyorum ' derdim " dedi... Kendisine son olarak " Bir cümle ileözetler misini, ne istiyorsunuz? " diye sordum, yanıtı " Eşitlik vehaklarımız yanında çalışma barışı istiyoruz. Bu barış bizle sağlanır "şeklinde oldu...

Sonuç ne olur derseniz, bugenel kurul sadece adayların değil, sendikalarının ve Başkan Gürün 'ün debir sınavı... Gerçekçi olursak ikilistenin yarışında Şube Başkanı Yücel Avcı maça 1-0 galipbaşlamış bulunuyor, ama Özman ve arkadaşlarının gösterdiği cesaretiözellikle MUSKİ ve MUBEP çalışanları da gösterirse ben " Bendensöz etmezseniz sevinirim... " diye başlayan telefonların kesileceğinidüşünüyorum...

-------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ : Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama nedüşüneceğinizi asla!

SÜLEYMAN DEMİREL ; " Demokrasilerde çareler tükenmez. " DEMİŞTİ...