Türk siyaseti, tarihinin en hızlı ve en öngörülemez dönemlerinden birini yaşıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde başlayan “hukuki meşruiyet” kavgaları, aniden ortaya çıkan yeni bir ana muhalefet partisi… Meclis aritmetiğini altüst eden istifalar ve daha yolun başında tabelasını değiştirme riskiyle karşılaşan bir siyasi oluşum; YENİ Parti

Son birkaç ayda yaşananlar, bırakın Muğla’yı Ankara kulislerinde bile baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bugün gelinen noktada hem CHP hem de Özgür Özel liderliğindeki yeni oluşum, kendi iç çelişkileri ve gelecek stratejileriyle baş başa kalmış durumda. Gelin, muhalefet blokunu derinden sarsan bu üç kritik konuya ve perde arkasına detaylarıyla bakalım…

*

1. CHP’de Genel Başkanlık Yarışı ve Kartların Yeniden Karılması

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” (geçersizlik) kararı, parti içindeki tüm dengeleri altüst etmişti. Kararın ardından gözler Yargıtay’daki temyiz sürecine çevrilmişken, CHP yönetiminden hamle geldi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kurultay sürecinin gecikmemesi adına temyiz başvurusundan feragat ettiklerini resmen açıkladı. Bu feragat, hukuki olarak 38. Kurultay’ın geçersizliğini kabul etmek ve partiyi hızla yeni bir kurultaya götürmek anlamına geliyor. 10 Eylül 2026'da resmen başlayan kongre takvimi, Şubat 2027’ye kadar il ve ilçe kongrelerinin tamamlanmasını, ardından da büyük kurultayın toplanmasını öngörüyor.

Peki, şimdi genel başkanlık yarışında kimlerin adı geçiyor?

Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekibi: Mahkemenin butlan kararıyla birlikte, partiyi kurultaya götürmek üzere yönetimi devralan Kılıçdaroğlu ekibi, şu an en güçlü odak noktası. Kılıçdaroğlu'nun yeniden kurultayda genel başkan adayı olması ve örgütü kendi çizgisine göre yeniden dizayn etmesi bekleniyor.

Parti İçi Alternatif İsimler: Özgür Özel ekibinin kitlesel olarak ayrılmasının ardından, CHP içinde kalan ve ne “Butlancı” ne de “Ayrılıkçı” olarak tanımlanmak istemeyen üçüncü bir yol arayışı da mevcut. Ancak örgüt üzerindeki hakimiyet düşünüldüğünde, yarışın ağırlıklı olarak genel merkez destekli geleneksel ‘ulusalcı/sosyal demokrat’ kanat üzerinden şekilleneceği görülüyor…

*

2. TBMM'de Kartlar Yeniden Dağıtıldı: YENİ Parti’nin Meclis Dengelerine Etkisi

Özgür Özel ve beraberindeki 91 milletvekilinin CHP’den istifa ederek 24 Temmuz 2026’da YENİ Parti’yi kurması, parlamento tarihinde görülmemiş bir güç kaymasına neden oldu. Bu kitlesel geçişle birlikte:

* CHP 5. Sıraya Geriledi: Seçimlere 135 milletvekiliyle giren CHP, mecliste sadece 44 sandalye ile kalarak adeta eridi ve 5. sıraya düştü.

* Yeni Bir Ana Muhalefet Doğdu: YENİ Parti, 91 milletvekiliyle AK Parti’nin ardından TBMM’deki en büyük ikinci parti ve resmî olarak ülkenin yeni Ana Muhalefet Partisi konumuna yükseldi. Bu durum, Meclis komisyonlarındaki üye dağılımlarından, uluslararası heyetlerdeki temsil hakkına ve bütçe görüşmelerindeki konuşma sürelerine kadar her şeyi değiştirdi.

Ancak bu sayısal güç, sokaktaki güven erozyonunu engellemeye yetmiyor.

YENİ Parti'nin kurultay sürecinde “Her üyeye bir oy, eski delege sistemini bitiriyoruz” vaatlerine rağmen, pratikte yine delege seçimlerine dayalı klasik yöntemin uygulanması, tabanda ciddi bir “Hani her şey değişecekti?” sorgulamasını ve hayal kırıklığını beraberinde getiriyor.

*

YENİ Parti çevreleri “Siyasî Partiler Yasasının 20 maddesi delege sistemini ortaya koyuyor. Yasaya uygun delegeni seçersin sonra ilçe, il yönetimi, milletvekilini, cumhurbaşkanı adayını üyelerle belirlersin. Bahsedilen budur.” diyorlar. Evet şimdi bahsedilen bu... Ancak 26 Ağustos’a kadar bahsedilen bu değildi!

YENİ Parti, 26 Ağustos itibariyle kongre süreçlerini başlatacağını duyurdu. “Bu kapsamda parti 12 Eylül’de ilçe, 18 Ekim’de de il başkanları için seçim sürecini başlatacak. Partiye 26 Ağustos’a kadar üye olanlar bu seçimlerde oy kullanabilecek.” denildi.

Sonra takvim bir ay ertelendi. Neden? Bilinmiyor… Erteleme kararı gerekçeleri hala açıklanmadı… Siyasi Partiler Yasasının 20. Maddesinin varlığı yeni fark edilmiş olabilir mi?

Ki erteleme, gerekçesi açıklanmamakla birlikte şöyle duyuruldu:

Eylül’de ilçe, 18 Ekim’de de il başkanları için seçim sürecini başlatacak. Siyasi Partiler Yasası gereği yine delege seçimi de yapılacak kongreler öncesi, tüm parti üyelerine açık il ve ilçe başkanı seçimleri yapılacak. Partiye 26 Ağustos’a kadar üye olanlar bu seçimlerde oy kullanabilecek.

*

3. Tabela Değişiyor mu? YENİ Parti’nin İsim Krizi ve Son Durum

Büyük iddialarla ve “A, B, C planlarımız hazır” söylemleriyle yola çıkan Özgür Özel ekibi, daha yolun başında “üyelerle önseçim” çelişik söylemi dışında temel bir lojistik hatayla karşı karşıya kaldı: İsim benzerliği… YENİ Parti’nin ilk yeniliği adını, amblemini yenilemesi olacak gibi görünüyor…

Daha önce kurulan Yenilik Partisi’nin yaptığı resmî itirazı haklı bulan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, YENİ Parti’ye resmî bir tebligat göndererek “Parti adını değiştirin” uyarısında bulundu. Bu gelişme, yeni kurulan bir parti için oldukça prestij kaybı yaratan bir durum oldu. İletişim kampanyalarını, logolarını ve sloganlarını “YENİ” kelimesi üzerine kuran parti kurmayları, şimdi harıl harıl yeni bir isim arıyor.

Kulislerden sızan ve son resmi değerlendirmelere dayanan bilgilere göre masada iki temel alternatif var: 1- Değişim Partisi: Özgür Özel’in CHP içindeyken başlattığı “Değişim” hareketine atıfta bulunan ve şu an en güçlü alternatif olarak konuşulan isim… 2- Halkın Yeni Partisi:Yeni” vurgusunu tamamen kaybetmemek adına, ismin başına halk vurgusu eklenerek formüle edilmeye çalışılan diğer seçenek…

Sonuç olarak muhalefet cephesindeki bu parçalanma ve yapısal krizler, iktidar blokunun ekmeğine yağ sürerken seçmende de derin bir umutsuzluğa yol açıyor.

CHP, kaybettiği meşruiyeti ve milletvekillerini kurultay sandığıyla geri kazanmaya çalışırken; CHP'den “yeni bir vizyon” iddiasıyla ayrılanlar, daha partilerinin ismini korumayı ve vadettikleri parti içi demokrasiyi uygulamayı becerememekle eleştiriliyor.

Önümüzdeki aylar, hem CHP'nin Şubat 2027'deki büyük kurultayına hem de YENİ Parti'nin (ya da olası adıyla Değişim Partisi'nin) tabelasını değiştirip rüştünü ispat etme çabasına sahne olacak.

Ancak sokaktaki vatandaşın asıl merak ettiği soru geçerliliğini koruyor:

Bu kavga Türkiye'nin sorunlarını çözmek için mi, yoksa sadece muhalefetteki koltukları paylaşmak için mi?

*

KOLTUKLAR MUĞLA’DA NASIL PAYLAŞILACAK?

Muğla’da CHP’de de YENİ Parti veya Halkın Yeni Partisi’nde de bol adaylı ve özellikle YENİ Parti’de “seçicilerin kontrol altında tutulamadığı”, yerel yönetimlerden çok “gurupların” etkili olduğu bir sürece tanıklık edeceğiz.

En hararetli ve dikkat çekici kongrede Menteşe’de yaşanacak gibi duruyor. Çünkü Menteşe’de belediye başkanlığı yapmış olan Bahattin Gümüş ilçe başkanı adayı olduğunu açıklarken, milletvekilliği yapmış olan Süleyman Girgin’in il başkanlığına aday olması bekleniyor. Bugüne kadar Muğla’da bu yaşanmış değil…

Muğla İl merkezinde Menteşe İlçe Başkanı Arzu Doğruel aday olmayacağını açıklarken, Menteşe Kent Konseyi Başkanı Egemen Balaban’ın adı ortaya atıldı. MBB Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz’ın adayı olduğu öne sürülen Balaban ise adaylığının söz konusu olmadığını, konsey başkanlığına devam edeceğini açıkladı.

Ardından Menteşe Belediye Meclisi Üyesi Batuhan Kıloğlu’nun adaylığı geldi.

Aynı günlerde iki gün önce YENİ Parti Menteşe İlçe Başkanı Arzu Doğruel, Cumhuriyet Halk Partisi Menteşe İlçe Başkanlığı ile başlayan siyasi görev sürecinin YENİ Parti’nin kuruluşuyla devam ettiğini belirtirken, “Kuruluş görevimi başarıyla tamamlamış olmanın huzuruyla, Menteşe İlçe Başkanlığı görevimi demokratik bir seçimle yeni kadrolara devretme kararı aldım.” dedi. Doğruel, kararının bir ayrılık ya da siyasetten çekilme anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Görevimi devrediyorum; ancak mücadeleden ve inandığımız yoldan bir adım bile geri çekilmiyorum” derken de “Hiçbir adayı işaret etmeyecek, hiçbir üyemin özgür iradesine gölge düşürmeyeceğim. İlçe başkanlığı, kişilerin birbirine bıraktığı bir makam değil; üyelerimizin özgür iradesiyle verilecek onurlu bir emanettir,” ifadesinde bulundu…

*

CHP İl Başkanı Halil Karahan ve YENİ Parti İl Başkanı Nail Kızıl da Arzu Doğruel’den ilham alır mı bilemeyiz, ama yarın Bahattin Gümüş ve Batuhan Kıloğlu açıklamaları ve koltuk paylaşımları ile yarın devam ederiz…

---------- ----------

GÜNÜN SÖZÜ:Bir sinekle bir devlet adamı arasındaki benzerlik nedir?" sorusunun cevabı 19. yüzyıldan hazırdır: “İkisini de gazeteyle öldürebilirsin!”