Hayırlısıyla2020 yılı bitiyor.

2019'unson günlerinde Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan korona virüsü, insanlık içinuzak bir coğrafyada vuku bulan bir olaydı. Bizim memlekete çok uzaktı. Dahaönce yaşanan salgınlar gibi, bir yerde başlayıp biteceği zannıyla başlarda pekumursanmadı..

Fakaaaat!...

2020'ninilk ayında bu virüsün eskilere benzemediği, bütün insanlığı tehdit edeceğianlaşıldı. Mart ayına gelindiğinde bütün dünya büyük bir tehdit ve tehlikeyemaruz kalındığını anladı. Tarihi dönemlerde pek çok salgınlar olmuştu ama busalgının tehdidi eskileri kat kat aşmaktaydı. Çünkü eski dönemlerde insanlar vetoplumlar arası ilişkiler bu kadar çok ve hızlı değildi. Eskiden Afrika'daçıkan bir salgın, olduğu yerde büyük tahribatlar yapmış ve şayet o toplumundünya ile ilişkisi yoksa, dünyayı tehdit etmemiştir. Ama şimdi öyle mi? Salgının olduğu uzak birülkeden kalkan bir uçakla salgının hiç olmadığı ülkeye giden birisi, bir güniçinde virüsü taşıyarak yaygınlaşmasına yol açmıştır.

Artıkdevir, eski devirler değil. Dünya birbirinin içine girdikçe, salgınlarınyayılma oranı ve hızı daha da artacaktır. Korona salgını ile insanlık butecrübeyi yaşamıştır. Korona salgınından dolayı bugüne kadar bir buçuk milyoninsanın öldüğü günümüzde bütün insanlık virüsten etkilenmemenin yollarınıaramaya başlamıştır. Mart 2020'den itibaren bütün dünya yeni bir hayat şeklineadım atmaya başlamıştır. Bunu yaparken ilk akla gelen elektronik imkânlainternet iletişimi yaygınlaşmaya başladı. Bunun yanı sıra sosyal mesafe, maskeve dezenfektan-kolonya olgusu ortaya çıktı.

Sosyalmesafe yaşanacaktı ama başta eğitim öğretim olmak üzere hayat da devametmeliydi. Hayatın devamı bazı sektörlerin kısıtlı da olsa faaliyetlerine devametmesi sağlandı. Sosyal ilişkileri sınırlayan kurallara alıştık. Mesela artıkçok sevdiğimiz "akşam misafirlikleri"nden vaz geçtik. Gene çok sevdiğimizkahvehane kültürü büyük bir sekteye uğradı. Paranın piyasada dolaşımı ciddimanada olumsuz etkilendi ve ekonomik krizler çıkmaya başladı.

Ortayaçıkan yeni durumlardan en etkili olanı, internet ulaşımının yaygınlaşmasıdır.Dersler uzaktan yapılır oldu; toplantılar, görüşmeler, konferanslar,sempozyumlar uzaktan yapılır oldu. İnternette yeni iletişim yolları keşfedilmeyebaşlandı. Bir yandan iş telaşı ile başvurulan yeni iletişim yolları, daha sonrabir istikrara kavuştu ve neredeyse günlük hayatımızın bir parçası oldu. Artıkneredeyse her gün birkaç toplantıya uzaktan katılma imkânı ortaya çıktı. Tabiivakti olanlar ve meraklılar için büyük bir fırsattı bu durum.

Şahıslar,kurum ve kuruluşlar, başta bilimsel toplantılar olmak üzere, pek çok toplantıdüzenlemeye başladı. Dünyanın dört bir tarafından insanlar masrafsız birşekilde bir araya gelebiliyorlardı. Mesela bir sempozyum ulaşım, beslenme,barınma ve tanıtım masrafları yapılmadan, neredeyse sıfır maliyetlegerçekleşebiliyordu.

Bazıperiyodik (haftada bir) toplantılarla insanlar bir araya gelmeye başladılar.Yukarıda da ifade ettiğim gibi meraklısı ve imkânı olanlar için her gün birkaçtoplantı var internette. Üç-beş kişinin olduğu sempozyum oturumları bilirim;internet üzerinden yapılan sempozyumlarda 50-100 kişinin takip ettiğini gördük.350 kişinin takip ettiği toplantılar biliyorum. Mesela sevgili Dr. Necdet Subaşı 'nın Mart 2020 sonundabaşlattığı " Karantina Sohbetleri "nitakip edenlerin sayısı 350'yi bulmaktadır. Bir Divan Edebiyatı sempozyumuna 250kişinin katıldığını gördüm. Normal sempozyumda 25 kişi zor bulunurdu salonda. İzmir Düşünce Platformu 'nu takipedenlerin sayısı 40'tan aşağı düşmüyor. Prof.Dr. Timur Kocaoğlu 'nun Michigan Üniversitesi üzerinden gerçekleştirdiği " Sanaltay " (webinar)'lara da 100civarında insanın katıldığını gördüm. Korona öncesi bu tür bir araya gelmelerhiç olmuyordu.

Hasılı,dostlar korona salgını hayatımızda köklü değişiklikler meydana getirdi. Yenioluşumlar ve yeni imkanlarla devam edecek bir hayatımız var. Eski salgınlar bukadar sosyal değişikliğe yol açmamıştı; korona bütün dünyayı tehdit ederekinsanoğluna "level" atlattı. Maalesef ölümler oldu ama insanlık da hayatıkolaylaştıran yeni imkânların kapısını araladı 2020'de. Tabiri câizse, insanlık2020'de ayak değiştirmeye başladı.

İnşallah2021 felaketin son bulduğu ve insanlığın refaha kavuştuğu bir yıl olur.