MUĞLA GAZETECİLER CEMİYETİ KINAMASI

Geçtiğimiz günlerde Bodrum’dan vatandaşların kıyı işgallerini protesto eden bir eyleminde, bir işletmenin yetkililerin eylemciler ile birlikte gazetecilere müdahalede bulunmuşlar ve gazetecilerde ertesi günü saldırganları protesto etmişlerdi.

Ben de “Kirasını ödedim burası benim” terörü...!” başlığını taşıyan 28 Haz 2024 tarihli yazımla saldırganları protesto etmiş ve bu bir “özeleştiri” olarak kabul edilebilir, meslektaşlarımızın bölünmüşlüğünden, birbirlerini sevmemelerinden şikayet ederek, “On tane gazetecinin olduğu yerde yirmi cemiyet olursa, bir ve birlik olamazsak gazeteciler daha çok itilir kakılır” dercesine sitemde bulunmuştum. O yazımda şu ifadem olmuştu:

“Merkezde iki cemiyetten ses çıkmayınca ben de 25 Haziran Salı günü ‘Bodrum'da mesleğini yapmaya çalışan gazetecilere saldırıyı kınıyorum.’ diye paylaşımda bulundum.”

xx xx xx

O yazımın ardından genç meslektaşlarımızdan Muğla Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Beritan Yücel whatsapp üzerinden bana “Özcan Bey iyi günler. Ben Muğla Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Beritan Yücel. Son köşe yazınızda Bodrum’daki meslektaşlarımıza yapılan çirkin saldırıya cemiyetlerin herhangi bir tepki vermediği eleştirinize binaen olayın yaşandığı tarih olan 23 Haziran’da Muğla Gazeteciler Cemiyetinin resmi sosyal medya hesaplarından kınama yayınlandığı bilgisini sizinle paylaşmak istedim. Görebilmeniz içinde linkleri size iletiyor çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.” iletisini gönderdi. Linki tıkladım “Kınama” başlıklı şu metinle karşılaştım:

Bodrum ilçemizin Torba Mahallesinde düzenlenen 'Kıyılar Halkındır, Halkın Kalacak' eyleminde bir otelin işletme yetkililerinin eylemcileri bölgeden çıkartma girişimi sırasında, eylemi görüntüleyen meslektaşlarımıza fiziki şekilde engel olmaya çalıştıkları ve emniyet güçlerine de zorluk çıkardıklarını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Bu sırada meslektaşlarımızın eylemi görüntülemeye çalıştıkları ekipmanlarının da zarar görmüş olması bu talihsiz vakayı daha da vahim hale getirmiştir. Kontrolsüz güç kullanarak, meslektaşlarımızın yürüttüğü halkın haber alma özgürlüğü görevini engellemeye çalışan işletme yetkililerini kınıyor, görevini yapan meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve daima yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Dolayısıyla bu zorba girişimlerin, hukuk önünde karşılık bulmasını ve gazetecilere saldırıların son bulmasını temenni ediyoruz.

Muğla Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu

Bu metnin altına ben de imzamı koyuyorum... Keşke bu metin bütün gazetelerimizde yayınlanmış olsaydı... Keşke herkesin haberi olsaydı... 

xx xx xx

Vallahi benim Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin “resmi sosyal medya hesaplarından” haberim yoktu.

İşimizi doğru yapabilmemiz için her gün oturup önce “resmi hesapları” ve watsapp gruplarını, sayfalarını mı dolaşacağız?

Bu o kadar kolay mı? Sayfa sayfa “kim ne demiş” diye dolaşırken işimizi ne zaman yapacağız?

Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin bu katıldığım kınamasını ben gazetelerde göremedim. Onlarında bu resmi cemiyet sayfasından haberleri olmayabilir veya kınamayı görmemiş olabilirler mi?

Allah aşkına “kınama metni” veya bir başka metin, ne metni ise onu örneğin Mimarlar Odası Muğla Şubesi gibi basın emekçilerinin whatsapplarına doğrudan atmak çok mu zor?

Bir Gazeteciler Cemiyeti kalkar“Ben resmi hesabımdan paylaştım görseydin” dememeli, derse başkaları neler demez... İletişimin en kolay olduğu meslek grubu biz olmalıyız... Ne olur biraz daha özenli olalım.

Muğla Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Beritan Yücel’in iletisinin ardından kendisinin sosyal medya hesaplarına ve Yazıişleri Müdürlüğünü yaptığı gazetenin sitesine baktım o “kınamayı” göremedim.

Sadece 23 Haziran tarihli gazetesinde “Bodrum’da ‘Kıyılar Halkındır’ Eyleminde Arbede Yaşandı” başlıklı haber vardı. https://www.muglagazetesi.com.tr/bodrumda-kiyilar...

Sonra Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sevgili Süleyman Akbulut’un sosyal medya hesaplarına baktım, yönetim kurulu üyesi arkadaşları ile yaptıkları kınama yoktu.

Üzgünüm... Yine de Beritan Yücel'in uyarısına teşekkür ederim.

xx xx xx

BEN MBB BASIN HALKLA İLİŞKİLER ÇALIŞANLARININ ARKADAŞI DEĞİLİM

Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığında son zamanların trendi bu olmalı... Ben Osman Gürün’ün belediye başkanlığında “akredite” bir “gazeteci” değildim! O yüzden “MBB Basın Bilgilendirme” whatsapp sayfasını görmüyordum. “Gazeteci” listesinde yoktum...

Osman Gürün’ün gidişi Ahmet Aras başkanın gelişi ile birlikte “listeye” alındım, görmeye başladım.Anlayacağınız Başkan Aras ile “akredite” olduk...

Osman Gürün zamanında da mı öyleydi yoksa şimdi Ahmet Aras ile mi öyle bilmiyorum, oradaki “görevli” resmi görevli kişiler “MBB Basın Bilgilendirme” whatsapp sayfasında gazetecilere şöyle sesleniyorlar:

- Arkadaşlar merhaba..

- Arkadaşlar iyi çalışmalar..

Doğrusu bana tuhaf geliyor. Hatta “cıvıklık” gibi geliyor. O sayfada bilgilendirme yapanlar “resmi” bir kurumun, “resmi” çalışanları... Yani bizler birlikte mesai yapmıyoruz. Nereden arkadaş oluyoruz? Askerliği birlikte mi yaptık? O sayfada bilgilendirmede bulunanlardan Semih (soyadını yazmıyor) daha dikkatli. Bir tek O “İyi çalışmalar” demekle yetiniyor Laubali olmuyor. O’na sözüm yok...

xx xx xx

Şimdi “Onca sorun varken bu ne ya?” diye tepki gösterenler olabilir.

Basite almamak lazım... “Basın Halkla İlişkiler” birimleri bütün kurumların önde gelen vitrinlerinden ve hatta “cümle kapısı” gibidir. O kurumla ilgili ilk intibanız buralarda oluşur. Orası nasılsa arkası eh işte...

Belki de bu laubalilik Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığında çalışanların “Basın” ile ilişkili oldukları için kendilerini “gazeteci” olarak görüyor olmalarından kaynaklanıyor olabilir.

Çok merak ediyorum, “halkla ilişkiler” de yaptıkları için kendisini orada “sosyolog” gören var mı acaba?

Evet başka kurumlarda olduğu gibi MBB Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığında da “gazetecilik” yapmış “arkadaşlar” değil, “kişiler” var. Ancak o kurum veya ‘Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’ bir “gazete” de değil... Üstelik biz gazeteciler bütün gazetecilerle “meslektaşızdır” da “arkadaş” değilizdir... Neyse sorun tam bu da değil...

Sorun bu sayfada “bilgilendirme” değil de çalışanların kendilerini “gazeteci” görüyor olmalarından kaynaklı olsa gerek “haber” servis etmeleri...

xx xx xx

Biliyorum şimdide “Hazır haber veriyorlar. Al kullan işte. Daha ne istiyorsun.” diyenler de olacaktır.

Haksız sayılmazlar. Meslektaşlarımızın tamamı değil, ama çoğunluğu öyle yapıyor. Başlığı değiştirme zahmetinde bile bulunmuyorlar. Aslında bu durumda servis edenler “gazeteci” olurken, servisi alıp “haberi inşa etmeden” sayfaya koyanlar “ne oluyor?” siz onu söyleyin...

Zaten yerel gazetelerimizin büyük kesimi “etkin” değil “edilgin” haldeler... Neredeyse birbirlerinin kopyası görüntüsü veriyorlar ve adeta “Muğla Valiliği&Muğla Büyükşehir Belediyesi Bülteni” gibi çıkıyorlar...

Bu arada “MBB Basın Bilgilendirme” whatsapp sayfası öyle interaktif bir sayfa da değil... Ki orada “Sadece Yöneticiler mesaj gönderebilir...” uyarısı da yer alıyor.

O zaman biz de “- Arkadaşlar merhaba..” sözüne karşılık bir “Merhaba” diyemiyoruz!!!

Sayfanın yöneticisi veya sayfayı oluşturanlar, “haber servis edenler” adeta “Benim başlığım, benim haberim al kullan. Sakın değişiklik yapma” diyor. Dikte ediyor...

Bakın google amca “interaktif” için ne demiş:

İnteraktif, yanıt verme kavramına benzer ve bir mesajın geçmiş mesajlara bağlılık derecesinin ve aralarındaki ilişkinin belirlendiği bir iletişim sürecidir.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığında gerçek anlamda “iletişimden” söz etmek zor...

xx xx xx

Ben bir iki kere bu köşeden uyarıda bulundum. “Bu birimin bir redaktörü” olmalı dedim. Kaale alan olmadı. Eğer bir gün “Türkçe yazıp okumayı yeni öğrenen çocuklarınıza hece söktürmek için filan MBB kaynaklı haberleri okutmayın” diye yazarsam şaşırmayın...

Nasıl olmalı derseniz, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün “Muğla OBM Basın Bilgi” whatsapp grubu gibi olmalı. Büyükşehrinki de “MBB Basın Bilgilendirme”.. “Haber” değil, “Bilgi”...

“Muğla OBM Basın Bilgi”nin başında bir “gazeteci” var; Yüksel Savaş... Ancak gazetecilik oynamıyor orada...!

“Bilgiyi” en iyi, en doğru, en hızlı şekilde iletmeye, fotoğraf, video desteği vermeye çalışıyor. Sadece Muğla’ya değil, Türkiye basınına yetişiyor... Haber servis etmiyor, bilgi veriyor...

Bilgi eksiksiz gelince gazeteci haberini inşa eder...

Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’ndan çıkan “Deniz Ulaşımı”haberlerine tarih sırasıyla bakın ne dediğim anlaşılır...

Yarın devam ederiz.

-------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Akıllı kişiyi sırtında taşısan dahi yük gelmez. --Çerkez atasözü