Günlük işleyişi rutine girip karakteristik ve ekonomik-kültürel düzene kavuşuncaya kadar Arasta’yı konuşmaya devam… Benim ömrüm yetmez ama çektiğimiz dikkat inşallah bir işaret fişeği gibi olur ve bizden sonra gelenler Arasta’da yapılmak istenenleri amacına ulaştırır. Şimdiden bu işin sevdalıları kendilerini göstermeye başladı. Başka kurum ve kuruluşlar da Arasta konusunda hassasiyet kazandırmaya çalışıyor. Bu da çok güzel bir şey… Özellikle belediyeler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları ile beraber gazeteci arkadaşların Arasta duyarlılığı, Arasta’nın geleceği için ümit verici. Yapılan bilimsel çalışmalar da gün yüzüne çıktıkça bir Arasta bilinci uyanacaktır… Topa bir yerden kaymakamlık ve vilayetin de girmesi şarttır.

2 Aralık Cumartesi günü gerçekleştirilen “Bellek Mekân Olarak Arasta” Panelinde gördüm ki, Muğlalılar da Arasta sevdasıyla yanıp tutuşuyor.

Bellek mekânlar

Panelde MSKÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Prof. Dr. Oktay Yivli, edebiyatta bellek mekânlar üzerinden bir konuşma yaptı ve mekânların sadece pratik-pragmatik unsurlar olmayıp bireysel ve toplumsal hafızanın koruyucusu ve taşıyıcısı olduğunu belirtti ve Arasta gibi mekânların şehirleşmedeki rolünün büyük olduğunu ve sağladığı görünürlükle şehirleşmenin sanat değeri yüksek bir kesimini oluşturduğunu ilave ederek, modern zamanlarda oluşturulan şehirler için, “şehirleşme” değil, “kentleşme” ifadesinin kullanılmasının doğru olacağını söyledi.

Kaybolan meslekler

MSKÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Metin Menekşe de, yaptığı alan araştırmasından elde ettiği sonuçları sundu. Doç. Dr. Menekşe, yakın zamanlara kadar Arasta’da esnaflık yapanları bulup onlara meslekleri ve Arasta’nın durumu ve geleceği hakkında sorduğu sorulara verilen cevapları aktardı. Yapılan araştırmada ayakkabı tamircisi, helvacı, kalaycı, saatçi, terzi, berber, yorgancı, semerci, fırıncı, saraç, cam işlemecisi, tenekeci-sobacı, kuru kahveci ve kolonyacı esnaf ile görüşülmüş. Ne yazık ki bu mesleklerden bazıları artık günümüzde icra edilmiyor. Muğla’nın son saracı Osman Kural hakkında bilgi verilip, son nalbandı Mehmet Küçem ve torunu, kalaycılık mesleğini evinde icra eden Necat Çamur, yorgancı Murat Akarca, son semerci Hayri Yumurtaş ile konuşulmuş ve onların Arasta hatıralarının yanı sıra Arasta’nın geleceği ile ilgili görüşleri alınmış. Arasta’nın geleceği ile ilgili ortak kanaat, çırak yetişmediği için Arasta esnaflığının yok olacağı.

Arasta’nın 100 yılı

Panelde sunumunu yapan Arasta esnafı ve önceki dönem MUTSO Meclis Başkanı Hilmi Giresun, Arasta’nın 100 yıllık bilgisine sahip olduğunu, dedesi Kalavusların Hilmi’nin iplikçilik yaptığını ve ailecek Arasta’yı yaşadıklarını örneklerle anlattı ve Arasta esnaflarının işlerini sıralayıp kadim Arastalı esnafların adlarını birer kadirşinaslık örneği olarak andı. Bir Arasta esnafı olarak yaşanan sıkıntı ve açmazları da yakından bilen Giresun, Arasta’nın yeniden canlanması için herkesin elbirliği ile güç vermesinin gerektiğini söyledi.

Arasta bir hayat merkezi

Panelin son konuşmacısı İnş. Müh. Mehmet Şahbaz da babasının Tabakhane caddesindeki hanları vasıtasıyla çocuk yaşında itibaren Arastalı olduğunu; zaten Ulucami’nin üstündeki bir evde dünyaya geldiğini ve çocukluğunun Arasta’da geçtiğini söyledi ve Arasta’nın içinden geçen derenin vaktiyle taştığını ve bir ölüme yol açtığını ilave etti. Arasta’nın sadece bir çarşı değil, aynı zamanda bir hayat şekli ve merkezi olduğunu söyleyen Şahbaz,  Arasta’nın kurtuluşu için hep beraber bir şeyler yapmamız gerektiğini, gelen turistlerin mutlaka Arasta’ya getirilmesinin şart olduğunu ve buranın uluslararası turizme hizmet verecek şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Arasta için bir şeyler yapmak

Anlaşılan o ki, Arasta için herkes bir şeyler söyleme azminde. Bu son derece sevindirici bir şey. Tabii sadece konuşmakla iş çözülmez; konuyu çözüm odaklı da ele almak gerekir. Bence günümüzde “melek yatırımcı” olarak tanımlanan yatırımcılar Arasta’da iş kurmaya teşvik edilmeli. Öncelikle Menteşe ilçesinde oturan girişimciler-yatırımcılar bu işe önderlik etmeli ki halkımız oluşturulan farkındalık çerçevesinde, kervana katılabilsin.

Anladığım kadarıyla bundan sonraki toplantılar çözüm odaklı ve sonucunda uygulanabilir tekliflerin sunulabileceği toplantılar olacak. Yola çıkıldı. İnşallah göç yolda düzülür.

MUSTAFA ÇALIK’A BİNLERCE RAHMET

Türkiye Günlüğü dergisinin ve Cedit Neşriyat’ın sahibi Dr. Mustafa Çalık ile yakın ilişkimiz 1989’da dergiyi çıkarmaya başladığında oldu. O günden beri hep yakın ilişkide idik ve derginin önce Elazığ, sonra da Muğla İl Temsilciliği’ni yaptım. Heyecanlı, bilgili ve cesur bir aydındı. 6 Aralık günü, uzun zamandır mücadele ettiği menhus hastalık, Çalık’ı aramızdan aldı. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.