At izi it izine karıştı

İnsaflı ile insafsız yarıştı.

Bak sonunda onlar bile barıştı.

Ey insafsız,

Açtığın kuyu ayağına dolaştı.

At izini, it izini sayıklıyorum

Gözlerim buğulu,

Kulaklarım uğultulu.

Şaşıyorum,

Şaşıyorum.

Hiç belli değil.

At izimi it izimi.

Gecenin içinde,

Ufak bir ışık,

Yürüyorum, yürüyorum.

Korkutucudur gecenin gizemi.

İnsaflılarla insafsızlar karıştı.

At izini it izine,

Harmanladık bir birine,

Karanlığın kara özüne,

Parmağını sok gözüne.

Ey insafsız,

Ey zalim.

Köpekler candır.

Kediler candır.

Hayvanlar candır.

Ne demişti büyük üstat.

‘Tüm yaratılanları severim Yaradan’dan ötürü’.

Ama sonra yaradılanları sevmezsin.

Ey riyakar,

Ey yalancı,

Ey zulümcü.

Açtığın kuyu ayağına dolaştı.

Köpekleri uyutmakta nedir yahu?

Kedi, köpek kut­sal­dır.

Bu hay­van­la­rın ilahi sis­tem­de bir kar­şı­lı­ğı var­dır.

Zarar ver­di­ğin­de,

Hor gör­dü­ğün­de yedi ced­din­den çıkar.

Sokak hayvanları uyutulacak da ne demek.

Ana­do­lu mis­yo­nu­na hiç ya­kış­ mı?

Ana­do­lu ru­hu­na ay­kı­rı bir durum.

Ana­do­lu ya­şat­mak,

Bir­le­mek,

Bir­lik bi­lin­ci­ni ye­şert­mek için vardır.

İlahi sis­tem­le bü­tün­leş­me yo­lu­dur.

Bu top­rak­lar aç olanı tok eden,

Ek­me­ği­ni bö­lü­şen.

Ko­ca­man yü­rek­li in­san­la­rın ol­du­ğu yer­dir.

Ve bu yüce top­rak­la­rın mis­yo­nu­na ya­kış­ır mı?

Köpekleri uyutacaklarmış.

Köpekleri katledeceklermiş

Bu top­rak­lar ANA.

Bir ANA kat­li­am yapar mı?

Sorarım size.

Özü­müz ku­şa­tı­cı kap­sa­yı­cı­dır.

Yap­ma­yın böyle ruh­sal­lı­ğı­mı­zı bozan şey­le­ri.

Geç­miş­te de büyük bir acılar ya­şat­tık biz bu can­lı­la­ra.

Sivri Ada diğer adıy­la Ha­yır­sız Ada olayını unuttuk mu?

Ha­yır­sız Ada fa­ci­ası,

Mem­le­ke­ti­mi­zin gör­dü­ğü en in­saf­sız köpek kat­li­amı­dır.

Baş­lan­gı­cı 3 Ha­zi­ran 1910'dur.

Bizim ge­le­ne­ği­miz­de,

Bizim kültürümüzde,

Sokak kö­pek­le­ri, kedileri şeh­rin sa­kin­le­ri­dir.

Onlar 1910 yılına kadar İstan­bul'da,

Kendi so­kak­la­rın­da ba­kı­la­rak bi­z­lerle be­ra­ber ya­şa­dı­lar.

Av­ru­pa'da ise par­füm/kimya sa­na­yi için kat­li­am­lar çok­tan baş­la­mış,

So­kak­lar­da tek köpek kal­ma­mış­tı.

Fran­sız­lar bi­zim­ki­le­re bir öneri ge­tir­di...

"İstan­bul'un sokak kö­pek­le­ri­ni top­la­yıp bize satın."

Fran­sa ile an­laş­ma im­za­lan­dı.

Ancak halk kö­pek­le­ri di­ren­di vermedi.

Her köpek kendi so­ka­ğı­nın bir sa­ki­ni gi­biy­di.

Halk­tan des­tek gel­me­yin­ce,

Bu işler pa­ra­ya muh­taç olan in­san­la­ra,

Ser­se­ri­le­re ha­va­le edil­di.

Top­la­ma sü­rer­ken halk isyan etti,

Ge­miy­le Fran­sa'ya gön­de­ril­mek üzere,

Top­ha­ne'de bek­le­ti­len bin­ler­ce kö­pe­ği bir bas­kın ya­pılarak kur­tar­dı.

Ancak hü­kü­met bir kez Fran­sa ile an­laş­ma yap­mış­tı,

Ve bu işten vaz­geç­me­di.

Daha kap­sam­lı daha or­ga­ni­ze bir top­la­ma işi baş­la­tıl­dı.

Fran­sa'dan yanıt gel­me­yin­ce,

Hü­kü­met kö­pek­le­rin fi­ya­tı­nı in­dir­di,

Sonrasında be­da­va­ya ver­me­ye bile razı oldu,

Ama Fran­sa'dan çıt çık­mı­yor­du.

Fakat Fran­sa'dan bir türlü yük­le­me ta­li­ma­tı gel­mi­yor­du.

Kö­pek­le­rin bes­len­me­si ve ba­kı­mı sorun ol­ma­ya baş­la­mış­tı.

Kö­pek­le­re bu­ra­da bir süre daha ba­kıl­dı.

Ta ki Fran­sa an­laş­ma­yı fesih et­ti­ği­ni,

Kö­pek­le­ri al­ma­ya­ca­ğı­nı bil­di­re­ne kadar.

Sonrasında da bu köpekler,

Tek bir ağaç,

Tek bir yudum su olmayan

Sivri Ada'ya götürülerek ka­de­ri­ne terk edil­di.

Halk bir süre yi­yecek ta­şı­dı ama sonra bu da im­kan­sız bir hale ge­lin­ce...

Kö­pek­ler aç­lık­tan ve su­suz­luk­tan,

Sema yükselen çığlıklar içinde can ver­di­ler.

İnsanoğlu ne kadar acımasız değil mi?

Zulmün insana yapılanı,

Hayvana yapılanı diye ayrılmaz.

Acı çığ­lık­la­rı Ana­do­lu ya­ka­sı sa­hil­le­rin­de du­yu­lu­yor,

Sa­ba­ha kadar din­mi­yor­du.

Ölüm­ler baş­la­yın­ca,

2-3 yıl bo­yun­ca tüm sahil,

Ko­ku­dan ya­şan­maz hale gel­miş­ti.

İstan­bul halkı bu suç­tan do­la­yı çok üzgün ve ça­re­siz­di.

Pek çok­la­rı sa­hil­de­ki ev­le­ri­ni ka­pat­tı.

Kö­pek­le­re bu acıyı yaşatmanın,

Büyük bir la­ne­te yol aça­ca­ğı dü­şü­nü­lü­yor­du.

So­nun­da o lanet 1912 yı­lın­da dep­rem ola­rak geldi.

Büyük dep­remi;

Kö­pek­le­rin ahına,

Köpeklere yapılan zulme bağlıyorlardı.

Ada­nın adı da bu olaydan sonra Ha­yır­sız Ada oldu.

Bir can­lı­nın yaşam hak­kı­nı biz­ler elin­den ala­bi­lir miyiz?

Ana­do­lu bil­ge­lik yur­du­dur.

Anadolu yaşatma yurdudur.

Ey gambaz.

Yapacağın hamleyi iyi hesapla.

Sonuç olarak;

At izi it izine karıştı.

İnsaflı ile insafsız yarıştı.

Bak sonunda onlar bile barıştı.

Ey insafsız,

Açtığın kuyu ayağına dolaştı.

Ezilen uyandı.

Şimdi sen uyu.