Öncebir düzeltmede bulunalım.

"Muğlaspor'da yorgan gitti kavga bitti mi?" başlıklıyazımda, bir teşbih yapmak için 26 Aralık 'ta "Eski Muğla Grubu "nda" Muğla'nın eski meyhanecilerinden merhum Ahmet Sivaslı. Pazarın hemengirişinde Sabah Lokantasında gündüzleri çorba, ev yemeği geceleri ise güzelmezelerle rakı verirdi. Artık eski meyhaneler kalmadı. Güzel insandı. Mekanıcennet olsun. " diye yapılmış paylaşımdan yararlandım.

Köşemdetashih hatası yaparak, " Gençliğimde bir 'Gandırcı Hasan' vardı. Öyleanılırdı. Perşembe Pazarının girişinde de gündüz 'aşçı dükkanı', gece 'meyhane'olan 'Sivaslı'nın Lokantası' vardı. Ahmet Sivaslı rahmetli olalı çok oldu. OğluAli Sivaslı'da geçenlerde rahmetli oldu. Ruhları şad olsun... " diye ifadeetmişim. Ali Sivaslı yaşıyor. Bu da giden yılın son gafı oldu!

Allah Ali Sivaslı'ya sağlıklı uzun ömürler versin....

xx xx xx

Bugün 1... Her sene yeni yılın ilk günü "Bugün 1..." diyeyazmak söylemek hep hoşuma gitmiştir. Geride 364 gün var. Umarımgeçen yılın günlerinden daha sağlıklı, huzurlu, bereketli ve şiddetsiz,cinayetsiz, nefretsiz, özgür ve sevgi yüklü değerlendirir, yaşarız bu günleri...

" Şehrimegel sevgili

Yarın çık gel

Bırak her şeyi, bir bekleyenim var de

gel.

Gel ki, bu şehir adımlarınla

anlamlansın.

Gel ki, bu şehir nefretim olmaktan

çıksın."

Gel ki, alayım.

Gel...

Nazım Hikmet "

Ustanınbu şiirini önceki gece face sayfamdan paylaştım. Kim ne anladı bilemem.. Nazımusta yazmış işte. O muhtemelen " nazlı, narin bir kadına " yazmıştır. Demokrasi , özgürlük , kardeşlik , barış ve adalet bir " kadın "gibi kırılgan ve nazik betimlenmez mi? Hoyratlığa, değer bilmezliğe gelmez...

Önceki gece gelen yılla birlikte umutlarımı, umutlarımızıgerçekleşmeye, bu değerleri çağırdım, "gel artık" demeye çalıştım... İnsan hepsevgilinin peşinde koşar; Demokrasi , özgürlük , kardeşlik , barış ve adalet sevgililerimiz değilmi?

xx xx xx

Gelirlermi bilmiyorum, ama gelen yıla " merhaba " derken Çin 'den aşılargeldi. Geldiydi, gelmediydi, ülkemizdeki Uygur Türklerini Çin 'e iadeetmezsek, aşı siparişini Çin askıya alacak, hatta unutacak derken geyikyapmanın, mizah yapmanın dibini vurduk...

Komploteorileri ürettik. Türkiye 'nin yeterli aşı siparişi vermediğindenşikayet ettik. Çin 'den toplamda 50 milyon doz aşı alımı içinanlaşma yapıldığı için " Bu aşı kime yetecek? " diye tepki gösterdik...

Sankiaşı bolluğu içindeymişiz gibi, " Ben aşı olmayacağım, güvenmiyorum "deme lüksünde olurken, sıkışınca " Ben yerli aşıyı bekleyeceğim "diyen milliyetçiliğimizi sergiledik.

Bizbunları yaparken, 29 Aralık 'ta Haluk Beyimoğlu şu paylaşımdabulundu:

" RasimOzan Kütahyalı, Çağla Şıkel, Nagehan Alçı #aşı yaptırdı diye haberler görüyoruz,gönüllü listesi özel falan mı hazırlandı yoksa bu şahs-ı muhteremler #halk içinbu kadar kahramandı da biz mi bilmiyoruz veya, bir üst akıl salgın#hastalıktan, durağan #ekonomiden kıvranan halk #devletten nefret etsin yarımkalan işi bitirelim diyemi uğraşıyor? Yoksa halkın #inadınamı yapılıyor? Teksermayeleri karaktersiz #duruşları ve #vücutları olan insanlar Miletkıvranırken aşıya ulaşarak kadim #Türk milletine örnek olamazlar.. Yanlışyapılıyor. Sabah sabah milletin aklıyla oynanıyor... #coronavirus "

xx xx xx

Birsosyal medya kullanıcısı da " Bundan belki de 15 yıl sonra bugününmanşetlerini okuyanlar diyecekler ki o günler Rasim Ozan Kütahyalı ve NagehanAlçı'nın kral olduğu günlermiş...

Gerçekten böyle mi dedirteceğiz? Ne aşı israfı ama.. " şeklindeifade de bulundu.

İzahın bittiği yerde mizah başlıyor...

Bildiğimizkadarıyla bu isimler ve daha başka gazeteciler, ünlüler toplumdaki " Aşıyahayırcıları " azaltmak için " gönüllü " oldular.

Tabiişi abartanlar da çıktı....

xx xx xx

İşifazlasıyla abartanlar oldu. Kendisinden hiç beklemezdim, Profesör BingürSönmez de " Aşı yaptırmayanlar vatan hainidir, onlara kız bilevermeyeceğiz. " deyiverdi!

Sankikadınların hepsi aşıya " evet " demişler gibi, " Aşı yaptırmayanerkeklere kız verilmesin " çağrısı yapıyor. Bir " Aşı olmayancehennemliktir. Olan da cennetliktir " diyen olmadı galiba, bunaşaşırdım. Belki bu da denmiştir de ben görmemişimdir.

Dahaönce de demiştim, ben Atatürk 'ün kendini Türk doktorlara emanetettiği gibi " yerli aşıyı " bekliyorum. " Bilime " inanan birinsanım. Çocukluğumdan beri hiçbir aşıdan kaçmadım, bundan da kaçmam.

Bukonuda pek çok tevatür, komplo teorisi var. Aşı olunca gözleneceğini düşünen ve" Yerli aşı olacağım. Gözleneceksem kendi insanlarıma gözleneyim "diyenler var. 12 Eylül günlerinde Güney Doğu 'da kadınlarakorunmaları için " sipiral " takıldığında, erkekler kadınların yanında " dinleniyoruz "kuşkusuyla yüksek sesle " Allah Devlete zeval vermesin " demeyebaşlamışlar diye anlatılırdı. Bugünlerde de " Kadınları kısırlaştıracaklar "diyenler varmış.

Bunların hepsi geçer. Hele bir aşılama başlasın. Kimseye birşey olmadığı görülünce herkes aşı olacaktır. Bizim insanımız gözündenakıllıdır...

xx xx xx

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.

Çin 'den hafta içinde ilk uçakta 3 milyon doz aşı geldi.Belli bir programa bağlı olarak peyderpey gelmeye devam edecek. İlk etapta 50milyon doz tamamlanacak. " Türkiye'nin parası olmadığından " filandeğil.. Türkiye isterse bir seferde 80 milyon doz aşıyıalabilir...

Kibaşka ülkelerle de anlaşmalar yapılırken, " yerli aşının " baharaylarına yetiştirilmesi içinde gayret ediliyor...

Ancak bir seferde 80 milyon değil, 50 milyon doz aşıverebilecek ülke yok. Çünkü aşı üretenlerinin hepsinin üretim kapasitelerisınırlı. Sınırsız olsa Türkiye 80 milyon dozu alıp nerede saklayacak?

Buaşılar " soğuk zincir " ile taşınıp, saklanıyor. O nedenle Bakanlığın programına göre peyderpey gelecek ve hedeflenen zamanda, öncelikler dikkatealınarak " itiraz etmeyen " herkes aşılanacak.,

Bu salgının başka türlü durdurulması mümkün görünmüyor.

xx xx xx

Türkiye 'nin Çinli aşı firması SinoVac 'tan aldığıkoronavirüs aşıları geldi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca , testlerin 14gün süreceğini, biter bitmez ise aşılama programının başlayacağınıduyururken, Bilim Kurulu Üyesi Afşin Emre Kayıpmaz " Bu işlemleryaklaşık 2 hafta süren bir süreç. Daha sonra ocak ayının 2'nci haftasındansonra aşılamaya başlanacak diyebiliriz " diyerek şu bilgileri verdi:

" Biryandan en fazla dozun ülkemize gelmesi için çabalar devam ediyor. Bir yandanmRNA aşısının en fazla dozunun ülkemize gelmesi için çaba sarf ediliyor. 30milyon doza kadar verebileceklerini ifade ettiler. Kendi yerli aşılarımızdevreye girinceye kadar en kısa zamanda bu aşıların temini ve bizim100 milyondoz aşıyı insanlarımıza önümüzdeki aylar içinde ulaştırmamız önemli. En erkentarihe, en fazla sayıda aşının gelmesi hedefleniyor. Şu anda yine rektörtemelli aşılardan Oxford ve AstraZeneca'nın geliştirdiği aşı ile ilgiligörüşmeler sürüyor. Rusya'nın 'Sputnik V' aşısı var. Onlarla ilgili süreç dedevam ediyor. Ne olursa olsun bizim artık bu ilkbahar sonrasında yerli aşılaraağırlık vermemiz lazım. Bizim aşıları ithal eden değil, yerli aşıları üreten vebu aşıları ihraç eden ülke konumuna gelmemiz lazım. Ümit ediyoruz ki yerliaşılarımız devreye girip üretilmeye başladıktan sonra aşıda dışa olanbağımlılığımız en aza iner. "

xx xx xx

Anlaşılacağıgibi her alanda olduğu gibi aşılamada da " siyaset yapmadan ", " kutuplaşmadan "edemedik. Umarım bu yeni yılda her şeyde siyaset yapmaz, her şeyde kutuplaşmayız...Hiç değilse sağlık, eğitim ve savunmada siyaseti uzak tutmaya özen gösterilir.Umarım kadın meselelerinde kutuplaşmayız...

Giden yılın son günlerinde sadece "pandemide" değil, PınarGültekin cinayetine bulaştırılan "çirkin teklif" üzerinden de kutuplaştık... Üçgün sora duruşmada yan yana mı karşı karşıya mı olacağız..? Gelin biatı terkedelim, aklımızı başımıza alalım ve sorgulayıcı olalım...

--------------------------- ------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Zorlukların göbeğinde fırsatlar yatar. -Albert Einstein

ÇİVİ

Üç gün evlerden çıkışyok. Arkadaşım "Allah kurtarsın." dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))