“Muğlalılar Ahmet Aras gibi hareket edenlere ‘tez canlı’ derler...
Süleman Ehemin dedi gibi “bi dur” ya, Nejat Ehemin dedi gibi “Cuvap veme” gari... Benim dedim gibi de elinde duzluk, hıyar sabına goşub gitme yaa... Ihımın Allah, başını gelceg gözüne görünceg vaaa... Yoo, u del de goşarken düşceg unu yanarın... Nedem kendi düşen alımaz.. Akceg gan başdı durmaz... İsanın glavuzu garga olusa zaten olce bu gari..”
Köşemde dün yer alan bu satırlar için “Anlayamadık” diye ciddi sayıda arayan oldu. “İzahın bittiği yerde mizah başlar” diyoruz ya, galiba ölçüyü biraz kaçırdık... Muğla şivesi bu... Yani Muğlalının ana dili...
Yukarıdaki metin iseortak dilimizle şöyledir:
“Süleyman Efemin dediği gibi ‘Bir dur’ ya, Nejat Efemin dediği gibi “Cevap verme” artık... Benim dediğim gibi de elinde tuzluk, hıyar sahibine koşup gitme yaa... Allah baksın, başına gelcek gözüne görüncek var... Yo o değil de koşarken düşecek ona yanarım... Ne yapalım kendi düşen ağlamaz.. Akacak kan başta durmaz... İnsanın kılavuzu karga olursa zaten olacağı budur...”
Sevgili Ahmet Başkan aç gözünü, koşarken takılıp düşeceksin. Seni Levent Arkan tutamaz...
Umarım anlaşılmıştır...
+
Başkan Aras’ın son zamanlarda kimyası gerçekten bozuk.. Belki de bize öyle geliyor yanılıyoruzdur.. Dünkü yazımda da vurguladım, “Hep bu ‘çimentocuların’ yüzünden...!” dedim. Ardından “Bütün gazeteler yazdı. Ahmet Aras Başkan ‘Çimento kokulu anketinizle baş başa kalın’ dedi. Çimentonun kokusu var mıdır, varsa nasıldır bilmiyorum. Belki de Ahmet Başkan ‘ORC anketinin altında, arkasında bir yerinde çimentocuların bulunduğunu’ ima etmiş olabilir” diye kaydettim.
“Çimentocuların yüzünden” dedim, çünkü Ahmet Aras Başkanın kimyası bana göre “Çimentoculara” ait olduğu söylenen ‘künyesiz gazetelerin’ Muğla Büyükşehir Belediyesi ve özellikle MUSKİ’ye yönelik ortaya attığı yolsuzluk iddiaları ile bozulmaya başladı. Bu kimya bozulması ile gelen öfke de ORC’nin açıkladığı araştırma ile tavan yaptı. Bir de Bodrum’da bir gazetenin “Ahmet Aras’ın AK Parti’ye geçme girişiminde bulunduğu”na dair kulis haberi hepsine tüy dikti...
+
Söz konusu ‘künyesiz gazetelerin’ özellikle MUSKİ ile ilgili soruşturmaları sıklıkla gündeme getirmeye başlayınca CHP İl Başkanı Av. Zekican Balcı adeta “Ahmet Aras’ı yedirmeyiz”, “Ahmet Aras’ın, MUSKİ’nin arkasındayız” diye kampanya başlattı. Tam bir hamaset...
Bunun üzerine ben de 9 Temmuz 2025 tarihinde “MUSKİ’ye sahip çıkalım, ama Muğla’ya da sahip çıkalım..” ve 28 Temmuz 2025 tarihinde de “Ben dostlarımın arkasında değil yanlarında olurum!” başlığı ile iki ayrı yazı yazdım. Çok yazdım da bu ikisi önemliydi.
Başkan tamam da, ‘MUSKİ’nin arkasında ne işiniz var?’, ‘Ahmet Aras’ın neden yanında değil, arkasındasınız?’ dedim...
CHP İl Başkanı Balcı’nın o kampanya başlatan ve 13 CHP İlçe Başkanı’nın da imzasını taşıyan “Ahmet Aras’ın Arkasında Muğla Halkı ve CHP Örgütü Var” başlıklı bildiri de şu ifadeler yer almıştı:
“Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Ahmet Aras’a, Belediyemize ve MUSKİ’ye karşı son günlerde sistematik biçimde yürütülen saldırılar, bir iftira kampanyasının ötesindedir. Bu, doğrudan Muğla halkının iradesine, Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütlü gücüne ve halkçı yerel yönetim anlayışımıza karşı başlatılmış organize bir linç operasyonudur. Sahte hesaplar ve güdümlü medya vasıtasıyla sürdürülen bu karalama girişiminin arkasında Muğla’nın ormanlarını, zeytinliklerini, tarım alanlarını, havasını, suyunu çimento fabrikaları ve fosil yakıtlı termik santraller eliyle rant için talan etmeye and içmiş yağmacılar olduğunu çok iyi biliyoruz.
Bunların hedefi nettir: Muğla’yı ranta, talana, betonlaşmaya teslim etmek... Ve bu yolu açmak için halkın seçtiği, halktan yana bir belediye başkanını itibarsızlaştırmaya çalışmak…
Buradan açık ve yüksek sesle ilan ediyoruz: CHP Muğla İl Başkanı, 13 İlçe Başkanı ve baştan sona tüm Muğla örgütü olarak Sn. Ahmet Aras’ın ve benzer saldırılara maruz kalan tüm ilçe belediye başkanlarımızın yanındayız!
Biz bu saldırıyı kişisel değil, örgütsel bir saldırı olarak görüyoruz. Ahmet Aras yalnız değildir! Muğla Büyükşehir Belediyesi yalnız değildir! MUSKİ yalnız değildir!”
+
Eğri oturalım, doğru konuşalım. Çimentocuların olduğu öne sürülen gazetelerde ben bu güne kadar bırakın 13 ilçe belediye başkanını, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’a da bir saldırı görmedim. O gazetelerde Başkan Aras aleyhinde yayın yapıldığı ise doğru. Bunu görmemek için kör olmak lazım.
Ancak ben ortada Ahmet Aras Başkan’a yönelik “sistematik biçimde yürütülen saldırı ve (iftiradır, değildir) kampanya” yürütüldüğünü, CHP’nin “halkçı yerel yönetim anlayışına karşı organize bir linç operasyonu” başlatıldığını görmüyorum.
Böyle bir şey varsa Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut’un vurguladığı gibi, “karanlığa kurşun sıkmadan” öne sürdüğünüz saldırıların ve linç girişiminin sahiplerini, faillerini ortaya koyarsınız. Haklarında, ORC ile ilgili, Bodrum’da bir gazete ile ilgili nasıl hemen hukuk mücadelesi başlattıysanız öyle hukuk mücadelesi başlatırsınız.
O künyesiz gazeteler ne zaman yolsuzluk, usulsüzlük içeren iddiayı haber yapsa Ahmet Aras Başkan hemen “Karalama kampanyası yapılıyor” diye ‘karanlığa kurşun atar’ gibi “lafla” üzerilerine yürüdü.. O yayınları meşrulaştırıp, tanınırlık kazandırıp, yüksek tirajlı yayınlar haline getirdi!
Oysa üzerilerine HUKUKLA yürümeliydi...
+
Ahmet Aras Başkan, ORC araştırması açıklamasında olduğu gibi “çimentocuları” dilinden düşürmüyor. Yayınların arkasında onların bulunduğunu düşündüğü aşikar. Ki dünkü yazımda yer aldığı gibi, Canan Baykız da “Ahmet Aras’ın açıklamasında doğrudan bir firma ismi geçmese de,‘çimento lobisi’ ifadesi kamuoyunda anında Muğla Çimentoyu işaret etti.” diyor. Artık Ahmet Başkan’ın sayesinde böyle bir algı var. Ha bu arada belirteyim, Muğla’da ‘çimento lobisi’ filan yok. Bir “çimentocular”, bir de “Muğlaspor lobisi” var..
Çimentocular ile Başkan Aras arasında ne var, işte ne varsa o beni ilgilendirmiyor, ama o gazetelerde yer alan iddialar ise ilgilendiriyor... “Karalama kampanyası” diye geçiştiremezsiniz... O iddiaların üzerini örtemezsiniz. Neden o iddialara açıklık getirmiyorsunuz?
İşte o iddialardan birinin yer aldığı bir haber::
-- “Susuz kalan Bodrum’da İsale Hattı’nda yolsuzluk iddiası”... ; “Savcılık, ‘İhaleye fesat karıştırma’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresinde (MUSKİ) pazarlık usulüyle yandaş ihaleye onay verildiği iddia edildi. ... Ahmet Aras’ın doğrudan müdahalesiyle açık ihale yerine 21/B pazarlık yöntemi tercih edildi, projeye karşı çıkan komisyon üyeleri ve teknik personel görevden alındı. .. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, Bodrum Güney İsale Hattı ihalesinde yaşananlar üzerine harekete geçti. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri, MUSKİ Genel Müdürlüğü’ndeki ihale dosyalarına el koydu.
İhalenin 21/B kapsamına alınmasına yazılı olarak itiraz eden İhale Komisyonu Başkanı H.D. ve ekibi, ihaleden saatler önce görevden alındı. Yerlerine yalnızca daire başkanlarından oluşan, ‘bir seferlik’ özel komisyon atandı. Bu yöntem, MUSKİ tarihinde ilk kez uygulandı. Yeni komisyonun ilk kararı ise, ihale bedelinin yükseltilmesine onay vermek oldu.
Şubat 2025’te yapılan pazarlık usulü ihale, daha önce de kamuoyunda tartışma yaratan KCT Yol Yapı A.Ş., AKEM Ltd. Şti. ve AİS Yapı A.Ş. ortaklığına gitti. 328 milyon TL bedelle 20 Mart 2025’te imzalanan sözleşme sonrası Aras, projenin toplam maliyetinin 1 milyar TL’ye ulaşacağını açıkladı. İhale uzmanları, açık ihale yapılması halinde maliyetin çok daha düşük olabileceğini, bu yöntemle milyonlarca liralık kamu zararı oluştuğunu vurguluyor.
+
İddia çok...
Hepsi bu köşeye sığmaz. Gerektiğinde tek tek yazarız.
Sadece bu habere bir yanıt verilsin yeter.
Çimentocular Ahmet Aras Başkan’a karşı kin ve nefret içinde olabilirler, karalama kampanyası da yapıyor olabilirler. Bunlar bizi ilgilendirmiyor. ORC’nin “Muğlalıların yüzde 67’si yolsuzlukları inanıyor” diyen araştırması da ilgilendirmiyor.
Gerçekten ilgilendirmiyor. Kamuoyu özellikle MUSKİ ile ilgili ortaya konan iddiaları merak ediyor.
Nejat Altınsoy’un dediği gibi, bugüne kadar yaptığınız ‘Her açıklama, iddialara hayat öpücüğü veriyor.’.. Ama bu sorulara yanıtınız varsa aynı olmaz, açıklayın, aydınlanalım.
Savcılıkta kaç soruşturma var... Kimler ve ne hakkında?
Yoksa da “Yok” deyin kardeşim...
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin. --Cemal Süreyya