Ya­şa­mak,
Aşırı ku­tup­laş­mış,
Si­ya­se­tin kamu ku­rum­la­rı­na si­ra­yet etmiş ha­liy­le,
Bi­rey­le­ri,
Ocu, bucu diye ay­rış­tı­rıl­mış­ken
Yö­ne­tim­le­rin karşı ce­na­ba,
Gö­rün­mez bir mob­bing uy­gu­lar­ken.
Ya­şa­mak ger­çek­ten zor­lu­yor.
Biz­den­sin,
Öte­ki­ler­den­sin.
Mil­let vatan haini mi?
İnsan­la­rı yar­gı­la­ma­dan,
Te­ra­zi­ye koyup,
Ko­nu­yu va­tan­se­ver­li­ği­ne,
Mil­le­ti­ne tut­ku­su­na,
Hiz­met aş­kı­na ge­ti­rip.
Ölçüp tar­ta­ca­ğız.
Ku­tup­laş­ma­lar,
Ay­rış­ma­lar,
Kuyu kaz­ma­lar.
Ay içim da­ral­dı.
Kazın ba­ka­lım kazın.
Kor­kan var mı ki?
Ben yo­rul­dum hayat demek is­te­mi­yo­rum.
Tüm ener­ji­mi,
Tüm bilgi ve tec­rü­be­mi,
Mil­le­ti­min re­fa­hı için har­ca­mak is­te­mek­te­yim.
Yo­rul­ma­ya,
Küs­me­ye hak­kım yok­tur.
Ça­lış­ma­ya,
Üret­me­ye,
Derin bir tutku ile
Mil­le­ti­mi yü­celt­me­ye ada­mış bir birey ola­rak,
Pes et­mi­yo­rum.
Top­lum­sal ya­şam­da derin ya­ra­la­rın ol­du­ğu­nu dü­şün­sem de,
De­ği­şi­min de ışı­ğı­nı gör­mek­te­yim.
Li­der­ler kadar,
Si­ya­sal sis­tem­le­rin­de de­ğiş­mek­te ol­du­ğu­nu al­gı­la­mak­ta­yım
Bu yüz­yıl­da,
Güya çağ­daş yaşam de­di­ği­miz za­man­da,
Mo­dern tut­sak­lık ya­şı­yo­ruz.
Top­lu­mun bize ya­şa­ya­bi­le­ce­ğiz kri­ter­le­ri söy­le­di­ği gibi,
Bir de bize sahip ol­du­ğu­nu dü­şü­nen,
Ve se­çi­le­ne kadar hal­kı­na canım diyen,
Son­ra­sın­da da sü­rü­de­ki koyun mu­ame­le­si ya­pan­lar var.
İçinde bu­lun­du­ğu­muz si­ya­sal sis­tem,
Yoz­laş­mış ve ça­lış­mı­yor.
Aynı za­man­da,
İnsan ya­şa­mı­nı,
Dünya ya­şa­mı­nı da onur­lan­dır­mı­yor.
Eğer ki bir şey ya­şa­mı ve dün­ya­yı onur­lan­dır­mı­yor­sa,
Bunun çö­ke­ce­ği­ni iddia ede­bi­li­riz.
Gö­rü­nen köy kla­vuz is­te­mez.
Si­ya­sal sis­tem­le­rin köh­ne­miş­li­ği
Ve ko­kuş­muş­lu­ğu aşi­kar­dır.
He­pi­miz bi­li­riz ki,
Var ol­ma­nın bir dön­gü­sü var­dır.
İçinde bu­lun­du­ğu­muz si­ya­sal sis­te­min de,
Di­bi­ne vur­du­ğu yerde ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­rum.
Bir kitap var­dır,
Ko­lom­bi­ya­lı bir yazar olan,
Gab­ri­el Gar­cia Ma­r­que,
‘Yüz yıl­lık Yan­lız­lık’ ro­ma­nı.
Yazar bu­ra­da ço­cuk­lu­ğun­dan iti­ba­ren,
Onu et­ki­le­yen olay­la­rı,
Ede­bi­yat va­sı­ta­sı ile okur­la­rı­na ak­tar­mak­ta­dır.
Ben de ço­cuk­lu­ğum­dan iti­ba­ren,
Şu­uru­ma,
Bel­le­ği­me,
Ak­lı­ma ka­zı­dık­la­rım­la,
Ya­zı­yo­rum.
Dil­len­di­ri­yo­rum ki,
Si­ya­sal sis­tem­de,
Si­ya­sal sis­te­min için­de ki un­sur­la­rı ile
Si­ya­sal sis­te­min dav­ra­nış­sal ola­rak ya­ra­tı­lan ana­ya­sa­sıy­la,
Si­ya­sal sis­te­min için­de­ki bazı köh­ne­miş po­li­tik ki­şi­le­riy­le,
Si­ya­sal sis­te­min yoz­laş­mış il­ke­le­ri ile
Halka kem bakan an­la­yı­şı ile
Ken­di­ne rantı piyar edin­miş zih­ni­yet­li ya­pı­la­rı ile
Yüz­yı­lın de­ği­şi­mi ka­pı­da.
Hatta şa­fa­ğın için­de.
Şa­fak­tan ön­ce­ki zaman,
Ka­ran­lı­ğın en yoğun ol­du­ğu za­man­lar­dır.
Ge­lecek olan şu anda geliş yo­lun­da­dır.
Ge­lecek güzel gün­le­rin his­si­ya­tı vur­muş­tur,
Hak­sız­lı­ğın at nalı git­ti­ği ül­ke­miz­de,
Bir put gibi param parça edil­di­ği,
Umut ta­cir­le­ri­nin cep­le­ri­ni hal­kın pa­ra­sı ile dol­dur­du­ğu dü­ze­nin,
Tek tek ada­le­tin te­ra­zi­sin­de tar­tıl­dı­ğı,
Kirli dü­ze­nin,
Şef­faf dü­ze­ne ev­ril­di­ği,
Ölü­mün ya­şa­ma umut sal­dı­ğı,
Hay­kı­rı­şın se­vin­ce bo­ğul­du­ğu,
Güzel gün­ler yol­da­dır.
Düş­le­ri­mi­zin sı­nır­sız ol­du­ğu,
Ba­şı­mı­za ada­let ta­cı­nı tak­tı­ğı­mız,
Ren­ga­renk çi­çek­le­rin,
Gül bah­çe­le­ri­nin,
Umu­dun tohum ola­rak düş­tü­ğü top­rak­lar­da,
Sev­gi­nin ye­şer­di­ği Ana­do­lu’da,
Düşün ki mutlu gün­ler yol­lar­da,
Düş­le­rin sı­nır­sız­lı­ğı,
Di­ren­miş­li­ğin onuru ile
Mutlu al bay­rak dal­ga­la­nır­ken,
Düşün ki o an mutlu güzel gün­ler,
Mutlu bir şafak yolda.
Şafak sök­me­den önce,
Ka­ran­lı­ğın en yoğun ol­du­ğu an­lar­dır.
Işı­ğın ay­dın­lat­ma­sı­na,
Şa­fa­ğın sök­me­si­ne az kaldı.
Ve Sayın Baş­kan’ım Ahmet Aras.
Hesap ve­ri­le­bi­lir­lik,
Ve şef­faf yö­ne­tim an­la­yı­şı ile
Gö­re­ve gel­dik­ten son­ra­ki 100 gü­nü­nü,
Bir su­num­la an­lat­tı.
Çok he­ye­can­lı ol­du­ğu­nu be­lirt­ti.
Hiz­met et­me­nin,
Yeni pro­je­le­ri,
Yeni hiz­met bi­rim­le­ri ile
Haklı gu­ru­ru­nu ya­şı­yor­du.
Dünya Kenti Muğla yol­cu­lu­ğu­na de­ğin­di.
Güzel bir su­num­du.
Özel­lik­le her söy­le­di­ği ifade bir­leş­ti­ri­ci,
Ve de­mok­ra­tik­ti.
Öğ­ren­ci­le­re toplu ta­şı­ma­da,
Yap­tı­ğı in­di­ri­min haklı ge­rek­çe­le­ri­ni anlat.
Bu­ra­da öğ­ren­ci­le­ri teh­li­ke­ler­den ko­ru­ma is­te­ği­ni ifade etti,
Yeni ve güçlü ya­pı­lan­ma ola­rak,
Yeni bi­rim­le­ri­ni ta­nıt­tı.
Bun­lar;
Kadın ve Aile Hiz­met­le­ri Daire Baş­kan­lı­ğı­nı,
İlçe Hiz­met­le­ri Bölge Daire Baş­kan­lık­la­rı­nı,
De­niz­ci­lik AŞ,
MUSKİ Basın Yayın Şube Mü­dür­lü­ğü,
STK Şube Mü­dür­lü­ğü,
Muğla Plan­la­ma Ajan­sı (MUPA)
Akıl­lı Şehir Daire Baş­kan­lı­ğı,
Dış İliş­ki­ler Da­ire­si Baş­kan­lı­ğın­dan ol­du­ğu­nu be­lirt­ti.
Bu ku­rum­lar hak­kın­da bil­gi­ler verdi.
Hal­kın hiz­me­te eriş­me­si ve bil­gi­len­me­sin­de güzel hiz­met­ler.
De­niz­le­ri etkin kul­lan­ma is­te­ği,
İli­mi­ze yeni bir ivme ka­zan­dır­dı.
Tarım ve ko­ope­ra­tif­leş­mek­le il­gi­li yol ha­ri­ta­sı gü­zel­di.
Do­ma­tes üre­ti­mi­nin fazla ol­du­ğu lo­ka­li­zas­yon­da,
Salça fab­ri­ka­sı ku­ra­cak­la­rı­nı be­lirt­ti.
Ne söy­le­ye­lim,
Ba­şa­rı­lı ve sah­ne­ye hakim bir su­num­du.
Ahmet Baş­ka­nım;
6 ayda bir,
Şef­faf­lık ve hesap ve­ri­le­bi­lir­lik il­ke­si ile
Va­tan­da­şı­mı­zı bil­gi­len­di­rir­se­niz se­vi­ni­riz.
El­bet­te biz­ler­de siz­le­rin,
Pro­je­le­ri­ni­zin halka an­la­tıl­ma­sın da des­tek ola­ca­ğız.
En önem­li­si de,
Sıfır ego ha­li­niz­le,
Halka do­kun­ma is­te­ği­niz,
Ru­hu­mu­za çok iyi geldi.
Çok ba­şa­rı­lı ol­ma­nı­zı canı gö­nül­den di­le­mek­te­yim.
Ba­şa­rı yo­lun­da yü­rür­ken,
Biz­ler­de sizi des­tek­li­yo­ruz.
Gö­rül­dü­ğü gibi si­ya­se­tin dili,
Ve ki­şi­le­ri hızla de­ğiş­mek­te.
Sevgi dili si­ya­se­te sız­mak­ta.
Unut­ma ki,
Şa­fa­ğın sök­me­si­ne,
Ay­dın­lık ya­rın­la­ra az kaldı.