Dünya nereye gidiyor?
Hepimiz biliyor ve hissediyoruz ki,
Dünya iyi bir yere gitmiyor.
Neden böyle oldu?
Konu nedir? dersek de,
İnsanlık alemi,
Gün be gün,
Kendi sonunu hazırlıyor.
Yaşadığımız coğrafya da,
Küresel dünya da,
Neler olup bittiğini öğrenmiyor,
Ve gözlem yapmıyoruz.
Sonumuza mezar kazıyoruz.
Boynumuzu kasabın bıçağının altına yatırmış,
Kıtır kıtır doğranmayı bekliyoruz.
İnsanlık;
Hayvanlara düşman,
Doğaya düşman,
Ranta dost olmuş durumda.
Rant denen illet yüzünden,
Tüm doğayı katletmiş durumdayız.
Bu ne açgözlülük yahu!
3-5 rantçı zengin olsun diye,
Her yer talan edildi.
Doğa da akıllı bir bilinç.
Bakıyor ki insan denen zavallı varlık,
Durduk yere kendini yok edecek.
O da kendini korumak adına mücadele ediyor.
Güya insanlık en zeki varlık.
Ama idraklanamamış.
Bindiği dalı kesiyor.
Doğaya zarar verir mi insan?
Doğanın yanında bir de,
Yapay zeka illeti çıkardılar başımıza.
Gelecekte de yapay zeka,
Kendisini yani insanlığı helak edecek.
Şuurlamayız.
Kölelikten kurtulamadık.
Kurtulamayız.
Dünyayı yöneten bir sistem var.
Kurdukları bu düzen,
İnsanlığın hayrına değil.
Bu sistemin kurallarını kendileri belirlemişler.
Bir araya geldiklerinde de,
İnsanlığa diz çöktürüyorlar.
Hepsi farklı gözükseler de,
Kümelenmiş olarak aynılar.
Küresel düzende her türlü enstrüman ellerinde.
Bir zaman sonra,
Bize diz çöktürtecekler.
Gıda ellerinde,
Küresel para ellerinde,
İleri teknoloji ellerinde,
Küresel Medya ellerinde,
İMF ellerinde,
Dünya Bankası ellerinde,
Dünya Sağlık Örgütü ellerinde,
Sayısız kurum ve kuruluş ellerinde.
Kapitalist sistem ellerinde.
Bu sistem de insanlığın hayrına çalışmıyor.
Sistemi avucunda tutanlar nemalanıyorlar.
Bizleri de köle olarak kullanıyorlar.
Tükettirerek,
Kaos yaratarak,
Bilinçleri düşürerek
Sübliminal mesajlarla köleleştiriliyoruz.
Pandemi bir düzmeceydi.
Amaç,kaostan düzen yaratmaktı.
Ve tek dünya devletine ilerlemek istiyorlar.
Ulus devletler önlerinde en önemli tehlikedir.
Yıkabilmek için kültürel yozlaşma yapıyorlar.
Erkek yozlaşınca aile dağılır,
Kadın yozlaşınca,
Ulus devletler yıkılır.
Kadın kültür taşıyıcısıdır.
Kadınlarımızı yozlaştırdılar.
Hangi birini yazayım.
Birde kapitalist sistem,
Ve onun sancıları ile uğraşıyoruz.
Kapitalist sisteme biraz pembe toz katmışlar,
Bize de bu haliyle yutturuyorlar.
Güya serbest piyasa ekonomisiymiş falan filan.
Açıkçası demokrasi sosu ile süslemişler.
Masumlaştırmaya,
Ve bizi öpmeye çalışıyorlar.
Kapitalist düzenin zincirlerini kırmak zorundayız.
Özellikle gıda bizim için çok önemli.
ABD Dışişleri eski Bakanı,
Ve ABD’nin yarım asırlık akıl hocası,
Henry Kissinger 1974’de,
Petrolu kontrol ederseniz ulusları,
Gıdayı kontrol ederseniz de,
İnsanları kontrol edersiniz demişti.
Özellikle gıda üstüne çok büyük bir oyun var.
Bu oyunu bozup,
Darma duman etmek zorundayız.
Yoksa aç kalacağız.
Ve de ip kontrolcülerin,
Küresel elitlerin,
Eline geçmiş olacak.
Bizleri kontrol ediyorlar olmasına izin veremeyiz.
Gıda stratejik bir durum.
Tarım yalnızca merkezi hükümetin,
Tarım politikalarına,
Ve yönetim anlayışına bırakılamayacak kadar hassas bir konu.
Bizlerde yerel yönetimler olarak,
Gıda üretimine sahip çıkmak zorundayız.
Muğla Büyük Şehir Belediyemiz,
Tarımsal üretimde,
Kırsal kesimle işbirliği içinde olmalıdır.
Evet…
Bir Başka Tarım Mümkündür.
Üretim olduğu kadar,
Kooperatifçiliği desteklemeliyiz.
Bildiğim kadarıyla Tarım daire başkanlığı,
Büyük Şehir Belediyemiz bünyesinde mevcut.
Yerelde kalkınmanın temel taşı olarak gördüğümüz,
Tarımsal üretimin desteklenmesi konusunda,
Örnek çalışmalara imza atmak zorundayız.
Yerelde kalkınma hedefi ile üreticiye destek olmak,
Köyden kente göçü durdurmak,
İstihdam alanı yaratıp,
Üretimi desteklemek zorundayız.
Üretilen tarımsal ürünlerin,
Pazarlanmasında öncülük yapmak zorundayız.
Unutmamalıyız ki,
Başka bir tarım mümkündür.
Ve zor günlere girdiğimiz bu günlerde,
Tarımsal üretime stratejik bir gözle bakmalıyız.
Yoksa işimiz yaş.
Büyük Şehir Belediye Başkanım Sayı Ahmet Bey,
Henüz tanışamadık.
Ama sosyal medyadan sizi takip ediyorum.
Çevreye ve doğaya duyarlılıklarınızı görmekteyim.
Tarımda çok büyük etki,
Çok büyük projeler bekliyorum.
Unutmamalıyız ki,
Gıda stratejik bir silahtır.
Ve tek merkezi hükümetin vicdanına bırakılamaz.
Saygılar…