KANLI YASA TASARISI BUGÜN GENEL KURULDA
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmekte olan Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde geçen hafta Pazartesi akşamı yapılan değişiklikle beraber tekliften ‘ötanazi’ kelimesi çıkarıldı ve kediler kapsam dışında bırakıldı. Ancak Veteriner Hizmetleri Kanunu’ndaki esaslara göre ötanazi yapılmasının yolu açık tutuldu...
Söz konusu kanun teklifi tepkilere rağmen TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edildi. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi halinde “Uygulamayı gerçekleştirmeyen yetkililere 2 yıla kadar hapis cezası verilebilecek” ve “Evcil hayvanlarını terk edenlere ve sahipsiz hayvan popülasyonunu artıranlara da ceza kesilecek.”... Sahiplendiği köpeği sokağa bırakanlar, hayvan başına 60 bin lira ceza ödeyecek, köpekleri şehir dışındaki boş arazilere bırakan belediye ya da derneklere de hayvan başına 50 bin lira ceza uygulanacak.
Doğruyu söylemek gerekirse, hapis cezası dışındakiler gayet güzel ve yerinde...
Tasarı bugün TBMM Genel Kurulu’nda da görüşmeye açılacak. Ya tepkiler dikkate alınıp tasarı geri çekilecek veya görüşmeler tamamlanıp oylanarak kabul edilecek. Beklenen bu... Bana kalırsa, umarım bu “Katliam Yasası Tasarısı” bugün geri çekilir de “kabul edilebilir bir tasarı” görüşmeye açılır...
xx xx xx
Evet kanlı yasa tasarısına dur demek için dün bütün Türkiye’den hayvan dostları Ankara’ya aktı...
Tasarının komisyonda kabul edilmesinin ardından, teklifin bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinin kararlaştırılması üzerine hayvan dostlarınca dün “Büyük Ankara Mitingi” yapıldı. Ülke genelindeki hayvanseverlerin mitinge katılması için ortak kararla çağrı yapılmıştı. Çağrıda “Sende bu kanlı yasanın meclisten geçmemesi için ses ver mecliste yasa oylanana kadar miting alanında oturma eylemi yapılacaktır.” denilmişti.
Yapıldı... Hayvan dostları Ankara’ya aktı ve oturma eylemi başladı... Bugün de sürüyor...
Hayvan dostları Muğla’da da dün saat 19.00’da Menteşe’de Sınırsızlık Meydanındaydılar... “20 yıldır görevini yapmayanlara, sonra da suçu zavallı masum hayvanlara atanlara sarı kart” gösterdiler... Oturma eylemi ise Sınırsızlık Meydanında önceki gün akşam saatlerinde başladı...
Bakalım bu eylemler bugün bir işe yarar mı?
xx xx xx
TOP MUĞLA 3. İDARE MAHKEMESİ’NDE
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bilindiği gibi ilk 100 gününün hesabını 16 Temmuz Salı günü Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde verdi. “100 Günde Neler Yapılabilir?” mottosu ile “İlk 100 Günün Tanıtım Töreni”nde dolu dolu bir 100 günün sunumuna tanıklık ettik...
O sunumdan izlenimlerimi “CHP’nin şansı Ahmet Aras Muğla’nın Şansı olur mu?” başlığını taşıyan yazımla 25 Temmuz Perşembe günü yazmaya başladım... Tabii araya ertelenemeyecek konular da giriyor. İşte bu “kanlı yasa tasarısı” gibi, Başkan Aras’ın Yatağan’da enerji ve maden işçilerini ziyareti gibi... O anlamlı haber “manipüle edilmiş haber” haline getirildi... Bir de “Sinpaş mücadelesi”nde önemli bir aşamaya gelindi. Önce ona bakalım...
Marmaris Kent Konseyi tarafından önceki gün yapılan yazılı açıklamada, “Muğla 3. İdare Mahkemesinde devam eden ruhsat iptal davasında bilirkişi raporu açıklandı. İstinat duvarı dışındaki 17 adet ruhsat ve ‘imar durum belgesinin’ mevzuata aykırı olduğu kanaati açıklandı. Ekte konuya dair basın açıklamamız, bilirkişi raporu, Behzat Taş tarafından mücadelemizle dayanışmak üzere bu habere özgü yaratılan karikatür yer almaktadır.” denildi. Yani, doğru anladıysam AK Partili Aydın Ayaydın’ın açıklamasına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da karşı olduğu Sinpaş’ın “Denize Sıfır Katliamına” verilmiş olan 17 ruhsat daha iptal ediliyor...
Marmaris Kent Konseyi’nin Sinpaşla ilgili yürütmekte olduğu zorlu ve uzun mücadelede bu gelinen nokta gerçekten çok ve en önemli aşama...
xx xx xx
“Dile kolay: 2021 yılından bu yana nöbetler, basın açıklamaları, eylemlerle sürdürdüğümüz, mahkemeler önünde hak aradığımız, ahlak ve adalet ilkesi ile Sinpaş’ın milli park istilasına karşı verdiğimiz mücadelede çok önemli bir aşamaya geldik.” diye başlayan açıklamada özetle şu ifadelere yer verilmiş:
“Sinpaş’a verilen 17 adet ruhsat ve imar durum belgesinin iptali talebiyle Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde görülen davamızda beklediğimiz bilirkişi raporu nihayet bugün (27.07. 2024) itibariyle elimize ulaştı. Bilirkişi yaptığı incelemede Belediye tarafından Sinpaş’a verilen ruhsatlar ve imar durum belgesinin imar planı notlarına, kıyı mevzuatına, yapıların mimari ve teknik açıdan plan esaslarına, imar mevzuatında öngörülen yapılaşma koşullarına uygunluk göstermediği kanaati mahkemeye sunulmuştur. Ayrıca hem tadilat ruhsatı hem de yeni ruhsat alınarak yapılan otel ve devremülk bloklarının projelere uygun olarak yapılıp yapılmadıklarının Çevre Bakanlığı tarafından deprem yönünden değerlendirilmesi gerektiği kanaati de raporda yer almaktadır. Şimdi, Marmaris Kent Konseyi ve oluşturduğumuz Ekolojik Mücadele Komitesinin yürüttüğü mücadele sonunda haklılığımızın kanıtlandığı bilirkişi raporu nedeniyle çok mutluyuz. Marmaris’in adalete ulaşacağı inancımız arttı. Yerel mahkemenin bilirkişi raporuna uygun şekilde vereceği kararı bekliyoruz. Beklerken; bu işte bilerek ve isteyerek kusuru olduğuna inandığımız dönemin Belediye Başkanı ve ekibi ile onların arkasında bulunan kişilerin de ortaya çıkarılmasını ve en üst seviyeden cezalandırılmasını talep ediyoruz.”
xx xx xx
“TERMİK SANTRALLAR KAPATILMALI” DİYEN AHMET ARAS “SANTRAL VE KÖMÜR OCAKLARI ÇALIŞMALI” DER Mİ?
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras daha geçenlerde termik santrallere karşı Milas / Akbelen’de ‘nöbette direnişin 3’ncü yılında’ yaptığı konuşmada “Türkiye ayağa kalk, Akbelen’e sahip çık” diye de haykırırken, “Alternatif enerji üretim yöntemlerini kullanmak için 30 köyün ve ormanlarının, suyunun yok olmasını mı bekleyeceğiz?” diye sorup, Termik Santrallerin bir an önce kamulaştırılması ve ardından da kapatılmasının planlanması gerektiğini belirtip, şöyle demişti:
“Enerji, eğitim ve sağlık kesinlikle özelleştirilmemeli ve kamunun yönetiminde olmalıdır. Bu termik santrallerin kazanlarında insanlarımızın, gençlerimizin geleceği yakılmakta ve yok edilmektedir. Termik santraller linyit kömürlerini yakıt olarak kullanırken çam ormanlarımızı, doğamızı, suyumuzu, geleceğimizi de yok ediyor ve köylerimizin de tarihleriyle birlikte yok oluşuna sebep oluyor. Bu mücadele, Türkiye’nin her yerine örnek olmalıdır ama her yerinde de bu mücadeleye destek vermek zorundayız.”
Bu ifadelerin sahibi Ahmet Aras, Yatağan’da işten atılmakla karşı karşıya olan 420 enerji ve maden işçisini ziyaretinde “santral ve kömür ocakların aktif çalışması için yapılması gereken ne varsa yapacağını” söylemiş...
Peki Ahmet Aras böyle bir şey demiş olabilir mi? Sorunun kendisi bile abesle iştigal ve Ahmet Aras’a saygısızlık olur...
xx xx xx
Ben o saygısızlığı yapmak istemedim... Yine de ne olur ne olmaz diye, bir yerel gazetenin öne çıkarıp köpürttüğü o ifade ile ilgili geçen hafta Ahmet Aras ve Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay ile birlikte Tes İş Sendikasını ziyaret eden heyette yer alanlardan kendisi de Yatağanlı olan MBB İlçeler Koordinasyon Daire Başkanı Durmuş Ali Öztürk’e sordum.
Öztürk, sadece Tes İş Sendikası Başkanı Fatih Erçelik’e değil, Maden İş Sendikası Yatağan Temsilcisi Kubilay Görgen’e de ziyaret edildiğini belirtirken, “Sayın Ahmet Aras’ın kesinlikle böyle bir ifadesi olmadı. Sanırım bir yanlış anlama var” diyerek şu ifadelerde bulundu:
“Başkanımız sayın Ahmet Aras’ın Bodrum Belediye Başkanlığı’ndan beri termik santraller konusunda görüşü kesin ve nettir. Kapatılmalarından yanadır. O ziyaret termik santrallere kömür tedarik edilmesinin sağlanması için yapılmış bir ziyaret değil, işten atılmaları gündemde olan emekçilere sahip çıkılması için yapılmış bir ziyarettir. Sadece başkanımızın bir basın açıklaması yapacağını söylemiş olması doğrudur.”
xx xx xx
Konu açık ve net...
Tabii Tes İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik’in bu konuda bir basın açıklaması yok, ama söz konusu gazetenin de bir kabahati yok... Çünkü ziyaretten sonra hem Tes İş hem de Maden İş Sendikalarının sosyal medya hesaplarında fotoğrafları ile birlikte ziyaret açıklama paylaşılmış. Her ikisinde de benzer ifadelerin yer almasının dikkati çektiği açıklamada şöyle denilmiş:
“Enerji ve Maden İşçilerinin, santral ve kömür ocaklarımızın sıkıntılarını dile getirdik. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yaşanan sorunların takipçisi, sürecin ilerleyişi hakkında işçiler ile birlikte hareket edeceğini ve bu konuda basın açıklaması yapacağını belirterek enerji ve maden işçilerine destek olacaklarını, santral ve kömür ocaklarının aktif çalışması için yapılması gereken ne varsa yapacağını, işçi ve emekçilerin her zaman yanında olacağını belirtti. Ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederiz.”
Gazete de almış bunu Fatih Erçelik kendilerine açıklama yapmış gibi ‘kullanmış’... Kim olsa bunu yapabilir...
Ben de yapabilirim. Yaptığım da olmuştur. Ancak Maden İş Sendikası Temsilciliğine ziyareti görmemezlikten gelmez, Ahmet Aras’ın görüşünü de alırdım. Neyse gazete “gazeteciliğini” bir şekilde yapmış...
Burada asıl sorun kaynakta. Fatih Erçelik’in “söylenmemiş olanı söylenmiş gibi algı yaratmaya çalışmış olması” ve o açıklamayı Kubilay Görgen’in de paylaşmış olması şık olmamış...
Yani gazetenin haberi doğru, ama kaynağın ifadesinde doğru olan sadece, Başkan Ahmet Aras’ın işçilerin yanında olduğu, konunun takipçisi olacağı ve bir basın açıklaması yapacağı ifadeleri... Ki en son Akbelen’de yaptığı açıklamaya bakılırsa, MBB Başkanı Ahmet Aras santral patronlarının ve santrallerin değil, işçilerin ve ‘emeklerinin’ yanında olur... Bakalım Ahmet Aras o açıklamasında neler diyecek...
-------------------
GÜNÜN SÖZÜ; Acı olan mutlu olmamak değil, mutlu olabilecekken olamamaktır.--Archibald Joseph Cronin