Osman Gürün’ün Belediye Başkanlığında “gazeteci” olarak kabul edilmiyordum!
Görev süresinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “MBB Basın Bilgilendirme” adını taşıyan whatsapp gurubunda yer alan gazeteciler içinde bana yer verilmemişti.
Ahmet Aras’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda “gazeteciliğim” kabul gördü. Akredite oldum.
Yeni dönemin ilk icraatlarından biri olarak MBB whatsapp basın gurubunda bana da yer verildi. Bu “onura” ulaştığımın haberini o zaman bana telefonla veren kişi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Taner Yiğit olmuştu. Sağ olsun...
Sayın Taner Yiğit’in varlığından haberi var mı bilmiyorum, ama “MBB Menteşe” adını taşıyan bir basın whatsapp gurubu daha varmış ve ben orada hala “akredite” değilmişim. Yeni öğrendim.
Bu kimin, kimlerin nasıl bir “takıntısıdır” anlamakta güçlük çekiyorum...
+
Bugünlerde Datça’da “Knidos krizi” yaşanıyor.
Geçen hafta sonunda CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, CHP Muğla Milletvekilleri Av. Gizem Özcan ve Av. Cumhur Uzun birlikte Datça’ya, Datça’da yanlarına Belediye Başkanı Aytaç Kurt ve CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz’ü alarak Knidos’a adeta çıkartma yaptılar.
Knidos’a heyetle birlikte “Muğla Basını” da götürülmüş. Yeni haberim oldu. Meğer “MBB Menteşe Whatsapp Basın Gurubu” üzerinden davet edilmişler. Belki abartıyorum, sanki haberimin olması istenmemiş... Şimdi bunu yapan takıntılı, “Ama sen her yere gelip gitmiyorsun ki...” diyecektir!
Benim yerime karar verme yetkisini kimden nereden aldıysa...
Ben “muhabir” olmadığım için her yere gitmek, her yerde olmak zorunda değilim. Ben “okuma yapan” bir kent yazarıyım. Zorunlu hissettiğimde ve gerektiğinde de her yere gidebilirim, kimse merak etmesin...
Neyse bu “Knidos Krizine” bakacağız. Hem de Bodrum’dan...
+
Önceki gün de Menteşe Otogarında, Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım filosuna kazandırılan 35 yeni otobüsün hizmete giriş töreni vardı. “MBB Menteşe” üzerinden duyurulduğu için bundan da sonradan haberim oldu.
Önemi yok.
Nasıl olsa gitmezdim.
Ancak Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin önceki gün Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde yaptığı “Basın yemeğine” giderdim.
Yemek yemeye değil...! Bilenler bilir pek yemem de ben. Yemek için yaşayanlardan değil, yaşamak için yiyenlerdenim... Malum ORC Araştırma’nın geleneksel hale getirdiği yerel yönetimlerde “En Başarılı” araştırmasında Ahmet Aras Başkan, 30 Büyükşehir başkanı içinde Fatma Şahin ve Ekrem İmamoğlu’nun ardından listenin üçüncü sırasında yer aldı.
2024 Yılının zirvede en başarılılarından oldu.
Gidebilirdim, çünkü Başkan Aras yemekte bu başarıyı anlatır, geçen 9 ayı değerlendirir beklentisiyle gider, gitmişken de bir iki soru sorardım...
Davet edilmedim...
+
Evet, bende şaşırdım, davet edilmedim...
Yok hayır, “MBB Menteşe” üzerinden değil, yani whatsapptan zaten davet yapılmamış, “medeni” bir şekilde herkes telefonla davet edilmiş.
Ancak bana belediyeden biri değil, OdaTV Muğla Temsilcisi Murat Sökdü haber verdi!
Hafta sonunda Pazar günü öğle saatlerinde telefonla arayan Murat kardeşim “Abi yarın yemekte beraber oturalım” diyordu.
Şaşırdım tabii... Ne yemeği, filan... Kendisini belediyeden geçen hafta sonunda Cuma günü aramışlar.
Hemen Hamle’den Yazıişleri Müdürü arkadaşımız Kadir Tamer’i aradım. Sevgili Kadir “Abi Cuma günü Datça’ya giderken haber verdiler.” diyordu. “Bana davet var mı?” diye sordum. “Abi arayan bir şey demedi” diye karşılık verdi.
Belediyeden arayan kimse artık, ya kendisi ya kendisini aratan “takıntılı” olmalı, Hamle’yi telefonla ararken “Özcan beye de iletir misiniz..” demiyor. Haa demiş olsa sorun olmaz mıydı? Eee olurdu... Kadir Tamer arkadaşım “Abi seni de davet etmişler” dese, “Onlarda benim telefonum yok muymuş?” der, yine gitmezdim... Tabii “takıntılı” olan belki de ben olabilirim!!!
Ben kimim ki yani..?!
+
Tabii ben o gün yine de “saflığımı” veya iyi niyetimi koruyordum...
O gün bizim Ali Turbalıoğlu ile görüşmemiz oldu. Söz döndü dolaştı bu konuya da geldi, “Ya bu Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığındaki Osmancılar ne yapıp edip at ile arpayı dövüştürecekler” dedim. Dertleştik... Bir de tembih ettim, “Sakın birilerini arama, Ahmet Aras Başkan arasa gitmem artık” diye uyardım.
Beni dinlememiş veya anlamamış olabilir mi bilmiyorum...
Pazar günü gece saat 21.13 de Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Taner Yiğit beywhatsapptan bana şöyle yazdı:
“Özcan Bey merhabalar. Yarın (Pazartesi) saat 18.00 de Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde Basın yemeğimiz var. Gazeteye bilgi verdi çocuklar ama ben sizi ayrıca davet etmek istedim. Gelirseniz mutlu oluruz. Selamlar saygılar.”
Hani “Gelmezsen de mutsuz olmayız” der gibi geldi bana...
Niye böyle düşündüm, çünkü kendisine “Teşekkürler. Gelmiyorum.” diye karşılık verdim, yazışma bitti... Karşıdan bir karşılık gelmedi. Yanıtım karşısında mesela “Neden?” sorusu gelebilirdi, gelmedi, ama görev yerine getirildi! Canı sağ olsun...
Bazı arkadaşlarımızı bizzat kendisi arayan Ahmet Aras Başkan yemekte “Özcan bey neden gelmedi?” diye sormuş mudur bilmiyorum. Sorduysa Taner bey “Bizzat ben aradım efendim, gelmeyeceğini söyledi.” diye yanıt vermiştir. Yemin etse başı ağrımaz, aradı... Hem de bütün “gazeteciler” il genelinde Cuma günü aranırken bizzat daire başkanı tarafından Pazar gecesi arandım... Dedim ya canı sağ olsun...
“Devlette devamlılık vardır” sözünü pek ciddiye almazdım. Yanılmışım. Varmış. Başkan değişse de bazı şeyler değişmediğine göre...
+
Bugün 8 Ocak Çarşamba...
Yarın 9 Ocak Perşembe... Cuma günüde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü...
Yarın Konakaltı Kültür Merkezi’nde Menteşe Belediyesi’nin “Çalışan Gazeteciler Günü”nün kutlandığı, çalışan gazeteciler onuruna kahvaltı var. Çalışan Gazeteciler yarından sonra da Cuma günü AK Parti Muğla İl Başkanlığı’nın Öğretmen Evi’nde gerçekleştireceği basın kahvaltında bir araya gelecekler. Aynı şekilde Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık da hafta sonunda Cumartesi günü Altınkap’te kahvaltıda basınla buluşuyor.
Nezaket ve “mesleğe, emeğe saygı” çok önemli. Beni önceki gün Menteşe Belediyesi’nden basın halkla ilişkiler görevlilerinden Ayfer Yalçın kızımız aradı, kahvaltıdan haberdar etti. Yanında Nejat Altısoy da varmış. Telefonu aldı “Mutlaka bekliyoruz. Kahvaltı Konakaltı’nda senin için yapılıyor. Düz ayak hiçbir engel yok.” dedi... Ne demişler “Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur”... Bu nezaket, ilgi alaka, mesleğe saygı insanı her engeli aştırır... Perşembe günü Konakaltındayım.
İnsanın yaş aldıkça duygusallığı artıyor. Ben aslında bu yazıyı yazmayacaktım. Ki yazacak olsam Pazartesi günkü yazım bu olurdu. Bana bu yazıyı yazdıran ise sevgili Nejat’ın sözleri oldu...
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun...
+
Selçuk Belediyesi’ne ait Meryem Ana Kilisesi Otoparkının başına gelen, Knidos’taki tek lokantanın başına gelmiş.
Coğrafyacı Strabon’un “Tanrı çok sevdiği kulunu ömürlü olsun diye Datça Yarımadası’na gönderir” dediği Datça Yarımadası’nın ucunda yer alan Knidos’un balığını yediğimiz tek balıkçı lokantasının mülkiyetinin yıllardır Datça Belediyesi’ne ait olduğunu sanıyordum. Bakanlık “Hayır burası bizim” demiş ve yıkmaya hazırlanıyormuş.
Bodrum’da Akademia Vakfı’na 25 yıllığına, yıllık 65 bin liradan tahsis edilen bina kime ait acaba?
Yarın devam ederiz.
---------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Karga dağın zirvesine geldiğinde kartal dağı terk eder, çünkü orası artık zirve değildir.