Şiir bir sanattır.
Duyguların kelimelere dökülmesi,
Estetik bir ruhla,
Yazılı hale getirilmesi,
Sanatın naifliğidir.
Şiir bir duygudur,
Şairin iç dünyasında yaşadığı,
Aşkları, hüzünleri, fırtınaları,
Sanatsal bir zarafetle,
Dizeler haline getirdiği aşktır.
Şair hangi duyguda ise,
Yazdıkları ile onu tasvir etmiş olur.
Şiir güzeldir.
Edebi bir dil ile yapılan,
Yazarlıkta ayrı bir güzelliktir.
Yazabilmek bir sanat.
Birey ile bütünleşip,
Duygu olarak satırlara akıyor.
Bana soruyorlar,
Şiirleri nasıl yazıyorsun?
Yazarlığı nasıl yapıyorsun? diye.
Bilmiyorum ki.
Doğaçlama oluyor.
Yazarken içimdeki madenlere kapılar açılıyor
Ve her şey tıkır tıkır akmaya başlıyor.
Çok seviyorum yazmayı.
Çok seviyorum şiirleri.
Çok seviyorum şiirlerimi.
Yazılarım bazen şiir,
Bazen edebiyat,
Bazen de buram buram hiciv kokar.
Hicivle birlikte uyandırmaya,
Hicivle birlikte düşündürmeyi seviyorum.
Hepimizin bu hayata geliş amacımız var.
Bu amacı yerine getirebilme gayreti içindeyim.
Ey insanlık uyanmalıyız.
Uyanmazsak kurtulamayacağız.
Sırtımıza kambur yüklediler,
Kamburdan kurtulmalıyız.
Bir öykü,
Köyün semercisi geldi aklıma.
Köyün yaşlı semercisi Bekir Usta ölmüştü.
Tüm eşekler köy meydanında toplanıp,
Sevinçle oynamaya başladılar.
Yaşlı hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu.
Ona geldiler,
‘Haberin yok herhalde, semercimiz öldü’ dediler.
Ne olmuş öldüyse? dedi yaşlı eşek.
Artık sırtımız yara bere olmayacak özgür olacağız diye karşılık verdiler.
Nasıl bir özgürlükmüş bu? dedi.
Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak,
Kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız.
Yaşlı eşek gülmüş,
‘Şaşarım aklınıza’,
Bugün sevinçle tepineceğinize,
Aslında yas tutmalısınız,
Bekir usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor,
Bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu.
Yarın bir acemi semerci getirirler,
Sırtımız yaradan kurtulmaz.
İyisi mi siz semerciden değil de,
Eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın,
Biz eşek kaldıkça,
Sırtımıza bir semer yapan bulunur’ der.
Ben de diyorum ki
İnsanlık zorlu süreçlerden geçiyor,
Uyanmazsak sırtımıza semer yapmakta olanlar var.
Dünya kutuplu bir yer.
Kendilerini Adem ırkından görmeyenler,
Küredeki tanrı krallığını kurmak istiyorlar.
Top yekün insanlığa bir saldırı yapıyorlar.
Neler yapıyorlar? derseniz,
Cinsiyetsizleştirmeye,
Mülksüzleştirmeye,
Yapay beslenmeye,
Tek bayrak,
Tek dünya devletine,
Tek tip dini inanca doğru ilerliyorlar.
Ve yaratmak istedikleri bu düzene,
YENİ DÜNYA DÜZENİ diyorlar.
Bunları senelerdir biliyor ve konuşuyorduk.
Geleceğe dair konuştuklarımız,
Komplo teorisi olarak nitelendirilip,
Fikirler itibarsızlaştırılıyordu.
Yumurta kapıya dayandı.
Ancak bu tabiri,
Dünya liderleri ve küresel elitler,
Çıkarları için,
Her fırsatta dillendiriyorlar.
Ve yeni dünya düzeninin kurulmasının,
Kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar.
Yeni dünya düzeni palavrası insanlığı köleleştirme projesidir.
Ulus devletleri yıkma projesidir.
Ulus kültürlerini yok etme projesidir.
Mülksüzleştirme projesidir.
Cinsiyetsizleştirme projesidir.
Devletsizleştirme projesidir
Evrensel temel gelirle köleleştirme projesidir.
YENİ DÜNYA DÜZENİ
Anadolu’nun Türksüzleştirilmesi,
Anadolu’nun demografik yapısının bozulması,
Anadolu’nun genlerinin bozulması projesidir.
YENİ DÜNYA DÜZENİ
Anadolu’ya akın akın mülteci aldırma,
Kadimden gelen kültürü yok etme projesidir.
Kültürel asimilasyondur.
YENİ DÜNYA DÜZENİ,
İnsanlığı köleleştirme,
İnsanlığa semer vurma projesidir.
Uyanmalıyız.
Uyanmazsak insanlığımızla birlikte,
Bu topraklarımızı da kaybederiz.