Önceki günkü “Haluk Özsoy’dan zehir zemberek açıklama...” başlıklı yazımın, daha doğrusu yazımda Aktivist Haluk Özsoy ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Muğla İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Nazmiye Kulaç ve Mehmet Yapıcı tarafından Menteşe Kent Konseyi’nin yeni yönetimi ile ilgili anlatılanların yankısı devam ediyor.

Hele hele Mehmet Yapıcı’nın ayrıca yazımın altındaki yorumlarda yaptığı paylaşım şaşkınlık yarattı, “olay” oldu!

Mehmet Yapıcı’nın paylaşımına bakılırsa Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ı şimdi Menteşe Kent Konseyi Genel Sekreteri olan Vet. Hekim Necati Demirel adaylaştırmış...

“Yok artık”mı “Yuh artık” mı ne diyeceğimi bilemedim...

Ben bunu daha önce duymuştum ve ciddiye almamıştım.

Bu mesele daha çok su götürür...

+

Söz konusu yazımda Menteşe Kent Konseyi eski Başkanlarından Kardiyolog Dr. Vehip Keskin’e “Ama Kardiyolog Dr. Vehip Keskin hocama eleştirim var:” diyerek şöyle seslenmiştim:

“Hocam siz Op. Dr. Naki Bulut yönetiminden çıkıp geldiniz. Nuran Aldan sizin yönetimden çıkıp geldi. Keşke üç dönemde bir gelenek oluşturabilseydiniz de Nuran Aldan yönetiminden de bir başkan çıkmış olsaydı.”

Herkes gibi “keşkeleri” ben de sevmem, ama benim bu sözlerim de bir “keşke” ifadesiydi.

Vehip hocam da yazımın altına “yanıt yorum” da bulundu ve şöyle dedi:

Küçük bir düzeltme yapmak istiyorum; ben sevgili dostum Naki Bulut’un kent konseyi başkanlığı yaptığı dönemde veya başka bir arkadaşımızın yönetiminde bulunmadım. Zaten Naki beyle bizim aramızda sanırım birkaç dönem olması lazım.

Bu kadar değil tabii... Uzunca bir yanıt yorum... İsteyen o yazımın altından okuyabilir...

Kendisine yanıtım ise “Nedense benim belleğimde Naki Bulut, Vehip Keskin ve Nuran Aldan sıralaması kalmış. İnanın hala Naki beyle sizin aranızda kim başkanlık yaptı bilmiyorum. Aranızda başka isim olmadığı var belleğimde. Belki de görmek istediğim bu... Keşke belleğimde yer ettiği gibi olsaymış ve bu çerçevede bir gelenek, teamül oluşsaymış da bugünün sorunları yaşanmamış olsaydı... Size eleştirimi geri alıyorum.” şeklinde oldu... 

+

Bu arada önce Mehmet Yapıcı, sonra Nejat Altınsoy aradı. Op. Dr. Naki Bulut ile Dr. Vehip Keskin arasında eğitimci Bilgi Taşkıran’ın olduğunu söylediler. Şaşırdım. Bende, belleğimde gerçekten arada Bilgi Taşkıran yok... Bir an Alzheimer hastalığı başlangıcı filan mı yaşıyorum diye düşüncesine kapıldım.

Peki size “Hamdi Topçuoğlu, Mustafa Turgut, Yrd. Doç. Dr. Ali Abbas Çınar size ne anımsatıyor?” desem ne dersiniz?

Bilgi Taşkıran ile ilgili haberleri tarayıp, bir şeyler anımsayabilmek için Google’a baktım. Şaşkınlığım daha da büyüdü. Menteşe Kent Konseyi ile ilgili üç isim daha çıktı karşıma; Hamdi Topçuoğlu, Mustafa Turgut ve Yrd. Doç. Dr. Ali Abbas Çınar... Naki Bulut ve Vehip Keskin arasında sadece Bilgi Taşkıran değil bu isimlerde varmış. Eğer bu isimler dışında Google’a bile girememiş isimlerde varsa şaşırmam...

Bilgi Taşkıran 8 Temmuz 2017 de tek liste ve açık oylama ile yapılan kongrede oy birliği ile Menteşe Kent Konseyi Başkanı seçilmiş. Yürütme Kurulu’nda da şu isimler yer almış:

Leyla Ural, Tevfik Dalkılıç, Hasan Ali Baydur, Ebru Kocabıyık, Elvin Özdemir Sivri, Ezgi Melike Yıldız, Funda Karadağ Dural (Kadın Meclisi Başkanı), Elif Şenol (Engelliler Meclisi Başkanı), Taner Hasırcı (Gençlik Meclisi Başkanı), Fuat Bora Giray ( Çocuk Meclisi Başkanı).

CHP Yönetim Kurulu gibi... Yanlış anlaşılmasın, CHP’lilere karşı değilim, ki bu isimlerin çoğunu da tanıyorum. Ancak bu yapı Kent Konseylerinin ruhuna aykırı...

+

Bilgi Taşkıran ile ilgili bir habere daha rastladım. O haberde “Bilgi Taşkıran, CHP’den Milletvekili Aday

Adayı oldu” başlığını taşıyordu. Bunda bir şey yok, elbette aday adayı ve hatta aday da olabilir. Seçilmesinde de sakınca görmem, ama Menteşe Kent Konseyi Başkanı seçildikten bir yıl sonra, 2018 Genel Seçiminde aday olmuş. O haber şöyle:

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü’nde Okutman, aynı zamanda Eğitim Sen Şube Yöneticisi ve Menteşe Kent Konseyi Başkanı Bilgi Taşkıran, CHP’den milletvekili adayı olmak için, üniversitedeki görevi ile Kent Konseyi Başkanlığı’ndan istifa etti.

Evet burada bir anormallik yok. Menteşe Kent Konseyi kongresi yapılırken 1 yıl sonra genel seçim olduğu belli. İnsan bir yıl sonra yapılacak genel seçimde milletvekili aday adayı olmak için istifa edecekse bir

Demokratik Kitle Örgütünde neden başkan olur anlayabilmiş değilim.

Bilgi Taşkıran’ın bir yıl sonra milletvekili adayı olacağından CV’sine Menteşe Kent Konseyi Başkanlığını da eklemek istemiş olabileceğini sanmıyorum. Muhtemelen bu bir tesadüftür, ama yönetiminin CHP’lilerden oluşması bir tesadüf olmasa gerek...

Bugünkü Kent Konseyi Yürütme Kurulu da ağırlıklı olarak öyle... Kaderi benzemesin...

Google’daki haberlerde Bilge Taşkıran istifa edince ne olduğu, yürütme kurulu içinden kimin başkan seçildiği belirtilmemiş. Bilmiyoruz...

+

Google’da Bilgi Taşkıran ile ilgili tarama yaparken 15.06.2016 tarihli “Menteşe Kent Konseyi Başkan Gürün’ü Ziyaret Etti” başlıklı bir başka haberle karşılaştım. Haberde “Menteşe Kent Konseyi yeni başkanı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Abbas Çınar ve yürütme kurulu üyeleri Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ü ziyaret etti.” ifadelerine yer verilmiş.

Bu arada Ali Abbas Çınar hocanın devri daim olsun...

Buradan da anlaşılıyor ki, Bilgi Taşkıran’a başkanlığı rahmetli Ali Abbas Çınar devretmiş.

Anlaşılan Op. Dr. Naki Bulut ile Dr. Vehip Keskin konseylerinin dönemleri arasında bir “icazetli dönem” yaşanmış!

Şimdi sıkı durun, birde 30 Ocak 2015 tarihli “Topçuoğlu Görevini Devretti” başlıklı haber var. Haber var da bu haberlerden nasıl haberdar olmamışız anlayamıyorum... “Niyeti namaz olanın kulağı ezanda olur” diye çok sevdiğim bir söz vardır. Galiba o “ara dönemde” benim kulağım ezanda olmamış! Olup bitenlere gözümü kulağımı kapatmışım...

+

Sevgili Topçuoğlu hangi görevi kime devretmiş?

Bodrum Kent TV'nin 30 Ocak 2015 tarihli haberinde, “Bodrum Kent Konseyi Başkanı Hamdi Topçuoğlu, Muğla Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı görevini Menteşe Kent Konseyi Başkanı Mustafa Turgut'a devretti. 2013 yılından bu yana Muğla Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı yapan Bodrum Kent Konseyi Başkanı Hamdi Topçuoğlu, görevini Menteşe Kent Konseyi Başkanı Mustafa Turgut'a devri sırasında mutlu ve huzurlu olduğunu belirtti.” deniliyor.

Mustafa Turgut’u tanıyan var mı? Siz mutlu musunuz?

Ben Mustafa Turgut’u tanıyorum. Saygı duyduğum insanlardandır... Ama kendisinin Menteşe Kent Konseyi Başkanlığı yaptığını hatırlamıyorum. Muğla Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı da yapmış. Bugün kim yapıyor acaba?

Muğla ‘underground’ yaşıyormuş da haberimiz yokmuş diyesim var, ama anlaşıldı, siz söylemeden ben söyleyeyim; Benden de gazeteci olmaz...

+

Gelelim sevgili Mehmet Yapıcı’nın paylaşımına, bomba... “Bu konu kent konseylerinin arka bahçe olmasını engellemek kadar, bir daha Muğla Siyasetinde kimsenin dizaynlar yapmaya cesaret edememesini sağlamak adına da önemlidir. O halde bildiklerimizi anlatmaya devam edelim.” diyen Yapıcı şöyle yazmış:

Deştin Festivali'nden önceki hafta, Deştin Platformu'nun çağrısı ile Yalabık Parkı'nda bir toplantı yapıldı. Toplantıda değişik STK’lardan, partilerden, kent konseyinden ve Deştin'den insanlar vardı. Necati Demirel'in kent konseyi vaazını dinledikten sonra kendisine şu soruyu sordum:

‘Siz her yerde, Gonca Köksal'ı CHP Genel Merkezi'nde ben adaylaştırdım, bu işi ben çözdüm demiyor musunuz?’

Gelen ‘Evet Gonca Köksal için sonuna kadar gittim, Chp genel merkezde işi ben çözdüm.’ şeklindeki cevabı benim için yeterliydi.

Tüm katılımcıların önünde gerçekleşen bu itiraf gibi cevaptan sonra ben de kendisine, işte bu yüzden ‘başkanla arasında artık organik bir ilişki olduğunu, Menteşe Belediye Başkanı'nı belirleyebilecek kudrette birinin, Menteşe Kent Konseyi'ne genel sekreter olmasının ve konseyi dizayn etmesinin etik olmayacağını’ ilettim. Bu konuyla ilgili bildiklerimi aktarmaktan çekinmeyeceğimi belirtmek isterim. Eski kafa, koltuk kapmalı dizayn siyasetinden uzak, halkçı bir Muğla Siyaseti dileklerimle...

Mehmet Yapıcı’nın daha bildikleri neler var acaba? Ben buna yorum yapmayacağım. Zaten yerimde kalmadı. Belki sonra... Sevgili Necati keşke “kudretini” kendisi veya kızı için kullansaymış!

Neyse... Dün “Kız Çocukları Günü”ydü, inşallah kutlanacak günleri de olur...

---------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Ne zaman ki bir kadını, "dişi'' değil, ''kişi'' olarak görürsek işte o zaman uygar ve medeni bir toplum oluruz.--Luis Aragon