Yangıniçin pek bir şey yapmadık maalesef. Normal refleksler ne olursa onu yapmaktanöte bir şey yapamadık.

"Normalrefleks" dediğim, yangın başladığı andan neler yapılması gerekirse, onu yaptık.Yani elde ne varsa onunla yangını söndürmeye kullandık. Bu son derece tabii birreflekstir elbette ama tekno-kültürün zirve yaptığı günümüzde bireyselrefleksif tavırlarla yangınların söndürülemeyeceğini gördük. Kovaları,kazma-kürekleri kapıp ateşin üstüne gitmek çok eski zamanların tavrıdır. İlkelinsanlık döneminde de benzerleri yapılmıştır muhtemelen ama 21. Yüzyılda böylemi olmalıydı?

"Yokcanım!.. Ne kazma-küreği?... Ne kovası?... Uçaklar, helikopterler, itfaiyeler, arazözler vardı." diyenler olacaktır. Elbette bu çağda bunlar olacaktı ama vaziyetebakılırsa, bunca gelişmiş aracın, kazma-kürek ve kovadan öte bir faydasıolmamış. Birey olarak insanlar basit aletlerle müdahale ederlerse, kurumlar vetabii ki devlet gelişmiş araçlarla müdahale edecektir ama bu büyük yangınkarşısında koca koca uçaklar, helikopterler, itfaiyeler bir kova gibi kaldılar.

BUbüyük yangın şunu öğretti insanlığa: yangınlara karşı tedbiri önceden almakşart. Yangın esnasında, bütün gelişmiş araçları kullanmasına rağmen insançaresiz ve aciz kalıyor. Ayrıca önceden alınacak tedbirler hem daha ucuzageliyor hem de ağaç ve yaban hayvanlarının yanmasını engelliyor.

MUĞLA YANGINLARI

Muğla,coğrafya açısından çok şanslı bir yer ama bir o kadar da riskli bir yer. Hemdeprem bölgesi, hem de yangın. Allah göstermesin, bir selimiz eksik.

İlgenelinin yüzde altmışı çam ormanıyla kaplı. Bu ne demektir, çamda reçineyedönüşen petrol demektir. Yani bunca alan reçine-petrol ile kaplıdır. Çamağaçlarına bir de yağlı bir gövdeye sahip olan zeytini eklerseniz, neredeyseMuğla'nın topraklarının üstü yanıcı madde ile kaplıdır. Böyle bir coğrafyadavuku bulacak yangın elbette şiddetli olacaktır. Böyle bir şiddet karşısında,yangın esnasında alınacak tedbirle çok az ağaç ve can kurtarılabilir. Ayrıcauygun yerlerde bitki örtüsü değiştirilmeli, uzmanlarla iş birliği yapılarakrisk alanlarında tabii perdeleme yapılmalıdır. Birkaç yerde güvenlikşeritlerinin işe yaradığı görüldü; bu şeritler daha etkin hâle getirilmelidir.

Yangınbaşladığı andan itibaren halk ateşlerin üzerine yürüdü ve insanüstü gayretlergöstererek yangına müdahale edildi. Kendi arasında örgütlenen halkımız, hemyağına müdahale etti, hem de yangın söndürenlerin ihtiyaçlarını karşıladı.Alet-edevat, su, yiyecek, giyecek toplamak için harekete geçen insanlarımız,gece-gündüz çalıştı ve "cephe"yi besledi. Devletimiz, bu tür ihtiyaçlarıönceden hesaplayıp mahalline anında aktarsaydı, "cephe"lerdeki moral daha güçlüolurdu. Devletin bu eksikliği dikkati çekti. Mesela kürek, tırmık, maskesıkıntısı çekildi ve civar illerden temin yoluna gidildi.

Heruçak ve helikopter, sadece yangına değil, yüreklerimize de su serpti. Şugörüldü ki, havadan müdahale için yeterli donanımımız yok. Sadece bizim değil,başka ülkelerin de yeterli donanımı olmadığı görüldü. Amerika'da tarihi birkasaba yandı gitti. Geçen yıl Avusturalya'da yangın 6 ay sürdü. Yangın, diğertabii felaketler gibi insanlığın ortak problemidir ve buna çareyi insanlıkortak bulmalıdır.

Maalesef28 Temmuz'da başlayan ve bazıları hâlâ süren yangınlarla, 17 yıldakaybettiğimiz orman zenginliklerimizi 10 günde kaybetmişiz.

YANGINA BAKIŞIMIZ

İlkyangın haberi aldığımda, aklıma ilk gelen yaban hayvanları oldu. 1996 Marmarisyangınında yaban hayvanlarının durumlarını gördüğüm andan itibaren her yangındaağaçlarla beraber ilk aklıma gelen yaban hayvanlarıdır. Sadece ben değil, pekçok insanın yaban hayvanları duyarlılığının olduğunu gördük fakat bu tavırresmi politikaya dönüşmemiş maalesef. Yangın esnasında yapılan açıklamalardadaha çok yangının yerleşim merkezlerini tehdit etmesi üzerinde duruldu. Yabanhayvanları resmî ağızlarda pek dile getirilmedi. Yangının falanca yeri tehditetmesi engellendiyse sevinildi ama o yangın devam ettiği sürece nice yabanhayvanının yanarak öleceği hiç dert edinilmedi. Demek ki yangına bakışımız dadeğişmeli ve bu değişiklik yangın politikamıza yansımalı.

Yangındansonrası?...

Şuan yangın sonrasını konuşma anı değil; bir an önce ateşi söndürelim; sonrasınısonra konuşuruz.