VATANDAŞ AHMET’İN DÖNÜŞÜ MUHTEŞEM OLDU
Namıdiğer ‘Vatandaş Ahmet’, Ahmet Tan Karaosmanoğlu’nun dönüşü muhteşem oldu...
Ahmet Tan Karaosmanoğlu sosyal medyada varlığını sürdürse de uzun zamandır köşeme konuk olmuyordu. Çünkü olup bitenlere uzak duruyordu. Çok zaman oldu, Muğla Büyükşehir Belediyesi ilgililerine “Muğla Kart” ile ilgili öyle bir soru sordu, hala yanıtı yok...
Muğla Kart uygulamasının tanıtıldığı günlerde “Vatandaş Ahmet dönüyor” diye duyurularım olmuştu da bir türlü yazamamıştım. Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş’un Sarsala Koyu’nda devirdiği çamları da kaç gündür yazamadım. 20 Haziran tarihli yazımda bugünkü yazımın konuğu olacağını söylemiştim, ama Muğla Teknopark’ta üniversitenin devirdiği çam öne geçti. Çamın altında neler kimler kalmadı... Öyle ki Vatadaş Ahmet olup biteni “Üniversite MUTSO üyelerini dolandırdı” diye özetleyiverdi. Sanki birileri, bir yerler çok fena kazıklandı...
+
Bir de “Ne olacak bu Datça’nın eşeklerinin hali” meselesi var. Datça’da yabanileşmiş eşeklerin “Karayolunda trafiği tehlikeye düşürdüğü” gerekçesiyle toplatılmasına ve toplatılma şekline ilk tepki Datça’dan meslektaşımız Sedat Kaya’dan gelmişti.Datça Belediyesi her ne kadar “Karara biz karşı çıktık, ama çoğunluk toplatılsın dedi. Biz onları misafir ediyoruz” diye açıklasa da tepki kar topu gibi büyümeye devam ediyor. Ben de dayanamayıp, o çok paylaşılan dramatik fotoğraf ile ilgili “Bu fotoğraf Datça'dan... Herkes paylaşıyor. Ben de paylaşayım dedim... Merak ediyorum, yurt dışında, ülkemize, Datçamıza turist gönderen ülkelerde nasıl paylaşılıyor acaba? Sadece vicdansız değil, sorumsuzsunuz da...” diye paylaşım yaparken Vatandaş Ahmet de kimsenin aklına gelmeyeni soruverdi:
“Bu eşeklerin akıbeti nedir?”
Vatandaş Ahmet’in dönüşü muhteşem oldu...
+
Vatandaş Ahmet, Tan Karaosmanoğlu “Bu hayvanlar şimdiye kadar kimseye zarar vermemiştir. Toplatılma gerekçesi karayolu trafiğinde tehlike oluşturması ise inanın bir domuz, bir tilki, bir tavşandan daha fazla tehlikeli değillerdir. Onun için toplanan bu hayvanlara talibim.” diye paylaşımda bulunurken, CİMER aracılığıyla Muğla Valiliği’ne şu başvuruyu yaptı:
“Son birkaç gün içinde kamuoyunun gündemine de oturmuş olan Marmaris-Datça arası bölgede bulunan Yabanileşmiş eşeklerin toplatılması kararınız gereği Belediyelerce bu eşekler uyutularak yakalanmaktadır. Akibetlerinin ne olduğu kamuoyu tarafından bilinmemektedir. Hal böyle iken; Yakalanan tüm eşekleri Muğla ili Menteşe ilçesinde bir arazi tahsis ederek barındırabileceğimi bildirir talebimi arz ederim.”
Şimdi herkes Valiliğin yanıtının ne olacağını merakla bekliyor...
+
REKTÖRLÜĞÜN MUĞLA ÖZEL SEKTÖRÜNE DARBESİ...
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde geçen hafta “Genel Kurul” vardı. Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar’ın katılmadığı ve basının haberinin olmadığı gibi, genel kurula davetli ortakların ‘gündeminden’ haberlerinin olmadığı genel kurulda kuruluşunda Başkanı Vali Amir Çiçek, Başkan Yardımcıları ise Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar, Büyükşehir Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün ve MUTSO Başkanı Bülent Karakuş olmak üzere 11 kişiden oluşurken, Prof. Dr. Hüseyin Çiçek döneminde kuruculardan önce Osman Gürün, sonra özellikle Rektör Hüseyin Çiçek’le gelişmelere kayıtsız kalamayan Hamdi Yücel Gürsoy ve DOKTOB Başkanı Yücel Okutur yönetimden çekilirken, genel kurul kararı ile yönetim 7 kişiye düşürüldü.
2022 de yapılan genel kurulda Vali Orhan Tavlı da çekildi ve Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek Muğla Teknopark’ın başına geçti. AK Parti’de siyaset yapmak için ayrılan MUTSO Başkanı Bülent Karakuş yerine yönetime gelen Mustafa Ercan daTeknopark’ın Başkan Yardımcısı olurken, BODTO Başkanı Mahmut Serdar Kocadon, Mermerciler Derneği Başkanı Mustafa Ercan, Kılıç Holding sahibi Orhan Kılıç ve MUTSO’dan Mevlüt Acar veMehmet Dişçigil yönetimde yer aldı.
Bu arada siyasette bir yere gelemeyen Bülent Karakuş, geri dönüp 2022 yılımda yapılan MUTSO Genel Kurulu’nda bir kere daha Başkanlığa seçilirken Teknopark’ta da Mustafa Ercan’ın yerine Başkan Yardımcılığı’na geldi... Bu Bülent Karakuş ve Mevlüt Acar da olup da başkalarında olmayan nedir onu da çözebilmiş değilim!
Geçen hafta yapılan Genel Kurul’da da yönetim kurulu üye sayısı 7’den 5’e düşürüldü ve kıyamet koptu...
+
Genel kurula katılanların anlattığına göre, geçen hafta yönetim kurulu toplantısı yapılmış. Sonra yemeğe geçilmiş ve yemekte Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar başka programı olduğunu belirterek yemekten sonra yapılan “gündemi bilinmeyen” genel kurula katılmamış. Katılanlardan Mehmet Dişçigil şöyle anlatıyor:
“Hoca eleştirilere muhatap olmamak için kaçmış. Çünkü kimsenin haberi yok yönetimi 7’den 5’e düşürmeyi kararlaştırmışlar. Tam bir darbe ile karşılaştık. Buna herkes karşı çıktı, ama hisselerin %51’ine sahip olan üniversitenin dediği oldu. 54 ortaklı Muğla Teknopark da 28 şirket (Diğer ortaklar belediyeler, odalar, yani kamu) yönetimde yüzde 55 den yüzde 20 ye düştü. Artık orada rektör ne derse o olur. Muğla özel sektörü, kamu ile var ettiği yapının yönetiminden tasfiye edildi.”
+
Aslında yaşananı “önce teslimiyet, sonra darbe” olarak değerlendirmek mümkün. Vatandaş Ahmet “Dolandırıldık” diyor. Ardından “Ben uyardım, hatta dava açtım, dinleyen çıkmadı” diye ekliyor.
Valiliğin, Büyükşehir Belediyesi’nin ve Hamdi Yücel Gürsoy gibi akil isimlerin birer birer çekilmesi üzerine rahatlayan Rektörlük, yönetimi 11’den 5’e düşürme başarısını göstererek, yüzde 51’lik genel kurul gücünü yönetime de taşıma başarısını göstermiş oldu.
Tabii buna genel kurulda sadece Mehmet Dişçigil değil, MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, BODTO Başkanı Mahmut Kocadon, Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hurşit Öztürk, MUTSO’nun önceki Başkanı Mustafa Ercan ve Mermerciler Derneği Başkanlarından Mustafa Ercan ve orada bulunan herkes isyan etmiş...
Mahmut Kocadon “Burayı Teknopark Fakültesi haline getirdiniz.” derken, bazı ortakların “Bizim artık buraya katılmamıza gerek kalmadı. Hisselerimizi hibe edelim isterseniz” dedikleri görülmüş.
MUTSO Meclis Başkanı Koray Özcan’ın divan başkanlığında yapılan genel kurulda tepkiler karşısında Rektörlük çevreleri “Bir yıl sonra genel kurul var. Olmazsa yönetim kurulu üye sayısı arttırılır” derken, Hurşit Öztürk’ün “Asansör mü bu?” diye karşılık vermesi de gülüşmelere neden olmuş.
Güleriz ağlanacak halimize...
+
“ÜNİVERSİTE MUTSO ÜYELERİNİ DOLANDIRDI”
Bütün bu “genel kurul darbesi kıyametinden” sonra 5 kişilik Muğla Teknopark yönetimi nasıl oluşmuş olabilir?
Sıkı durun... Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar, MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, MUTSO Meclis Üyesi Mevlüt Acar, Valilik Muğla Vakfı, Üniversitenin İNOVA Şirketi...
Hayırlı olsun... O değil de bütün rektörler göreve başladıklarına “Üniversite şehir yakınlaşmasından” söz ederler ve bu hep sözde kalır... Rektör Kaçar ile artık üniversite şehre Karakuş ve Acar kadar yakın... Neyse, biz Vatandaş Ahmet’e gelelim... Kendisinden değerlendirme istedim. “Aslında MUTSO Üyeleri Üniversite tarafından dolandırıldı” dedi. Ben de “Suç duyurusunda bulun” deyince “Ben zaten daha önce dava açtım. Suç duyurusu da yaparım, MUTSO’dan cengaver aranıyor” diye karşılık verdi...
+
Üniversitenin Muğla Valiliği ile birlikte Muğla Teknopark A.Ş.’nin kuruluşuna öncülük ettiğini anımsatan Ahmet Tan Karaosmanoğlu (Vatandaş Ahmet) “Biz ortaklara bu şirkete ortak olmamız istendiğinde Üniversite tarafından yaklaşık 64,5 dönüm arazinin Teknoloji Kültür alanı olarak Teknopark kuruluşuna tahsis edildiğini söylediler.” diyerek şöyle devam etti:
“Ve biz ortaklar %1 hisse değeri 100 bin TL olmak üzere 02/12/2016 da ortak olduk, şirket kuruldu. Daha sonra bizim paramızla ve Sanayi Bakanlığı hibe destekleriyle 64,5 bin metrekare alan üzerine proje çizdirildi ve ortaklarca binlerce lira ödendi. Ancak 2024 yılında yapılan Genel kurulda, Rektörlük tüm ortakların karşı çıkmasına rağmen söz konusualanın 64,5 bin m2 değilde yaklaşık 16 bin m2 olması gerektiği yönünde %51 hisse gücüyle karar aldı. Dolandırıldık. Aslında burada dolandırılan sadece bizler değildik.. Aynı zamanda Bakanlığa yanlış bilgiler verilerek bir sürü hibe alındı. Bizler bu tahsisin 64,5 bin m2 olmadığını bilseydik bu şirkete ortak olmayabilirdik. Ayrıca 64,5 bin m2 üzerinden proje bedelleri de ödendi ve bu para çöpe gitti.”
Vatandaş Ahmet, ayrıca tahsis edilen 64,5 bin m2 alanın ‘üniversitenin lütfuymuş’ gibi 5 000 000 bedelle ayni hak olarak göstererek %50 hisse sahibi olduğuna dikkat çekerek şöyle nokta koydu:
“Zaten tahsis edilmiş alan ayni hak olamaz. Aslında burada sermaye 5 milyon. Yani bizim hisselerimiz %2 olmalıydı. Üniversite arazi yanında 100 bin TL nakit verdiği için hissesi %2 olmalıydı. Bu yüzden 2024 de alınan zoraki genel kurul kararının iptali için dava açtım. Bu dava hala derdest. Kimse merak etmesin, bu meşru ama sonucu demokratik ve iyi niyetli olmayan genel kurul için de suç duyurusunda da bulunacağız.”
Aklıma Muğla’nın yine Valilik öncülüğünde kurulmuş ilk şirketi Kireç Sanayi A.Ş. geldi... Neyse bir ara “MuğlaKart”ı da konuşuruz...
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ; İnsanlar öylesine saf ve zayıftırlar ki aldatmak isteyen, dilediği kadar ahmağı kolayca bulur.--Niccolo Machiavelli