Bir konu hakkında görüşmek üzere Necati Müdür’ün odasına girmiştim. Aklımdakileri anlatıp bir an önce çıkmak niyetindeydim. Müdür Bey, bilgisayar ekranına dönmüş evrakları onaylıyordu. Elindeki işi bitirmesini beklemem gerekiyordu. Oturdum.

Bir taraftan evrakları okuyup onaylayan Müdür Bey, ara sıra bana dönüp bir şeyler soruyordu. Bir ara tam olarak bana dönüp “Hocam, rahat otursana; niye koltuğun ucuna oturuyorsun?” dedi.

Koltuğun ucuna oturduğumun farkında değildim. Gerçi çoğu zaman farkında olmadan böyle oturuyordum. “Alışkanlık işte Müdürüm!” dedim ve arkama yaslandım.

Müdür Bey, “35 yaşında anjiyo masasına yatınca alışkanlıklarımı değiştirdim. Sabır ve sakinlik önemli. Aksi insana çok pahalıya mâl oluyor.” dedi.

Müdür Bey, haklıydı haklı olmasına ama bu alışkanlıklar bir süre sonra kişilik özelliği haline geliyordu. İnsan; bunun farkında olsa da kendine hâkim olamıyor, alışkanlıklarını kolay kolay değiştiremiyordu. Alışkanlıkları değiştirmek için de çoğu zaman Müdür Bey’in yaşadığı türden bir şok yaşamak gerekiyordu. Çünkü yetişkin ancak bir şok, kayıp, acı ya da felaket ile değişebiliyordu.

“Haklısınız Müdürüm… Bu tavsiyenize uymaya çalışacağım. Ancak sabır ve sakinliğe bir de sessizliği ekleyip ‘3 S Kuralı” olarak bir yazı yazacağım, haberiniz olsun.” dedim. Malum, herkes kendi hayat tecrübesine göre birtakım çıkarımlarda bulunup bunu formüle ederek başkalarıyla paylaşıyordu. Bir anda aklıma böyle bir yazı yazmak geldi. Müdür Bey de “Söylemek benden; yazmak, senin işin…” dedi ve gülüştük.

Hayatın hızla akıp gittiği, insanın beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalabildiği ve hiçbir şeyin bizim kontrolümüzde olmadığı bir dünyada; insanın sıhhati, ilişkilerinin sağlığı, psikolojimizin esenliği ve işimizin yolunda seyri için sabır, sakinlik ve sessizlik çok önemliydi.

Elbette insanın hayatını, sağlığını, işini, ilişkilerini etkileyen onlarca-yüzlerce farklı etken var. Ancak bütün bunların ötesinde, bu etkenleri de doğrudan etkileyen üç önemli özellik; sabır, sakinlik ve sessizlik.

Bunlar; insanın hayata/olaylara bakışını, değerlendirme biçimini, psikolojisini, farkındalığını, huzurunu, sağlığını doğrudan etkileyen haller.

Sabır, insan yaşamının olmazsa olmazlarından… Her daim yanımıza almamız gereken ihtiyat akçelerinden biri. Sabır; insana neyi kabulleneceğini, neyi onaracağını, neyi değiştireceğini, mesajları nasıl okuması gerektiğini öğretiyor. Sabır; beklemede, tahammül etmede, katlanmada bir kuvvet olduğunu bize gösteriyor. Dolayısıyla insanın gelişimi ve ilişkilerini açısından çok önemli bir değer.

Sakinlik yani yavaşlık… Çünkü farkındalığın, sağlığın, mutluluğun yolu yavaşlamaktan geçiyor. Yürürken etrafına bakmayı öğrenmekten, doğanın ve dostların mesajlarını anlayabilmekten geçiyor. Hırs ve hız yapmadan, usulü ve üslubu bozmadan yol almaktan geçiyor. Çayı-kahveyi keyif alarak, sohbet ederek içmekten geçiyor. Telaş etmeden, koşuşturmadan, endişe etmeden yaşamaktan geçiyor. Ve en önemlisi sözleri aceleye getirmeden, iki düşünüp bir konuşabilmekten geçiyor.

Ve sessizlik… İnsanın zaman zaman tüm dış uyaranlardan uzaklaşarak, dış sesleri kapatarak kendini dinlemek üzere kenara çekilmesi gerekiyor. Bu kenara çekilmeye biz sessizlik, yalnızlık, suskunluk diyoruz ama aslında bundan daha öte bir durum. İnsanın iç sesine, kendine bir şeyler söylemek için sürekli el kol kaldıran benliğine, bedenine, ruhuna, zihnine, duygularına odaklanması ve dikkatini bu noktalarda toplaması gerekiyor. Bu dikkat toplama ise bir istek, çaba, bilinçli yönelim gerektiriyor. Neler olup bittiği, bunların bize hangi mesajları vermeye çalıştığı ve bizim bütün bunların neresinde olduğumuz ile ilgili bilinçli bir yönelim gerekiyor. Sessizce… Dolayısıyla da sessizlik; insanın ruhi gelişimi, psikolojisi ve huzuru için önemli bir yaklaşım.

Özetle; hayata ve olaylara sabırla, aceleye getirmeden, hakkını vererek, sessizliğin deminde dinlenip sükunetle ve suhuletle yaklaşmak fiziksel ve psikolojik sağlığın, huzurun ve başarının vasatı olarak çok önemli. 

İçinde yüreğin, duygunun, aklın olduğu; sevginin, dostluğun, paylaşmanın, güvenin güzelleştirdiği; sabrın, sakinliğin ve sessizliğin huzurunun ve işini iyi yapmanın mutluluğunun hissedildiği bir yaşam dileğiyle…

24.01. 2024