İnsan; tanışıp anlaşmak, yakınlaşmak, samimi ilişkiler kurmak, iyi niyet ve güven içerisinde bir arada yaşamak için yaratılan bir varlık. Dolayısıyla her zaman bir başkasına, bir yakına, bir dosta ihtiyaç duyuyor.

İnsan, etrafında olanlarla farklı boyutlarda ilişkiler geliştiren sosyal bir varlık. Bu ilişkilerden biri de dostluk ilişkisi…

İnsan; çevresiyle kurduğu bu ilişkilerin mahiyetine ve derecesine göre yaşamını sürdürürken herkesle yakınlık kurması, herkesle dost olması ve her “dost” dediğinden beklediği yakınlığı görmesi pek mümkün değil. Bu nedenle dostluk kurmak, dost seçmek; kişinin şahsı, ailesi, ilişkileri ve toplumun maddî-manevî yararı açısından son derece önem arz ediyor. Bu nedenle dostluk kurmak ve dost edinmek konusunda bir rehberliğe ihtiyacımız var.

Dostluk, yüksek bir değerdir. İleri düzeyde bir yakınlığı ve samimiyeti ifade eden dostluk, insani bir gerekliliktir. İnsan, kendi kendine yeterliliği zayıf olan, yaşamını bir başkasının varlığı ile etkinleştirebilen ve kendi varlığı bir başkası ile anlam kazanan bir varlıktır. Diğer taraftan tabiat gibi insan da yalnızlığı sevmez. Bu nedenle insanın bir başka insanla yakınlık kurması ve bu yakınlığı insani değerlerle süslemesi yaşamın bir gereğidir.

Çoğu kez “arkadaş” ile yakın ya da aynı anlamda kullanılan “dost”, arkadaştan çok farklı bir mahiyete sahiptir.

Arkadaşlık, irade dışı kurulan bir ilişkiyi ifade ederken, dostluk iradi bir ilişkinin ürünüdür. Herkesle bir şekilde (iş, yol, mahalle, okul, askerlik arkadaşlığı gibi) arkadaşlık etmek mümkün iken, yalnızca iyi ve erdemli insanlar ile dostluk yapılabilir. Çünkü kötüden dost, kötülükten dostluk olmaz. Bu nedenle dostluk konusunda duyarlı olmak ve güzel dostlar seçmek önemlidir.

Peki, dost kimdir?

Sosyal ortamlarda vakit geçirdiğimiz, birlikte çalıştığımız insanlar dost mudur?

Her yakınlık dostluk mudur?

İnsanoğlu, sahip olduklarını saymaktan ve bunlarla övünmekten geri kalmazken, neden dostlarından bahsedemiyor?

Satın alacağı şeylerin ince ince hesabını yaparken, neden dostlarını seçerken ihmalkâr davranıyor?

Bu soruların cevabını bulmak; dostluk kurarken ve dost seçerken doğru tercihte bulunmak önemlidir. Dostluğun anlamını bilmek ve doğru insanlarla dostluk kurmak daha önemlidir. Çünkü doğru yol, yanlış insanla yürünmez.

Diğer taraftan günlük yaşamda karşılaştığımız birçok sorunun yanlış arkadaş ve dost seçiminin bir sonucu olduğunu görüyoruz. Bu nedenle dostluk kurmak; ciddi bir hassasiyet, duyarlılık, emek, beceri ve çaba gerektirmektedir.

Adeta bir mesleği öğrenir gibi, bir sanatı icra eder gibi emek, sabır ve sorumluluk gerektirir.

Dostluğun ne olduğunu ve bir dostta ne aradığını bilmeyen, kiminle dost olacağını da bilemez. İyi bir dostun hangi özelliklere sahip olması gerektiğini bilmeyen, kendisine doğru yoldaş bulamaz. Kötü dost; insana kendini, varını-yoğunu, yolunu ve değerlerini kaybettirebilir.

Dost seçmesini bilmeyen kişinin “keşke”si, “ah”ı, “vah”ı çok olur. “Yanarım yanarım da…” diye başlayan dövünmeleri çok olur. “Ah akılsız başım!” diye dövünmeleri çok olur. “Bu dünyada babana bile güvenmeyeceksin.” diye akıl vermeleri çok olur. Peki, birçok insanın her konuda uzman olduğu bu devirde, gerçek dosta dair ne biliyoruz? Herkesin bir şeye bağımlı olduğu bu devirde, yakınımızda olan ya da bir şekilde bağlandığımız insanların dost olup olmadığını nasıl anlayacağız?

İşte çocuklarımızın geleceğini planlarken, kendi kariyer planlarımızı yaparken, kişisel gelişimimiz için çabalarken bu konuları da atlamamak gerekiyor. İyi bir dost olabilmek, samimi bir dost bulabilmek için de hesap yapmak; kalıcı bir dostluk bağı kurabilmek ve mevcut dostluk bağlarını güçlendirmek gerekiyor. Sivas türküsünün dediği gibi adım atmak ve dostluğa yol almak gerekiyor.

Bir kararda durmayalım, Gel gidelim dosta gönül.

Hasretinden yanmayalım, Gel gidelim dosta gönül.

Kılavuz ol gönül bana, Gel gidelim dosttan yana,

Canım kurbandır canana, Gel gidelim dosta gönül.