GülseBirsel " Artık ülkede üzerinde espri yapacak bir şey bulmak zor. Bulsam, yazmayautanıyorum. Belki siz de kahkaha atmaya utanacaksınız. Neşemizi, gülümsememiziçaldılar! Bu harikulade ülkenin şu son yıllardaki berbat vaziyetinde tüm emeğigeçenler... " diye yazmış. Haklı. Bende bir süre " Beni bi gülmek aldı "yıasfinikledim.

Amainanıyorum gülecek günlerimiz de olacak, poz vermeden...!

xx xx xx

" CumhurbaşkanıErdoğan Marmaris'e geldiğinde yangın şehidimiz Şahin Akdemir'in babasını taziyeiçin ayağına çağırdı " diyorlar. İnanmadım. Çünkü aklım almadı.

Marmaris 'te çıkanönceki yangında da yine Köyceğiz 'den Görkem Hasdemir 'i şehitverdik. Cumhurbaşkanı 'nın " Hazır görmüşken onu da göreyim. "demez mi?

Birterslik var. Soruşturmak bile istemedim.

Yokeğer böyle bir şey oldu ve bu " hangi aklın önerisi " ise sayın Cumhurbaşkanının o aklı gözden geçirmesinde yarar var... Nitekim kendisini zevkle takip ettiğimaz sayıda sosyal medya kullanıcısından biri olan Av. Emin Özler 'de şupaylaşımı yaptı:

" Felaketsahalarında Miting Otobüsleri üstünden halka bir şeyler dağıtmak, daha doğrusuatmak, fırlatmak suretiyle verilen görüntü, Cumhurbaşkanımızın yanındakendisine hakkı ve makul olanı tavsiye edebilecek tek bir adam kalmadığınınispatıdır. Maksat bu memlekette toplumu inançlı siyasetçilerden soğutup nefretettirmekse doğru yoldasınız. Varsa Hakkımı helal etmiyorum. "

xx xx xx

CumhurbaşkanıErdoğan Muğla 'dan ayrıldıktan sonra Muğla 'da konuşulan şehit ŞahinAkdemir 'in acılı babası ve kardeşinin huzura çağrılması ile " çayatılması " oldu. Hala da bunlar konuşuluyor. Gerçekten bu çay nedir Allah aşkına...

Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan Marmaris Öğretmenevinde önemli, hayati vaatlerdebulundu. Ateş düştüğü yeri yakar derler. Erdoğan , Türkiye 'ye " Türkiye,bu yangınların izlerini kısa sürede silecektir. Hiçbir vatandaşımızın mağdurolmasına müsaade edemeyiz. Can kaybı dışındaki her türlü kaybı, telafi edecekgüce ve imkana sahibiz. " diye seslenirken, ateşin düştüğü yerdeyaşayanlara " Yangından etkilenen bölgelere acil ihtiyaçların karşılanmasıiçin 50 milyon lira ödenek gönderildiğini " belirterek, şöyle seslendi:

" Ormanyangınlarından etkilenen bölgeler 'Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi' ilanedildi. Böylece tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarlarıkarşılanacak, yanan ve hasar gören evlere öncelikle 50 bin liraya kadar eşyayardımı yapılacak. Kira yardımı yapılacak, vergiler, SGK primleri, esnafkredileri ödemeleri, tarım kredi, tarım ziraat borçları ertelenecek, faizsizesnaf kredisi ve KOSGEB acil desteği verilecek ve bir ay içerisinde de evlerininşaatına başlanacak. Bir yıl içerisinde kırsal mahallelerdeki ve tüm afetbölgesindeki evler, yöresel mimariye uygun şekilde ahırı, deposu ve tümmüştemilatıyla tamamlanacak. "

xx xx xx

Buarada gündeme bomba gibi Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli 'nin " Benimgördüğüm orman yerlerindeki sorumluluk belediyelerdedir " sözü düştü.Nasıl tepki göstereyim, söyleyecek şöyle usturuplu bir söz bulamıyorum...

" ŞuMektepler Olmasa Maarifi Ne Güzel İdare Ederdim " sözünün sahibi vesöylenme amacı iddia edildiği gibi değildir.

Busözün Osmanlı'da II. Abdülhamid döneminde Maarif Nazırlığı (MilliEğitim Bakanlığı) görevini üstlenen biri tarafından söylendiği biliniyor. Netolarak bilinmeyen şey ise bu sözün kim tarafından söylendiği. Çünkü ortada, öneçıkan 3 kişi var: Osmanlı Maarif Nazırları Emrullah Efendi , HaşimPaşa ve Zühtü Paşa (Bu sözü Cumhuriyet Dönemi Milli Eğitim BakanıHasan Ali Yücel'e hatalı şekilde atfedenler de mevcut). Sanırım üçünün degünahı alınıyor... Çünkü elimizde sözün kaynağına dair rivayetlerden ötegeçecek sahih bir kaynak yok.

Ancaksöz Bakan Pakdemirli için cuk oturuyor... " Ah şu ormanlar olmasaydı "veya " Ah şu yanan ormanlar olmasaydı. "... Eh at o zaman üstünden...

xx xx xx

" Benimgördüğüm orman yerlerindeki sorumluluk belediyelerdedir " şeklindekişaşırtıcı sözün sahibi kifayetsiz Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli halasüren orman yangınlarının beşinci gününde Marmaris 'te son durumdeğerlendirmesi yaparken bu konudaki ifadeleri haberlere şöyle yansıdı:

" Benimgördüğüm orman yerlerindeki sorumluluk belediyelerdedir,' diyerek belediyelereyüklenen Pakdemirli, 'Belediyelerimizin katkıları sonsuz müteşekkiriz. Ancakbelediyelerimize ister bizim ister başka partiden. Yangınlardan sonra bilançosuhakkında bir toplanıp yerleşim yerlerine sorumluluklarının hatırlatılmasılazım'' ifadelerini kullandı. Pakdemirli ayrıca 'Bu anlamda siyaset üstü birçağrıdır. Bu yangından sonra oturup bir çalıştay yapıp yerleşim yerlerininkorunması konusunda hep birlikte oturup konuşmamız gerekir diye düşünüyorum'dedi. "

" Yerleşimyerleri " korunması için bir " Stratejik çalıştay " yapılabilir de, ormanlarınkorunması ne olacak?

xx xx xx

Ayrıcasayın bakan için " siyasetten gelme " olmasa da siyasetten gelme " soyadı "ile siyaset yapması kolay. Siz çalıştay ile hatırlatmak istediğiniz " sorumluluğu "belediyelere ne zaman verdiniz? Muğla Büyükşehir statüsüne geçmemiş olsabu yangınlardan sizin kafayla İl Özel İdareleri sorumlu olacaktı. İlÖzel İdarelerinin de böyle bir sorumluluğu var mı?

Neyse,bakanın haberi olmayabilir. Muğla Büyükşehir Belediyesi 2019 da " OrmanYangınları Çalıştayı " yapmıştı. Belediyemizi yönetenler unutmuşolabilirler, " Sonuç bildirgesini " özetle " Ormanlarımız İçinAlınacak Tedbirler " bölümü ile anımsatalım:

" -İnsanındeğil, yangının ne pahasına olursa olsun, ormanlardan uzak tutulması stratejisigeliştirilmeli toplum bilinçlendirilmelidir. Bireyler, topluluklar ve kurumlarorman yangınlarına hazırlıklı olmalı ve alabileceği tedbirleri öğrenecekplatform oluşturulmalıdır.

-Özellikle ve öncelikle ilköğretim seviyesinde bulunançocuklarımız olmak üzere vatandaşlarımızın orman yangınları ve alınacaktedbirler konusunda çeşitli ortam ve şekillerde eğitimlerle bilgilendirilmesisağlanmalıdır.

-Türkiye'de yangınların çoğu anız yangınlarının ormanasıçraması nedeniyle gerçekleşmektedir. Tarım alanları ve orman kesitleriarasında önlemler alınmalıdır. Anız ve orman arasına en az 5 m genişliğindeboşluk bırakılmalı, çiftçiler bu konuda bilinçlendirilmelidir.

-Orman Köyleri Turistik yapılar ve ikinci konutların yangınadirençli hale getirilmesi hususunda çalışmalar yapılmalıdır.

-Orman yangınları sürecinde meydana gelen bilgi kirliliği,orman yangınlarıyla mücadele eden personel ve halk üzerinde olumsuz etkileroluşturmaktadır. Bu nedenle ilgili yetkili kurumlarca kamuoyunda sağlıklı vedoğru bilgilendirme yapılmalı ve yangın mücadelesinin doğru bir şekildeaktarılması sağlanmalıdır.

-Ormanların korunması görevi yasalarla Orman GenelMüdürlüğü'ne verilmiş olsa da yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, diğerkamu kurum ve kuruluşları ile vicdan sahibi insanlar aynı sorumluluğu hissetmekve paylaşmak zorundadır. "

xx xx xx

Ben Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Gürün ile birlikte bütünbelediyelerimizi bakana karşı kollamaya kalktım, ama Muğla BüyükşehirBelediyesi tarafından 2019 da düzenlenmiş çalıştayın sonuçbildirgesi de sayın bakanı haklı çıkarıyor...!

Şimdisormak isterim;

Böylegüzel bir çalıştayı yapıp, ortaya bu sonuç bildirgesini koyan MuğlaBüyükşehir Belediyesi bildirgede yer alan hususlardan hangisini yerinegetirdi veya yerine getirilmesini sağladı?

Benen çok " Orman Köyleri Turistik yapılar ve ikinci konutların yangınadirençli hale getirilmesi hususunda çalışmalar yapılmalıdır. " maddesinetakıldım.

Neyaptınız?