Önceki gün bazılarının ihtimal bile vermediği ve hatta bu konudaki ilk yazımda “Konu bulmakta zorluk mu çekiyorsun? Fena atmaya başladın.” diyenlerin bile çıktığı konu “söylenti” olmaktan çıktı ve CHP Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl partisinin Muğla İl Başkanı adayı oldu.

Herkes değilse de büyük bir kesim şaşkınlık içinde...

Nail Kızıl’ın il başkanı adaylığı beni şaşırtmadı. Çünkü eninde sonunda il başkanı adayı olacağını, en azından yapılacağını biliyordum. Çünkü bir de bütün partilerde bir gelenek vardır.. Buna TSK’deki “kurmay yükselişi” de diyebiliriz. İlçe Başkanları genellikle ilçe başkanlığında çakılıp kalsalar da arada bir belediye başkanı olanlarda çıkar. Olmadı İl Başkanı olurlar...

Nail Kızıl’ı kendisini ilk ilçe başkanı yapan Bahattin Gümüş’ün olduğu gibi “belediye başkanı” yapmazlar. Eğer Gonca Köksal Aras Başkan Büyükşehir Başkanı olsaydı ilk seçimde “belediye başkanı” olurdu. Konjonktüre göre “il başkanı” oluyor!

Tabii 19 Ekim de yapılacak il kongresini kazanırsa...

*

Bizim “Vatandaş Ahmet” Ahmet Tan Karaosmanoğlu, önceki gün Nail Kızıl’ın adaylığını açıklamasının ardında bıraktığı pek çok sorudan birini akşam saatlerinde şöyle sordu:

“Eeeeeee!!!!

Şimdi ilçe başkanı kim olacak?

Nail Kızıl’ı tek aday olarak ilçe başkanı yapan erk şimdi onun yerine kimi oturtacak?

Vah!! CHP vah!!! Vahhhh ki vahhh!!!

Sanırım Vatandaş Ahmet “tek aday” derken dili sürçtü.

Soruya gelen yanıtlar ilginçti. Benim aklıma gelen ise bir rivayet oldu.

Rivayete göre:

Büyük İskender bir şehri fethettikten sonra çevresindekiler “Artık şehir senindir!” der.

Bunun üzerine O da, “Peki, şimdi ne olacak?” diye sorar.

Bu söz, İskender’in sınırsız fetih hırsını ve bitmeyen arayışını anlatan bir örnek olarak kullanılır.

Siyasette bir basamaktan bir basamağa çıkan veya bir koltuktan bir başka koltuğa geçenlerin “sınırsız fetih hırsı ve bitmeyen arayışı” neyin fetih hırsı veya arayışı olabilir?

*

Cumhuriyet okurları bilirler. Gazetede Deniz Som’un “Vaziyet” köşesi içinde “Yüksek Yerilim Hattı” adında bir mizah köşesi vardır. Burada Erdinç Utku kelimelerle ustaca oynar, izahı olmayanın mizahını yapar. Yani bu köşe adı üzerinde bir “yergi” durağıdır.

Erdinç Utku bir iki gün önce o durağa şu notu düşmüştü:

Seçime kadar değil, geçime kadar yanımızda olacak politikacı istiyoruz...

Ne dersiniz Nail Kızıl, 19 Ekim Pazar günü yapılacak il kongresinin seçimine kadar mı yoksa sonrada delegelerin, daha doğrusu o delegelerin ağalarının yanında olur mu?

Malum kendisi önceki gün “Size söz veriyorum, il başkanı olursam başka bir yere aday olmayacağım!” deyiverdi.

Nail Kızıl bu sözü Menteşe İlçe Başkanı olmak üzere birlikte yola çıktıkları yönetim kurulu üyesi arkadaşları ile kendilerine oy veren kongre delegelerine mi yoksa Kurultay Delegesi olmayı bekleyenler ile bundan sonra ilçe belediye başkanı, büyükşehir belediye başkanı ve milletvekili adaylığı olasılıkları olanlara mı verdi?

*

Gerçekten Nail Kızıl’ın adaylığının yarattığı çok soru var.

Hatta Nail Kızıl da “Biz bu konuyu konuşmuştuk. Olur demiştiniz” diye sorabilir. Nitekim önceki gün adeta aday arayışındaki “CHP’nin il başkanı adaylığı kabızlığı veya ‘tutsaklığı’” başlığını taşıyan 06 Ekim 2025 tarihli yazım üzerine sordu.

Biz” diye kimleri kastetti bilmiyorum, ama teke tek konuşmuştuk. Ben de medeni bir insan gibi “Adaylığının yakışacağını” söyledim, ama bir de “Aday olduğunda ‘Madem il başkanı olacaktın neden ilçe başkanı oldun?’ diye sorulacaktır” diye de uyarmıştım.

Bu görüşmeyi yaptığımızda daha ilçe kongresi yapılmamıştı. O zaman “Bari yönetiminde ilçe başkanlığı yapabilecek bir isme de yer ver” diye de uyarı yapma gereği duymuştum...

*

Nail Kızıl’ın uyarımı dikkate alıp almadığını da bilmiyorum. Ama dikkate almadığından da eminim. Beni dikkate alsaydı, ilçe başkanı olarak kalırdı veya ilçe başkanı adayı olmadan doğrudan il başkanı adaylığını açıklardı.

Acaba il başkanı adayı yapılmasına karar verilmiş Nail Kızıl birilerinin ilçe başkanı adayı olmasını engellemek için ilçe başkanı adayı yapılıp, tek aday olarak seçilmiş olabilir mi?

Gerçekten çok soru var.

Ben Vatandaş Ahmet’in “Şimdi ne olacak?” sorusuna yanıt verirken “Nail kardeşimiz İlçe Başkanlığından İl Başkanlığına aday olduğuna göre, seçilmesi halinde ilçeyi de ili de yönetir. İlçe zaten Onun yönetimi değil mi?” dedim.

Dalaman’dan Bedir Fırat “İdeolojik siyasi mücadelenin yerini sermaye ve sermaye gücü ve eş,dost ahbap ilişkileri ile yürütülen bir sistemde Emek ve Emek değerinin işçi sınıfının yerini sistemin hastalığı para gücünün aldığı bir ortamda siyaset yapmak güçleştiriyor. Yani ne kadar sermaye o kadar siyaset ve makam Yani seç beni seçeyim seni durumu” diye felsefi bir açıklamada bulunurken, Bodrum’dan Ahmet Değirmenci şöyle dedi:

Unutmayın, Muğla’nın bir PM Üyesi birde YDK Üyesi var. Kafa kafaya verip örgütleri için olacak en iyi şeyleri düşünmüşlerdir.

Bu ifade ile beni bi gülmek aldı. Hadi Remzi Kazmaz Muğla’daki çevre mücadelelerine hukuksal katkıda bulunuyor da Alkım Denizaslanı ülke meseleleri üzerine PM’de neler yapıyor? Bir tek Muğla’da Bodrum’dan CHP İl Merkezi’ne ‘kazanımı olmayan’ bir yürüyüş yaptı o kadar... O yürüyüşünde en büyük destekçisi İl Başkanı Zekican Balcı olurken bizlerde biri Sakarın altından, biri Sakarın üstünden milletvekili adayı olacaklar yorumu yapmıştık. Ama ay akşamdan doğdu... Önceki gün Nail Kızıl’ın yanında yer alarak, il başkanının değil, büyükşehir başkanının yanında olduğunu gösterdi...

En mantıklı yanıtı da “Onu da düşünmüşlerdir.” diye Nabide Kılınç verdi...

*

Nail Kızıl’ın il başkanı adaylığını açıklamasının ardında bıraktığı en önemli soru ise “Nail Kızıl’ın kimin adayı olduğu?” sorusu oldu. Bu soruyu dünkü yazımda yanıtsız bırakarak sordum.

Süleyman Demirel rahmetlinin “Galibiyetin sahibi çoktur. Mağlubiyet yetimdir” diye güzel bir sözü vardır... Ama bu söz bile yaşananları anlatabilmenin çok uzağında kalıyor...

Bana göre gelinen noktayı zorlayan Bodrum örgütünün nüfusta birinciliğine bağlı olarak delege sayısında birinciliği ile bir milletvekiline, bir PM Üyesine, bir YDK Üyesine, bir Büyükşehir Belediye Başkanına ve bir de bonus olarak Ahmet Aras Başkanın Gonca Köksal Aras Başkan ile evliliği sonucu Menteşe’ye sahip olmanın ‘böbürlenmesi’ ve Fevzi Topuz Başkan ile Alim Karaca Başkandır...

Bodrum kendini “Sakarın üstü” sıfatıyla Muğla siyasetinin patronu olarak görmeye kalkarken Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’dır. Bu ikili kalktı Bodrum’a “Sakarın altı da üstü de biziz” dedi. Hatta ötesine geçip, önceki gün Ahmet Başkan’ı sünnet ettiler...!

Bu ikili, Nail Kızıl’ın önceki gün adaylığını açıklarken verdiği söz gibi bir söz vermiş olsaydı, Topuz ve Karaca’nın il başkanı adayı olarak ortaya Emrah Doğu çıkardı...

*

Bana göre Fevzi Topuz ve Alim Karaca şimdiden Büyükşehir Belediye Başkanı adayıdır. Aynı zamanda milletvekili adaylıkları da söz konusudur. Bu anormal bir durum değil, İskender hikayemizde olduğu gibi siyaset dünyasında gayet normal ve insani bir durumdur.

Baştan beri de bu iki başkan mevcut il başkanına karşı olmalılar ki, Ahmet Aras Başkan’a “Merkezden çıkacak bir adayı destekleriz” demişlerdir. Başkan Aras da her ne kadar Kavaklıdereli olsa da merkezde yaşayan biri olarak 27. Dönem Muğla Milletvekili Süleyman Girgin’e adaylık teklifi götürdü. O da ilçelerin nabzını yokladı. Bodrum ile birlikte Milas ve Fethiye’nin gardı ile karşılaştı ve Başkan Aras’ın teklifini geri çevirdi.

Bu noktada baştan beri Gonca Köksal Aras’ın aklında ve gönlünde olan Nail Kızıl “merkez adayı” oldu...

Fakat önceki gün törende Bodrum İlçe Başkanı ve Belediye Başkanı olmadığı gibi Fethiye ve Milas Belediye Başkanları da yoktu.

Nail Kızıl’ın verdiği sözü Süleyman Girgin vermiş olsaydı ne olurdu bilmiyorum, ama kongreye daha var; Zekican Balcı olmadı Emrah Doğu aday çıkabilir...

Tabii benimkisi sadece varsayım...

*

Delege seçimleri sırasında Kurtuluş Oğan Hocam “Süleyman Akbulut, Turbalıoğlu ve Osman Gürün...” başlıklı yazıma “Başım dertten kurtulmuyor ama susamıyorum da üstadım. CHP Muğla’da Ahbap-Çavuş Düzeni. CHP Muğla’da il ve ilçe yönetimlerine bakıyoruz: delege seçimleri, üyelikler, hatta en küçük görevler bile arkadaş-akraba ilişkileriyle dolduruluyor. ‘Liyakat’ denilen kavram unutulmuş; yerine ‘arkadaşını kayırma’ geçmiş. Bu tablo, siyaseti halka ait bir alan olmaktan çıkarıyor ve küçük bir çevrenin ‘aile şirketine’ dönüştürüyor.” diye yorum yapmıştı.

Ne dersiniz Hoca haksız mı? Sizce Nail Kızıl kimin adayı?

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Kanatlar senin değilse yükselmek felaketindir. --Yaşar Kemal