Başlık Kardiyolog Uzman Dr. Vehip Keskin’in paylaşımından. Başlığı okuyunca, ilk akla gelen “Hangi siyaset?”, “Hangi konsey?” soruları oluyor. Aslında Türkiye’nin her yerinde belediyelerin veya kaymakamlıkların “arka bahçeleri” haline getirdikleri veya getirmeye çalıştıkları Kent Konseyleri... Siyasete gelince, söz konusu belediyenin veya kaymakamlığın başkan veya kaymakamının bağlı olduğu siyaset...

Bu yöneticiler belediyelerini, kaymakamlıklarını yönetmekle yetinmeyip başta basın olmak üzere, Osman Gürün örneğinde olduğu gibi partilerini ve demokratik kitle örgütlerini de dizayn etmeye kalkıyorlar. Yanlarındaki yalakalar ile yetinmeyip, “Kral çıplak” diyenler için “Ya taraf olun ya bertaraf” anlayışı içinde politika uygulayıp, katılımcı demokrasiyi bertaraf ettikleri gibi, farkında olmadan veya farkında olup doğrunun o olduğu aymazlığı içinde sonlarını hazırlıyorlar ve Osman Gürün, Bahattin Gümüş, Mehmet Oktay ve Muhammet Tokat örneğinde olduğu gibi kalkıp gidiyorlar.

Her zaman olduğu gibi “Kral çıplak” diyenler haklı çıkıyor, ama olan yine halka, o halkın yaşadığı şehre ve demokrasiye oluyor...

xx xx xx

Dün ve öncesi günlerde “ 5 Haziran Dünya Çevre Günü”ne dair çeşitli etkinlikler yapıldı.

Bugün niyetim o etkinlikleri sizlerle paylaşıp, sizlerle tartışmaktı. Ancak Menteşe Kent Konseyi’nin bir önceki Başkanı Kardiyolog Uzman Dr. Vehip Keskin’in geçen hafta CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ile birlikte beni de etiketlediği “SİYASET KENT KONSEYİNDEN ELİNİ ÇEK!!!” başlıklı paylaşımını biraz daha bekletirsem elimde patlayacak. Gerçi paylaşıma etiketli diğer gazetecilerden de pek yazan olmadı, ama...

Dr. Keskin neden “Siyaset Kent Konseyi’nden elini çek!” demiş olabilir? O siyaset neyin, kimin siyaseti?

Girişteki ifadelerim herkes için yeterli ve anlaşılır olmayabilir. Menteşe Kent Konseyi’nin bir önceki Başkanı Dr. Vehip Keskin’in paylaşımını 3 kere okudum. Anladığım kadarıyla ve duyumlarıma göre Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal “Menteşe Kent Konseyi’nin ayağına dolaşmamasını” istiyormuş, bunun için liste çıkarıyormuş...

Ben ihtimal vermek istemiyorum. Bu kadar erken zehirlenmiş olamaz...

Bildiğim ve her partiden tanıdığım Belediye Meclis Üyelerinden duyduğum kadarıyla Gonca Köksal “Meclis üyelerinin tamamını belediye yönetimine katmaya çalışan” bir tutum sergiliyor...

Bunu yapan insan Kent Konseyini dizayn etmeye kalkar mı? Sanmam...

xx xx xx

Dediğim gibi, Gonca Köksal başkanın Menteşe Kent Konseyi’ni “arka bahçesi” haline getirmek isteyeceğini, hatta Bahattin Gümüş gibi CHP Menteşe İlçe Başkanlığını yönetmeye de kalkacağını sanmıyorum. Bu yönde bir duyumum gözlemim yok. Lafın gelişi diyorum.

Bütün çabasının, tıpkı AK Partilisiyle, MHP’lisiyle bütün meclis üyelerinden yararlanmaya çalıştığı gibi, meslek odalarından, demokratik kitle örgütlerinden, basından ve hatta benden bile yararlanarak Bahattin Gümüş’ün yıktıklarını yaparak, örnek bir şehir yaratma çabası olduğunu düşünüyorum...

Başarırsa “Bir yere kadın eli deyince nasıl güzellikler olacağını” göstermiş olmakla beraber, siyasette hemcinslerinin önünü de açmış olacaktır.

Aksi taktirde en büyük zararı kendisi görecek olmakla beraber hangi partiden olursa olsun kadınlar görmüş olacaktır. Bizler hakkında ne yazmış ne söylemiş olursak olalım, ben kendisinin “sorumluluğunun” farkında olduğunu düşünüyorum. Düşünmek istiyorum...

xx xx xx

Dr. Vehip Keskin’in paylaşımının tamamını ve ilgili paylaşımlarını Facebook sayfasından görebilirsiniz.

O yüzden büyük yankı uyandıran paylaşımını buraya özetle almakla yetineceğim. Şöyle başlamış:

Değerli hemşehrilerim; Bildiğiniz üzere, kamuoyunda haklı olarak kent konseyinin altın dönemi olarak adlandırılan 2019-2021 yılları arasında Menteşe Kent Konseyi başkanlığı yapma onuruna eriştim. Gerek Muğla kamuoyunda, gerekse Türkiye Kent Konseyleri camiasında da izleri devam eden bir ekip ve anlayışla çalışmak benim için her zaman onurla taşıyacağım bir madalya gibi duracak. İşte o emeğin bana yüklediği sorumluluk gereği tarihe not düşmek amacıyla Muğla halkına bu tarihi uyarımı iletmeyi borç biliyorum.

Bu satırlar karşısında “Vehip bey Konsey Başkanı olmak istiyor galiba” diyenler olabilir.

Hayır... Öyle olsaydı çok başarılı yönetiminden sonra, halefi Menteşe Kent Konseyi Başkanı Nuran Aldan’ın aday olması ve seçilmesi için elinden geleni yapmazdı... Elinden geleni yapmakla kalmadı, hep yanlarında yer aldı...

xx xx xx

Dr. Vehip Keskin paylaşımında “Değerli hemşehrilerim Menteşe Kent Konseyi tarihi, bir gün yazılırsa kuşkusuz bunu 2019 öncesi ve sonrası diye ikiye ayırmak doğru olacaktır. 2019 seçimleri Menteşe Kent Konseyi tarihinde dönüm noktası olmuştur.” diyerek şöyle devam etmiş:

Bu dönemde göreve gelen ekip, tüm siyasi aidiyetlerini bir kenara bırakmış tam da kanunda hedeflendiği ve de olması gerektiği gibi kent konseyi ile siyaset kurumu arasına asla delinmeyecek kalın bir duvar örmüş; temel misyonunu ‘kentin hak ve hukukunun korunması’ olarak belirlemiş ve bu çizgide kimden, hangi kurumdan, yerel veya genel hangi güç odağından gelirse gelsin ‘doğrunun yanında durmuş, yanlışın sonuna kadar karşısında’ olmuştur. Bu çizgi, kamuoyundaki haklı intibaa olan ve pratikte Türkiye’nin çoğu kent konseyindeki ‘yerel yönetimin arka bahçesi’ olma özelliğini yırtıp atarak tarihin çöplüğüne göndermiştir. Bu sayede Menteşe Kent Konseyi halktan da yoğun ilgi ve destek alarak, kentte halk adına belirleyici konuma gelmiş; başta Karabağlar yaylasındaki kömür katliamı, Bayır’daki çimento katliamı olmak üzere birçok kent suçunun önlenmesinde önderlik yapmış; şu anda Muğla Büyükşehir Belediyesinin ülke gündemine giren öğrenci hatlarının kurulmasına vesile olmuş, yol üstü otopark uygulaması, katı atık bedeli vs gibi sayısız soygun girişimine karşı dimdik durmuştur. Bu yönüyle Menteşe Kent Konseyi çizgisi Türkiye’de örnek ve de eşsiz bir çizgidir. Bu çizginin korunması, kent yararını düşünen her siyasetçinin, her aydının, her yurttaşın yurttaşlık görevidir.

xx xx xx

Paylaşımında “Son günlerde, Menteşe Kent Konseyi’nin her zaman halkın yanında olan bağımsız, kentli ve halkçı çizgisine saldırı niteliğinde gelişmeler yaşanmaktadır. Görev süremiz boyunca sıklıkla eleştirdiğimiz AKP-MHP çizgisindeki yerel yönetimlerin olduğu şehirlerin  kent konseylerindeki yapılanmaya benzer olarak bir siyasi partinin kent konseyini dizayn etmeye ve de deyim yerindeyse tekrar belediyenin arka bahçesi haline getirmeye çalıştığını görüyorum. Bu durum, kent konseyini şu anki çizgisine getirmek için büyük emek sarfetmiş biri olarak beni hem üzüyor hem de öfkelendiriyor.” ifadesine de yer veren Dr. Vehip Keskin, noktayı şöyle koymuş:

Sonuç olarak; kent konseyi tüm güç ve iktidar odaklarına karşı ‘kentin hak ve hukukunun korunacağı’ kentli adına ‘hesap soracak ve hesap verecek’ bir kurumdur. Tüm kamuoyunun önünde açık ve net olarak uyarıyorum; kent konseyini mevcut çizgisinden koparıp siyasi bir yapıya dönüştüren veya buna hizmet eden, izin veren her kim olursa olsun bu kente tarifi imkansız bir zarar vermiş ve de tarih boyunca lanetlenecek bir İHANETTE bulunmuş olacaktır.

xx xx xx

Ben yorumda bulunmayacağım. Söyleyeceklerimi yukarıda söyledim. Sadece, “Acaba Özgür Özel’in Kent Konseyleri ile ilgili bir genelgesi var mı?” diye sorup buraya, Menteşe Kent Konseyi’nin bir önceki Başkanı Dr. Vehip Keskin’in paylaşımlarının altına yapılan yorumlardan bir seçki bırakayım:

Hayati Zorlu: “Bir önemli noktada Menteşe Koperatif Evlerinin olduğu bölgede Kent Park içine yapılan ucube binanın eyleminde şuan Kent Konseyine girmek isteyen yada aday olmak isteyen hangi siyasi partili arkadaşımız yer aldı? Davet ettiğimizde cevap verme tenezzülünde bile bulunmadılar. Şimdimi çevreci oldukları akıllarına geldi? Doktor Vehip bey baştan sona haklısınız bir vatandaş olarak her zaman yanındayım, sizi takdir ediyorum.

Anlaşılan bir “liste” var... Bir başka yazımda da o listeye bakarız...

Ali Gönenli: “Siyasi kimliğini ön planda tutan yada taşıyan hiç bir kişi kent konseylerinde görev almamalıdır. Bunu yapmaya çalışan darbeci bir belediye başkan yardımcısı, Türkiye Kent Konseyi genel kurulunda konuşması engellenip (maalesef) kürsüden indirilmiştir. En önemli kriter, siyasi görüş yada partiye değil vatandaşın çıkarına hizmettir.

Ali Gönenli: “Bu durum maalesef Milas Kent konseyinde darbe ile sonuçlanmıştır. Yasa dışı yöntemlerle seçim yapılmış, yasal ve meşru yönetim devrilmiştir. Mahkemeyle görevi geri alan Çağlayan Üçpınar’a konseyin sosyal medya hesaplarının şifresi hala verilmemiştir. Kent Konseyleri hiç bir partinin arka bahçesi değildir. En önemli misyonu vatandaşın çıkarlarına hizmet etmektir.

Haluk Özsoy: “Ali Gönenli bizim yanıldığımız nokta o siyaset biçiminin bittiğini sanmamız oldu. Görünüşe göre önümüzdeki dönemde de yerel iktidarla ciddi bir mücadele durumunda olacağız. Sosyalistlere, ekolojistlere yakınız, siz bizim dostumuzsunuz söylemleri sanırım sadece seçimi atlatana kadarmış.

Vatandaş Ahmet: A. Tan Karaosmanoğlu: “Vehip hocam yine her zaman  ki gibi çok güzel bir yazı yazmışsınız. Tebrikler. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 76. maddesinde Kent Konseyi tanımdan da görüleceği üzere Kent Konseylerinin kuruluş yapısında önceliğin ne olduğu ve amacı nettir. Hatırlıyorum yıllar önce Kent Konseyi seçimlerinde Sayın Naki Bulut ve Sayın Sevinç Göçügenci’nin yarıştığı seçimde Sayın Özcan Özgür ile Kent Konseyinin Belediyenin arka bahçesi olmaması için hariçten çok mücadele verdiğimizi dün gibi hatırlıyorum. Bu durum Sayın Vehip Keskin hocamın başkanlığı ile değişti ve şimdiye kadar da öyle geldi.

--------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Adaletin bulunmadığı yerde herkes suçludur. --Maurice Duverger