Efendi Can 'ın zaman zaman nüktedan, zaman zaman hicveden, bazen kara mizah, bazen de yakası açık, Can Yücel ile yarışa kalkışmış küfürbaz paylaşımlarını takip eder, payıma düşeni alırım. Kimi zaman tarzını kıskandığım da olmuştur...

Covid-19 'un İngiltere 'de mutasyona uğradığı haberinin ülkemize ulaşmasının ardından kaleme aldığı yazısında şöyle dedi:

" Şems Tebrizi ne güzel söylemiş...

'Yaradan'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak...!

Hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun..? Hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını. "

Efendi Can ardından da " Şemsin mesajını yüreği iyi olanlar alır anlar. " ifadesinde bulundu...

Yüreğim ne kadar iyi bilemem, doğru anladım mı onu da bilmiyorum, ama mesajı aldım. Şems 'in sözlerini hep beğenir, zaman zaman da kullanırım.

Ancak direnilecek değişim var, teslim olunacak değişim var...

xx xx xx

Elbette Efendi Can da ne dediğinin farkındadır. O gün paylaşımını şöyle sürdürdü:

" Geleceğin kimden nasıl geleceğini, emanetin ve alemlerin sahibi bilir.

Tedbiri almak kaydı ile virüsü dert etmedikleri gibi, tam tersi 'hayır ve şer' için şükrederler..

Bir de öte yanla işi olmayan ve azınlıkta olan; Ancak dünyayı kendi çiftlikleri gibi kullanan,

renk, din, dil, varlık ve yokluk üzerinden insanları kategorize etmiş, sınıf sınıf ayırmış, kul hakkı yemiş, beytül mala çökmüşler var.. "

Ben bu sözleri Efendi Can devlet malı yiyen domuzlara da yüklenerek, " Direnenler de var, tevekkül tü taalallah diyenler de... " diyor diye algıladım.

Biz ortalayalım; " maske, mesafe, hijyen " tedbirlerimizi alalım, sonra " tevekkel tü taalallah " diyelim.

Değişim herkesin hayrına, iyiliğine ise kim, neden dirensin ki? Hoş geldi, sefa geldi...

Değilse direnmek haktır, Evvel Allah, Ahir Allah...

Efendi Can yazısını " Şu aralar; biraz sonra ölecekmiş gibi inançlı, huzurlu ve adil; hiç ölmeyecekmiş gibi tebessüm ile çalışıp üretmekten ve daha çok okumaktan başka çaremiz yok..! " diye noktaladı.

xx xx xx

Okumak güzeldir. Okuyanı kim sevmez ki? Rahmetli Sıtkı Davut Koçman da severdi. Sevmese para kazandığı bu topraklara bir " üniversite " hediye etmekle kalmayıp bir de o üniversite de okuyacak yoksul gençler için burs veren bir vakıf bırakır mıydı? Ki rahmetli benim bildiğim; ülkemizde hayır işi yapıp, o işe yaptığı harcamaları Devlet 'e ödediği vergiden düşürenlerden olmamış, tersine Muğla Üniversitesi inşaatlarında harcadığı paraların vergisini de ödemiş ve bu anlamda ve alanda tektir...

Kurduğu " Sıtkı Koçman Vakfı "nın yönetiminde de yeralmadı. Mütevelli heyetinde Koçman ailesinden yeralanlar oldu, ama yönetimde olmamışlardı.

Muğla Üniversitesi 'nin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı , rahmetli " Sarı Ceketli Adamın " güvendiği insanlardandı. Fığlalı hoca kurucu olarak Vakfın ilk başkanı oldu. Ardından Vakfın Başkanlığına yine rahmetlinin çok güvendiği yıllar önce Muğla 'da İl Emniyet Müdürlüğü yaptıktan sonra Adana Valiliği yaparken emekli olan Naci Parmaksız geldi.

Vakıf çalışanlarının "Sayın Valisi" Naci Parmaksız 10 yıl görev süresini tamamladı ve önceki gün Vakıf Yönetim Kurulu Üyelerinin oy birliğiyle Başkanlığa rahmetlinin tek torunu Alan Perese seçildi...

xx xx xx

Pandeminin ilk günlerinde AK Parti iktidarı ile CHP'li belediyeler arasında kıyametler kopmuştu.

Pandemi ile mücadele çerçevesinde uygulamaya konulan kısıtlamalarda adeta " ev hapsine " maruz kalan 65 yaş ve üstündeki vatandaşlar ile iş yerlerinin kapanması ile işsiz kalanlar paylaşılamamıştı..!

Kaymakamlıklarda kurulan Vefa Gurupları ve Kızılay Gönüllüleri ile Belediye Zabıtaları karşı karşıya gelmişti.. .

Oysa birlikte hareket ederek Dünya'yı kıskandıracak fotoğraflar sergileyebilirlerdi... Vatandaşların yardım duyguları istismar edilmeyebilirdi.. O kavga gürültü içinde "Pandemi mağdurlarının" çığlıkları kaybolup gitmezdi.

Buarada burnumuzun dibinde çok güzel bir olay olmuş, ama bizim haberimiz olmamış.

Zaten haberde verilmemişti. Çünkü " Muğla Sıtkı Koçman Vakfı " pek çok örnekteki gibi, kuranların reklamı için kurulmamış, ta Osmanlı 'dan gelen geleneğin bir parçası olarak " hayır işleri ve hayırlı işler " için kurulmuş bir vakıf...

Vali Naci Parmaksız benimle 10 yılının özetini paylaşıp, Muğlalılara vedasını iletmek için aradığında ağzından kaçırdı. Bu gizlenecek bir şey değil diye yazıyorum...

Muğla Sıtkı Koçman Vakfı olarak gerek Muğla'daki gerekse İstanbul'daki esnafa kiraladıkları taşınmazlarından pandemi döneminde "kira almadıklarını" söyledi. Vakfın öğrenci yurtlarından da kira alınmamış...

Türkiye 'de o kadar çok vakıf var ki, hangisi böyle bir şey yaptı acaba?

Rahmetli Sıtkı Davut Koçman hayatta olsaydı aynısını yapardı.

Nereden biliyorum... Bu uygulama tek başına Naci beyin " tasarrufu " değil, aileden Maruf Koçman ve Alan Perese 'in de içinde olduğu yönetimin marifeti; yani " hayırlı bir işe yapılan harcamanın vergiden düşülmediği geleneğin " sonucu...

xx xx xx

Vali Naci Parmaksız , Vakıfta 10 yılını anlatırken " Temiz bir geçmiş bırakıyorum. Mutluyum. Muğla'ya Emniyet Müdürlüğü'mden sonra bir de böyle hizmet ettim. İnşallah Muğlalılar artık beni de Muğlalı sayarlar ve unutmazlar. Herkese selamlar. " dedi. Sonra şöyle devam etti;

" On yılda yönetimimizle çalışanlarımızla güzel işler yaptık. Bunların reklamını yapmadık. Bazı kurumlar öğrencilere çorba verirken, biz makarna veriyorduk. Çorba servisleri kalmış diye duydum. Kötekli de bizim makarna servisimiz pandemi nedeniyle durdu. Öğrenci yok. Geldiklerinde yine başlar. Bu arada benim görev süremde 5 bin gencimize burs vermişiz. Bin civarında akademisyene yurt içi ve yurt dışı araştırmalarına maddi destekçi olmuşuz. Fransa Büyük Elçiliği ile anlaşmamız var. Her sene 5 öğrenciyi yüksek lisans için Fransa'ya gönderdik. Bu 5 öğrencinin en az ikisi mutlaka kız oldu. Harcamalarının yarısını biz yarısını Fransa karşıladı. Çok şey yapıldı. En önemlisi Muğlalılarla birlikte üniversitemizin adını 'Sıtkı Koçman Üniversitesi' yaptık. Hepsini anlatmaya gerek yok. Şimdi Alan bey başkan oldu. Mustafa Acar başkan yardımcılığında Alan beyle daha çok başarılı işler yapılacaktır. "

xx xx xx

Vakıfta yapılan 2020 'nin son toplantısında Yönetim Kurulu 'nun oy birliğinde rahmetli Sıtkı Davut Koçman 'ın torunu Alan Perese yeni Vakıf Başkanı olurken, Naci Parmaksız döneminde Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Polis Kolleji Emekli Müdürü Yatağanlı hemşerimiz Mustafa Acar 'ın aynı görevi sürdürmesine karar verildi. Yeni Yönetim Alan Perese Başkanlığında Mustafa Acar, Maruf Koçman, Sehap Garan, Emine Canan Kayacık ve Hüseyin Murat Çelen şeklinde oluştu.

Vali Naci Parmaksız 'ın son kez başkanlık ettiği toplantıdan sonra yapılan devir teslim töreninde Vali Naci Parmaksız 'a yeni Başkan Alan Perese gümüş plaket takdim etti. Vali Paarmaksız , anı plaketini alırken " Geleceğimiz gençlerimiz için var gücümüzle çalıştık. Bu on yıllık görev süremde Muğlalı hemşerilerimizin bana gösterdikleri destek ve ilgi için ayrı ayrı teşekkür ederim. Ayrıca eski Emniyet Müdürünüz olarak bir kez daha siz Muğlalılara hizmet vermenin kıvancıyla selam ve sevgilerimi sunarken arz-ı veda ederim. Hakkınızı helal edin. Yeni Vakıf Başkanımız Alan Perese'ye üstün başarılar diliyorum " dedi. Sıtkı Koçman Vakfı Başkanı Alan Perese de " Naci Parmaksız Valimize, Vakfımıza verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum. Bu kutsal görevi bana layık gören yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum. Allah utandırmasın " ifadesinde bulundu.

Başkan Alan Perese ve yeni yönetimi ile vakıf çalışanlarına biz de Allah utandırmasın diyor, başarılar diliyoruz...

xx xx xx

Bu arada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi / İnşaat Mühendisliği Bölümü / Su Kaynakları Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ceyhun Özçelik de görev değişimi ile ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şı ifadelere yer vermiş:

" Sıtkı Koçman Vakfı Başkanı Emekli Vali Sn. Naci Parmaksız'a, Vakıf bünyesinde Muğla'ya, Üniversitemize, öğrencilerimize ve CBS&UZAL Merkez Müdürlüğümüze sağladığı hizmetler ve katkılar dolayısıyla ve de her daim nazik ve destekleyici tutumlarından dolayı şükranlarımı sunuyorum... Yeni Vakıf Başkanı Sn. Alan Peres'e hayırlı olsun dileklerimi sunuyorum. Dedesi, Merhum Sıtkı Koçman'ın izinde gençlerin eğitimini önceleyen ve üniversitemizi, ilimizi ve de ülkemizi yarınlara taşıyacak araştırma ve araştırmacıların önünü açacak hizmetleri sürdüreceği inancıyla başarılar diliyorum. Bu vesileyle, Değerli Büyüğümüz Sıtkı Koçman'ın Ruhu Şad Olsun...! Allah Rahmet Eylesin...! "

Vefa elbette bir semt değil. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi yöneticileri de vefalıdır diye düşünüyorum...

-------------------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ : İyiliklerin en güzeli ve en mükemmeli, sadakayı cariye olan vakıftır. (Alıntı)

ÇİVİ

Hafter "Türk Kuvvetleri Libya'dan çekilmedikçe, Libya'da barış ortamı tesis edilemez." demiş. Arkadaşım "Kurt der ki, çoban aramızdan çıkmadıkça kuzu ile sulh olamayız." dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))