Nezaman 1 Mayıs 'tan söz edilse aklıma gelen 34 kişinin hayatınıkaybettiği " Kanlı 1 Mayıs " ve ardından " Amerikancı "faşist 12 Eylül Askeri Darbesi gelir. Bir de Şemsi Denizer ve sonra Muğla ...
Türkiye işçi sınıfının 12Eylül 'den sonra hala değiştirilmeyen 12 Eylül Yasalarına rağmen ilkdirenişi Muğla 'da Dalaman SEKA Entegre Tesisleri 'nde yaşanmıştır.
Ozaman Selüloz işçileri özelleştirme öncesi kapatılmak istenen tesisi işgaletmişlerdi.
Bu Türkiye 'nin 12 Eylül 'den sonra ilk işçi eylemiydi.
" Buyasalarla hiçbir şey yapılamaz " denirken, dönemin Selüloz İşSendikası Dalaman Şube Başkanı Mithat Sarı ve arkadaşları yapmıştı...
12Eylül sonrası en çok barikatların kurulduğu, işçi eylemlerinin yapıldığı il isearaştırmadım ama sanıyorum İstanbul ve İzmir'den sonra Muğla oldu...
xx xx xx
Kanlı1 Mayıs veya 1 Mayıs Katliamı , 1 Mayıs 1977 günü Taksim Meydanı 'ndakutlanan İşçi Bayramı 'nda 34 kişinin hayatını kaybetmesi ve 136 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan olaydır.
1Mayıs 1977 günü İşçi Bayramı 'nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul 'agelenler ile birlikte yaklaşık 500 bin kişi Taksim Meydanı 'ndakikutlamalara katılmıştı. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alanagirmesi uzun sürmüş, konuşmalar da uzamıştı. Saat 19.00 sularındadönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonuna geldiğindeetraftan silah sesleri duyulmaya başlanmıştı. Sular İdaresi binasınınüstünden ve meydandaki otelin çeşitli katlarından açılan bu ateş sonucuinsanlar panik halde kaçışmaya başlamış, kısa bir süre içinde IntercontinentalOteli 'nin (Bugün The Marmara Oteli) üst katlarından da ateş açılmıştı.
İnsanlarpanik halde kaçmaya çalışırken polis de ses bombaları ve panzerlerle kalabalığamüdahale etmeye başlamıştı. Kalabalık, kaçmak için özellikle Kazancı Yokuşu 'nayönelmişti, fakat burada bulunan bir kamyonun yolu tıkaması yığılmaya ve bunabağlı ezilmelere sebep olmuştu. 28 kişi ezilme ya da boğulmanedeniyle, 5 kişi silahla vurulma nedeniyle, 1 kişi de panzeraltında kalarak toplamda 34 kişi yaşamını yitirmişti. Yaklaşık 130kişi de yaralanmıştı. DİSK 'in yayınladığı listede ise 36 kişinin öldüğü belirtilmişti.
xx xx xx
Kanlı1 Mayıs sonrası 470 kişi göz altına alındı.
Fakathiçbirinin olayla ilgisi kurulamayarak serbest bırakıldılar!
1Mayıs Kutlama Tertip Komitesi , bazı sendika ve sol gruplardan 98kişi hakkındaki yargılamalar ise 14 yıl boyunca sürdü. Buyargılamalardan da kimse ceza almadı. Emniyet veya devlet yetkililerindenherhangi birinin yargılanmadığı dava zaman aşımına uğrayarak düştü.
Bununüzerine dava, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 'ne taşındı. Bugüne kadarateşi kimlerin açtığı ise tam olarak belirlenememiş ve olay aydınlatılamamıştır.
Aslındabu kanlı 1 Mayıs'ın sorumluları, Malatya, Maraş, Çorum ve hatta Sivaskatliamlarının arkasındaki sorumlular ile 12 Eylül Askeri Darbesi'nin ve 15Temmuz'un sorumlularından başkası değildir... Sözde Ermeni Soykırımı'nınardında da onlar var.
Tahminettiğiniz gibi Amerika ... Anadolu 'da kurdukları Kollejler (Misyoner Okulları) ile 1800'lü yıllardan beri cirit atıyorlar...
xx xx xx
Amerika , 12 EylülAskeri Darbesi ile Devrimci , Demokrat ve Ülkücülerin üzerinden silindir gibi geçti... Demokratik Hak ve Özgürlükler ; SendikalHak ve Özgürlükler askıya alındı. Siyasi partiler kapatılırken, meslekodalarının, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların eli kolu kırıldı.Susturuldular...
12Eylül 1980 Askeri Darbesi ile adeta bir korku imparatorluğuna döndürülenülkemizde, Süleyman Demirel 'in, 1979 yılında BaşbakanlıkMüsteşarlığında göreve getirdiği Turgut Özal tarafından hazırlananve 24 Ocak (1980) Kararları diye anılan ekonomik istikrarprogramı uygulamasına ağırlık verildi...
Artıkgündemde ihracat değil ithalat ve özelleştirme vardı... O günden beri de gündemimizde.
Önceişçileri " Buradan ölümüz çıkar " diyen SEKA gündemealındı.. Özelleştirmeye ilk direniş Muğla 'da yaşandı. Püskürtüldüler...
Sonrailginç bir olay yaşandı. Sendikanın CHP'li Şube Başkanı Mithat Sarı genel merkezlerinde " Genel Sekreter " olarak görev alırken, yerine MHP'liM. Haluk Alçok geldi. Haluk Alçok 'un Şube Başkanlığı 'nda DalamanSEKA çalışanları 12 Eylül 'den sonra ilk grevi degerçekleştirdiler...
xx xx xx
Muğla 'da SEKA direnişine dönemin Muğla Ticaret Odası Başkanı Saim Gürsoy da destek vermişti. Özelleştirmeye karşı olmayan Gürsoy o günlerde " Özelleştirme yapılırken sermayenin tabanayayılması gereğini " ortaya koyan, " Alıcı firmanın bu tesisikapatma ihtimali "ne dikkat çeken " ulusal sermaye " temsilcisiolmuştu.
Ozaman bende " basın danışmanı " olarak Saim Gürsoy 'un yanındaydım. SEKABacasının tütmeye devam etmesi için çok çırpındı. Gürso y'unbaşkanlığında Muğla Ticaret Odası öncülüğünde Selüloz İşSendikası , SEKA çalışanları , Dalaman Taşıyıcılar Kooperatifleri ortaklığında SELKA adında şirket kuruldu.
Özelleştirmeninbaşında Devlet Bakanı Yüksel Yalova vardı. İhaleyi İzmir 'de kağıtithalatçısı MOPAK 'ın kazanması için elinden geleni yaptı.
SaimGürsoy " sermayenin tabana yayılması " ile ilgili düşüncesini Ankara 'yagidip Yalova 'ya anlattı. Yalova düşünceyi olumlu buldu. Bununüzerine Gürsoy , " Biz geniş tabanlı şirketimizi kurduk. Tesisetalibiz. SEKA çalışanlarının ağırlığında olduğu için bizi tercih etmelisiniz "dedi. Yalova 'nın yanıtı ise şöyle oldu:
" Elbettetercihimiz siz olurdunuz, ama geç kaldınız. "
Bugörüşmeden sonra Yüksel Yalova basına " Dalaman'dan tehdit alıyorum "açıklamaları yaparken, " SEKA işletmesinden emeklilik hakkı kazananlardışında bir tek işçi çıkarılmayacağını, aksine 5 yılda istihdamın ikiyekatlanacağını " söyledi...
BugünSEKA kapalı ve Türkiye kağıt ithal ediyor... SELKA şirketi de hala MUTSOuhdesinde olmalı...
xx xx xx
Oyıllarda Şemsi Denizer rüzgarları esmişti... DİSK 'in karşısında TÜRKİŞ için " sarı sendika " denirdi. Elbette Türkiye İşçi Sınıfı tarihinde DİSK 'in yeri her zaman başka olmuştur. Ötekileri kamusektöründe, sol belediyelerde örgütlenme kolaylığı yaşarken, DİSK özelsektörde örgütlenme zorluğu ve başarısı gösteren neredeyse tek sendikadır.Neredeyse dedim, çünkü özel sektörde HAK İŞ görmezden gelinemez...
Ancak" sarı sendika " denilen TÜRK İŞ içinden Şemsi Denizer 'leryanında Muğla 'dan; Murat Bekem 'ler, Erol Soğancı 'lar, SüleymanGirgin 'ler, Osman İlhan 'lar, Fatih Erçelik 'ler, MithatSarı 'lar, Haluk Alçok 'lar çıktı... Denizer , Türk-İş GenelSekreterliği ve Genel Maden-İş Genel Başkanlığı yapmış bir önder...
Denizer , GenelMaden-İş Genel Başkanı sıfatıyla, 30 Kasım 1990 günü Gelik 'te Büyük Madenci Grevi 'ni fiilen başlatmıştır. On binlerce TTK işçisinin katıldığı grev sonuç vermemiş, maden işçileri, grevin 35. gününde Zonguldak 'tan Ankara 'ya 4-8 Ocak1991 tarihleri arasında aileleri ile yürümüşlerdi. Yürüyüşte işçilervardıkları her yerde esnafın ve halkın desteğiyle karşılanırken, yürüyüşünüçüncü gününde asker, çevik kuvvet ve polis tarafından kurulan barikatlakarşılaşmışlardı... İşte bu yürüyüş " Büyük Madenci Yürüyüşü " diyeanılageldi...
Sonuçderseniz, Denizer'in dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut ile yaptığı görüşmelersonucunda, işçiler yürüyüşe son vermek zorunda kaldılar.
xx xx xx
Yatağan 'da isebarikatlar özelleştirmecilere karşı yine maden işçileri ve santral işçileritarafından kuruldu. Cumhuriyet Gazetesi 'nde yazdığım haberlerin birindeonlar için " Barikat çocukları " ifadesinde bulunmuştum. Öyle anıldılar..Dönemin Tes-İş Sendikası Başkanı Erol Soğancı ve Maden İş SendikasıBaşkanı Murat Bekem ile birlikte el ele TÜRK İŞ 'e rağmenözelleştirmeye karşı mücadelede Yatağan barikatlarını Türkiye 'yeörnek yaptılar. Mücadelenin yolunu aydınlattılar...
12Eylül sonrası demokratik hak ve özgürlüklere dair umutlar Dalaman 'da TÜRKİŞ 'e bağlı Selüloz İş Sendikası ile filizlenirken, Yatağan 'dayine TÜRK İŞ 'e bağlı Maden İş ve Tes İş Sendikası üyesi emekçilerin kararlılıklarında boy verdi... Soğancı ve Bekem 'in ardından gelen Tes-İş Başkanı Fatih Erçelik ve Maden-İş Başkanı Süleyman Girgin de o barikatları hep ayakta tuttular...
Süreç Mithat Sarı ve Haluk Alkoç 'u sendikalarının genel merkezinetaşırken, Murat Bekem 'i Maden İş Sendikası Genel Sekreterliğine taşıdı. Erol Soğancı da Tes İş Sendikası Genel Başkanı bileolabilirdi, ama barikat çocuklarının isteği ile CHP 'den milletvekiliadayı oldu, önseçim vardı; ömrü barikatlarda geçen Soğancı sandıktanseçilebilir yerde çıkamadı. Vekillik Süleyman Girgin 'e nasip oldu. " Hakkınıveriyor mu? " derseniz, onu barikat çocuklarına sormak lazım...
Barikatçocukları başardılar mı? Bence başardılar... SEKA'nın ardından santrallargündeme alınmıştı, ama süreçte neredeyse en son santrallar ve kömür madenlerisatılabildi...
xx xx xx
" 1Mayıs'ta Taksim'de / Beyazıt'ta şehit düşen / silkinip kalktı kabrinden, / veelinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını / yıktı Şahmeran'ın mağarasını. / Dahagün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar. / ... Safları sıklaştırınçocuklar, / bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır. "... ( N.Hikmet )
------------------------------ -----------------------------
GÜNÜN SÖZÜ : İşçi sınıfının insanlığa karşı hiçbir borcuyoktur. İnsanlık ona borçludur. -Bertolt Brecht
ÇİVİ
Tamkapanmanın ikinci gününde arkadaşım "Sahillerdekilerde tam mı kapalı" dedi.
BeniBi Gülmek Aldı: )))))