KREDİ POLEMİĞİ

Muğla’da gereksiz bir polemik daha yaşanıyor. Neye yarayacaksa, yaraması bekleniyorsa...

Yerel gazetelerimiz yazdı, “ Başkan Aras, Ayaydın’a net sordu: Eğer samimiyseniz, 3 yıldır engellenen bu kredi onaylansın!

Bu soru değil ki, ispata davet... Bu saçma samimiyet testi Bodrum Yarımadası’nın içme suyu sorununu çözer mi? Doğrusu Ahmet Aras Başkana kim, kimler gaz veriyor çok merak ediyorum.

Her kimse onlar atla arpayı dövüştüren türden olmalı...!

Ahmet Aras Başkan önceki gün yaptığı yazılı açıklamada, benim de dünkü yazıma konu olan 62.5 milyon Avroluk dış kredi ile ilgili “Bu kredi tam 3 yıldır Cumhurbaşkanının onayını bekliyor. Biz bir adım değil, bin adım attık. Bütün teknik, hukuki süreçleri tamamladık, görevimizi yaptık. Şimdi sıra sizde.

Biz arkamıza halkımızı alarak, şeffaf, kararlı ve hakkaniyetli bir şekilde kentimize hizmet etmeye devam ediyoruz. Eğer samimiyseniz, bu kredi onaylansın, hep birlikte Muğla kazansın. Biz de burada sizi alkışlayalım.” diyor, Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a...

Allah aşkına Ayaydın Hoca onay makamı mı?

+

AK Parti’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı gösterdiği Prof. Dr. Aydın Ayaydın daha önce Bankalar Birliği Başkanlığı, YÖK Yönetim Kurulu Üyeliği gibi önemli görevlerde bulunmakla birlikte önce Anavatan Partisi’nden (ANAP) sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nden İstanbul Milletvekilliği yapmıştı.

Bildiğim kadarıyla Ayaydın Hoca’nın, önceki Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün arasında bir dostluk bulunmaktadır.

Ayaydın Hoca Muğla’da yeni bir isim değil, çünkü kendi kendini öne çıkaran tiplerden değil. CHP İstanbul Milletvekilliği günlerinde de buralardaydı ve Osman Gürün ile aynı sofrayı paylaşacak kadar yakındılar, ama basına haber olmadılar... Osman Gürün, Muğla’da Beşiktaş’ın Onursal Başkanı Süleyman Seba’nın adını Muğla’da da ölümsüzleştiren “Süleyman Seba Parkı” açabilecek ve oraya Rahmetli Seba’nın büstünü dikebilecek kadar Beşiktaşlı ve “BJK Kongre Üyesi”dir... Ayaydın Hoca da BJK Asbaşkanlığı ve Basın Sözcülüğü yapmış bir kişidir.. Belki de dostlukları oradan geliyordur.

Şunu söylemeye çalışıyorum, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, su ve enerji projeleri için Fransız Kalkınma Ajansı ile 230 milyon Avroluk anlaşma sağlayıp, 6 bin Avro da hibe kredi elde eden ve MBB’yi o krediyi alabilecek kredibiliteye sahip eden de Osman Gürün’dür. Ayaydın Hoca eğer “yetkisi veya etkisi” olsaydı bunu dostu Osman Gürün için kullanırdı.

Dostu için bir şey yapamamış biri neyin samimiyet testine tabi tutuluyor anlamıyorum...

+

Evet Osman Gürün’ün ardından Ahmet Aras Başkan da kredi buldu....

Ancak bir gerçek var ki o da CHP’li Belediyelerin hiçbirinin dış kredileri ilgili karar vericilerce onaylanmıyor. Hatta iç borçlanmalara dahi engel çıkarılıyor. Bu bir ‘Hükümet Politikası’...

Bu sadece Ahmet Aras Başkana uygulanan ve Ayaydın Hoca tarafından uygulatılan bir şey değil...

Dört yıl önce Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Halk TV’de Şehriban Kıraç’ın “CHP’li diğer belediyelerin altyapı ya da metro inşaatları için kredi başvurularına merkezi hükümetten onay çıkmıyor. Sizde de var mı aynı sorunlar?” sorusuna yanıt verirken, “Bizi boğmaya çalışıyorlar” diyordu. Özetle şöyle anlatıyordu:

Toplam 230 milyon Avro’luk projemiz söz konusu. Fransız Kalkınma Ajansı bize 6 bin Avro da hibe kredi verdiler. Ama Cumhurbaşkanı “Evet, uygundur” diyecek, ben ancak o zaman o krediyi alabileceğim. Üç defa yolladık, 7-8 ay oldu. Onay yok. İller Bankası’ndan kredi alırken biz üvey evladız. Müthiş bir ayrımcılık ve yandaşlık var. Bizi boğmaya çalışıyorlar. Mesela Fitch’den aldığımız kredi notu AAA. Üç A şu anda devletin kredibilitesinden çok daha yüksek. Bu bakış açısının değişmesi lazım.

Sevgili Başkan Aras, bu bakış açısı değişmedi...

Sevgili Başkan seçimlerde Muğlalılar inanarak size oy verdi... Muğlalılar, belediyenin kendi imkanları ile sorunların üstesinden geleceğinize inanıyordu... Üstelik sizde Osman Gürün’e kullandırılmayan kredinin size kullandırılmayacağını da biliyordunuz... Sizin ne ayrıcalığınız olabilir ki...

Sevgili Başkan topu taca atmayın. Size yakıştıramıyorum...

+

RAMAZAN UĞURLANIRKEN

Önceki günkü “Acıkan yerimiz başka, acıyan yerimiz başka...” başlıklı yazımda “AK Parti’de özellikle Nihat Öztürk’ün il başkanlığında Kurşunlu Camii Meydanında oldukça keyifli iftar sofraları kurulur, bakanlar gelirdi. Atatürk Stadyumu’nda da görkemli iftarlar olmuştu. Neyse bu Ramazan da benzerlerini Aydın Ayaydın Hoca Fethiye ve Marmaris’te yaşattı...” şeklinde ifadem olmuştu.

Bu yazımı kaleme aldığım gün (Çarşamba) Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ile birlikte MBB’nin son iftar yemeğini Kurşunlu Camii Meydanı’nda gerçekleştirmişler. Tevafuk mu demeli bilmiyorum...

İki başkan masa masa dolaşıp iftara gelenleri gönüllemişler.. Başkan Aras sofraya Muğla’nın güllerinden cenazelerin ve düğünlerin düzeninin sağlayıcısı Yaşar (Dural) ile birlikte oturmuş.

Çok yazdım, orada katlı otopark değil, İl Özel İdare binası da yıkılarak tamamına yer altı otoparkı yapılmalı, otoparkın üstü park/meydan olarak Kurşunlu Meydanı’na katılmalı diye.. Orada bir Sultanahmet Meydanı havası estirilebilirdi... Muğla’ya çok yakışırdı...

Neyse o hava Aras ve Köksal Başkanlar tarafından o gün o küçük meydanda yaratılmış, yaşanmış.. Ramazan uğurlanırken güzel olmuş...

+

ÜNİVERSİTEDE YERYÜZÜ SOFRASI

Ramazan’ı uğurlarken Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde de “Yeryüzü Sofrası” kuruldu.

Haberi “MSKÜ Ailesi Geleneksel İftar Programında Bir Araya Geldi” başlığı ile duyuruldu.

Habere göre, “Ramazan ayının bereketini ve birlik beraberlik ruhunu paylaşmak amacıyla” yerleşkenin Spor Tesisleri Futbol Sahasında düzenlenen, tüm öğrenciler ile personelin ve akademisyenlerin katıldığı iftar programında çimlerin üzerine bağdaş kurarak iftar yapılmış...

MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar’ı yarattığı bu güzellik ve öğrencilere yaşattığı anı için kutluyorum...

Aklıma yıllar önce Antikapitalist Müslümanların öncülüğünde yaklaşık yüz kişinin, Ramazan ayının ilk iftarını yapmak için Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelişleri geldi... İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. İhsan Eliaçık ile başlayan bir akım olmuştu bu... Prof. Dr. Eliaçık, o iftarlardan birinde “Yeryüzü sofrası 2011'den beri Türkiye'de bir renktir. Ama şu anda halka mal olmuş durumda. Vatandaşlar kendiliğinden toplanıyorlar, çağrılar yapıyorlar ve bizi buraya çağırıyorlar. Biz de geliyoruz.” demişti...

MSKÜ’nin Yeryüzü Sofrası’nda da (olacak iş değil ama) bu buluşma olabilirdi. Böyle bir buluşmayı Kurşunlu Meydanı’ndan Arasta’ya taşarak Ahmet Aras Başkan da gerçekleştirebilirdi.

Artık “Nasipse seneye” diyelim...

+

Dün gece son sahur yapıldı. Bu gün son iftar...

Bu gün arife... Mezarlar ziyaret edilecek. Yarın sabah Bayram Namazı ile Ramazan Bayramı başlayacak...

Büyükşehir Belediyesi ekipleri mezarlıkları ve ibadethaneleri temizledi. Mezarlara otobüs seferleri başlatıldı. MUSKİ ekiplerinin bayramda görevlerinin başında olacakları duyuruldu.

Yıllar sonra Menteşe’de bu sene ilk kez Ramazan Davulu çalındı. Bunun için Gonca Köksal Başkana ve arkadaşlarına teşekkür ediyoruz.

Ramazan Davulu, Ramazan Topu, Ramazan Pidesi, Toplu İftarlar, Toplu Sahurlar... Alın bunları geriye ne kalır? Semavi dinlerin mensubu İsevilerin, Musevilerin o kadar çok inanç ritüelleri, ibadetleri ve tatilleri var ki Muhammedilere de bunlar çok görülmemeli...

Bizi biz yapan güzellikleri yaşatmalıyız..

Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Allah Ramazan’ın ve Bayramının tekrarını nasip etsin...

---------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Herkes söylemiyor, ama herkes biliyor kimin iyi insan olduğunu.--Maksim Gorki