7 Ekim 2023 günü dünya farklı bir sabaha uyandı. Gündemimiz hızlıca değişti. İnsanlığın kanayan yarası olan Filistin meselesi yeniden acıklı şekilde önümüze geldi. Kaç zamandır gün geçmiyor ki yeniden zor bir sabaha uyanmayalım. Gelişmeler televizyon, internet, gazete, radyo vasıtasıyla hızlıca önümüze akmaya başladı. Dünya kamuoyundan türlü türlü sesler çıkmakta, birçok ülke kendi çıkarları doğrultusunda saf tutmaktaydı. Oysaki gören gözler, hisseden gönüller için akan sadece kan değil, insanlığın acıklı haliydi. Foyamız dökülmüş, gerçek halimiz ortaya çıkmıştı. Dünya toplumlarında gerçekten duyarlı bir avuç insan dışında sadece temennilere dökülen duygular, ekrana yazılan hisler, bir avuç çizim, biraz da maddi yardım. Gönüllerimiz çoktan tatmin olmuştu.
Ekranlar çok farklı değildi. Savaşı birçok boyutuyla değerlendiren uzmanlar jeopolitik risklerden, enerjiden, gelecek dünya tasarımından, dini gerekçelerden, teknolojiden bahsetti. Anlatılanlar dünya gündemini meşgul eden bu zalim süreç için değişmeyen şeylerdi. Sadece akıp giden zaman içinde daha farklı boyutlarıyla yaşayıp görüyorduk. Ta ki birkaç gün önceye kadar.
Savaşın gidişatında olası kara harekatı için açıklama bekleniyordu. İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu açıklamalarında "Artık tek bir amaç için bir araya gelmenin zamanıdır; Zafere ulaşmak için hızla ilerlemek. Ortak gücümüz ile haklılığımıza ve Yahudi halkının ebediliğine olan derin inancımızla Hamas'a karşı Yeşaya kehanetini göreceğiz. 'Ülkenden şiddet, sınır boylarından soygun ve yıkım haberleri duyulmayacak artık. Surlarına kurtuluş, kapılarına Övgü adını vereceksin'(Yeşaya 60:18)." dedi. Bu dikkat çekici sözler hemen merak konusu oldu. Sürece dair söylediği diğer şeyler uçup gitmişti. Neydi bu kehanet? Açıklamayı duyanlar merakını yenmek için araştırmaya başladı. Oysa petrolden, dünya hakimiyetine, savaş sanayiinden, Akdeniz gazına kadar çok şeyler söylemiştik. Netenyahu'nun ajandası bundan farklıydı.
Ajandanın kapağını ben de araladım. Satırlara dikkat kesildim. Yeşaya kehaneti nedir diye araştırdım. Yahudiliğin kutsal metinlerinden olan, Tevrat'ı da içerisinde barındıran Tanah'ın Peygamberler bölümünde yer alan 8 kitaptan birisi olduğunu öğrendim. İçeriğinin detayına burada girmek istemem. Başlıklar halinde değerlendirme yapmak gerekirse Mesih'in gelişi, İsrail'in( İsrailoğlulları'nın) geleceği, Tanrı'nın kurtarıcılığı, insanlık, adalet vb. konular Yeşaya (İşaya)da ele alınmış.
Bu ürkütücü inanç dünya için bir kader planı çizmiş. Anladığım kadarıyla kendi kutsal arzuları için insanlığı ateşe atmaktan asla çekinmeyecekler. Tanrıyı kıyamete zorlamak amacıyla öncelikle etrafında sonrada hayalini kurdukları Arz-ı mev'ud topraklarında gerekirse tüm dünyada kanlı, kansız mücadele edecekler. Netenyahu bu sözleri ettiğinde cılız birkaç ses çıktı. İtirazımız bu kadar mı olmalıydı?
Ey insanlık! Bugün değilse ne zaman? Şimdi karşı konulmayacaksa dünya kedere, acıya sürüklendiği zaman mı? Yok olmayı mı bekliyorsun? Elin kolun bağlı öylece izlemeye durmuşsun. Dün komplo dedikleri her şeyi kendi ağızlarıyla söylüyorlar. Uyan, kalk, etrafına, olan bitenlere bak. Şimdi idrak edip karşındaki azgın güçle mücadele etme zamanı. Yeniden sormak isterim. Bugün değilse ne zaman?