Minicik bir çocuğun,
Narin’in hüzünlü sonu.
Hepimizi çok üzdü.
Üzmesi kadar da,
Toplumsal çürümeye ayna tuttu.
Adam gibi bir ülke olamıyoruz.
Evet adam gibi bir ülke olamıyoruz.
Bu ülkenin görmüş olduğu
En sıra dışı valisi,
Rahmetli Recep Yazıcıoğlu bir röportajın da,
Ölürsem eğer,
Mezarıma hür, demokrat,
Adam gibi bir ülkede,
Yaşayamadan gitti yazın demiş,
Devamında da,
Kıvırtma vaziyetlerinin olmadığı,
Özgür,
Hukukun üstün olduğu,
Faili meçhullerin,
Eşkıyalığın,
Çetelerin olmadığı,
Özgür bir ülkede yaşamak isterim
Öyle olacak,
Öyle görünüyor.
Çünkü sevgili halkımızın,
Ciddi bir talebi,
Ciddi bir dayatması yok.
Ne demokratik,
Ne sivil örgütlerinin,
Ne de sivil inisiyatifin,
Böyle bir derdi yok.
Çok şükür onların ne derdi var ki?
Birileri bizi kurtarsın.
İşte kurtarıyorlar zaten.
Bu yüzden,
Mezar taşıma,
Adam gibi bir ülkede,
Yaşayamadan gitti yazdıracağım.
Çünkü bunları anlattığımız zaman,
Anlamıyorlar.
Peki 130 yıllık batılılaşma macerası ne oluyor?
O zaman Uganda’yla,
Tanzanya’yla beraber olalım.
Onlarla bir pakt imzalayalım öyleyse.
Tüketim tarzına hiçbir çekince koymuyorsun.
Harcamada, tüketmede yakışıklısın.
Avrupalıdan daha yakışıklı,
Ve daha güzel giyiniyorsun.
Çok güzel ama,
Onlar gibi yönetilmiyoruz.
Onlar gibi üretemiyoruz.
E peki?
Bir konuda tamam,
Diğerleri ne olacak?
Ülkenin şartları vesaire.
Bunlar boş laflar
Adam gibi adam olmanın,
Adam gibi yönetilmenin yollarını arayacağız’ demişti.
Recep Yazıcıoğlu’nun
Bu toprakların insanlarına,
Büyük bir farkındalık kazandıracak eylem ve sözleri ile,
Sıra dışı bir karakterdi.
Elim bir kaza-cinayet sonucu,
Sonsuzluğa uğurlanmıştı.
Recep Yazıcıoğlu’nun,
Mezarına vasiyeti yazıldı mı bilmiyorum.
Adam gibi bir ülke yaratamadık.
Adam gibi bir ülke olamadık.
Bu vatanın çocuklarına karşı hepimiz suçluyuz.
Melek kız Narin’in,
Soyadını değiştirdim,
‘Narin Türkiye’ koydum.
Tavşan Tepe’ye de,
Yeni adı ile Şeytan Tepe diyorum.
Kuzu postu giymiş gibi,
Ama aslında acımasız kurtların olduğu köyde,
Seni koruyamadık Narin.
Adam gibi bir ülke yaratamadık.
Rantın, adaletsizliğin, rüşvetin olduğu,
Bir vatanda çocuklarımızı koruyamıyoruz.
Bu olay yüreğimize düştüğü andan itibaren,
İçimiz alev alev yandı.
Başarısız bir süreç yönetimi ile,
Süreç uzadıkça acımız katlandı.
Bu elim olay
Çocuk cinayetlerinin,
Çocuk istismarlarının,
Çocuk tecavüzlerinin,
Üzerine benzin dökülüp yakılan çocukların,
Olduğu bir coğrafyada,
Acı gerçekle yüzleştik.
Toplumsal çürümenin,
Toplumsal çöküşün,
Toplumsal kokuşmuşluğun,
Bir göstergesidir yaşadıklarımız.
Kalbimizi ve vicdanımızı,
Tartmamız lazım bir tüye karşı.
Köyde,
Bir senaryo,
Bir kompozisyon yaratılmış,
Bu senaryoyu oynuyorlar.
Tüm köy konuşmuyor.
Çakarlı arabaların olduğu,
Porsche arabalarına binildiği,
Şeytan Köy’de,
Ve vatanın her satında
Bir cumhuriyet kurulmuş.
Mafya cumhuriyeti.
Mafya, kara para, kumar,
Tetikçi, cinayet, cemaat, siyaset, rant derken
Recep Yazıcıoğlu’nun1999 yılında söylediği gibi,
Adam gibi bir ülke olamamışız.
Adam gibi bir ülkede yaşayamayacak mıyız?
Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız,
o Ülkede insanların,
Nasıl öldüğüne bakın". demişti Albert Camus.
Geldiğimiz bu noktada,
Sana karşı çok suçluyuz Narin.
Güle güle,
Sen artık Narin Türkiye’sin