Köşe ya­zı­la­rım takip edi­li­yor.
Geçen hafta ‘Başka Bir Be­le­di­ye­ci­lik Müm­kün­dür’
İsimli ya­zım­dan sonra,
Mil­let Ve­ki­li Sayın Gizem Özcan,
Köy­ce­ğiz, Or­ta­ca ve Da­la­man’a gi­de­rek,
Na­ren­ci­ye üre­ti­ci­le­ri­nin so­run­la­rı­nı ba­sı­na yan­sıt­tı.
Belki de far­kın­da de­ğil­di üre­ti­ci­nin sı­kın­tı­la­rın­dan.
Uyan­dır­mış olduk.
Köşe ya­zım­da,
Na­ren­ci­ye ile il­gi­li şun­la­rı dile ge­tir­miş­tim.
Bu­ra­dan bir kıs­mı­nı ak­ta­rı­yo­rum.
‘İçimi yakan bir konu var.
O kadar üzü­lü­yo­rum ki,
Üre­ti­ci­mi­zin elin­de kaldı na­ren­ci­ye ürün­le­ri.
Keşke Büyük Şehir Be­le­di­ye­miz,
Köy­ce­ğiz, Or­ta­ca, Da­la­man lo­ka­li­zas­yo­nun­da,
Üre­ti­ci­den ürün­le­ri ala­rak,
Na­ren­ci­ye pa­ket­le­me te­si­si ku­ra­rak,
Bu ürün­le­ri de yurt dışı pa­za­rı­na sa­ta­bil­sey­di,
Ve bir de meyve suyu fab­ri­ka­sı ile ürün­le­ri eko­no­mi­ye ka­zan­dı­ra­bil­sey­di,
Üre­ti­ci için çok büyük maddi ka­za­nım olur­dur.
Bu yıl na­ren­ci­ye ürün­le­ri tar­la­da çü­rü­dü.
Gelen tüc­car sim­sar­lar ölü fi­ya­tı­na almak is­ti­yor­lar.
Üre­ti­ci­de eme­ği­ni ko­ru­mak is­ti­yor.
Ürün­ler ziyan oldu gitti’ de­miş­tin.
Vekil Gizem Özcan,
Bu köşe ya­zım­dan feyz almış ki,
Na­ren­ci­ye böl­ge­si­ne gi­de­rek bir açık­la­ma­da bu­lun­du.
Büyük Şehir Be­le­di­ye baş­ka­nı olsam,
Ko­ope­ra­tif­çi­li­ği des­tek­ler,
Muğla’nın tarım ürün­le­ri için pa­ket­le­me fab­ri­ka­la­rı ku­ra­rak,
Yurt dışı pa­za­rı­na sa­tı­şı­nı ya­par­dım.
Be­le­di­ye­ci­lik tek yol su kav­şak­la ol­mu­yor.
Halk­la bü­tün­leş­mek,
Hal­kın ih­ti­yaç­la­rı­na kar­şı­lık ve­recek po­li­ti­ka­lar üret­mek,
Ta­rı­mı des­tek­le­mek,
Ta­rım­sal üre­tim­de ve pa­zar­lan­ma­sın­da halka reh­ber­lik sağ­la­mak.
İyi tarım uy­gu­la­ma­la­rı hak­kın­da far­kın­da­lık ka­zan­dır­mak önem­li.
Tarım Ba­kan­lı­ğı ne ya­pı­yor? di­yor­su­nuz ku­la­ğı­ma ge­li­yor.
Onlar uyur­lar.
Kü­re­sel şir­ket­le­ri hazır olda bek­li­yor­lar.
Ana­do­lu ta­rı­mı­nın kö­kü­ne kib­rit çak­mak için var­lar.
Ana­do­lu Ta­rı­mı­nı ko­ru­ya­mı­yor­sa,
Yerel halk ola­rak biz­ler uya­na­ca­ğız.
Be­le­di­ye­ci­lik­le şeh­ri­mi­zi şi­fa­lan­dı­ra­ca­ğız.
Be­le­di­ye­ci­lik ve tarım ara­sın­da si­ner­ji ya­ra­ta­ca­ğız.
Şehir ola­rak üre­ti­ci­mi­zi des­tek­le­ye­ce­ğiz.
Güç bir­li­ği ya­ra­ta­ca­ğız.
Bir­lik ol­ma­nın önemi,
Asır­lar önce ne güzel an­la­tıl­mış.
Ta­ri­hi­mi­zi in­ce­le­di­ği­miz zaman,
Türk­le­rin bir araya ge­le­me­dik­le­ri za­man­lar­da,
Par­ça­la­nıp bir­lik­te­lik­le­ri­ni yok et­tik­le­ri zaman,
Nasıl so­run­lar­la kar­şı­laş­tık­la­rı­nı,
Orhun Abi­de­le­rin­de çok güzel ifade edil­miş as­lın­da.
Hani diyor ya,
Kül-Ti­ğin Anı­tın­da,
Üste gök de­lin­me­dik­çe,
Yerde yer ya­rıl­ma­dık­ça,
Ey Türk senin tö­re­ni kim bo­za­bi­lir ki der.
Bir ol­ma­nın,
Bir arada ol­ma­nın,
Bir bütün ha­lin­de ol­ma­nın,
Si­ya­si ola­rak,
Eko­no­mik ola­rak,
Kül­tü­rel ola­rak da güç­len­di­re­ce­ği­ni bil­me­li­yiz.
Muğla si­ya­set­çi­le­ri,
Sivil top­lum ku­ru­lu­şu tem­sil­ci­le­ri,
Kamu kurum tem­sil­ci­le­ri,
Hepsi bir bi­ri­ne düş­man gibi,
Lobi ya­pa­mı­yo­ruz,
Bir­lik ola­mı­yo­ruz.
Hiz­met nok­ta­sın­da bir­le­şe­mi­yo­ruz.
Muğla için büyük bir acı.
Muğla Büyük Şehir Be­le­di­ye Baş­ka­nı olsam,
An­ka­ra’da ‘Muğla Büyük Şehir Be­le­di­ye­si­ne’ ait,
Ko­nak­la­ma ve sos­yal tesis açar­dım.
Top­lan­tı sa­lon­la­rı da olur­du.
Muğla’dan gi­den­ler bu te­sis­te ka­la­bi­lir­ler­di.
Ye­mek­le­ri Muğla mut­fa­ğı olur­du.
Ve en önem­li­si,
Muğla’ya hiz­met için,
İli­mi­zin mil­let­ve­kil­le­ri ve ilçe be­le­di­ye baş­kan­la­rı­nın ka­tı­lı­mı ile
Aylık top­lan­tı­lar dü­zen­ler­dim.
İlin so­run­la­rı­nı ma­sa­ya ya­tı­ra­rak,
So­run­la­rın çö­zül­me­si için güç bir­li­ği ya­ra­ta­rak,
Si­ya­si ik­ti­dar­dan ta­lep­te bu­lu­nur­duk,
Muğ­la­lı­nın hiz­me­te eri­şi­mi sağ­la­nır­dı.
Muğla’da öyle mi?
Değil ki!
Bir ego bir ego…
Me­se­la Eski Vekil Yelda Gök­can,
Sü­re­si­ni Osman Gürün düş­man­lı­ğı ile heba etti.
Osman Gürün şöyle,
Osman Gürün böyle,
Diye diye gün­le­ri bi­tir­di.
Muğla’ya hiz­met ede­me­di.
Muğla’nın so­run­la­rı­nın çö­zül­me­sin­de,
Muğla’nın hiz­me­te eri­şi­min­de katkı sağ­la­ya­ma­dı.
Bun­la­rı yaz­dım diye beni boğ­ma­ya kal­kar­lar.
Ölür­sem de şe­ref­li ölü­rüm.
Niçin akıl­cı dü­şü­ne­mi­yo­ruz ki?
Bu kente hiz­met etmek çok kıy­met­li bir şey.
Va­tan­da­şın so­run­la­rı­nı çöz­mek için,
Bir makam al­dıy­sak çö­ze­ce­ğiz kar­de­şim.
So­run­la­rı çöz­mek için ma­kam­da ge­rek­mi­yor.
Muğ­la­lı hiz­met nok­ta­sın­da bir­lik ola­mı­yo­ruz.
Ego sa­vaş­la­rı çok fazla.
Kol­tu­ğu, ma­ka­mı kapan tanrı olu­yor.
Bık­tık bu ilkel dav­ra­nış­lar­dan,
Hor gör­me­ler­den.
Ve biz Muğ­la­lı­lar,
Güç bir­li­ği is­ti­yo­ruz…