Bodrum Gündem’in yazarlarından Tandoğan Uysal dünkü yazısını Muğlaspor’un 19 yıl sonra gelen şampiyonluğuna ayırmış ve “Ahmet Aras Nereye, Şampiyonluk Oraya” başlığı atmış.

Tandoğan Uysal şaşırtıcı yazısında özetle şu ifadelerde bulunmuş:

Türkiye’de sporun kaderini değiştiren tek yerel yönetici: Ahmet Aras!

Ahmet Aras, 2019–2024 yılları arasında Bodrum Belediye Başkanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Bodrum, adeta sporun yıldızı haline geldi: •Bodrum FK, 1. Lig’den Süper Lig’e yükseldi. •YTR Bodrum Kadın Basketbol Takımı, Süper Lig’e çıktı ve Avrupa Kupası biletini aldı. •Armada Praxs Yalıkavak Hentbol Takımı, Türkiye Kupası ve Süper Kupa’nın sahibi oldu.

Ahmet Aras, 2024’te Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten hemen sonra, bu kez de Muğlaspor tarihi bir zafer yaşadı; •20 Nisan 2025’te, Muğlaspor deplasmanda Silivrispor’u 4-0 mağlup etti. •Böylece Muğlaspor, 2025–2026 sezonunda TFF 2. Lig’de mücadele etmeye hak kazandı.

Bu Başarılar Tesadüf Değil!

Ahmet Aras’ın spora yaklaşımı yalnızca jestlerle değil; gerçek yatırımlar, vizyoner destek ve kurumsal iş birliğiyle örülmüş bir modeldir: •Altyapıya yapılan yatırımlar, •Kulüplerle birebir kurulan güven ilişkisi, •Gençlere sağlanan destek, •Sporun kültürle entegre edilmesi için geliştirilen organizasyonlar, başarıların temelini oluşturuyor.

Ahmet Aras’ın başkanlık vizyonu, sadece yol, su ve çevre değil; toplumu ayağa kaldıran spor projeleriyle de öne çıkıyor. Başkan Aras’ın yönettiği şehirlerde yalnızca altyapılar değil, şampiyonluk ruhu da inşa ediliyor.

+

Şaşkınlık içindeyim. Hadi hepsi tamam diyelim. “Ahmet Aras’ın spora yaklaşımı yalnızca jestlerle değil; gerçek yatırımlar, vizyoner destek ve kurumsal iş birliğiyle örülmüş bir modeldir:” ne ya…

Tandoğan Uysal dalga mı geçiyor, Ahmet Aras’ın bize göremediğimiz, hatta görmezden geldiğimiz yanlarını mı göstermeye çalışıyor anlayamadım. “Fazla abartmış” diyelim...

Bodrum FK, Başkan Aras’ın Bodrum Belediye Başkanlığında 1. Lig’den Süper Lig’e yükseldi. Bu bir gerçek. Bodrum FK’nın bırakın Süper Ligi, 2. Lige yakışmayan bir stada sahip olduğu da gerçek.

Muğlaspor, Başkan Aras’ın Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığında 2025–2026 sezonunda TFF 2. Lig’de mücadele etmeye hak kazandı. Bu da bir gerçek. Tabii Muğlaspor’un Atatürk Stadyumunun da bırakın 2. Ligi, 3. Lige yakışmayan bir stada sahip olduğu da acı bir gerçek...

Şimdi Tandoğan Uysal bizim bilemediğimiz, göremediğimiz ‘gerçeklerden’ söz ettiyse ve bu gerçeklerin sonucu olarak Muğlaspor bir de 2026-2027 sezonunda 1. Lig’de oynamaya hak kazanır, gözünü Süper Lig’e dikerse ne olacak?

Elde avuçta ne stat var ne de Bodrum’un turizm gelirleri...

Tabii Tandoğan Uysal şimdi de “Bodrum’un turizmi var, ama Büyükşehrin Bodrum, Marmaris, Fethiye, Datça ve hatta Dalyan, Akyaka turizmi var” diyebilir ama...

Zor be bu işler...

+

“Hafta başında Muğlaspor’dan WhatsApp üzerinden basına bir çağrı geldi.” diye başlayan ve “Cadde ve sokaklar ‘şampiyonluk’ bayraklarıyla donatılıyor...” başlığını taşıyan 10 Nisan 2025 tarihli yazımda “Doğru düzgün bir futbol sahası bile olmayan Menteşe gibi bir yerde 3. Lig de hem de ‘şampiyonluk’ hedefiyle top koşturmak kolay mı? Ben bu soruyu Menaf Kıyanç’a sormam.. Çünkü vereceği yanıt bu köşeye sığmayacaktır. Ben Muğlaspor’u pek çok yokluğun içinde buraya kadar taşıyan Menaf Kıyanç ve kendisiyle kader birliği yapmış olan arkadaşlarını kutluyorum...” diyerek, adeta erken kutlamada da bulunmuştum...

Ama Ahmet Aras Başkandan da söz etmeyi düşünememişim. Tandoğan Uysal’ın yazısını okuyunca mahcup hissettim, ayıp ettiğimi düşündüm. Üzgünüm...

O yazımda “Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç tarafından yapılan çağrı beni gençlik yıllarıma, Muğlaspor ve Çanakkale Dardanelspor karşılaşmasına götürdü.” diyerek şöyle devam etmiştim:

“Lise öğrencisiydim.. Muslihittin Mahallesi’nde, blok apartmanları ‘kentsel dönüşüme’ sokulan ve geçmişte ‘İmar İskan Evleri’ ve ‘Gecekondu Önleme Bölgesi’ diye de anılan Bahçeli Evler’de oturuyorduk. Bir sabah evden çıkıp Akyol’a geldim, bütün apartmanlar ‘yeşil-beyaz’ olmuştu. 1981’in Nisan ayıydı.. Muğlaspor, Çanakkale Dardanelspor ile oynanan ‘2. Lig Yükselme’ karşılaşmasında Çanakkale’de sahadan 3-1 galip ayrılmıştı... İkisine de Allah rahmet etsin Teoman ve Tufan Doğu kardeşler yönetimdeydiler... Sanırım Tufan ağabey Başkandı...

O yıllarda Muğla’da sadece Sümerbank’ta Türk Bayrağı var, ama Muğlalıların da yaratıcılığı vardı...

O gün evlerdeki yeşil perdelerle beyaz çarşaflar yan yana dikilip balkonlardan aşağıya sarkıtılıyor...

O gün akşam saatlerinde şehre Akyol’dan Belediye Otobüsü ile giren Muğlaspor, balkonlar salkım saçak, Recai Güreli Caddesi’nde Cumhuriyet Meydanı’na kadar kaldırımlarda coşkulu kalabalıklar tarafından karşılanmıştı.”

+

Rahmetli Tufan Doğu o şampiyonlukta kulüp başkanı değilmiş. O yılların Muğla Belediyesi TANSA Müdürü olan Ufuk Ongan’dan şu açıklama ve düzeltme geldi:

Sevgili kardeşim Özcan ben 1979/1984 yılları arasında belediye katkıları için Muğlaspor da yöneticilik yaptım. O yıllarda (1979/1980 12 eylüle kadar) Belediye Başkanı Erman Şahin’di. 12 Eylül Askeri Darbesi sonrasında sırasıyla Orman Bölge Müdürü Yılmaz Yılmaz, sonra Nevşat Özer başkan oldu. Aklımda kaldığı kadarıyla yönetimde ben, Sabri Dinçer, Selçuk Arabacıoğlu, Gökhan Çavlav, Erol Kutlay, Mehmet Gürdeniz, Mehmet Üzümlüoğlu, Magürüs Süleyman, Oral Uyar ve basın/ medya desteği veren Tufan Doğu, Teoman Doğu kardeşlerle şimdi ismini hatırlayamadığım bir kaç arkadaşımız daha vardı. Antrenör Kemal Dirikan, Genel kaptan Kadir Sevim’di. Söylediğin gibi takım Muğla’mızın çocuklarından oluşuyordu. İnanılmaz bir başarı elde edilmişti. O inanılmışlığı hayatım boyunca belleğimin bir köşesinde saklayacağım. Özellikle Tufan ve Teoman Doğu kardeşlerin basın/ medya konusunda verdikleri katkı şampiyonluğa giden yolda yadsınamaz. Bu vesile ile her ikisini de diğer kaybettiklerimizle birlikte rahmetle anıyorum. Sevgilerimle, esen kal.

Eyvallah...

Herhalde hafta sonundaki 4-0’lık şampiyonluk maçı da unutulmayacak, gelecek yıllarda anılacaktır...

Pazar günü Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç ve üç yönetici cezalı oldukları için sahaya alınmamışlar, bu önemli karşılaşmayı saha dışında tel örgülerin arkasından izlemişler. Karşılaşmanın sonunda şampiyon futbolcularla ilk yakın sevinç temasını o tel örgülerin ardında yaşayan Menaf Kıyanç, canlı yayında Cem Kaytan’a şu açıklamayı yapıyordu:

Bu mücadelenin bu inancın önünde hiç bir güç duramaz. Buraya ancak korkuluk yapabilirler, tel yapabilirler. Bu sevgi ve inanç bu telleri de yıkıyor. Harika bir şey. Allah utandırmasın, hayırlı olsun.

+

Ben şampiyon Muğlaspor kafilesinin dün akşam saatlerinde gelmesini ve görkemli bir karşılama yapılmasını umuyor ve bekliyordum. Önceki gece oldukça geç saatlerde gelmişler. Şampiyonluk mücadelesi boyunca yeşil beyazlıları “inancın  topçularını” ve yönetimi hiç yalnız bırakmayan “Suskunlar Gençlik” ve “48 Gençlik” taraftar gurupları Cumhuriyet Meydanı’nda karşılamış.

Buruk bir karşılama olmuş olmalı...

Maalesef Muğla’nın cadde ve sokakları yeşil beyaz bayraklarla donatılmamıştı.

Ben o “Cadde ve sokaklar ‘şampiyonluk’ bayraklarıyla donatılıyor...” başlığını taşıyan 10 Nisan tarihli yazımda, Çanakkale şampiyonluk maçını yazarken, kulüpten ‘şanına’ uygun bayrak satın alıp asanları duyuracağımı da belirtmiştim.

Dün Başkan Menaf Kıyanç ile görüştük. Şehrin bayraklarla donatılmadığını sordum. Çok üzgündü, belli etmemeye çalışıyordu. “Şampiyonuz. Başka bir şey konuşmaya gerek yok. İnançlı taraftarlarımızdan Allah razı olsun” demekle yetindi. Ben o 10 kadar  bayrak asanı yürekten kutluyorum...

Kıyanç Başkana “Kutlama yapılmayacak mi?” diye sordum, “Elbette yapacağız. Muğla 19 yıl sonra güzel bir kutlamayı hak etti. Federasyon şampiyonluk kupasını hafta sonunda verecek. Atatürk Stadyumunda Cumartesi günü verecekleri söyleniyor. Biz Kent Meydanında alalım diyoruz. Nerede olursa artık. Ama o gün Kent Meydanı’nda gündüz ve gece geç saatlere kadar kutlama yapacağız.” şeklinde karşılık verdi.

+

Evet Çanakkale şampiyonluk mücadelesinin kahramanlarını “gazeteci” olarak Tufan&Teoman Doğu kardeşlerin yalnız bırakmadığı gibi, yaşam yolculuğunun Kanal E, Kanal 48 ve Hamle bölümlerinde birlikte olduğumuz Cüneyt Erdan da Silivri şampiyonluk mücadelesi kahramanlarını hiç yalnız bırakmadı.

Muğlaspor’un başarı yolculuğunu kaleminden, dilinden eksik etmeyen Cüneyt Erdan, futbolcular tarafından unutulmadı. Maç öncesinde, üzerinde “Cüneyt Erdan” yazılı ve Muğla’nın plaka kodu olan 48 numaralı formayı taşıyan futbolcular, 4-0’lık galibiyet sonrası “Bu zafer senin için Cüneyt Abi” diyerek, bu şampiyonluğu ona adadıklarını ilan ettiler.

Sevgili Cüneyt mekanın cennet, ruhun şad olsun...

+

Yazımı, Tandoğan Uysal’ın “Ahmet Aras Nereye, Şampiyonluk Oraya” başlıklı yazısını noktaladığı gibi noktalayalım:

Muğlaspor’u yürekten kutluyorum. Dilerim ki tıpkı Bodrumspor gibi, önümüzdeki yıllarda Süper Lig’de yerini alır. Muğla’ya ve Türk futboluna çok şey katacağına inanıyorum.

Bu arada Tandoğan Uysal’a bir çift sözüm var; Cuma günü Bodrum FK’nın İstanbul deplasmanında yanında Tamer Mandalinci vardı.. Pazar günü Muğlaspor’un Silivri deplasmanında ne belediye başkanı ne milletvekili kimse yoktu. Sadece “Suskunlar” ile “48 Gençlik” oradaydı.

Neyse Cumartesi günü hepsi bir arada olurlar...

---------------                           ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bazı insanlar böyledir. Bir şeye, hakkında hiçbir şey bilmedikleri halde düşman olurlar. --Mark Twain