Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın kıymetlileri aile büyüklerinin konutlarına yönelik molotofkokteylli çirkin saldırı ile ilgili soruşturma “pardon” diyen olmasa da öyle noktalandı;

Kolonyalı molotofkokteyli balkona atan çocuklar balkonu karıştırmış.

Haberi Cuma akşamı sayfamda “İster inanın ister inanmayın” üst başlığı ve “MOLOTOFLU SALDIRI DA ADRES KARIŞMIŞ!” başlığı ile paylaştım. Ve şöyle noktaladım: “Peki ben inandım mı inanmadım mı? / PAZARTESİ GÜNÜ ÖZGÜRCE DE AÇIKLARIM...”

Açıklıyorum, evet ben inandım... Basında çıkan haberlerin eksik yanları olabilir, ama yanlış yanları olduğunu sanmıyorum. Ki bu haberler Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alınan bilgilere dayalı olmalıdır.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir “Muğla Başsavcılık Basın” whatsapp gurubu var. Buradan bir açıklama gelmedi. Bir süredir nedense bu mekanizma işlemiyor. Bu tür olaylarla ilgili savcılık paylaşımları sağlıklı oluyordu...

 +

Cuma günü paylaştığım haberin kaynağı Kenan Gürbüz arkadaşımızdı. Redakte etmiştim.. Bugün de redakte etmeden Cavit Akgün arkadaşımızın haberinden yararlanalım. “Muğla’nın Menteşe ilçesinde, Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın dedesi ile anneannesinin yaşadığı evin balkonuna molotofkokteyli atıldığı olayda şüphelilerin, hedef alınan 2 numaralı daire yerine yanlışlıkla 4 numaralı dairenin balkonuna saldırıyı gerçekleştirdiği ileri sürüldü.” diye başlayan haber şöyle devam ediyor:

Zanlı Mesut Can Ç., savcılık ifadesinde, ‘Orhan telefonda bana molotofu nasıl yapacağımı anlattı. Benzin tehlikeli olur diye kolonya aldım. Zanlı Yalçın ‘Para boşa gitmesin, çalalım’ dedi. Orhan ‘Para göndereyim, taksi ile gidin’ dedi. Konumu gönderdi, taksi ile eve gittik. Evin ışıkları yanıyordu. Polisevinin arkasındaki parka gittik. Parktaki birinden telefon rica edip Orhan’ı aradım, evde biri olduğunu söyledim. Orhan da ‘Olsun, balkona atın’ dedi. Parkta molotofları Yalçın hazırladı. Tişörtten maske yaptı. Molotofu yakarak attı. Video çekmeye başladım. Yalçın bir tane daha molotof ve taş attı. Yüzümüz kapalıydı, çığlık sesleri yükselince kalan molotofu atamadık. Toplam 4 tane hazırlamıştık. Eve gidince haberlerde olaydaki evin Başkan Gonca Köksal’ın ailesinin evi olduğunu öğrendim. Sonra uyudum, uyanınca polisler gelmişti. Pişmanım’ dedi.

Şüphelilerden Yalçın Demir K. ise ifadesinde, ‘Mesut molotofları evin yanındaki parkta hazırladı. Para karşılığı atacağını söyledi. Kendisindeki 5 bin lirayı bunu yapması için ona verdiklerini söyledi. Molotof atarken yanındaydım. Üçünü de o attı. Attıktan sonra beraber kaçtık. Evde kimin oturduğunu bilmiyorum. Mesut’un bana anlattığına göre Orhan, Mesut’a olaydan önce 5 bin lira göndermiş, sonra 20-30 bin lira daha gönderecekmiş’ ifadelerini kullandı.

Şüphelilerden Tugay K., ifadesinde İngiltere’de bulunan Orhan Karafoğlu’nun kendisinden keşif yapmasını istediğini, 2 numaralı daireye yönelik bilgi topladığını ancak apartmana girmediğini belirtti.

 +

Bizim meslekte ‘5N,1K’ diye bir kalıp vardır. K, ‘Kim?’ sorusunun yanıtını arar ve haberde o yanıt var. 5N de ‘Ne, nerede, neden, nasıl?’ gibi soruları içerir. Haberde o sorulardan bazılarının yanıtı nedense verilmemiş. Eksik kalmış. Tabii Cavit kardeşimiz Savcılık’tan veya her nereden aldıysa bilgileri oradan eksik verilmiş de olabilir.

Ama gazeteci sorgular... Ne kadar kaldıysa ‘Medya okur yazarı’ okur da sorar!

İngiltere’deki azmettirici haberden de anlaşılacağı gibi Orhan Karafoğlu olmalı... İki çocuğa 5 bin lira veriyor ve filanca eve molotofkokteyli atın diyor. Allahtan çocuklar acemi, ellerine yüzlerine bulaştırmış. İnsan yaşamı da bu kadar ucuz olmamalı! 5 bin liraya bir yaşlı çift ölümle karşı karşıya bırakılıyor...

Zaten profesyoneller de bu işi 5 milyona sanırım kabul etmezlerdi... Yoksa bu eylem ‘öldürme’ kasıtlı değil de ‘korkutma ve mesaj verme’ maksatlı mıydı?

Bilmiyoruz...

Habere göre hedef Gonca Köksal Aras Başkan’ın 4 numaralı dairede oturan kıymetlileri değilde 2 numaralı dairede oturanlar olduğuna göre, onlar kim? İngiltere’deki Orhan Karafoğlu’na dışarıda kaçak olduğundan sorulamayacağına göre “Neden?” sorusu 2 numaraları dairede oturanlara neden sorulmadı? 2 numaralı dairede oturanlar Orhan Karafoğlu hakkında şikayetçi olmadılar mı?

Bilmiyoruz...

Tabii soruşturmanın 4 numaralı daire ile ilgili kısmı aydınlatılırken, 2 numaralı daire ile ilgili kısmı tamamlanamamış olabilir. Soruşturmanın selameti diye de bir şey var...

 +

Evet çıkan haberlerin eksikleri fazlaları olabilir, ama haberler doğru.

Dairelerin karıştırıldığına inanıyorum.

Ben zaten Gonca Köksal Aras Başkanın ailesine yönelik eylemin nedeninin Gonca Başkan veya eşi Ahmet Aras Başkan ile ilgili olabileceğine de pek ihtimal vermemiştim. Ki bunu bizim Vatandaş Ahmet, Ahmet Tan Karaosmanoğlu ile değerlendirmiştik. Hatta eğer gerçekten hedefteki kişi Gonca Başkan ise ‘nedenin’ başkanlığından öncesiyle ilgili olabileceği görüş birliğine varmıştık...

Ortalıkta yorumlar ise uçuşuyordu... “Çimentocuları” hedef göstermekle birlikte bizden de benzer yorumları bekleyenler olduğu gibi, bir ‘hukukçu’ olmasına rağmen CHP İl Başkanı Av. Zekican Balcı’nın olayın üstünde tepinmesini hala anlamakta güçlük çekiyorum.

Oysa soruşturmanın tamamlanması beklenebilirdi... Biz gazeteciler beyin jimnastiği yaparken soruşturmanın tamamlanmasını bekledik...

 +

Bu trajikomik olaya herkes kendi meşrebince yaklaşırken, hatta bazıları seyirci kalırken bu anlamda Bodrum Gündem’den Tandoğan Uysal’ın “Kolonyalı Molotof: Türkiye Ayağa Kalkar mı?” başlıklı yazısı dikkat çekici oldu.

Kolonyalı molotofu bilmem ama hedefteki isim Gonca Köksal Aras olunca içinden geçmekte olduğumuz süreç Türkiye’yi ayağa kaldırdı.

Bu trajikomik olay, eğer “faili meçhul olay”, en azından “azmettirici veya azmettiricileri belirsiz olay” olarak kalsaydı, Türkiye işte o zaman ayağa kalkardı ve bu talihsiz olayın üstünde tepinmeyi CHP İl Başkanı’ndan CHP Genel Başkanı devir alabilirdi. Neyse ki, olay çok hızlı çözüldü... Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ile birlikte Muğla Cumhuriyet Başsavcısı’nı, Muğla İl Emniyet Müdürü’nü, Asayiş Büro Amir ve görevlilerini kutluyorum...

 +

Tandoğan Uysal arkadaşım “Muğla’da yaşanan molotoflu saldırının detayları ortaya çıktıkça, insanınaklına ‘trajikomedi’ kelimesinden başka bir şey gelmiyor. İngiltere’den internet üzerinden verilen talimatla, Muğla’da iki genç kolonya çalıp molotof yapıyor. Evet, yanlış duymadınız: kolonyalı molotof! Belli ki bu işin azmettiricisi benzinin pahalı olduğunun da farkında. Ucuz olsun diye kolonya. Kriz ortamında ‘yerli ve milli yakıt’ seçeneği gibi.. Türkiye ayağa kalkar mı dersiniz? Belki de sadece limon kolonyası reklamları

canlanır gözümüzde.” diye devam etmiş.

İşte buna “izahın bittiği yerde mizah başlar” diyorlar...

+

Tandoğan Uysal yazısını “Yanlış Adrese Giden Molotof” ara başlığı altında “Olayın en ironik yanı ise hedefin şaşması. Planlanan adres 2 numara ama molotoflar gidiyor 4 numaraya. Orada da Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın dedesi ve anneannesi oturuyor. Düşünün: Mafya hesaplaşması yapacaksınız, milyonluk alacak peşindesiniz, sonra gidip yaşlı bir çiftin balkonunu tutuşturuyorsunuz. Türk işi film sahnesi gibi. Ama insan düşünüyor: Bütün bu hikayenin sonunda suçlular birbirini ‘Ben atmadım, o attı’ diye suçluyor, işin azmettiricisi Londra’dan kırmızı bültenle aranıyor.” diye sürdürürken, noktayı da “Gülsem mi Ağlasam mı?” ara başlığı altında şöyle koyuyor:

Burası Türkiye... Mafya hesaplaşması, yanlış daireye atılan molotof, kolonya kokusu eşliğinde balkonda çıkan yangın... Olayı okuyunca gülmek mi lazım, yoksa ‘bu mu memleketin hali?’ diye ağlamak mı, insan karar veremiyor. Ama kesin olan şu: Bu ‘kolonyalı molotof’ vakası, yakın tarihimize ‘fiyatları artan benzin çağında ekonomik saldırı aracı’ olarak geçecek. Hem ucuz, hem yanlış adrese gidiyor, hem de bütün ülkeyi ayağa kaldırıyor...

+

Tandoğan Uysal’ın kalemine sağlık... Meğer olay “mafya hesaplaşması”ymış.. Bir de iki zanlı çocuk birbirlerini suçlamış... Ben de bu bilgilerde yoktu. Profesyonel kalemin hali başka...

Neyse ben de oradan buradan toplayarak bu yazıyı kaleme aldım...

Bu arada olan Gonca Köksal Aras Başkan ile kıymetli aile büyüklerine oldu. Aile büyükleri o yaşta büyük bir korku yaşarken, Gonca Başkan da “tedirginlik, gerginlik” yaşamış olmalı.

Kurşun adres sormaz” derler, galiba molotofta öyleymiş, koca Muğla’da iki çocuğun elinde Gonca Başkan’ın kıymetlilerinin konutunu buldu...

Gonca Başkan’a bir kere daha büyük geçmiş olsun diyorum. Kıymetlilerine de Allah sağlıklı ömür ve esenlik versin…

Yarın 9 Eylül, CHP’nin Kuruluş Yıldönümü... CHP’nin 102. Yaşını da kutluyorum. Yarın CHP İl Başkanı ile devam edecektim, ama sırası değil, artık sonra...

---------------                 ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bir insanın bildiğini zannettiği bir şeyi, öğrenmesi imkansızdır.--Epiktetos