ÖĞRETMENLER ŞİDDETE KARŞI AYAKTA...
Öğretmenler, Ankara İstanbul ve İzmir’de Iraklı öğrenci Y.K. tarafından katledilen okul müdürü İbrahim Oktugan hoca için ayağa kalktı. Ankara’da TBMM önüne giden öğretmenler Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. Türk Eğitim Sen, Eğitim İş, Eğitim Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen, Anadolu Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, TÖB-Sen tarafından yapılan çağrı üzerine dün derslere girmeyen öğretmenler şiddete karşı 81 ilde tek yürek oldular... Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya çağrıldı...
İstanbul Eyüpsultan’da özel bir lisenin müdürü İbrahim Oktugan 5 ay önce disiplin cezası alan Iraklı bir öğrenci tarafından silahla vurularak katledildi. Oktugan’ın katledilmesinin ardından önceki gün TBMM önünde yapılan eylemde Eğitim-Bir-Sen adına açıklama yapan Genel Başkan Ali Yalçın, eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarını önleyecek, caydırıcı olacak, failleri cezalandıracak ve mağdur eğitim çalışanlarına hukuki koruma sağlayacak bir yasal düzenleme yapılmasını istedi.
Dün yurdun dört bir yanında yapılan eylemlerde “Susma haykır, şiddete hayır” ve “Kader değil, bu bir cinayet” sloganları atılırken, İzmir’de de Eğitim-İş ve Eğitim-Sen tarafından Konak Meydanı’ndan SGK İl Müdürlüğü önüne yürüyüşte ortak açıklamayı yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay yaşanan cinayetin sebebinin eğitimcileri itibarsızlaştıran politikaları olduğunu söyledi. Kadem Özbay, AK Parti’nin 22 yıllık iktidarı süresince eğitim sisteminde çok sayıda değişiklik yapıldığını hatırlatarak, “Sorun sizde, sorun sizin zihniyetinizde” dedi.
xx xx xx
Bu sorun ortadan kalkar mı?
Öğretmenler her gün eylem yapsa da işe yarayacağını sanmıyorum. Ama bakarsınız Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Ali Yalçın’ın bakanlık önündeki sözlerini dikkate alıp, Maliye Bakanı da izin verirse her okula bir özel güvenlik görevlisi verirler! Okul dışında mı? Ona da sonra bir çözüm bulunur!
Şaka bir yana bu sorun eğitimcilerin veya sağlıkçıların sorunu olmaktan çıkalı çok oldu... Dün öğretmenler şiddete karşı eylem yaparlarken sağlıkçılar neredeydiler...? Şimdi bu soruya ne gerek vardı diyenlerde olabilir, ama biri sormalı. Sorunun paydaşları meydanlarda birlikte olabilmeliler, ama yazımın başındaki sendika sayısı da insanı bir başka düşünceye sevk ediyor... Örgütlenmede üstümüze yok!
Kadem Özbay’ın dediği gibi, bu bir “sistem” sorunu... Sadece eğitimciler değil, sağlıkçılar ve daha başka meslek sahipleri “itibarsızlaştırıldılar”... “Vatandaşlar doktorunu dövebilirmiş” gibi bir olmayan,
olmaması gereken ‘hak’ adeta meşrulaştı...
Çocukluğumda, gençliğimde ve hatta düne kadar bu ülkenin eğitimcisini, sağlıkçısını bırakın öldürmeyi, darp etmeyi, saygısızlık etmek bile kimsenin aklından geçmezdi...
İktidarların olması gereken önemi, saygıyı göstermediklerine kim neden saygı göstersin?
Benim aklımın almadığı bir çocuğun sokaktan 10 bin TL’ye bir tabanca bulup satın alabilmiş olması... Bu kadar kolay mı? Uyuşturucuya ve silaha çok kolay ulaşılabilen bir ülke haline geldik... Her gün tv’lerde dizi filmlerde izlenen “mafya” hikayeleri, sokaklarda “mafyöz” olaylar olarak yaşanmaya başladı. Bir “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” kültürü oluştu...
Devletini arayan millet haline geldik...
xx xx xx
SÜREYYA ÖNEŞ DERİCİ SIHHATTEYMİŞ
Zaman zaman bana “CHP Muğla Milletvekillerinden Selçuk Özdağ zaten baştan kayıp milletvekiliydi de bu Süreyya Öneş Derici nerelerde?” diye soranlar oluyordu.
Gerçekten de ben de hasta filan mı acaba diye düşünüyordum. Son zamanlarda Muğla CHP örgütleri, belediye başkanlarının bir ayakları hep Ankara’da... Süreyya Öneş Derici’yi Muğla’nın ne Anıtkabir, ne CHP Genel Merkezi ne de TBMM Grup Toplantısı çıkartmalarında göremediğimiz gibi Muğlaspor’un heyecanlı, coşkulu günlerinde de göremedik... Elbette Bodrumspor’un da...
Son paylaşımlarından birinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na “Yerel seçim öncesi başlattığınız, seçim sonrası durdurduğunuz Fethiye ve Marmaris kıyılarını temizleme görevinizi ne zaman tamamlayacaksınız?” diye sorduğunu öğrendik. Süreyya Öneş Derici’nin 3 Mayıs tarihli paylaşımı şöyle:
“Yerel seçimlerden önce, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın bir vaat gibi açıkladığı Marmaris ve Fethiye ilçelerimizin yaşanan yangınlardan dolayı denizlerimize akmış balçıkların temizleme işi yarım kaldı!
Sayın Bakanın “15 bin metreküp balçığı yaz sezonu başlamadan temizleyeceğiz” sözlerini kendisine hatırlatarak yetkililere sesleniyorum: Ülkemizin en önemli döviz gelirlerinden olan turizm sektörünün en gözde lokasyonlarından Muğla’mızın kıyılarını temizleme işini derhal tamamlayın!”
Tabii bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı sezonu dikkate almadan Bodrum, Marmaris yat limanlarını şantiyeye çevirmişse olacağı budur... O kentin milletvekili de meseleye böyle yaklaşabilir. Sayın Milletvekili bir Bodrumlu olarak sezonun 1 Nisan’da başladığını neden düşünememiş acaba...
xx xx xx
AYDIN AYAYDIN’IN YANITI GECİKMEDİ
Dün de AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Prof Dr. Aydın Ayaydın’dan bir mektup aldım. “Özcan Bey, iş yapmayan ve yapmaya niyeti olmayanlar bahane aramaya devam ediyorlar. Her gün bir şekilde gemiler gitti. Hani kalacaktı. Aydın Ayaydın söz vermişti diye yaygara koparılıyor.” diye yakınmış.
Aydın hoca haklı... Daha ilk yaygaradan sonra “Turizm sezonu sonunda gelecekler” diye açıklamıştı. Yine bu köşede ben de yazmıştım. Süreyya Öneş Derici milletvekilimiz görmemiş... Aydın Ayaydın şöyle anlattı:
“Ben Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adaylığımda; Asli görevi körfezi ve kıyıları temiz tutması gereken Büyükşehir Belediyesinin görevini yapmadığını, bu nedenle her iki körfezin balçıkla dolduğunu, bunu temizleyeceğimi vaat ettim ve Marmaris’e iki adet, Fethiye’ye de bir adet çamur gemisinin getirilmesine vesile oldum. Marmaris’te daha önce dronla balçık kaplanan 18 nokta belirlendiği için, onların temizliğine başlandı ve iki duba çamur ve balçık (yaklaşık 1000 ton) çıkarıldı temizlendi. Turizm sezonu başladığı için zorunlu olarak temizliğe ara verildi ve Marmaris’teki her iki çamur gemisi ayrıldı.”
Aydın hoca, Fethiye ile ilgili de şu hatırlatmayı yaptı:
“Fethiye’de ise hava muhalefeti nedeniyle balçık temizliği yapacak olan çamur gemisi zamanında gelemedi, seçimlere üç dört gün kala geldi. Fethiye’deki balçık noktalarının dronla tespiti daha önce yapılamadığı için ve ayrıca kıyı tamamen balçıkla kaplı olduğundan çamur gemilerinin kıyıya yaklaşmaları teknik olarak mümkün olamadı. Turizm sezonu da geldiği için çalışma mümkün olmadı ve buradaki gemi mecburen daha önce döndü.”
xx xx xx
AYDIN AYAYDIN YARDIMA HAZIR...
Körfezin temizlik görevinin de aslında yasal olarak Muğla Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu anımsatan Aydın Ayaydın, mektubunda “Seçimler yapıldı. Halk, tercihini benden yana değil, CHP adaylarından yana koydu. Yani halk dedi ki biz Aydın Ayaydın’ın vaatlerini değil, CHP’li adayların vaatlerini tercih ediyoruz ve yetkiyi AK PARTİ adaylarına değil, CHP’li adaylara veriyoruz dedi.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Körfezin temizlik görevi de yasal olarak Muğla Büyükşehir Belediyesine aittir. Ben Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş olsaydım, gemilerin bıraktığı yerden, sezon sonunda temizliğine Büyükşehir imkanları ile yaptırırdım. Yardıma ihtiyacım olsaydı da, Bakanlıklardan yardım talebinde bulunurdum. Dolayısıyla, turizm sezonu başladığına göre şu an hiç bir kurum tarafından bu temizliğin yapılamayacağı, ancak sezon sonunda Büyükşehir Belediye Başkanlığının bu körfez temizliğine Büyükşehir imkanlarıyla başlaması, imkanlarının yetmemesi halinde Ulaştırma ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yardım talebinde bulunması gerekir.
Dolayısıyla halkın vizesini almamış olan Aydın Ayaydın’dan bunu beklemek büyük haksızlık ve iş bilmezlik olur. Ancak, aslolan sezon sonunda Büyükşehir Belediyesi bu çalışmaya başlar, imkanları yetmez ve Bakanlıklardan yardım talebinde bulunması halinde, benim de katkıma ihtiyaç duyulması halinde, görevim ve sorumluluğum olmamasına rağmen elimden gelen katkıyı sunmaya da hazır olduğumu belirtmek isterim.
Aynı duyarlılığı ve sorumluluk alanında olan Fethiye Belediye Başkanı Sayın Alim Karaca’nın da göstermesi gerekirken, topu taça atarak sorumluluğu seçilmemiş kişilere atması acizlikten başka bir şey değildir.
Saygılarımla. Prof. Dr. Aydın Ayaydın”
Milletvekili Derici’nin soru önergesine artık bakan ne yanıt verir bilemiyorum, ama Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın yanıtı böyle...
xx xx xx
Aslında seçimden sonra Muğla’da Devletin iş makinelerinin durduğu yerler oldu. Galiba Menteşe’de AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’nin programa aldırdığını söylediği “Aydın-Denizli-Marmaris Kavşak Düzenlemesi ve alt-üst geçit çalışması” da durmuş. Haberim yoktu, Aydın hoca söyledi, Bodrum Ortakent- Yalıkavak Yolunun çiftyol yapım çalışması da durmuş. Karayolları hangi akla hizmetse makinaları geri çekmiş. Aydın hoca, bu konuda da gerekeni yapmış ve “Nitekim, seçim aşamasında söz verdiğim; Bodrum Ortakent- Yalıkavak Yolunun çiftyol yapım çalışması için Karayolları inşaat firmasını talimatlandırarak çalışma ekibini arttırarak son sürat çalışmasını sürdürmektedir.” ifadesinde bulundu.
Milletvekili Süreyya Öneş Derici’nin Ortakent- Yalıkavak Yolundan haberi olmamış demek ki, yoksa bakana onu da sorardı...
Ancak bizim Menteşe’deki “akıllı kavşağı” sorabilir... Tabii Milletvekili Mete ilgilenmezse...!
------------------------
GÜNÜN SÖZÜ;En büyük cahillik, hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi, incelemeyi ve araştırmayı reddetmektir. --Wayne Dyer