Muğla TEK Koleji’nin ‘Matematikçisi’, ama bana göre ‘Felsefecisi’ Kurtuluş Oğan’ı izlemeyenlere izlemelerini tavsiye ederim, takip edin derim. Bir şey kaybetmezsiniz. Benim gibi uzun yazıp sıkmıyor da.. Ben bana katkısı olmayanları takip etmem. Kurtuluş Hocamın paylaşımları bana çok şey katıyor.

Kurtuluş Oğan Hocam dün yine ‘paylaşılası’ bir paylaşımda bulundu. Şöyle:

Artık kimsenin çalıştığı yok. Herkes birbirini ziyaret ediyor. Ziyaret eden de, edilen de aynı cümleyi ezberlemiş gibi fısıldıyor: ‘İlgi ve alakanız için teşekkür ederim.’

Herkes birbirini pohpohluyor. Herkes görünmek istiyor. Bu ülkede görünmeyen, yok hükmünde çünkü. Sorun çözmek mi? Üretmek mi? Bunlar eski çağların alışkanlığı. Şimdi tek gerçek, tek geçer akçe: görünürlük.

En trajik olanı da; bundan rahatsız olan makam sahiplerinin bile bir süre sonra bu akıma teslim olması. Çünkü makam artık fikir üretmez; sadece fotoğraf üretir. Osuruktan teyyare, çaydanlıktan diplomasi...

Ziyaret bitince geriye kalan tek şey: boş koltuklar ve sonsuz teşekkürler.

Ve işte tam bu düzen için söylemiş gibi: ‘Ne bildiğin önemli değildir; kimi tanıdığın önemlidir.’

— Chuck Palahniuk, Gösteri Peygamberi

*

Kurtuluş Hocamın paylaşımına Niyazi Özdamarlar Hocam’da “Sevgili Kurtuluş makam odalarını son model pahalı mobilyalarla donatıyoruz, müsaadenizle odaların havasını birkaç resim çektirerek hava atmamızı çok görme:)) Makam odası ve makam aracı geri kalmışlığın göstergesi, hizmet birimi ve hizmet aracı olur.” diye katkıda bulundu.

Bak şimdi, ‘Katkı’ sözcüğü çağrışım yaptırdı. Bir de “Katılım da bulunduk”, “Katılım gösterdik” gibi ifadeler kullanılıyor. Kurtuluş Hocam atlamış. Belki de unutmuştur. Bugünlerde “unutkanlık” oldukça yaygın. 10 Kasım’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunmayı unutanlar Anıtkabir ziyaretinde de çelenk sunmamışlar. Unutmuş olabilirler mi?

Evet hep sorup sorguluyoruz. Biz gazeteciler bunu kendimiz için değil, sizler için yapıyoruz. Kamu adına sorup sorgulamak basının en önemli görevlerindendir.

Tabii şeffaflığa önem veren ve aydınlatmayı gerekli gören liyakatli yöneticiler görevlerini samimiyet içinde yerine getiren yöneticiler de pek çok soruyu sormamızı olumlu anlamda engellemiş olurlar... Yok, sorumu unutmadım. Bu katılım sağlayanların, katılımda bulunanların o makamlara ne gibi katkıları olabilir sizce?

Hani ne derler, kelin merhemi olsa başına sürermiş değil mi...? Ama birbirlerini sadece ‘dullar’ değil ‘keller’ de kollar...

*

Kurtuluş Hocam yerden göğe haklı, ama o fotoğraf paylaşımları olmasa şahsen ben malzemesiz kalabilirim.

Mesela Büyük Önder’i törenle andığımız (Ki anmadığımız gün yok) 10 Kasım’ın ertesi günü Ankara çıkartması yapan CHP Muğla İl heyetinin Atatürk’e çelenk sunmadığını aynı gün orada Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin çelenk sunan fotoğrafını görmemiş olsak fark edemeyecektik.

Çünkü CHP Muğla İl Başkanlığı’ndan yapılan fotoğraf paylaşımlarında çelenkli fotoğraf yoktu!

Nitekim bizim Vatandaş Ahmet’te dün “Atatürk'e saygısızlık yapanın yanına mı kalacak?” başlıklı yazımın altında “Efem, evet hep birlikte seyredelim. Çelenk koyan mı suç işledi koymayan mı?:)) Bir de bir şey dikkatimi çekti. Bizim meşhur antiçelenkçi heyet Anıtkabir önünde fotoğraf çekilmiş. Ama Sayın Mandalinci ve ekibi kabrin başında çekilmiş. Bizim meşhur ekip gerçekten kabirde saygı duruşunda bulundular mı sence? Böyle bir fotoğraf paylaştılar mı hiç? Ben görmedim de...” diye yorum yapmış.

Vallahi ben de görmedim...

Ama fotoğraf paylaşımları önemli!...

*

Dünkü yazıma bir de CHP Muğla İl Yönetimi’nden Ali Turbalıoğlu ve Çiğdem Erko yorum yaptılar. İkisi de anlaşmışlar gibi, ama birbirlerinden habersiz Atatürk’e saygısızlığın söz konusu olmadığını, hiç kimsenin Atatürk’e saygısızlık yapamayacağını vurgulayarak yönetimlerini ve dolaysı ile İl Başkanlarını savunmuşlar... Saygı duyarım. Yorumlarına yanıt vermedim.

Ki CHP İl Kongresi tamamlanıp, yönetim mazbatalarını aldığında iki kişiyi paylaşımlarının altında açıkça kutlamıştım. Biri Ali Turbalıoğlu, biri Çiğdem Erko’ydu. O zaman her ikisine de mealen “O yönetimde yer almanız yönetim için bir şans, sizin içinse talihsizlik. Sayenizde daha az hata yapılacaktır.” demiştim. Beni haklı çıkardılar... Herkes CHP’li ve yönetici de olabilir, ama herkes “sorumluluk sahibi”, “partizan” olamıyor!

Dünkü yazımın altında Ali Turbalıoğlu’nun yazıma yorum ve yanıtları dışında, Vatandaş Ahmet; Ahmet Tan Karaosmanoğlu’nun Anıtkabir-çelenk yorumuna “Abi çelenk sunmak için randevu almak gerekiyor, çok uğraştık yeni seçildiğimiz için randevu alma konusunda geç kalmışız. Orada kafamıza göre çelenk sunulamıyor.” diyen yanıtı da yer aldı.

Ali kardeşim doğru söylemiş. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci 2 ay önce izin almış, CHP İl Başkanlığı izin almamış. Zaten alamazdı da.. 2 ay önce Zekican Balcı yönetimi vardı...

Bu durumda CHP Muğla İl Yönetimi Atatürk’ü değil, Anıtkabir’i ziyaret etmiş oluyor... İnsan “O zaman bu gösteriye ne gerek vardı?” demekten kendini alamıyor...

*

Dünkü yazımda Vatandaş Ahmet tarafından bir gün önceki yazıma yapılan yorumdan şu ifadelerine de yer vermiştim:

Efem, bu yazıdaki konuya söyleyecek çok şey var. Hem de ağız dolusu. Trajikomik bir durum. Muğla CHP’si ‘selamsız bandosunu’ geçti. Hatta Kolonya Cumhuriyeti gibi kendi kendilerine particilik oynamaya başlamışlar. Yahu sen kendi ilinde çelenk koymayı unutuyorsun. Ankara’ya Anıtkabire gidiyorsun. Buna çok ağır laf ederim ancak çoğu arkadaşım...

Düşünün bir kere CHP İl Yönetimi Ankara’ya çıkartma yapıyor ve bu yönetimin Basın Sorumlusu Özgür Çağlı tarafından yapılan açıklamada şöyle bir ifade yer almıyor:

Cumhuriyet Halk Partisi Muğla İl Yönetim Kurulu olarak, İl Başkanımız Nail Kızıl, İl Kadın Kolları Başkanı Sema Gençoğlu ile birlikte görev sürecimizin başında Ankara’da anlamlı ve güçlü bir program gerçekleştirdik. Programa İl Yönetimimiz ile 11 ilçe ve il belediye başkanımız, 13 ilçe başkanımız katıldı. Anıtkabir’de Atatürk’ü ziyaretimizde milletvekillerimizde heyetimize katıldı ve ardından hep birlikte TBMM de Gurup Toplantısına katıldık ve sonrada Genel Başkanımız Özgür Özel ile toplu fotoğraf çekildik.

Böyle bir ifade yoktu...

Fotoğraf önemli.. Çünkü fotoğraflarda bu ifadeye uygunluk yoktu... Milas, Datça, Ula, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman Belediye Başkanları ile bazı ilçe başkanları heyette bulunmadığı gibi Özgür Özel ile toplu fotoğrafta Bodrum Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri de yoktu.

Ama o gün Bodrum Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri, Anıtkabir’de Ata’ya ziyaretlerinden sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile de bir araya gelmişler. Ayrıca Ahmet Aras Başkan da Mansur Yavaş’a ziyarette bulunmuş...

*

Keşke Vatandaş Ahmet’e “Muğla CHP’si ‘selamsız bandosunu’ geçti.” ifadesi için “Haksızlık etmişsin” diyebilseydim.

Doğru sözdür:

Niyeti namaz olanın kulağı ezandadır...

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’yi kutluyorum. “Kulağı ezanda”... Almış meclis üyelerini yanına 2 ay önce izin almayı da akıl etmiş, Büyük Önder Atatürk’ün huzuruna çıkıp, çelenklerini koymuşlar. Fatiha’larını okumuşlar. Sonra TBMM de CHP Gurubuna katılıp, Muğla Milletvekillerini ziyaret etmekle kalmayıp Mansur Yavaş Başkanı ziyaret etmişler...

Bravo...

Muğla İl’den gidenler maşallah Bekirağa Bölüğü gibiler...

Keşke hep birlikte Bodrum Belediyesi’nin aldığı izni kullanmayı akıl etselermiş...

Bir de CHP İl Yönetiminden birine “İsmet İnönü’yü neden ziyaret etmediniz?” diye sordum, “Arkadaşların çoğu İnönü’yü ziyaret etmiş. Biz orada fotoğraf çekildik dediler.” diye karşılık verdi. Şaşırdım. Sanki Anıtkabir’de daha önce fotoğraf çekilmemişler...

Tabii “Fotoğraf çekilmeye mi gittiniz?” demedim artık...

Fotoğraf önemli Kurtuluş Hocam...

Bakalım CHP Muğla İl Yönetimi çelenk koyma izni alıp, derli toplu bir Ankara çıkartması yapar mı...

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ;Bazen öyle anlar olur ki, hiçbir şeyin değeri kalmaz. Bu duyguyu herkes bilir. --Michael Ende