Yıllarınses sanatçısı Yıldız Ayhan (1938-15Haziran 2021) da bu dünyadan göçtü.

Farkındayımçoğunuz "Kim bu Yıldız Ayhan?" diyecek. Hatta adını ve sesini duymamış o kadarçok insan olacak ki bu yazıyı okuyan; "Hoca gene mazilere dalmış." diye acı bitebessümle yazıyı okumaktan vaz geçecek o kadar insan var ki.

Evet.

Maziyedaldım. Çünkü şu andaki "ben", mazinin toplamıdır. Benden yaşanmışlığımıçıkarırsanız geriye ne kalır ki?... Sizden de yaşanmışlığınızı çıkarın bakalım;geriye ne kalıyor? Hani İbrahim Tenekeci diyordu ya:

Ve gün gelir

Adı vade olanharami

Dikilir karşına:

Sökülyaşadıklarını!...

Yaşadıklarımızısökülürsek, geriye sadece biyolojik varlığımız kalır. Onun değeri de sadece biyolojik fonksiyonukadardır; yani ruh yoksa "hiç"!...

Mazimiz,yaşadıklarımız, hayatımız bizim ruhumuzdur. Biriktire biriktire, külleyekülleye zenginleştirmişizdir kendimizi. Yıldız Ayhan da bizden önceki ve bizimkuşağın zenginliklerindendi. 1960-1980 yılları arasında pilli radyo kültürükuşağıdır bu kuşaklar. Evde, bağda, bahçede, tarlada, kahvede, parkta hep opilli radyolar vardı ve o radyolarda ne güzel türküler çalardı. Ne güzel sesler vardı: Yıldız Ayhan, Ülkü Beşgül, Nezahat Bayram, Necla Erol (Son üçükardeştir), Muzaffer Akgün, Neriman Altındağ Tüfekçi, Saniye Can, MuazzezTürüng . Hemen arkasından BediaAkartürk gelir. Sanki Bedia Akartürk tek başına bir zirvedir. BediaAkartürk'ü Makbule Kaya, Hâle Gür ile beraber Gülşen Kutlu, SabahatAkkiraz, Adile Kurt Karatepe ve Aysun Gültekin takip etti. Başka sesler de vardır ama şu andatam hatırlayamadım.

BunlarTRT'nin bayan sesleri idiler. Bunlarla beraber erkek sesler de vardı elbette veonlar da toplumsal etkisi çok ve yaygın insanlardı.

YıldızAyhan bir başkaydı. Pürüzsüz ve berrak bir ses, güçlü bir icra, sestenanlamayana bile birkaç türkü dinledikten sonra "Yıldız Ayhan" dedirten birtavır ve ses rengi.

Bizimkuşaktan (Bizden önceki kuşaktan pek kimse kalmadı) olanlar "Yarim İstanbul'umesken mi tuttun?" türküsünü duyunca hemen Yıldız Ayhan'ı hatırlarlar. "İndimhavuz başına", "Ulu tanrım seni övmüş yaratmış", "Pınar baştan bulanır","Aşağıdan gelir hozalı gelin". Daha bir çok türkü.

Helebir de Ula türküsü "Deniz üstü köpürür". Ne çok türküyle iz bırakmıştır YıldızAyhan!...

Ankaradoğumludur ama ailesi Kırım Tatarlarındandır Yıldız Ayhan'ın. TRT'de Kırımtürküsü söyleyen ilk sanatçıdır.

Vefatettiğini duyunca içim cızz etti. Sene 1960 falan. Mavi vinileks kaplamalıFransız malı radyomuz vardı. Çift yassı pille çalışırdı. Evde, bağda, tütüntarlasında yanımızda olurdu. Türkü çalmaya başlayınca tarlaya, bağa bir neşegelirdi. Yıldız Ayhanları, Neriman Altındağ Tüfekçileri, Saniye Canları, ÜlküBeşgülleri, Muazzez Türüngleri dinlerdik hep. Neriman Altındağ Tüfekçi"Diyarbakır dolar şimdi" uzun havasına başlayıp hele o "Ya derdime derman/Yakatlime ferman" kısmına gelince bi hoş olurduk.

YaMuazzez Türüng "Mektebin bacaları"nı söylemeye başlayınca?...

YaSaniye Can "Yüce dağ başında yanar bir ışık" deyince?...

YaÜlkü Beşgül "Yol üstüne kurdum kara kazanı" ile etrafı doldurunca?...

Hepsimazide kaldı Süheylâ. Bizi de ayakta tutan o mazi.

Bereketson yıllarda TRT Türkü kanalı açıldı da türkü hasretimizi oradan gideriyoruz.Ah ah!... TRT Türkü 1960'larda 1970'lerde olacaktı ki, bütün bağlar, bahçeler,tarlalar, yamaçlar türkü sesiyle çınlardı.

Şimdibir de youtube'un çıkması iyi oldu. Oradan bulup bulup eski sesleri dinliyoruz.Tabii hüzün veren bir yönü var youtube'un; bizim türkü söyleyen sanatçılarımızın abonesi çok düşük. Mesela YıldızAyhan'ın abone sayısı 212'de kalmış. Türkülerinin dinlenmesi de 400 ilâ 600arası. Bin dinlemeyi geçen türküsü çok az. Ah ah!... O kuşaklar youtube'agirmeyi de bilmiyorlar!...

Uzunlafın kısası Süheylâ, o sesleri kaybettik. İçimde bir hüzün, dilimde acı birtürkü.