Okuyucularımız hatırlar. 11 Kasım 2025 günü bu köşede “Bozburun’un Eski Adı Darahiye mi?” başlıklı bir yazı yayımlamış ve konuyu araştırırken, Datçalı arkadaşımız Yusuf Ziya Özalp’in paylaştığı,

Marmaris’in karı lafı,

Dariha’nın darı lafı

Datça’nın kuru lafı

tekerlemesine rast gelmiş ve kafamızdaki sorunun büyük bir kısmını halletmiştik. Bu tekerlemeye göre Dariha, “Bozburun” demekti. Çünkü Bozburun halkının bol miktarda darı ekmesi ve darı ekmeği yapmasıyla meşhur olduğu söylenirmiş halk arasında.

Yöre ile Dariha (Darius)’nın ilişkisini araştırırken en geniş bilginin 1671 yılında yöreye gelen Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde olduğunu görmüş ve Çelebi’nin konuyla ilgili tespitlerini aktarmıştık. Çelebi’nin verdiği bilgilere göre Büyük İskender, Ahameniş İmparatoru Darius’u yenmiş ve yaralı ailesini bir gemiye bindirip denize salıvermiş. Darius, kendi ve ailesinin yaralarını iyileştirmek için çareler ararken, sığla ağacının yağının iyi geleceğini öğrenmiş ve Datça-Bozburun arasındaki koya gelip yaralarını iyileştirmiş ve ailecek oraya yerleşmişler. 11 Kasım 2025 tarihli yazımızda, Evliya Çelebi’nin bu konudaki yazdıklarını şöyle ifade etmiştik:

“Pars şahı Dârâ, İskender’e mağlup oldu. İskender onları bir gemiye bindirip denize saldı. Denizde çok büyük acılar çeken Şah ve ailesi cüzzama yakalandı ve sığla yağı ile iyileşince, bu yağın kaynağına geldiler ve sahile çıkıp şifa buldular; oraya da yerleştiler ve böylece oranın adı “Dârâhiye” oldu. Evliya bu kısmı şöyle anlatır: Hâlâ bu yaylağda medfûnlardır. Ve âsâr-ı binâları zâhirdir. Anıniçün bu yaylağa Dârâhiyye kazâsı derler.”

Evliya, başka sebeplerle de bu civardan söz eder ama o konuyu yazdığımız için bir daha tekrar etmeyelim. Bu yazımızda konuyu Darius’a ve onun yöredeki izlerine getirelim.

Darius ile savaşan Büyük İskender olduğuna göre, bu Pers imparatoru Darius, 3. Darius’tur. Önceki Dariuslar ile İskender’in karşılaşması tarihen mümkün değildir. Çünkü Milattan Önce 336-330 yılları arasında Pers imparatoru 3. Darius’tur ve Büyük İskender’in doğu seferi de bu yıllarda gerçekleşmiştir.

Tarihî bilgilerde Darisus’un ölümü ile ilgili bilgiler var elbette. Biz Evliya Çelebi’nin naklettiği ve muhtemelen yöre halkından derlediğini tahmin ettiğimiz bilgileri ele alırken, konuya Evliya Çelebi açısından bakmış olduk…

Fakaaaat!...

İmparator Darius ile ilgili bilgi sadece Evliya Çelebi’de mi var?

Geçenlerde, Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Beyhan ile sohbet ederken Darius ile ilgili yeni bir bilgi ve belgeye ulaştım. Burak bey, ciddi kaynak araştırmalarına dayanan nitelikli makaleleriyle bilinir. Burak hoca 2025 Ocak ayında Uluslararası Kartografi Dergisi (International Journal Cartgoraphy)’inde “A re-reading of history in maps via the history of maps as various endeavours: the case of Marmaris” (Haritaların tarihi üzerinden haritalardaki tarihin çeşitli girişimler olarak bir yeniden okuması: Marmaris örneği) başlıklı bir yazı neşretmiş. Yazıda Evliye Çelebi’nin yöreye gelişinden 107 yıl önce ölmüş olan Battista Agnese (1500-1564) adlı Venedikli coğrafyacının çizdiği bir Rodos haritası var ve Rodos çizilirken, yakınında olan Marmaris körfezi ve Marmaris şehri de çizilmiş. Agnese’nin eserinin Yale Üniversitesindeki nüshasından alınan haritaya göre, Marmaris’te bir Dario kulesi var. Metinde “La torre di Dari” (Dari Kulesi) olarak isimlendirilen kulenin adındaki Dario’nun Pers İmparatoru Darius olduğuna işaret edilmiş. Tabii bu Darius Büyük İskender’in mağlup ettiği 3. Darius. Agnese, kule ile ilgili fazla bir bilgi vermez ama kuleyi, bugünkü Marmaris kalesinin olduğu yere çizer. Kanuni Sultan Süleyman’ın 1522 yılında Rodos Seferi için geldiği Marmaris’te böyle bir kuleden söz edilmez. Belki kalenin olduğu yerde bu kulenin kalıntısı bulunuyordu ama dikkat çekmemişti. Arnese’nin kendi gözlemleri esnasında gördüğü bir gerçek midir veya başvurduğu kitaplardan aldığı bir bilgi midir bilinmez. Fakat bu yörede bu tür bir olgunun mevcudiyetini tespit açısından bu bilgi önemlidir.

İmdiiii…

Yıllardan beri ne olduğu bir türlü anlaşılamayan ve en son “Gladyatör mezarı” olarak kabul edilen o piramidal mezarı hatırladınız değil mi? Hani Turgut mahallesinde olan ve halkın yıllarca “Çağa Baba” diyerek ziyaret ettiği mezarın, Ahameniş imparatoru 3. Darius’a ait olabileceği ihtimali ortaya çıktı. Tahminimce, Agnese’nin baş vurduğu kaynak hafif bir yanılma ile Darius Kule’sini Marmaris merkeze çizdi; aslında kule olarak çizilen yapı, Turgut mahallesinde olan mezardır.

Ben geldiğim yıllarda adını duymuş ve merak ederek mezarın olduğu yere kadar gitmiş ve mezarın piramidal yapısının hikmetini bir türlü anlayamamıştım. Çünkü eski Anadolu kültürlerinde de, Türk-İslam kültüründe de bu tür bir türbe-mezar yapımı yoktu. Yani yapı, bu coğrafyaya yabancıydı.

Evliya Çelebi’nin verdiği bilgiye göre Darius sığla yağından şifa bulduğu için buraya yerleşmişti. İmparatorluğu da yıkılan Darius’un geri kalan hayatını burada geçirmesi ve öldüğünde buraya bir mezarının yapılması normaldi. Zaten mimarî özellik de biraz Fars mimarî anlayışını yansıtıyordu.

***

Haydiiii… Şimdi bütün bilgileri gözden geçirelim Süheylâ!...

Darius Kulesi