Kral Davut'un oğlu Hz Süleyman, Kudüs'de Tapınağı inşa ederken kendisine yardımcı olan bir yaratık vardı.

Bu yaratığın adı " ZAMİR " idi.

Bu yaratığın adı, günümüzde İsrail Genelkurmay Başkanına verilmiş .

Bu yaratık büyük ve ağır taşları milimetrik hassasiyetle istenen ölçüde kesiyor idi.

Tapınak Zamir'in yardımı ile yapılmış idi.

Günümüze gelirsek isek :

Talmut'un emirleri arasında "Vadedilmiş Topraklar" bulunuyor...

Yahudiler Nil ile Fırat nehirleri arasındaki toprakların Tanrı tarafından kendilerine vaad edildiğine inanıyorlar.

Ama, Tanrıya inanmıyorlar Yahudiler.

Yahudiler,inanmadıkları Tanrının vaadi için milyonlarca insanı öldürmekten de geri kalmıyorlar.

M.S. 70 yılında Romalılar tarafından Kudüs'den sürülen Yahudiler Roma'nın hışmına bir daha uğramamak için Arap çöllerine kaçtılar.

Roma ordusu çöle ulaşamıyor idi.

Çünkü, çölde Roma ordusuna yetecek kadar su yok idi.

Bu nedenle Yahudiler kendilerini çölde daha güvende hissediyorlar idi.

Can çıkar, huy çıkmaz derler.

Yahudiler çöldeki Mekke, Medine ve Hayber şehirlerinde yaşamaya başladılar.

Yahudiler "Biz efendiyiz, siz ise bizim kölemizsiniz" diye çöldeki Arapları aşağılıyor ve günümüzde Epstein dosyalarında şahit olduğumuz gibi yaşıyorlardı.

Yahudiler ticareti ve bankerliği çok iyi bildiklerinden yaşadıkları şehirlerde zenginleşip güçlendiler.

1400 yıl önce Hz. Muhammed kendilerini aşağılayan ve Arapları insan yerine koymayan Yahudilere karşı isyan bayrağını açarak büyük bir mücadeleye girişti.

Bu konuda kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde verilen mücadele ve Yahudilerin Baal şeytanına tapındıklarını ve yanlış yolda olduklarını belirten ayetler (Saffat suresi 125 ayeti gibi ) bulunuyor.
Sonunda Hz. Muhammed ve ona inananlar Yahudileri yendiler.

Yahudiler, aradan binlerce yıl geçse de olanları asla unutmazlar ve intikam için ellerine fırsat geçtiği an ölümcül darbeyi indirirler.

Yahudiler 21. asırda gücü ellerine getirdiklerine inanıyorlar ki, önce Gazze şeridinde soykırım yaptılar sonra da İran'a saldırdılar.

Epstein dosyaları ile köşeye sıkıştırdıkları ABD Başkanı Trump'u emellerine alet ediyorlar.

Hatta, Yahudiler ellerindeki belgeler ile Trump'u istedikleri gibi kullanmak için, özellikle başkan seçilmesini sağladılar.

İsrail, İran savaşı sayesinde Gazze halkını unutturdu.

Gazze halkı, soğuk, yokluk ve açlık ile yok edilirken, onları çok az insan görüyor.

Yahudilerin asıl hedefi, bizim Güney Doğru ile Çukurova Bölgemizde .

Bu topraklarımız Vadedilmiş toprakların sınırları içinde bulunuyor.

Yahudilerin emelleri yetmiyormuş gibi Yunanistan da "Megalo İda"sı ile, Ege ve Marmara Bölgelerinin peşinde.

Ermeniler de Ağrı dağı, Van gölü içinde olan Trabzon, Erzurum ve Erzincan şehirlerimizin peşinde.

Bize de Serv Anlaşmasında olduğu gibi Ankara ve civarı kalıyor.

Bu korkunç planı ABD'de Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri tarafından destekleniyor .

AB ülkeleri de bu projeyi biliyorlar, hatta destekliyorlar.

Tüm bunlar yaşanır iken, ana muhalefet partisi CHP neler ile uğraşıyor ?

Son bir yıldır parti adeta Silivri'den yönetiliyor.

Sizce bu normal mı?

Mazot 80 TL oldu. Ben de geldim, diyenler alkışlanıyor ve partiye geri dönüyor.

Sanki mazotu 20 TL'ye indirecekler.

Bazi kişiler, Hürmüz boğazındaki savaşı görmek istemiyor.

"Pahalılık aldı başını gidiyor" diyenler Ukrayna - Rusya savaşını ve ABD + İsrail birlikteliği ile İran savaşını görmüyor.

Çevremiz ateş çemberi..

İsrail Armegedon savaşını çıkarmak için elinden geleni yapıyor.

Yahudiler, Armegedon savaşı sonrası Mesih'i bekliyorlar...

ABD Savaş Başkanı Hegseth "Biz, Şii ve Sünni ayırt etmeden tüm Müslümanları düşman görüyoruz. Hepsini öldürmemiz gerekiyor" diyor.

Bazi insanlarımız "Biz Laik insanlarız" düşüncesinde ferah buluyorlar.

Acaba öyle mi olacak ?

Kurunun yanında yaş da yanar, demişler atalarımız.

Uyanma zamanıdır.

Adamlar daha ne desin ?

Biz ise içeride, dışarıdaki tehlikeyi kör gözle bakan ve bazi hırsızlıkları "Sen ve senin adamların da çalıyor" diye kendilerini savunan bir ana muhalefet partisi ile baş başayız..

Kavga değil, birlik zamanıdır.

114 yıl önce Balkanlarda yaşadığımız acıları tekrar Anadolu'da yaşamayalım.

Gidecek başka bir yerimiz yok.

Lütfen biraz akıllı olup, duygularımızı geri plana çekelim.

Çünkü son pişmanlık para etmiyor....