21Aralık gününü 22 Aralık'a bağlayan gece Kuzey yarım kürede yılın en uzungecesidir. Kışın en şiddetli günleri olan bu günlere halk " zemheri " der. Klasik gelenekte ise 21 Aralık'ta başlayıp 31 Ocak'tabiten 40 günden dolayı " erbaîn "denir. Kış bütün yapacağını bu günlerdeyaparsa da, Şubat ve Mar başı da kış özelliği gösteren bir 50 gün yaşanır. BU50 güne de " hamsîn " denir. Yani buhaftadan itibaren yoğun kış günlerine giriyoruz ve tam da "zemheri soğukları"şimdi başlıyor.

Dünyadakihayatın devamı için, Allah belirli bir düzen kurmuş. Dünya bir yandan kendietrafında dönerken, bir yanda da güneşin etrafında dönüyor. Bu dönme daireşeklinde olsaydı, 4 mevsim olmayacaktı; elips şeklinde olduğu için bu dünyada 4mevsim yaşanıyor.

Hermevsimin de kendine özgü bir iklim özelliği var ve bu iklim özelliği detoprağın verimliliğini etkileyecek şekilde tezahür ediyor. Uzun uzunMezopotamya hikâyelerini anlatmaya gerek yok. Dumuzi de İnanna , tabiatolaylarının sembolize edilmiş yönü. Hakikati anlatmaktan ziyade ilahî kurguyubeşerî planda anlatmak için insanların kurguladığı hikâyeler onlar. Asıl olay,dünyanın güneş etrafında elips şeklinde dönmesi ve zaman zaman güneş ışığınındünyaya yatay ve uzak veya dikey veya yakından gelmesi. Kısaca işin sırrı dünyanıngüneş etrafında elips şeklinde dönmesidir. Bu bilgilerin hepsini ilk veortaokulda öğrendik; uzun uzun tekrar etmeyelim fakat o tahsil dönemimizdeolayın teknik boyutu izah edildi; hikmetine hiç girilmedi. Mesele teknikbasitlikte izah edildi ve hepsinin özeti olarak mevsimlerin buna göre oluştuğusöylendi. Tabii gene hikmet konusuna hiç girilmedi.

Bütüncanlıların kodları bu tabiat hareketine ve mevsim durumlarına göre tanzimedilmiştir. İnsanlar, hayvanlar vebitkilerin zaman algılaması mevsim değişimlerine göre tanzim edilmiştir. Bunuinsanlar bilinçli yapar, hayvanlar ise "iç güdü"leriyle. Bitkiler de mevsimdeğişimini ve algılayıp gelişimlerini buna göre ayarlarlar. Cansızların neyaptığı konusunda bilim hiçbir şey söylemiyor ama onlarında yaptığı bir şeylervardır elbette.

İnsanlar,kendilerine bahşedilen akıl sermayesiyle, mevsimlere tahakküm etmeyi öğrendi.Teknolojik gelişmelerin büyük kısmı, insanları tabiat olaylarına tahakkümetmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. Bundan nasibini alanlardan biri de mevsimleretahakkümdür. Başta soğuktan korunma ve ısınma olmak üzere insanoğlu elindengeleni yaptı. Mağaralarda yaşayarak ve daha sonra ateşin keşfiylemevsimlerle mücadele etmeyi öğreneninsanoğlu, işi iyice büyüttü ve işi büyütürken birbirini sömürmeyi de icadederek petrol, kömür, elektrik ve doğal gaz ile ısınmaya kadar geldi vemaalesef insan mutluluğu için kullanılan bu araçlar, insanları mutsuz etti.

Şimdibütün dünyada geniş ve büyük imkânlarla imkânsızlıklar içi çe. Soğuk günlerekarşı tedbir alamayan insanlarla, tedbirleri pazarlayanlar bu dünyanın insanı.İşin en kötü tarafı, başta savaşlar olmak üzere her türlü vahşet de son 200yıldır, hep bunlar yüzünden sergilenir oldu. 19. yüzyıl kömür savaşları yüzyılıoldu, 20. yüzyıl petrol. 21. Yüzyıl ise doğal gaz savaşına sahne olacağabenziyor.

İnsanlarıntabiate tahakküm etme gayretlerinin yanı sıra, tabiatle uyum içinde olancanlıların da olması, bu dünyayı ve hayatı yaşanır hâle getiriyor. Bugüne kadarhiçbir şey icad etmeyen hayvanlar ve bitkiler, tabiatle mücadele etmek yerinetabiatle uyum içinde yaşamayı öğrendiler. Bitkilerin baharda verimli olmaları;yaz aylarında bu verimin hasada dönüşmesi, güz aylarında son hasatlarınyapılması ve ardından bitkilerin kış uykusuna girmesi, tabiatle uyumlarının çokgüzel bir örneğidir. Benzer özellik hayvanlarda da görülür. En güzel örneğiayıdır. 6 aylık kış uykusu ne büyük bir uyum ve ne büyük bir nimettir eyinsanoğlu!...

Fırtınalıgünler geçip tatlı sabah yellerinin esmeye başladığı mart ayında uyanantoprakta baş gösteren tohumlar ve dallarda göz göz olan domurcuklar, bitkilerintabiatla uyum içinde olup uyanmasını gösterir. Arkasından çiçekler, yapraklarve meyveler-sebzeler.

İklimdeğişiklikleri bütün canlılık işleyişini mahvedeceğe benziyor. Büyükfelaketlerden önce, tabiat hayatına uyumlarına müdahale ettiğimiz evcilhayvanlar, insanların ihmali yüzünden büyük çaresizlikler yaşıyor. Çaresizkalmış bir insana devlet, çıkardığı yasalar çerçevesinde ve sosyal dayanışmaile yardımlar edilip ağır kış şartlarını atlatmasına imkân sağlanıyor. Sosyalyardım fonları, hastane destekleri, yasalar, yönetmelikler. Derken insanoğluçaresizliğinin önünü kesmeye çalışıyor ama ya hayvanlar?... Evciliyle,yabanıyla hayvanlar?... Bu vatanı vatan yapan çakıl taşı gibi bu vatanın canlıparçası hayvanlar için ne yapıyoruz? Maalesef kocaman bir HİÇ !...

Mevziidesteklerin çare olmadığı ortada. Çıkan hayvanları koruma yasası da sadra şifaçözümler üretmedi!...
Şimdi düşün ey insanoğlu!...

21Aralık'ta zemheri başlıyor. Kışın en sert geçeceği 40 gün. Hangi hayvanıkorumak için tedbir aldın ey insanoğlu?