Muğla Büyükşehir Belediyesi 'nin Datça 'nın tarihi Çeşmeköy Camii 'ninrestore edilmiş halini görünce ben de uyandırdığı ilk intiba bir Meksika KöyŞapeli oldu. Sanırım bu yapının " beyaz badanalı " olmasından vegirişindeki kemerler ile sütunlardan kaynaklandı. Sanırım biraz da yarımadadakive komşu adalardaki kiliselerden esinlenme vardı... Orijinali öyle... BüyükşehirBelediye Başkanı Osman Gürün " Neydi? / Ne Oldu? " paylaşımındakifotoğraf yerine restorasyon tamamlandığında " badanadan önce çekilmiş "bir fotoğraf paylaşmış olsaydı bunca kıyamet kopmayabilirdi.
Galiba hep beyaz badanayüzünden...
Başkan Gürün önceki gün " Neydi? / Ne Oldu? Datça-CumalıMahallesi Çeşmeköy Mevkii'nde bulunan tarihi Çeşmeköy Camii'nin restorasyonçalışmalarını tamamladık. Kültürel mirasımızı koruyup, gelecek nesillereaktarmaya devam edeceğiz. " diye bir paylaşım yaptı ve o kıyamet koptu." Doğru yapılmış bir iş yanlış algılanarak " sadece Muğla 'yı değilneredeyse Türkiye 'yi ayağa kaldırdı. İstismarcılarda harekete geçti.
Başkanın paylaşımına yorumyapan sayısı 7 bini geçmiş olmalı. Bayır/Deştin 'e kurulmakta olançimento fabrikasına karşı Deştinliler , çevreciler , STK'lar , meslek odaları da kıyametleri koparıyor, bizler yazıyoruz, ama bu kadaryankı uyandırmadı...! Allah aşkına "insan ve çevre sağlığını tehdit eden"bir "çimento fabrikası" yatırımı bir restorasyondan daha önemsiz olabilir mi?
Elbette önemsiz olamaz. Biriötekine tercih edilemez. İki meselede can alıcı ve çok önemli...
xx xx xx
Yazımın başlığı bana aitdeğil, " Keşke yapmasaydınız. Bu restorasyon değil... " sözü de ogün yorum yapanlardan birine ait... Paylaşımları merak edenler hala silinmediise Başkan Gürün 'ün tivıtır hesabına girip görürler... Ama genç gazeteci Turhan Doğu 'nun Fethiye 'den paylaşımını buraya alalım:
" Sayın başkan, kıymetlibüyüğüm Osman Gürün; İyi niyet ile yapılan bu restorasyonun Fethiye AntikTiyatrosunu heba eden, Şiledeki tarihi kaleyi Sünger Bop'a çevirenrestorasyondan farkı yoktur. Bu eylem profesyonel olmayan ellerle yapılırsa veyanlış iş doğru gibi servis edilirse ortaya böyle bir dram tablosu çıkar.Lütfen önce iletişim sonra restorasyon ekibinizi gözden geçirip liyakatlielleri göreve getiriniz. Saygılarımla. "
Genç Doğu 'yakatılıyorum. O paylaşımı Başkan Gürün kendisi yaptı ise Basın Halklaİlişkiler Müdürü 'nün anında kaldırmasını istemesi gerekirdi... Çünkü bencebütün kıyamet, Başkan Gürün 'ün " Neydi? / Ne Oldu? "ifadesinden koptu. " Böyleydi böyle oldu " dersen, oradaki harabeyiherkes orijinal sanır...! Orijinalinde olan beyaz badanaya tepki gösterip, " Alçıile kaplamışlar " diyenler de çıkar. Oysa o " böyleydi "denilen orijinalin harabeye dönmüş 100 yıl sonraki haliydi...! Yani " orijinal "değildi...
xx xx xx
O gün herkes; mimar,restoratör, sanat tarihçi, koruma kurulu üyesi oldu...! Başta AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan olmak üzere sağlı-sollu " Osman Gürün muhalifleri " fırsatı ganimetbildi. " Linç kültürü " nasılda herkesi, " aklı başında insanları "bile içine almış... Ki Başkan Gürün 'e en acımasız eleştiri yapan birkaçgazeteciden biriyim, ama ben ' sallamadım ' anlama gereği duydum.
Herkesin (Ki Başkan Gürün'ünpaylaşımından bana ' Ne diyorsun? ' diye gönderilen ekran görüntülerindenhaberim oldu) benden yorum beklediğini bildiğim için " Osman Gürün'eTeşekkür Ediyorum " başlığı ile paylaşım yaptım:
" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün restorasyon paylaşımıTT olmak üzere. Daha olmadıysa bir iki güne olur. Her yazan kendisini topatutuyor... Benim de topa tutmamı bekleyenler var... Ben topa tutmuyorum.Restorasyon gibi 'Mevzuat Hazretleri' yüzünden kanayan yaramız haline gelen buönemli konunun tartışılmasına neden olduğu için teşekkür ediyorum. Ben ortayaçıkan ucube için Osman Gürün'ü sorumlu tutamıyorum. "
Vay sen misin bu paylaşımıyapan? Öfkeli kalabalık bana da yürüdü...!
xx xx xx
Doğru yapmaya çalışırken bende yanlış yapmışım. " Ucube " sözümü geri alıyorum. Benden böyle bir yorumbeklemedikleri için bana yürüyen sağlı-sollu Osman Gürün muhaliflerine ,paylaşımımı yadırgayanlara " Uygulamada hata var, ama restorasyonda yanlışyok. Ortaya çıkan yapı aslına uygun bir yapı... Osman Gürün'e muhalif olduğumubilmeyen yoktur... Ama Osman Gürün'ün her uygulamasının muhalifi değilim...Eğriye eğri doğruya doğru... " diye karşılık verirken, şöyle devam ettim:
" Ben siyasetçi değilim.Siyaset yapmıyorum ve yapmayacağım da... Mimar da değilim. Siz de değilsiniz.En önemlisi ben onaylamadığım bir kişinin her uygulamasını mahkum etmem...Onayladığım kişinin her uygulamasını da alkışlamam... Birilerinin gazetecisideğilim. "
Sonra da Başkan Gürün 'ünpaylaşımını " Aman Allah'ım... İşte CHP'nin restorasyon anlayışı.Datça'daki tarihi Çeşmeköy cami gitmiş. Yerine Osman Gürün Başkan. Yeni bircami yapmış. Allah tarihi eserlerimizi CHP'li belediyelerden muhafaza eylesin ?? "diye paylaşan Milletvekili Yelda Erol Gökcan 'a yürüdüm. " Yeldahanım çok haklısınız. Bir tek PVC doğramaları eksik... Sizinkileri Bozüyük'teKanuni'nin mirası caminin restorasyonunda PVC'yi unutmamışlardı ."dedim. Gökcan 'ın sayfasında " Muğla'daki Kanuni Dönemi eserlerirestorasyon kurbanı oldu " başlıklı https://www.arkeolojikhaber.com/haber-mugladaki-kanuni.../ haberipaylaştım...
xx xx xx
Ben bir anda eleştirilerinodak noktasına yerleştirilen Başkan Gürün " paylaşımını kaldırır "diye beklerken, konuya ilişkin Muğla Büyükşehir Belediyesi 'nden açıklamageldi. V atandaşların eleştirilerine ' gösterdikleri hassasiyet 'nedeniyle teşekkür edilen açıklamada, " Biz Muğla Büyükşehir Belediyesiolarak 2014 yılından bu yana onlarca restorasyon çalışması yaparak özellikleMuğla'mıza özgü mimariyi özgün haliyle koruyarak aslına uygun şekilde gelecekkuşaklara aktarmak için gayret sarf ediyoruz. " denilerek şu ifadelereyer verildi:
" Datça Çeşmeköy Camiininyok olmasının önüne geçmek için bilimsel incelemeler yapılarak yapınınrestorasyon çalışmalarına başlatılmıştır. Restorasyonda mevcut sıva katmanınınkorunamayacak şekilde bozulmuş olması sebebi ile sıva raspası ve mevcutduvarlarda sağlamlaştırma uygulamaları yapılmıştır. Restorasyon uygulamasındakikiremit baskılı sıva uygulaması tescilli yapının cephe duvarlarında da kısmen görülebilmekteydi.Bu kapsamda kiremit baskılı sıva aslına uygun malzeme ve teknikle yapılmıştır.Yapıdaki tüm uygulamalar yapının onaylı restorasyon projesine uygun olarakrestorasyon ilkeleri ve kurallarına göre tamamlanmıştır. Ayrıca restorasyonprojesi Koruma Kurulunun 23.01.2019 tarih ve 7581 sayılı kararı ile uygunbulunmuştur. Son olarak belirtmek isteriz ki Çeşmeköy Camii RestorasyonuProjesi, Tarihi Kentler Birliği'nin her yıl düzenlediği özendirme yarışmasında;Milas Pinarköy Camii ve Bozüyük Cemil Toksöz Konağı ile birlikte '2015 YılıProje Dalında Başarı Ödülüne' layık görülmüştür. "
xx xx xx
Savunu bu... Keşke BaşkanGürün 'ün paylaşımında bu bilgilere yer verilseymiş. Keşke " Kiremitbaskılı sıva uygulaması tescilli yapının cephe duvarlarında da kısmengörülebilmekteydi. " denildiğine göre, o görülebilenler ile yapının öncephesinin bazı yerleri de olduğu gibi bırakılsaymış... Ve keşke ödül almışprojenin müellifinin de Yazar-Restorasyon Uzmanı Y. Mimar Ertuğrul Aladağ olduğu açıklansaymış.
Ben fırsatı ganimet bilip,linç kampanyasına katılmak varken ve Büyükşehir 'den daha açıklamagelmeden " Osman Gürün'e Teşekkür Ediyorum " başlıklı paylaşımımıeleştirenlerin içinde Başkan Gürün 'ü feyk aleminin ünlü isimlerinden MelahatÖztürk bulunurken, Datçalılardan tepki gösteren yoktu ve ben işinehli olmakla birlikte proje müellifi olduğunu da o zaman öğrendiğim ErtuğrulAladağ ile görüşmüştüm... " Müellif haklarını " belediyeye teslimettiğini de o zaman öğrendiğim Aladağ sorularımı yanıtlarken özetle şuifadelerde bulundu:
" Restorasyon projesibana ait. Uygulama sorumluluğu ise belediyenindir. Her şeye rağmen ortaya çıkanyapı iyi bir sonuçtur. İlk yapımında çevredeki kilise malzemeleri dekullanılmış. Onlar ve o sütunlardaki haçlar da korundu. Görülmesi gereken birdinsel kültür harmoni kardeşliği sergiliyor. Deneyimlerden öğrendiğimize göre,restorasyon, resmiyet ve ihale ile olmuyor; sanat tarafı kesin eksik kalıyor veçok iz kayboluyor; yani bilim de yara alıyor. Restorasyon işlerinde, ofistendeğil, inşaatının başındaysan başarılı olunuyor. Restorasyonda projenin önemi,sadece inşaata başlayabilmek içindir. Asıl iş sahadadır: Deneyimli bir mimarinşaat boyunca şantiyede her gün ve gün boyunca orada olmalıdır. Duruma görekarar değişikliği yapmalı ve üç boyut olanağı ile yeniden ruh katıcımüdahaleler yapmalıdır. Aslında belediye bu proje ile ödül aldı, ama uygulamadaaynı takdiri alamadı görünüyor ."
xx xx xx
Yani Ertuğrul Aladağ 'agöre restorasyon; hem projeye hem de yapının aslına uygun yapılmıştır, ama ' estetikkaygı ' güdülmemiştir. Aladağ 'a göre, projenin veya işin sahibininmimarı müteahhide sırtını dönmemelidir.
Bir de restorasyon projesive uygulaması hangi ilde yapılıyorsa işin ihalesine sadece o ilin mimarları vemüteahhitleri kabul edilmelidir. Ayrıca ihale en ucuz fiyat verene gitmemeli...Restorasyon "ucuz" iş değil... Ancak mevzuat buna engelmiş...!
Başkan Gürün 'ü pek çok konuda eleştirebiliriz, ama restorasyonkonusunda eleştirmek haksızlık olur. Tabii " Yağ Hali restorasyonu "dışında... Onu da Muğlalı Restoratör Mimarlar ve eski Muğlalılar tartışsın... Bir de ben olur olmaz her konuda " çalıştay " yapan BaşkanGürün bu " restorasyon mevzuatı " ile ilgili neden bir çalıştayyapmamış anlamıyorum! Restorasyon ihaleleri asla en ucuz teklifi veren müteahhitte verilmemeli...
Osman bey sadece Basın Halklaİlişkiler Müdürünüzü değil, bu konuyla ilgilenen daire başkanınızı da acilendeğiştirin...
-------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ : Bir insan ne kadar merhanetliyse o kadar kazıkyer. --Tuncel Kurtiz
SÜLEYMAN DEMİREL ; Turgut Özal için. "Çankaya'nınşişmanı. " DEMİŞTİ...
ÇİVİ
237 metrelik kruvaziyergemi 525 yolcusuyla Bodrum 'a geldi. Arkadaşım " İçinde yerli var mı? "dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı:)))