İdris Koç

İdris Koç

BAY PROTOKOL
İdris Koç'un ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Kazandıran İyi Niyet

Eklenme : 1.09.2021 00:00:00
Görüntülenme: 697

Yoğun ve yorucu bir haftanın ardından biraz dinlenmek üzere televizyonun karşısına geçtiğimde bir arkadaşım aklıma geldi. Yakın zamanda görev yeri değişmiş, göreve başladığı kuruma alışmaya çalışıyordu. Arayıp halini hatırını sordum. Biraz işten güçten konuştuk. Görev yaptığı kurumun müdürü değişmiş, yeni müdür yakın zamanda göreve başlamış. "Yeni müdür nasıl, uyumlu çalışabiliyor musunuz?" diye sorunca şunları söyledi:

"Son derece anlayışlı ve nezaketli bir müdür. Geçenlerde rahatsızlandım. Üç gün izin alıp evde istirahat etmek niyetindeyken bana "Git evine, dinlen. Sana ihtiyacımız var.' dedi. Ben de ertesi gün işe gelmeyerek evde istirahat ettim. Ancak tam olarak kendimi iyi hissetmeme rağmen ikinci gün işe geri döndüm. Müdür beyin bu yaklaşımı karşısında bir gün daha evde kalmak içimden gelmedi."

Arkadaşım bunu anlatınca "İkinize de helal olsun." dedim. Bu arada daha önce bizzat olayların taraflarından dinlediğim şeyler aklıma geldi. Sekiz aylık hamile eşini rutin kontrol için hastaneye götürmek üzere bir gün izin isteyen personeline, "Ya başkası götürsün ya da git rapor al." diyen yöneticiler vardı. Resmî kurumlardaki işi için bir gün izin alamayan personel vardı. Kendisine bir gün izin verilmeyen personel de gidip 3-5 gün rapor almak zorunda kalıyordu.

Müdürün, "Git evine, dinlen. Sana ihtiyacımız var.' dediği personel ise "Müdür hazır izin vermişken 2-3 gün evde yatayım." demiyordu. Doktora gidip 3 gün rapor hiç almıyordu.

İyi niyetli ve samimi bir yaklaşım, aynısıyla karşılık buluyor ve kazanan Devlet oluyordu. Oysa kendince Devlet'in 8 saat mesaisinin hesabını yapanlar, farkında olmadan Devlet'e çok daha fazlasını kaybettiriyordu.

Mesaiye riayet elbette önemli. Aldığımız her kuruş maaş kamu kaynağının bir parçası ve bize bir hizmetin karşılığında veriliyor. Ancak mesaiye riayet etmek; bedenen iş yerinde olmak, odasında ve koltuğunda oturmak hiç değil. Mesaiye riayet etmek, kendisini bütün varlığıyla işine vermekle mümkün. Bu memleket, "Sistem çöktü, internet yok." deyip önündeki kuyruğa aldırmadan bilgisayarda okey oynayanları da gördü.

Kısacası, içten gelen bir istek olmaksızın şeklen yapılan şeylerin kimseye faydası olmuyor. İçten gelerek, samimiyetle ve iyi niyetle yapılan şeyler ise hep kazandırıyor. Devlet'e kazandırıyor, kuruma kazandırıyor, müdüre kazandırıyor, memura kazandırıyor.

İşin özü ise samimiyet ve iyi niyet. Samimi ve iyi niyete dayalı ilişkiler. Samimi ve iyi niyete dayalı yönetim.

Çok mu zor? Hiç de zor değil. Maliyeti daha düşük. Kırıcı değil, onarıcı. Uzaklaştıran değil, yaklaştıran. Küstüren değil, sevdiren.

Öyleyse biz neden hep zor olanı, daha masraflı olanı tercih ediyoruz? Neden kırmak, küstürmek, uzaklaştırmak daha çok tercih ediliyor?

Bu noktada "Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla örülüymüş." diyebilirsiniz. Galiba eski bir İngiliz atasözü. Bu "iyi niyet" deyince ne anladığımıza bağlı. Yaradılışla birlikte içimize yerleştirilen ve sahip olduğumuz değerlerden doğan ve zamanla duygu, düşünce ve davranışlarımıza yansıyan bir "içsel bilinç" olan iyi niyetin, sonu cehenneme çıkan sokağın parke taşları olması mümkün mü?

"Niyet", bir amaca yönelme istek ve düşüncesidir. Bir irade ortaya koymaktır. "İyi niyet" ise bu iyi irade ile birlikte iyi eylemi de içine alan bir süreçtir. Yani iyi duygu, iyi düşünce, iyi eylem iyi niyetin bir parçasıdır. Bunlar bir bütündür. Eş zamanlı ve ortak amaçlıdır. Böyle bir ortaklık insana kaybettirir mi?

Niyet, dışa yansıyan tutum, davranış ve kararlarımızın arkasında bulunan ve bütün bunları yönlendiren içsel sebep ve kararlardır. İyi niyet ise bu içsel sebep ve kararların iyiliğe yönelmesidir. Başkalarının iyiliğine yönelen bu niyetin bize kaybettirmesi mümkün mü?

Bir ve beraber olabilmek, çatışma ve çelişkileri ortadan kaldırabilmek, doğru işler yapabilmek için iyi niyete ihtiyacımız var. Sevdirmek, yakınlaştırmak için iyi niyete ihtiyacımız var.

Kazanmak ve kazandırmak için iyi niyete ihtiyacımız var.

İyi niyeti suiistimal etmeden daha güzeliyle karşılık veren güzel yürekli insanlara ihtiyacımız var.

Hüsnüniyet sahiplerine selam olsun.

01.09.2021

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft