"Geleceği planlayanlar, yeni dünyadüzenleri adı altında yüzlerce senaryo yazmaya devam ediyorlar. Asırlardıryazmayı hiç ihmal etmediler. Onlar da bir şeyi çok iyi biliyorlar. Bir yerlerdebir insan inancıyla çok şeyleri değiştirebilir. Nizamın yalanlarına,kurgularına inancıyla karşı çıkabilir. Ve insanlık ölümüne gireceği bu savaştaninancıyla çıkmasını hep bilmiştir ve her zaman bilecektir"

2020'nin son yazısınıduâlarla sona erdirmiştik. 2021'in ilk yazısına da geleceğe mektuplar yazarakbaşlayalım. Cemil Meriç, bir yazısında " Kitap,istikbâle yollanan mektup. smokin giyen heyecan, mumyalanan tefekkür. Kitap,beraber yaşar sizinle, beraber büyür." diyor. O zaman yeni yıl adına yenicümleler kurarken istikbâle yollanan mektuplardan söz edelim; söze kitaplarlabaşlayalım.

Elimde bilim kurguhikâyelerinden oluşan Alastair Reynolds'un Zima Mavisi adlı kitabı var. ZimaMavisi'ndeki hikâyeler dünyayı ve insanlığı asırlar ötesine götürerek bugündengeleceğe taşınan ve değişen yaşamın içerdiği savaşlar, felâketler ve kozmiksorunlar olabileceğini iyimser bakış açısıyla devam edeceğini öngörüyor.

Kitapla aynı adı taşıyanhikâyede şu cümleleri okuyorsunuz: "Şuan, inanca ihtiyacın var. Hem de hiç olmadığı kadar. Eksik olan her zamanbuydu. Ancak, elimizde kanıt, bir kurgudan ibaretti. Nizam'ımız yalanlarüzerine inşa edilmişti. Ancak Nizam'ı yerle bir etmek, inançları da yerle biretmek anlamına gelmiyor. Eğer bir inancın yoksa, inanç sahibi olmak için hâlâgeç değil. Bence inanca ihtiyacın da olacak. Çünkü vereceğin mücadele bir cihatmücadelesi olacak."

Okuduğumuz her kitap bircümle üzere yazılır. O bir cümle bir kitabın tüm özünü yakalar. Her okurokuduğu kendi cümlesini yakalar. Böylece kitapla hayata, düşüncelere, insana,zamana ve mekâna dokunur. O cümle ile geçmişe, bugüne ve geleceğe ses bulur.Böyle olunca neyi okuduğumuzun önemi nasıl okuduğumuzla şekilleniyor. Kitabındünyası yazar vasıtasıyla okurda tamamlanıyor.

Zima Mavisi hikâyesindeişlenen düşünce insana geçmişten bugüne kaybettiklerinin gelecekte biryansıması olarak karşımıza çıkıyor. Bu bir izdüşüm aslında. İnsanlığınizdüşümü. Kitaptan bugüne bakacak olursak bugün çepeçevre sarıldığımız salgınve yaşattıklarını düşünecek olursak bugüne hapsedildiğimizi, geleceğebakamadığımızı söyleyebiliriz. Ufuklar böyle kapalıyken Nizam yani düzenyalanlar üzerine kuruluysa insana bugünden geleceğe taşıyacak direnme gücününasıl karşılayacağız? İnsanı insan yapan ideallerin evrensel birlikteliğiyle.

Bunların değer bulması içininsanın önce inanması gerek. Neyle inanacak, kime inanacak? Bugününgörünmeyeninde insan ufukları nasıl aydınlatacak. Birlikten nasıl dirlikbulacak? Nasıl toprağa düşen tohum gibi can bulacak. Önce tohumu çatlatacak,sırlandığı toprağı aşıp gökyüzüne erişecek. Hepsi için bir güç bulması gerek.İnanarak. İnsana, insanlığa ve de insanlığın değerlerine.. Şu an her şey birkurgudan ibaret.

Geleceği planlayanlar, yenidünya düzenleri adı altında yüzlerce senaryo yazmaya devam ediyorlar.Asırlardır yazmayı hiç ihmal etmediler. Onlar da bir şeyi çok iyi biliyorlar.Bir yerlerde bir insan inancıyla çok şeyleri değiştirebilir. Nizamınyalanlarına, kurgularına inancıyla karşı çıkabilir. Ve insanlık ölümünegireceği bu savaştan inancıyla çıkmasını hep bilmiştir ve her zaman bilecektir.Zima Mavisi hikâyelerini okuduğumuzda bilim kurgu yazarlarının gelecek adıaltında geçmişten bugüne insanlığı nasıl gözlem altına aldıklarını veyazdıklarıyla aslında bugüne çok önemli göndermelerde bulunduklarını görüyoruz.

Kitabın bir yerinde yazarşunu vurguluyor: "Bilim kurgu hakkındakien keyifli şeylerden biri, bilim kurgunun yeni fikirler üretmekten çok, eskidenüretilmiş fikirler hakkında düşünmek için yeni yollar bulmakla ilgiliolmasıdır. Tek yapmanız gereken yeni bir dönüş, yeni bir anlatım biçimi, aydınlatacakyeni bir gerçeklik bulmak.." Gerçekten de yazarın işaret ettiği bütünhayâllerimiz varlığımızın gerçekliğini ortaya koyuyor. Hayâllerimize insanolarak sahip olduklarımızla yön verebiliriz.

Bugün, bu salgınzamanlarından geleceğe bakmak istiyorsak hakikatlerin sırrına yeniden ermekadına ya da yazarın deyişiyle yenigerçekliklere erişmek adına silkinmeliyiz. Üzerimizden hiç gitmeyen gafletbulutlarını dağıtmalıyız. Düşünmek insanın en büyük cevheri, süsü, güzelliği.Düşünmeyen, sorgulamayan insan ne işe yarar ki? Ya da varlığı sadece fizikselihtiyaçlarını karşılamanın ilkelliğinde kalmaya mahkum olur. Böyle oluncahakikat insanlığın pırıltısına sahip olmak, düşüne ve üreten bir insan olarakbugünden çıkıp geleceği planlamak. İnsan olarak sadece geleceğe bir şeybıraktığımızda tamamlanabiliriz.

Bilim kurgu deyip geçmeyinokuyun, fantastik deyip geçmeyin okuyun, soyut deyip geçmeyin okuyun. Okudukçakendi cümlelerimizi bulur. Bulduğumuz cümlelerle kendi hikâyemizitamamlayabiliriz.