İnsanilişkilerine baktığımızda görüyoruz ki insan insanın ya yurdu/ufku ya dakurdu/derdi...

Varlığınınve hayatın anlamını bilen, sorumluluğunun farkında olan, kendini geliştiren,kendine ilave eden insanlar başkalarına yurt olurlar.

Dostyürekli, erdem sahibi insanlar başkalarına yurt olurlar. Kendine has bir tavrı,tarzı, üslubu, yaşamı olan, işini severek ve güzel yapan insanlar başkalarınaufuk olurlar.

İnsanlarkendileri yapmasa/yapamasa dahi insana yurt/ufuk olanların yaptıklarındanetkilenir, ilham alır. Onların her sohbetinden bir fikir, bir proje çıkar. Herkonuşmasından bir şey öğrenilir.

İnsanaşifa olur. Dostluğu iyi gelir. Yoldaşlığı iyi gelir. İnsana sığınak olur.Yağmurda ve soğukta bırakmaz. Gölgesinde serinletir. Sohbetiyle rahatlatır.

Yurt/ufukolanların tepkileri, tavrı, iş yapma biçimleri, insanlara ve olaylarayaklaşımları başkalarında bir farkındalık oluşturur.

Girişimleri,gayretleri başkalarında şevk uyandırır. Başkalarını cesaretlendirir.

Yurt/ufukolanlar, öngörü ve çözüm sahibidir. Sorunları, tıkanıklıkları önceden öngörürve bunları dillendirmeden çözüm arayışına girişir.

Sıradan,ufku kapalı, vizyonsuz insanlar ise insanın kurdu/derdi olurlar çoğu zaman.

İnsanınkurdu/derdi olanlar ise sürekli kötü bir mirası devraldıklarını söyleyip herşeyden şikâyet ederler. "Ama bir şekilde bu cenazeyi kaldıracağız." derler.Çünkü mevcudu bir adım ötesine götürme kapasitesi ve cesareti yoktur.

Ençok sevdikleri şey dedikodu etmektir. İftira ve ithamdır.

İnsanınkurdu/derdi olanlar; sorunları görmezden gelirler, halının altına süpürürler.Öngörüleri ve çözüm önerileri yoktur. Sorunlar ayyuka çıktıktan sonra çözümarayışına girişirler ve faturayı başkalarına kesmeye çalışırlar.

Uyarılarıdikkate almazlar. Bol ukalalık ve bencillik sosuyla servis ettikleri mezelersayesinde ana yemeği unuttururlar. Kriz çıktığında da "Ne yapalım, o zamanınkoşulları onu gerektiriyordu." deyip işin içinden sıyrılmaya çalışırlar.

İnsanınkurdu/derdi olanlar; etrafındaki yetenekli insanlardan rahatsız olurlar, onlarıitibarsızlaştırmak için her yolu denerler.

İşbilenlerden değil, itaat edenlerden bir ekip kurmaya çalışırlar.

İnsanınkurdu/derdi olanlar, vitrin gezmeyi severler ama girip fiyat sormaya ya daalışveriş yapmaya korkarlar. Onun için yeni bir şeyleri yoktur. Eskinineleştirisi üzerinden gününü geçirmeye çalışırlar.

"Ben"üzerine kurdukları varlıklarını sağlama alabilmek için hep itaatkâr, her zamanöven kişilere ihtiyaç duyarlar. İcat ettikleri "öteki" sayesinde kendilerinindaha iyi olduğunu iddia ederler.

İnsanınkurdu/derdi olanlar, organize riyakârlığı severler. Bazen sahnede bazen desahne arkasında iyi yönetir, iyi oynarlar.

Hepüstte olabilmek için ayaklarının altına alabileceği birilerini ararlar.İşgüzarlıkları sayesinde de birilerini bulmakta hiç zorlanmazlar. Başkalarıüzerinden prim yapmayı severler.

Süreklimünakaşa ederler, her gün aynı şeyleri konuşurlar. Hep bir itiraz hep bir ithamve hep bir savunma halindedirler.

İnsanınkurdu/derdi olanlar, döner döner aynı şeyleri konuşurlar. Onlarla bir arpa boyuyol alamazsınız. Sürekli bir gerginlik, sürekli bir etekten asılma, sürekliçelme hâli...

İnsanınkurdu olanlar herkesi huzursuz eder. Gerer, yorar...

Oysainsana yakışan başkalarına yurt olmak, ufuk olmak... Dert olmak değil, huzurvermek... İnsana yakışan yaratılış gayesine uygun olarak hoşça geçinmek...

23.08.2023