İnsan;duygu, düşünce ve hislerden oluşan bir varlık. İnsanın duygu dünyası ise olumluve olumsuz duygularla şekilleniyor. Hepsi insana ait...

İnsanışekillendiren şeylerin belki de en ağır olanı acı... Acı çekmek...

Acıçekmek; düşünmenin, hissetmenin, sorumluluk sahibi olmanın; kısaca akla,bilince ve kalbe sahip olmanın bir karşılığı. İnsan olmanın bir karşılığı...Acıya dair yaşanmışlıklar tekâmül sürecinin azığı...

Acışahsidir.

Acıyalnızca çekene aittir. Yalnızca onun bedeninde hissedilir, yalnızca onunbedenini ve ruhunu yaralar.

Acıçeken insan belli eder kendini... Yüzü, bakışları, bedeni hemen ele verir onu.Kederlidir. Yüzü kavruk, omuzları çökük, belli büküktür. Onu ne sabahınheyecanı ne akşamın huzuru etkiler. Onu ne gündüzün neşesi ne gecenin sükûnetirahatlatır. Bakışları buğuludur. Ona düşen yalnızca bir gönül yorgunluğudur.

Acısessizdir.

Acınıniçine düşen insanda, debelendikçe batmış ve umutlarını kaybetmiş olmanınsessizliği vardır. Onda nefesi kısaldıkça derinleşen bir sessizlik, acısıarttıkça uzayan bir sessizlik vardır.

Bakışlarıbozar dilin bu sessizliğini sadece. Boynu bükük, beli kambur bakışlar...

Acısınırsızdır.

Çünküacının sınırını insanın hisleri ve algıları belirler. Tüm evreni algılama,ötesini hissetme yeteneğine sahip tek varlık olan insanın acıları da bir okadar yayılabilir. İnsanın hisleri ötelere taştıkça acıları da derinlere iner.

Bütünbunlara rağmen hiçbir acı, insanın katlanma kapasitesinin üzerinde değildir. Çünküacı insan içindir, insana göredir. Çünkü acı bir sınanma aracıdır ve Allah, acıçeken kuluna karşılığında mutlaka iyi gelen bir şey verir. Öncesinde ise o"iyi"ye götüren bir merhem, bir çıkış, bir kaçış, bir doktor, bir kapı, birşifa verir. Bazen de sabır...

İnsan;sabreder, çıkışı görebilir, kapıyı açabilir, kaçmayı başarabilirse "iyi"yeulaşır. Sabretmeyi başarırsa, Eyüp (as) misali acıya şükürle katlanabilirsekarşılığını alır. Yüke katlanabilirse hafifler, bedeni ve ruhu sükûna kavuşur.Derinlere inebilirse yükseklere çıkmanın şifresini ele geçirebilir.

Çıkışıkaçıranın, doktora gitmeyenin, merhemin şifasına inanmayanın, Hızır'ı farketmeyenin acısı da katmerlenir. Acı arttıkça alışır insan, acılarla yaşamakonun rutini olur. Acı, adeta kendisi olur.

İşteacıyı dayanılmaz kılan da insanın yine kendisidir. Acıya, acı verene ve imtihanedene karşı olan tutumudur. Bu tutum, acını şiddetini ve sonucunu belirler.

Bazısı;acının insanın gölgesi olduğunu ve gölgesinden kaçamayacağını bilir. Varoluşnedeni olduğunu bilir. Beden acı çektikçe ruhun arınacağını bilir. Ruhunyükünden kurtuldukça, fazlalıklarını attıkça, ıstırabın fırınında piştikçearınacağını; arındıkça da insan olacağını bilir.

Bazısı;acıdan kaçar. Acı olmadan acı çeker. Korkar; korktukça huzursuz ve mutsuz olur.Sabrı ve şükrü bilmez, şikâyet ettikçe daha çok acı çeker. Acı çektikçe isyaneder. İsyan ettikçe insan olduğunu unutur. İnsan olduğunu unutunca Yaradan'ı daunutur.

Bazısı,acıya katlanmayı beceremez. Tahammülsüzdür; acıya razı olur, teslim olur.Bazısı da zamanla acıdan beslenmeye başlar. Öyle ki daha çok ister onu. Çektiğibunca acı yetmezmiş gibi kendisini acıtmaya başlar. Bedenini çizer, keser... Tümbedenini dövmeye başlar. Adeta acıyı daha çok hissetmek istercesine camkırıkları üzerinde yürümeye başlar.

Dahaçok sarhoş olur, daha çok uyuşturur kendini acı. Acı hiç yalnız bırakmasınister kendini. Acıdıkça uyuşmak, uyuştukça acımak ister. Ve bir süre sonraöğrenir acıyla yaşamayı. Şikâyet etmez, beddua etmez, kahretmez.

Acıile yaşamayı öğrenince, acıya alışınca ondan kurtulmayı da istemez insan.İstese de acıdan kurtulmayı beceremez artık. Artık bir bağımlıdır. Acıyamüpteladır.

Birsüre sonra onun için geriye bir şey kalır; acıların üzerini örtmek... Öyle kiherkes acılarının üstünü bir şeyle örtmeyi öğrenir.

Unutmamaklazım ki insanın acıyla büyür.

30.11.2022