TANSU HANIMIN AYAR VEREN AÇIKLAMASI!
Dünkü yazıma şöyle başlamıştım:
“Dünkü yazımı ‘Hem bu konuya hem de ‘MUPA bugüne kadar ne işe yaradı?’ sorusunun yanıtına yarın bakalım…’ diye noktaladım. Konu da MUPA yöneticilerinin sermaye arttırımı talebiydi.
Ama bu konuyu ele almak için bugüne kadar bekledik, biraz daha bekleyebiliriz.
Zaten MUPA Başkanı Tansu Özcan’da görüşmek için aradı. Hele bir görüşelim, sonra yazar paylaşırız…”
Önceki gün dünkü yazımı gazeteye gönderdikten sonra “Tansu hanımın açıklamasını gördün mü?” diye arayanlar oldu. Görmemiştim, takip ettiğim biri değildi… Görenlere rica ettim, metni WhatsApp’tan gönderdiler.
“Değerli basına ve kamuoyuna” başlığını taşıyan metni okudum alınmadım. Keşke o metin muhatabına gönderilmiş olsaydı da “basına ayar verir” duruma düşülmemiş olunsaymış…
Neyse kendisiyle görüşmemiz olacak. Görüşmemizden sonra ne olup bittiğinin anlatılmadığı metinle ilgili yorumumuzu yaparız. Şimdilik şu kadar diyebilirim, Tansu Hanım “Böyle bir şey olmadı” dememiş…
*
GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÜNDOĞ’UN YAZISI
Bu arada Bodrumlu meslektaşlarımızdan Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ da “Böyle bir şey olmadı” denilmeyen konuyu “Muğla’da Gündem: ATM Personelliğinden MUPA Başkanlığına Uzanan Süreçte Kira İddiaları” başlığı ile kaleme aldı.
Dün Bodrum Haber’de çıkan yazının görselinde “ATM Personelliğinden MUPA Başkanlığına Uzanan Süreçte Kira İddiaları... 'Anahtarları Kapıya Bırakıp Ayrıldı' iddiası! *Tansu Özcan'ın kira borçları ve icra süreci gündemde. *MUPA Başkanı ve Belediye Yöneticisi olarak tartışmaların odağında.” ifadelerine yer verilerek şöyle denilmiş:
“Resmi Açıklama Bekleniyor”
Mustafa Gündoğ Bey çok bekler... Daha özel danışman ile ilgili bile bir resmi açıklama yapılmadı!
Mustafa Gündoğ görseli ile ilgi çeken yazısına “Muğla Planlama Ajansı Başkanı Tansu Özcan hakkında kira ve icra iddiaları gündeme geldi. TÜLOV ve önceki görevlerine ilişkin bilgiler de tartışmayı büyüttü.” diye başlamış.
Elbette paylaşacağım. Tansu Hanım ile görüşmemizden sonra… Çok merak edenler için yazının linkini buraya bırakıyorum: https://bodrumhaber.com/muglada-gundem-atm.../
*
TANDOĞAN UYSAL GÖNLÜNDEN GEÇENİ PAYLAŞMIŞ
Bodrumlu meslektaşlarımızdan Gazeteci Yazar Tandoğan Uysal da dün Bodrum Gündem’de “İdris Akbıyık İsmi Ankara’da Dolaşıyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı ortalığı değil, ama kafaları karıştırdı.
Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın ismi nedense arada bir “Gidiyor” diye gündeme getiriliyor.
Bu İl Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz içinde yapıldı. Üstelik Muğla’ya daha yeni atandığında…
Böyle durumlarda bir gazeteci olarak benim aklıma gelen ilk soru şu oluyor:
“Muğla Valisinin, Muğla İl Emniyet Müdürünün Muğla’daki varlıkları kimi kimleri rahatsız eder?”
Doğrusu onları biliyoruz, ama oralara girecek de değilim.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
Hala “akademik eğitimini” sürdüren Vali Dr. İdris Akbıyık ve İl Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz Muğla’dan giderse yükselerek gider…
*
Nitekim Tandoğan Uysal arkadaşımız da “İdris Akbıyık İsmi Ankara’da Dolaşıyor” başlıklı yazısında “Ankara yine fısıltılarla konuşuyor… Devletin en kritik koltuklarından biri için isimler dolaşıyor.
Ve o isimlerden biri açıkça söyleniyor: İdris Akbıyık.” demiş.
Artık sadece Muğla’da değil, Ankara’da da konuşuluyor.
Umarız sadece konuşuluyordur…
Tandoğan Uysal “Henüz ortada bir karar yok. Resmî Gazete suskun. Ama Ankara konuşuyorsa, boşuna konuşmaz.” diye devam ettiği yazısında şu ifadelerde bulunmuş:
“İdris Akbıyık: Tesadüf Değil, Birikimin Sonucu… Ben yıllardır şunu gördüm:
Bazı isimler vardır, devlet adamlılığıyla görev yaptıkları yerlerde iz bırakır. Ve o iz, bir süre sonra onları daha büyük sorumlulukların eşiğine getirir. İdris Akbıyık işte o isimlerden biri. Muğla gibi Türkiye’nin en hassas, en değerli şehirlerinden birinde görev yapıyor. Turizmin kalbi, doğanın emaneti, rant baskısının hiç eksik olmadığı bir coğrafya… Ve bu zor coğrafyada İdris Akbıyık, devlet ciddiyetini koruyarak, ölçüyü kaçırmadan, dengeleri gözeterek görev yaptı. Halkın arasında, fakir gurebanın yanında, kibir hiç yok. İnsan ayrımı yapmaz, zengin-fakir ayrımı hiç yapmaz. Fakirin sofrasına oturur, asla söylemez ve paylaşmaz. Herkes memnun. Bugün Muğla’da konuştuğunuzda sadece bürokratlar değil, sokaktaki vatandaş da aynı şeyi söylüyor:
‘Devlet burada.’ Devleti yanımızda görüyoruz.”
*
DEVLET BURADA KALSIN…
Şimdi ne diyeyim ben sana Tandoğan Uysal…
Bunca övdüğün Valiyi Muğla’dan niye gönderiyorsun kardeşim!
“‘Devlet burada.’ Devleti yanımızda görüyoruz.” diyorsun.
Giderse ne olacak?
Bakalım yerine gelecek, vatandaşa, sana “Devlet burada” dedirtecek mi?
Bırak Valimiz burada kalabildiği kadar kalsın, Muğlalının yanında elbette Devletle birlikte olmaya devam etsin…
Sayın Valimizin Muğla’dan yükselerek gitmesini biz de isteriz, ama yapmayın kardeşim, Muğla da aklı başında bir idareci var ondan da olmayalım…
*
BİR KİRA SÖZLEŞMESİ…
Hayır Muğla Planlama Ajansı (MUPA) Başkanı Tansu Özcan’ın Sabah Gazetesi’ne konu olan ve tartışma yaratan “kira sözleşmesi” değil. Dediğim gibi o konuya kendisiyle görüştükten sonra döneceğiz…
Bu ‘kira sözleşmesi’ 2 bin 200 yıllık bir kira sözleşmesi.
Marmaris’in antik kentlerinden Amos’ta önemli bir arkeolojik gelişme yaşandı. Marmaris Ticaret Odası’nın destek verdiği kazı çalışmalarında antik kent ile ilgili 2 bin 200 yıllık kira sözleşmesi hem de Fethiye’de ortaya çıktı.
Fethiye’deki Şövalye Adası’nda yürütülen çalışmalar sırasında saptanan stel parçasının, Fethiye Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından koruma altına alınırken, yapılan epigrafik incelemelerde eserin MÖ 220-200 yıllarına, yani Hellenistik Döneme ait olduğu ve her iki yüzü yazılı detaylı bir arazi kira sözleşmesi olduğu anlaşıldı.
Aklıma ilk gelen “Kiracı mı mal sahibi mi Şövalye Adası’nda yaşıyordu? O yıllarda da kira itilafı çıkıyor muydu?” sorusu oldu…
*
Tabii yaklaşık 2 bin 200 yıllık sözleşmede; yıllık kira bedellerinin yanı sıra, her 100 drahmi için 800 asma ve 40 incir fidanı dikilmesi zorunluluğu yer alıyormuş. Ayrıca fidanların dikim derinliğine kadar uzanan tarımsal talimatlar ile cezai şartlar ve tazminat hükümleri de metinde ayrıntılı şekilde bulunuyormuş.
Şaşırdınız değil mi? Ben de şaşırdım. Bulunan antik yazıt, bu yönüyle dönemin “tarımsal üretim anlayışını” ve “hukuk düzenini” de birlikte ortaya koyuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, eserin asıl yerinin Marmaris/Amos’taki Apollon Samnaios Kutsal Alanı olduğu, Orta Çağ’da ise gemilerde balast taşı olarak kullanılmak üzere Şövalye Adası’na taşındığının değerlendirildiği ifade edildi. Söz konusu eser, Eski Çağ Dilleri Uzmanı Prof. Dr. Fatih Onur tarafından uluslararası Chiron Dergisi’nde yayımlanan çalışma ile bilim dünyasına kazandırıldı.
Marmaris Ticaret Odası’nın da destek verdiği Amos Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında, bu sözleşme grubuna ait yeni parçaların gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Marmaris Ticaret Odası tarafından Kazı Başkanı Öğretim görevlisi Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer ve ekibine teşekkür edilerek, çalışmaların devam ettiği vurgulandı.
Şimdi gel sorma; Hayrettin Şaşmaz Hocamın Sabah’ta çıkan “kira itilafı” haberi ile Tansu Özcan’ın “basına ayar” açıklaması 2000 yıl sonra bulunduğunda nasıl karşılanır acaba?
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Milli Eğitime bakamayan ve çağdaş eğitim ile çağın çocuklarına yertişemeyen Yusuf Tekin
hala orada oturuyor mu?