Ak­lım­dan, ru­hum­dan ge­çen­le­ri,
Yaz­ma­yı se­vi­yo­rum.
Ya­za­rak,
Okur­la­rım­la ruh bir­li­ği ya­ra­tı­yo­rum.
Kal­bim kalp­le­ri­ne,
Ruhum ruh­la­rı­na,
Duy­gu­la­rım duy­gu­la­rı­na de­ği­yor.
Ya­za­bil­me­nin en güzel hazzı,
Okur­la­rın­la ör­dü­ğün gönül ba­ğı­dır.
Sanki bir tıl­sım gibi kalp­le­ri­ne sı­zı­yor­sun.
Onlar senin,
Sen de on­la­rın­sın.
Onlar senin bir par­çan olmuş,
Sen de on­la­rın bir par­ça­sı­sın.
Muğla'yı çok se­vi­yo­rum.
Muğla'dan uzak­la­şın­ca içimi bir boş­luk kap­lı­yor.
Dört­na­la tak­mış­ça­sı­na koşa koşa ge­ri­ye ge­li­yo­rum.
Ge­lin­ce derin bir nefes alı­yo­rum.
Ken­di­mi bir as­la­nın bağ­rın­da,
Gü­ven­de his­se­der gibi his­se­di­yo­rum.
Sen ne güzel bir şi­ir­sin Muğla.
Sen oku­na­sı, aşık olu­na­sı bir gü­zel­lik­sin.
Sen coş­ku­sun.
Sen aşk­sın.
Duygu, duygu, duygu.
İnsanı insan yapan de­rin­lik.
Ne güzel yahu!
Muğla Büyük Şehir Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı­na ada­yım de­di­ğim açık­la­mam­dansonra,
Kar­şı­laş­tı­ğım ve ko­nu­yu bi­len­le­rin göz­le­ri ışıl ışıl.
Bir coşku,
Bir he­ye­can,
Bir de­vi­nim,
Bir pa­rıl­tı ya­rat­mış.
Kime söy­le­sem göz­le­ri­nin içi gü­lü­yor.
Ciddi misin? diye so­ru­yor­lar.
Cid­di­yet­siz mi? gö­zü­kü­yo­rum di­yo­rum.
Gü­lü­şü­yo­ruz.
'Bu fik­rim­den vaz­geç­me­ye­ce­ği­me söz ver­me­mi is­ti­yor­lar.
Söz di­yo­rum.
Şeref sözü
Na­sıl­da öz­lem­le­ri kısır kal­mış.
Na­sıl­da bir de­ği­şim,
Nasıl da bir fark­lı­lık,
Nasıl da bir kadın yö­ne­ti­mi is­ti­yor­lar.
Söz na­mus­tur diyen Mus­ta­fa Kemal gibi.
Biz bu ül­küy­le,
Biz bu şe­ref­le,
Biz bu yük­sek ah­lak­la,
Biz vatan sev­da­sı ile
Mil­le­ti­me duy­du­ğu­muz derin saygı ile
Evet di­yo­rum,
Size söz ve­ri­yo­rum.
Muğla Büyük Şehir Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı­na ada­yım.
Bir ka­dı­nım,
Se­ne­le­rin ça­ba­sı,
Yıl­la­rın bi­ri­ki­mi ile
Hey­bem­de zen­gin­lik­ler­le gel­dim di­yo­rum.
Çok pro­je­le­rim var çok.
Hep söy­lü­yo­rum yaz­mak ru­hu­mun yan­sı­ma­sı.
Sa­na­tın her alanı ile temas etmek,
Ruh­sal za­ra­fet ve­ri­yor in­sa­na.
Duygu ruh­tan gelir.
Ruha duygu do­ku­nur.
Yaz­dık­la­rı­mın için­de bin bir duygu ya­nın­da,
Ta­ri­hi de ser­piş­tir­me­yi se­vi­yo­rum.
Ve gül bah­çe­si­ne sanki vus­la­tı yük­lü­yo­rum.
Ve her işin ce­sa­ret­le baş­la­dı­ğı­nı bi­li­yo­rum.
Yine ta­rih­ten bir gül bah­çe­si ser­pe­lim sa­tır­la­rı­mın içine.
Yavuz Sul­tan Selim Mısır se­fe­rin­deiken,
Ça­dı­rı­nı te­miz­le­yip gün­de­lik iş­le­ri­ni yapan bir ca­ri­ye­nin
Cihan pa­di­şa­hı­na aş­kı­nın an­la­tıl­dı­ğı bir hi­ka­ye­dir bu.
Bu ca­ri­ye;
Yavuz Sul­tan Se­li­m'e aşık olur.
En son da­ya­na­ma­yıp,
Ya­ta­ğı­nın üs­tü­ne bir not bı­ra­kır.
Yavuz Sul­tan Selim,
Ya­ta­ğı­na gel­di­ğin­de notu alır ve okur.
Notta şöyle yaz­mak­ta­dır.
- Derdi olan ney­le­sin.
Yavuz Sul­tan Selin notu okur, oku­duk­tan sonra,
- Derdi olan söy­le­sin diye yazar.
Ve ca­ri­ye er­te­si gün söyle yazar.
- Kor­ku­yor­sa ney­le­sin.
Yavuz Sul­tan Selim
- Hiç kork­ma­dan söy­le­sin diye yazar.
Yavuz Sul­tan Selim da­ya­na­maz ve kızı hu­zu­ru­na ça­ğır­tır.
Kız pa­di­şa­ha,
Hün­ka­rım ben size bir şey söy­le­mek is­ti­yo­rum der.
Pa­di­şah söz senin der ve söy­le­me­si­ni ister.
Ca­ri­ye­yi bir he­ye­can basar ve tit­re­yen el­le­ri­ni sak­la­ma­ya ça­lı­şır.
'Ben size der' ve ora­cık­ta ru­hu­nu tes­lim eder.
Yavuz Sul­tan Selim,
Bu ca­ri­ye­nin ter­te­miz aşkı kar­şı­sın­da göz­yaş­la­rı­na bo­ğu­lur.
Ve göz­yaş­la­rı­nı si­le­rek,
Ça­dı­rın­dan çıkar.
Ve kar­şı­sın­da­ki­le­re söyle der.
"Ger­çek aşkı şu ca­ri­ye­den öğ­re­nin.
Zira âşık, mâ­şu­ku­nun yo­lun­da olur ve o yolda ölür." der.
Ben de;
Ma­şu­kun yo­lun­da ola­rak,
Ger­çek bir aşkla,
Ger­çek bir sevda ile
Yola çık­tım,
Mil­le­ti­min yü­cel­til­me­si,
Va­ta­nı­mın bü­tün­lü­ğü,
Bay­ra­ğı­mın şanlı dal­ga­lan­ma­sı için,
Muğla'dan Ana­do­lu'ya bir güneş ola­bil­mek için,
Varım, yol­da­yım.
Unut­ma­ma­lı­yız ki!
Güneş Muğla'dan Yük­se­li­yor.